Matematik Tanrının Evreni Yazdığı Dildir. (Galilei D:1564-Ö:1642)

Bu sözü ilk defa sanırım ”Caner Taslaman”ın bir konuşmasında duymuş ya da makalesinde okumuştum… Bilimle biraz ilgilenen ya da bilimi merak eden kişilerde olduğu gibi bende ilk karşılaştığımda etkilenmiştim.

Şimdi şu rakamı aklınızda tutun… 1,618

Yaşadığımız evrende, küçücük bir gezegendeyiz, koskocaman kainatta kim bilir ne güneşler ve ne gezegenler var… dünyamızın yüzlerce kat büyüklüğünde bir kaç gezegen galaksimizde hatta. Ne oldu da buradayız? sorusuna karşılık insanlar sürekli bir şeyler düşünüyor, üretiyor, konuşuyor ve yazıyor. Hatta bu yazı da öyle.

Bu yazının temelinde aslında ”Matematik” var… peki nedir matematik? Nasıl ortaya çıktı ve nasıl evrensel bir dil haline geldi? Her toplumun dili, rengi, ırkı ve dini farklıyken neden matematik tek?

Çünkü matematik biz insanların icadı bir şey değil de ondan. Bir şeyi keşfetmek onu icat etmek alamına gelmez, göremediğimiz bir şeyi görmeye başlamışız demektir.

Yine bir makalede okumuştum, ilk hayvancılık yapan insanlar koyun ya da sığırlarını otlamaya götürürlerken, ahır kapısının hemen yanında eştikleri bir toprağa kaç adet hayvanları varsa o kadar attıkları taşı çıkarıyor, hayvanlar tekrar ahıra girerken yine çukura o kadar taş atıyorlarmış ve eğer bir tane taş artarsa bir terslik olduğunu anlıyorlarmış. Ya da eksikse yeni bir üye var olduğunu anlıyorlarmış.

İşte ilk matematik bu şekilde keşfedilmiş. Ne kadar zor da olsa temelimizde matematik var, Galilei bunu yaşadığı devirde anlamış ve herkesin kalbine dokunan sözleri söylemiş.

Matematikte bir sürü sabit vardır, bunlardan en bilindik olanı ”Pi” sabitidir. Ama sadece bununla kalmaz, Napier sabiti, Pisagor sabiti gibi bir çok sabit rakam daha vardır.

Ama bir rakam daha var… Yazının başında belirttiğimiz rakam; 1,618 – Altın Oran olarak da bilinir. Bu rakam genelde Sanatsal bir rakamdır, tablolar da ve duvar ressamlığında kullanılır. Tarihini incelediğimizde ilk kimin keşfettiğine dair net bir bilgi olmamasına rağmen kalıntılar arasında ”Öklid”in adını görebiliriz. Öklid; Yunan bir matematikçidir. Adını hatırlar gibi olduğunuzu tahmin edebiliyorum.

Öklid; 12 ciltlik ”Elementler” kitabında değinmiş olduğu bu değeri ”Ekstrem ve Önemli” olarak adlandırmıştır.

Altın Oran daha sonra ise ”Da Vinci” ile karşımıza çıkar, hatta çok meşhur olan görseli de hemen aşağıda görebilirsiniz.

Da vinci, Vitruvius Adamı,
Da vinci, Vitruvius Adamı,

Peki ”Altın Oran” nerede kullanılır?

Hemen hemen her yerde diyebiliriz, Da Vinci portrelerinde kullanmış, Mısırlılar Piramitlerinde ve daha bir çok yerde kullanılmıştır.

Yaratıcımız ise bize sınırsız delillerinden yine bir delil daha sunmuş, görebilmemiz için bakmamızı istemiş. Papatyalardan, ağaçlara, kuzulardan, kurbağalara ne varsa hepsinde ”Altın Oranı” görebiliriz.

Altın Oran ile ilgili olarak karşılaştığım bir belgeseli de sizin için hemen aşağıya iliştiriyorum.

Galile’inin bu sözü ne zaman söylediğine dair bir araştırma yaptım ancak herhangi bir sonuca ulaşamadım. Kim bilir belki de Galilei bu sözü, yaşamış olduğu tarihler arasında 1618 yılında söylemiş olabilir.

Belgeseli izledikten sonra, Kuran-ı Kerim’in 16’ıncı Suresinin 18’inci Ayetini Okuyunuz. Saymakla ilişkisini gördüğümde ben hayrete düşmüştüm.

Bir yorum yapın...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir