Üzüntümün Bedeli

Üzüntümün bir bedeli yok, yüzün gibi düşün. Gökyüzünü satın alabilir misin? Benim tek yaptığım, bayat sözlerle kirletilmiş sayfalara satın almak seni. Bu bile sevilen için ne büyük bir zenginliktir. Tek amacım seni bilmektir, her halini ezberlemek, doyasıya seyretmek yüzünü, sıkılmam ve bıkmam, söyle şimdi, yüzünü kim ben kadar seyretti bıkmadan? Düşünme, düşünce yorgunluğuna da yazıktır.…

Devamını Oku Üzüntümün Bedeli

Senin Anlamadığın Bir Dille

Yine bu sigara dumanı kokan odadayım, duvarlar, ezmek istercesine üzerime geliyor… Ben öyle sanıyorum sensizlikten, oturup yazıyorum, sensizliği, kahrımı, camının acısından bahsediyorum. Senin anlamadığın bir dille, süslü şiirlerle, elime avuntundan başka bir şey geçmiyor, gönlümü dindirebilmek şiirlere kaldı ya, yazık bana, bak bana, bu halimi de sevmezdin. Sevilmek için değil çabam, zaten çabalamıyorum, sadece seni…

Devamını Oku Senin Anlamadığın Bir Dille

Bir Milyon Soru

Neden sende bu kadar ısrarcıyım, aşkında, belki de beni sen kadar önemseyen olmamıştı, nasıl bakardın gözlerime, isim vermeliyim gözlerine, gözlerin kadar olmasa da, güzel bir fikir bu. Aklım-fikrim, sen olmuşken, kendi fikri, olabilir mi aşkın? Peki aşığının fikri nedir? Ne önemi var? Aşktan daha önemli olan sensin, Aslı yokken nasıl filizlenebilir toprak gözlerimde? Şimdi bana…

Devamını Oku Bir Milyon Soru

Uyuman İçin

Dünya gurur duyuyor, gözlerine görünmekten, utanıyordur eminim kötülüklerinden, ve sana, en temiz oksijenini sunup, mutluluk duyuyor, gözlerinden aldığı için bütün gücünü. Ve ‘Neden yaşlandı?’ diye sorma, dünya bu, seni görebilmek için yaşadı 4 milyar yılı, Kahverengi gözlerime sığıp izledi seni doyasıya, ve uyuman için sırtını döndü güneşe, üşüse de. Sen, dünya ve benden gittiğinde, güneşe…

Devamını Oku Uyuman İçin

Fakir Aşık Çiçeği

Seni yazma görevindeyim, ne aziz vazifem, yazdığıma inandığım için devam ediyorum, görüyorum seni de, bundan ilham alıyorum, aslında benimle ilgisi yok yazdırmanın… Hadi, çık evinden, gönlüme değecek, hediyeler ver gülümsemenle, bu yeterli, fakir aşık çiçeği papatyalardan taç yaptım, gururla süslesin saçlarını, saçların papatyaları. Kapat gözlerini, tüylerin ürpererek öpüşünden, işte bu haline canımı verirken, aşkın doğuşu,…

Devamını Oku Fakir Aşık Çiçeği

Gülünç Aşk

Benimle gülümse hayata, onlardan daha komiğim, bu gülünç aşkla, aşırı abartı sen takıntımla, sensizliğin içinde beş para etmezim, Bed’im, yine yüzü gülmezim de, sen gelirsen gidecektir. Nasıl da en iyi bildiğin benken, unutabilirsin? Kusursuzluğundan dilim varmaz bunu söylemeye, suçsuzum, seni seven en temiz aşıkta benim, en delisi, en yenisi ve ben dünyadan daha eskiyim. Beni…

