Kendime mektup!

Dünya, iyiler ve kötüler olmak üzere ikiye ayrıldı. Çok öncesini kimse bilmiyor ve sende bilmiyorsun. Bigbang gibi teorilerden ibaret bilgi. Sanırım uzun bir süre sen ve başka kimse de bilemeyecek. En son ”Agarta ve Şambala” hakkında araştırma yapıyordun.

İnsanların, kendin ve sana dair diğer şeylerin, hayatının kısa bir özeti burada;

Hayatın boyunca hayatın amacını sorguladın, sonunda hayatın bir amacı değil, birden fazla amacı olduğuna karar verdin. Genelde kötümser düşünürsün, bunu, kötü şeyler başına geldiğinde üzülmemek adına yaparsın.

Şimdi anlayabildiğin zamandasın. Anlayamadığın zamanlar oldu. Epeyce bir zaman oldu ve sen hala kendinlesin. Zamanı anlayamadığın zamanlar oldu, sen en çok zamandan yakınırsın.

En nefret ettiğin şey sivrisinek vızıltısıdır. Ve nefretten de öte bir şekilde insanları öldürenlerden nefret edersin ve bunu hiç anlayamazsın. Zaten ölümden hiçbir şekilde kaçamayacak bir insanı öldürmenin mantığını hiç anlayamazsın, anlayamadın!

En sevdiğin iki bitki çay ve tütündür. Çok sigara içersin. 

Gazete okumaz ve televizyon izlemezsin. Gazeteler sana göre palavra manşetlerden ibarettir, televizyonlar ve onun gösterdikleri de insanların zihnini yıkamak için bir araçtır. Kesin olmayan hiçbir şeye kalbin inanmadıkça inanmazsın. Hep kendinden daha zeki insanlarla arkadaş olursun. Ailenle aran her zaman iyi oldu, onlar seni hep sevdiler. Bir ailen var, sevdiğin bir kadın ve bir oğlun var. Ablan oğullarına senin ismini ve soy ismini verdi; biri Oğuzhan biri Deniz. Sen ise ailende en çok anneni seversin.

Hayatının büyük bir bölümünde yazdın, ilk defa kendini yazarak ifade ettiğinde 9’uncu yaş gününe giriyordun. Bir arkadaşın sana günlük hediye etmişti. İlk yanlış yazdığın kelime ”Elbet yerine Elvet”ti. 12 yaşına geldiğinde Rock müziğe ilgi duydun ve tırnaklarına siyah ojeler sürüp, simsiyah giyindin. Heavy Metal – Slayer ve Motörhead dinlerdin. Özellikle Motörhead – Love Me Forever şarkısını art arda dinlerdin. 2004 yılında Rap müziğe ilgi duydun ve kendine üç-dört beden büyük gelen elbiseler giyindin. Amatör bir kaç rap şarkısı yaptın ve politikti. İlk ve ortaokulu orta dereceyle bitirdin… Okuldan hiçbir arkadaşınla görüşmüyorsun. Zaten uzun süreli arkadaşlıkların olmadı hiç. Bahçelievler Spor Kulübünde 2 yıl lisanslı futbolcu olarak oynadın. Sonra Futboldan nefret ettin. Lise döneminde Mekatronik-Elektromekanik okudun, üniversiteye paran olmadığı için gidemedin, sonra açık öğrenim fakültesine yazıldın ama devam etmedin. Sigaraya 2005’te başladın, ilk sigaranı içtiğinde kendini okulun sahibi gibi hissetmiştin. Sigara içmenin sana özgüven verdiğini sanmıştın.

2004’de ilk bilgisayarını aldın ve kurcaladın. 2008’de bilgisayar tamiri yapan bir dükkan açtın. 2009’da Şırnak’a askere gittin ve dükkanını da bir polise devrettin. Asker arkadaşlarının hiçbiriyle görüşmüyorsun. 2011’de geri döndün, 4 sene aşk acısı çektin. Bu nedenle Aşk şiirleri yazmaya başladın, daha önceleri tasavvuf yazıyordun. 2013’te web yazılımları geliştiren bir şirkette çalışmaya başladın. 6 senedir orada çalışıyorsun ve hala devam ediyorsun. 2011 yılından beri seni koruyup, kollayan bir abin var. Her sıkıntında yanında oldu. En çok onunla konuşursun. Ama bazı derin şeyleri anlamayacağını düşündüğün için onunla paylaşmazsın. Burada yeniden aşık oldun ve aşkın en çok ruhuna dokunması buradayken oldu. Ve Aşk’ın ne olduğunu gerçekten öğrendin. 

