Özlemenin ne demek olduğunu,
‘hasret’ kelimesinin içini,
gökyüzüne farklı anlamlar yüklemeyi,
çiçekleri koparacak kadar canileşmeyi,
ayaklarım yere değmeden yürüyebilmeyi,
önemli olan şeylerin içinde ‘en önemli şey’ olabilmene atfen…

Kalbimin içinde, göğüs kafesimin tam ortasında tuhaf bir baskı var. Bunu betimleyemiyorum. Ki beni bilirsin, Tanırsın Beni… Bebek kokusunda Sen’i hatırlamak, bu kokunun Sen’i hatırlatması, öyle ya, yakışmıştı kollarına, kolların gümüş beşik misali parlıyordu bu ışığın altında, saçlarından cennet şelaleleri dökülüyordu omuzlarımıza. Parmakların nazenin şiirler eşliğinde sıkıca kavrıyordu hayatın filizini… Henüz bilmese de, henüz görmese de.

Sandığın gibi güçsüz değilim, aslında her zamankinden daha iyiyim. Sanırım artık büyüdüm.

Biraz karamsarlık olsa gerek şimdi üzerimde;
bir akşam vakti, evimdeyim, delicesine uykumun olmasına rağmen hiç uyuyasım yok şimdi. Tuhaf, buradasın, yine güzel kokuyorsun. Gülümsüyor ve tuhaf esprilerime yalandan da olsa gülüyorsun. Şimdi bu an, hayatın hiç bitmesini istemiyor dünya uykum.

Oğuzhan Deniz * Dünya Uykum / Ömrümün sonuna kadar Sen borçlu dünya bana…