Devamını Oku Gülünç Aşk

Rüzgarın Maddesi

Sana değil de bir başkasına aşık olsaydım. Hiçbir değerin olmazdı yeryüzüne, senden daha güzeli gelmediği için aşığım, bana verilen aşka bak, bak da gör evreni. Evini bu evrenin sonuna da taşısan, seni bir kere gördü gözlerim, aşık olmakta haklıyım bu yüzden, yine geleceğim aşktan rüzgarlar engel değil. Oysa rüzgarın maddesi de kalbimdendir, seni gördüğüm gündür…

Devamını Oku Rüzgarın Maddesi

Dünyanın Merkezine Göm

Bakma gülmeme, gülümsemene hasretim. Hasretliğim, hasrete eziyettir, bu tektir, Dünya üzerinde ben kadar kim sevecektir? Beni dünyanın merkezine göm, peşinden geleceğim. Sen istemedikçe, senden hayaller var edeceğim, ettiğini bulurmuş ya insanlar, sonunda seni bulurum. Görebildiğine inanırlar, oysa aşka ben inanırım, sana aşık olmakta benden inançlı değiller. Sıcak demirler saplıyor aşk gövdeme, ne süre dayanır bilmem…

Devamını Oku Dünyanın Merkezine Göm

Basit Bir Toka

Suya düşmüş basit bir aşığım sana göre, boğuluyorum, gözbebeklerim küçülüyor, soğuk, ayaklarımdan yukarı ele geçiyor bedeni, beden, yaşamı terk ederde aşkı terk edemez. Halimden çalıntıdır Ferhat’ın tarihi, Mecnun’un Leyla’sı, aşık atar sözde seninle, inanmak zor değil, inanılır mı buna? Leyla saçında-ki basit bir toka. Herhangi bir cevabı yok aşkının… İnanmayışına canım yanar, gözlerim dolar. Hırslanıp…

Devamını Oku Basit Bir Toka

Ahmaklıktan Ordu

Kanmak yok, yanmak yok da, huzur var, donmak yok, üşümek yok da, suzan var, hayal var, olmayacak kadar hayalin vardı, olmayacak kadar sonsuzluktan düştün. Aslında tebrik etmeli cümle alem seni, nasıl da başardın kalbimden silinmeyi? Dövünmeyi bırak, ailende yaslar var, yaşları silmek yerine, yenilerini getir yine. Senden ‘ben’ dışında bir şey olmaz, evet. Şimdi nasıl…

Devamını Oku Ahmaklıktan Ordu

Çirkinliğinden

Beni sana anlatamayacak sözcüklerin, seni bana anlattığını sandı şiirler, övündüler, kin yumağından kedinin oyunu tırnaklarına, kaşıntıdan ibaret bir tekmeleyişleri vardır. Kahır çektiğim için kahırdayım, yine kahır, yine bağır, artık çirkinliğinden duyamam sesini, ya da istemediğimden duymak istemem, ya da ulaşamadığım kadar güzeldir hala tizliği. Titizliği Râbb’tan öğrendi insanlar da bildiler, kustular da günahları, akıllanıp, uslandılar,…

Devamını Oku Çirkinliğinden

Bakışlarından Sevmiştik

Üzülmemekte fazdaysız da, fayda üzülmekte. Gülemesek de Bed ile, ağlarız üzüntülerimizden, gürültülerinden hayran olmuştuk sesine, bakışlarından sevmiştik dünyayı, gözlerini. Şimdi Oğuz, yılan gibi kabuk atmakta, Bozayı gibi, aşk uykusundan uyanmakta, kuyu kazmaktasın da en asil faredir aşkım, bu kuyulardan tüneller kazarak kaçtılar. Doğayı seninle betimlemek ahmaklıktı, dünyayı sana benzetmekte aptallıktı, Güneş’i değişmem artık milyon tane…

Devamını Oku Bakışlarından Sevmiştik

Hiç Pişman Değilsin

Ellerinde ne kalacak-ki, iyi bak… Dünya malına tahammül edemem, sen dünyanın en değerli varlığısın, bundandır artık sana tahammül edemem. Peki nasıl düşünebilirsin hala dünya malı? Dizin kanar da, başın da yararlar varken, nasıl düşünebilirsin hala dünya malını? Hayret, hayretteyim, hayret dolusu hayret. Bu marifet, senden başka kimse önemsenmez, bilmiyorsun ne denli kötü olduğunu, yıllardır yaşıyorsun…

