Keşke doğmasaydım.

İnsanlar kutlama yapıyor. Bir takımın uğurunda arabaların kornalarını çalıp duruyorlar. Havaya ateş ediyorlar. Kafataslarının içinde hava var.

Sarı kırmızı kaşkollarla dolanıyorlar ortalarda. Oralarda, buralarda, şuralarda. İşte böyle anlar da ki zamandan yine en çok nefret ettiğim anlardan birindeyim, burada olmanın gereksizliğini anlıyorum. Ne var ki, gitmemek için gerekli sebeplerim var.

Güneş her gün doğmasına rağmen, nadiren farkında olmak gibi.
Ay her gece gökyüzünde, Güneş’in hala hayatta olduğunu söylerken bizlere, dinlememek gibi.
Eminim, bu cümleden de kimse gerçekten söylemek istediğimi anlamayacak.
Neden anlaşılmak istiyorsam…
Neden anlatmak istiyorsam…

Vicdanımın gürültüsünden uyuyamıyorken, uyuyabilenlere hayret ediyorum yine.
Onca düzeltilmesi gereken şey varken etrafta, onlar sadece dolanıyorlar ortalarda.
Ve ne kadar üzücü, doğduğu günde ”Keşke doğmasaydım” diyen birinin olması.

Televizyonların saçmalığından, magazin programlarından tutta hala devam eden yemek programlarından. Oysa bunca ”bilinmezlik” varken, araştırılması gereken şey varken.

Doğduğum için mutsuz değilim, dünyadan da şikayetim yok aslında….
İnsanlar yüzünden hepsi. Ben de dahil olmak üzere.

Keşke doğmasaydım.

O zaman düşünecek bir şeylerim de olmazdı.
Aşık olmazdım mesela.
Bir başkasını kendimden daha çok sevmezdim ve uykularım kaçmazdı.
Keşke doğmasaydım.

Bana kim yaz dedi bilmiyorum… İçimden geldiği için mi yazıyorum? Ya da yazmam gerektiği için mi? Bilmiyorum… Bilmediğim ne çok şey var artık. Yazmaktan da nefret ediyorum. Şiirlerden, şairlerden… Kelimelerden, harflerden… Ama onlardan başka bir şeyim yok.

Doğmasaydım, bunların hiçbirine gerek kalmazdı. Zaten gereksizdir doğum günleri, amaçsızdır. Birisi doğdu diye nedir yani bunca yaygara?

Ama birisi doğduğu için şükürler olsun Allah’a.

Hatta, sadece ”O” ve O’nun sevdiği şeyler doğmalıydı bu hayata.
O doğsun diye.
Güneş O’na doğsun diye.
Ayın 14’ü, ün salsın diye güzelliğinden,
martıların çığlıkları hoşuna gitsin diye.
Yürüyüp, mutlu etmesi için kaldırımları,
gülüp, hayran etsin diye,
susup, korkutsun diye,
erişilmez olsun diye.

Oğuzhan Deniz * Keşke Doğmasaydım. / Zamana yetişemeyeceğimizden kendimizi kandırıyoruz insanlar.

Keşke Doğmasaydım

Yorum kapatıldı.