2009’da Tanrı’yı sorguladın ve varlığına kesin olarak inandın. Dindar birisin ve buna rağmen günahların var. Allah’a inanıyorum yerine ”Ben Allah’ı biliyorum, inanmak, zannetmekle neredeyse aynı şeydir, bu yüzden ben Allah’ı yaratmasıyla, kainatla, tasarımlarıyla, mucizeleriyle biliyorum.” dersin.

Hayatın boyunca çok istediğin şeylerden biri yazar olmaktı, kitaplar ve sayısını bilmediğin kadar şiir yazdın. Hiçbir kitabın yayımlanmadı, bir sürü yayım eviyle görüştün ama sonuç alamadın, şiirlerin kimse tarafından anlaşılmadı, genelde şöyle; ”Ben senin şiirlerini okuyorum ama anlamıyorum, sonuna geldiğimde başında ne demek istediğini unutuyorum, çok karışık yazıyorsun, ne dediğin anlaşılmıyor.” yorumlandın. 

Çok sevdiğin bir kadın var, O’nun üzülmesi dünyanın güneşinin batmasına neden oluyor. Başka bir hayatın daha olsaydı kesinlikle onunla birlikte olurdun. Ölüp-ölüp dirilsen, yine O’nu isterdin. O’nun için yapmayacağın şey yoktur.

Unutmamak Üzere

Farklı bir müzik anlayışın vardır, genelde enstrümantal müzikleri tercih edersin. NeoFolk ve Klasik müzik seversin. Müzik senin için olabildiğince karamsar olmalıdır, hüzünden beslenirsin ve mutlu eden müzikleri sevmezsin. En sevdiğin müzik grubu Duman Grubu ve en sevdiğin şarkı Duman – Manası Yoktur şarkısıdır.

Festival ve Bilim Kurgu filmleri ilgini çeker, aksiyon filmi falan izlemezsin, en sevdiğin filmler ”Cindirella Man, B.L.A.C.K, Fanaa” filmleridir.  Ama favorin her zaman ”Cindirella Man” olmuştur.

Kitap okumayı seversin, genelde felsefi kitaplar okursun… Caner Taslaman’ın düşünceleri hoşuna gider ve defalarca okuyup çözümlemeye çalıştığın kitap ”Bedri Ruhselman – İlahi Nizam ve Kainat” kitabıdır.

Çok fazla yemek seçersin, yemeyi en çok sevdiğin şey kıvırcıktır. Yemek yerken sıkılırsın ve bunun için çok az ve hızlı yersin. Yani özellikle yemek için gittiğin bir restoran ya da yaptığın yemek yoktur.

En çok kainatı ve Yaratıcıyı merak edersin. Bulutlar sana çok fazla şey anlatır, genelde sigara içerken bulutları seyredersin.

Tanıştığın insanlar ilk başta genelde görüntün yüzünden sana karşı ön yargılı yaklaşır, birkaç dakika konuştuktan sonra sana her şeylerini anlatacak kadar derinlerine inersin. İçine kapanık ve eğlenceden uzak birisin. Genelde konulara ılımlı yaklaşırsın, varlıktan çok varlığın doğası önemlidir senin için. Üzülmek ve gülmek eylemlerinin insanlar için gerekli olduğunu düşünürsün. Teknolojiyi sevmezsin, çoğu zaman dünyada sadece iki kişinin kaldığını hayal edersin. En çok övündüğün özelliklerinden birisi unutmamaktır. Şimdiyse unutmaya başladın.

Bu yazıyı unutma.

Oğuzhan Deniz – Bendeniz / Unutmak insanoğluna verilmiş en güzel özelliklerden biridir, bunu da unutma.