Devamını Oku Hiç Pişman Değilsin

Çim Biçer Gibi

Yürek burkan bir manzara bu hastalığın, ayağa kalkamadığın için gülüyorlar da, gövden terden kokuyor, ne bilirsin sen? Kendini hep yükseklerde görmektesin ya. İşte bundandır belki senden tiksiniyorum artık, kokun eskisi kadar çekici gelmediği içindir, ya da kokunu hatırlayamadığımdan sıkıldım, ya da sıkılmayı düşünüp, içimi kararttım gene. Bak bana, ne karamsarlık yüklü bir bulutum, beni susuz…

Devamını Oku Çim Biçer Gibi

Gönlüm Rahat

Şimdi soğuklar başlar, sen yataklardasın, içki bardaklarından uzak kalacaksın bu aralar, şu sıralar yalan değil de gönlüm rahattadır, biliyorum-ki sen yattığın yerden fesattasın. Haset ateşin gönlünü kapladı da aşkı yendi, ne fendi bırakır kader, ne gözünde yeşil feri, fenerin de böyle söner de Allah’ın izni ile, bilmediğin için şu an yatıyorsun da, işarettir. Henüz erken,…

Devamını Oku Gönlüm Rahat

Sahiden Azıcık

Nazar değdi gölgene, bulutlar kapattılar, yeryüzü ağlamaktan vazgeçti bir an, sonra yine üzüldüler, yattığın kaldırımdan, sonra ayaklarınla ezdin, yine sevindiler. Basit bir kaza değil aşk, bu bir anlık çarpışma, kalp kırıklığımın milyonda biri dizlerinde, düştüğünde parçalandılar da onurlandı çiviler, kanının düştüğü yerde yeşilden çiçekler bitti. Ve bitti diyorum artık, neredeyse bitti, az kaldı bitmesine diyorum,…

Devamını Oku Sahiden Azıcık

Tadını Çıkar

Işıklar söndü o an, yıldızlar karardılar, kimisi yok edip kendini hiçliğe karıştı, kimisi kimsede olmadığından tutunup bana, seni yaşadı yeniden, yeniden parladı sonra. Işıklar karardı o an, Yağmur rahmet oldu, ağladı gökyüzü, kendinden bin parça, dökülürken yeryüzüne damlalar, huzursuzduk, aksiliğin dizini kırıp, inatlaştık yaşamla. Ve dışarıda kalmıştı herkes sen yaşamından, dışarıda kalan bir manzara soğukluğundadır,…

Devamını Oku Tadını Çıkar

Aşk Ağı

Şimdi olacaklar kadar ısrarcıdır zaman,zaman ben kadar ısrarcı değildir sonsuza,aşk ben olup her gönülde yaşar sonsuza,Onsuz da yaşanır derler de, şimdi korkarlar. O korkuların en büyümüş halidir,çocukluğumun kahramanı gibi korkusudur,tek suçun güzel olmak ya, ya çirkin olsan?Allah çirkinliğini de sevdirirdi, merak etme. Ben de ne var diye sorma, korkuluksun,gönlüm korkularından arınıp, dinlendi,dindi aşk bir an…

Devamını Oku Aşk Ağı

Tüm Kazalar

Yasa bulanacak gerçek bir sebebim oldu, işte o an benden karanlık Azrail vardı yanında, tadından bıkmış olmalıydı dünya nefesinin, insanlar sıkılmış olmalıydı da, ‘git’ istediler. Bu yarımadanın benim aşık kabadayısı, en kalaylısı benim gözlerimdir, kahverenginden. En alaycısı sensin aşk kuşlarından, ötüşüne hasret, ne özlemdir böyle, ölümde erken gelmek ister. Ölüm de ben kadar seni özleyemez,…

Devamını Oku Tüm Kazalar

Yeşil Görüyorsun

Donuk bakışlarından hayat buldu ışıklar, yeşillikler saçarken hala, çocukluğunu alıp, hayallerime davet ediyordu bakışların, ben her şeyi yeşil görüyorsun sanırdım… Gözlerin kadar yeşil başka ne var yeryüzümde? Yüzün kadar berrak su kalmamıştır yeryüzünde, yüzünü görünce güneş yanmıştır da böyle, o berrak sular bundan buharlaşıp, yağmur olmuştur. İğrençlikten kusur doğar da, aşk bir iğrençliktir, işte bu…

Devamını Oku Yeşil Görüyorsun

Aşk Kemiği

Denizleri içmekle bitiremeyeceğinden, dilimden eksilmeyecek olan sözlerimdir, bu sözlerle yorulacak gözlerin, yaşlanacaklar, taşlanacak her sözüm yıllar sonra, bilmiyorsun. Bilmiyorsun da ilimsizliğindendir, aşk ilimdir, ben gelirsem eğer boynun da incedir saçlarından, sararır yine saçların gibi karanlığı, atar benzi, her densizi öldürürüm sen aşkına düştüklerinde. Yoruldum, kovuldum say gönlünden beni, öyleyse gururuma bak şimdi, ne asil bir…

Devamını Oku Aşk Kemiği

Ölümde Aşık

Sevgi kavanozu doldu, sabır boncuklarıyla, ağaçtan dallar oldu kalem, yapraklara yazdı, gönül ilhamımdan doldu bunca yapraklar, düşüp bir nehre, Deniz’e yol aldı, bilmiyorlar. Seni bilmiyorlar da konuşuyorlar. Haksızlar, Hâk dediklerinden medet beklemiyorlar da, ben sevda da ilmi var diye kabul ederim seni, seni bu ilimle seven başka kim vardır? Söyle… Sevgi kavanuzundan bal dolu sözler…

Devamını Oku Ölümde Aşık

Seyirir

Sende güvenimi yitirdiğim için güvensizim, güvencede aşıklar, dolaşır kapımda, inlerler, ben yüz çevirdikçe, dönmekteler çevremde, aşkıma tavaf değilde nedir bu, anlat haydi. Anlamadıkça aklım seni, yüceliyorsun. Yücelik Allah’a mahsus da, öyle gösteren de O’dur. Cebim bundan boştur, aşkla doludur da, karnım açtır, aşk hala vardır, hala açlıktayım. Doymadıkça senden, doyamam tamamen, ve kulluğumu yaptığım kadar…

Devamını Oku Seyirir

Şakalarımdan

Çok pişmanım aşkından, aşk ıstırap, elemden pişman değilim de senden bu, buna aklın yetmeyecek kadar ilimdâ’ar’ım. Ölünce yağmur yağarsa, şaşırma… Kıskanmakta nedir sevmediğini? Bilmez misin sen, ben aşığım ezelden, o halde ne denli bir aklın ürünüdür bu? Aşık olana sor da, öğren cevabını Oğuz… Cevabını bildiğim tek sorusun aslında. Bu na rağmen aynı cevabı vermekten,…

Devamını Oku Şakalarımdan

Yutkundum

Ne çok şey birikti, onca yıl, onca gün yıl… Günler bana göre yıl da, yılmam ben aşktan, gel de inan şimdi aklımın delirmiş haline… Demin de dilimde sen vardın, yutkundum. Kalbim aşkın midesi, tek yutkunluk, istesem de kusamam seni, büyüklüğünden, anla şimdi ne denli büyük lokmasın! Boğazımda kaldığından, nefessizim, ölüyorum. Görüyorsun, gülüyorsun, umursamıyorsun… Umursanmadıkça umursuyorum,…

Devamını Oku Yutkundum