Gel de Yürü

Hatırlamak zamanının laneti aklımın yeri, yeri-ğöğü yaratandan aldım aşkı, bilir misin? Bu yüzden vazgeçmem senden, bilemezsin. Senden önce de Allah’tan vazgeçmedim… Delirmiş birinin sözlerinden, gözlerinden, diyelim-ki ellerinden, beslenir de sevda, ağırlaşır gün, seni hatırlatmadan batmaz, sen bu ağırlığa hafif geldiğinden gitmiştin. Kış ayının ortasında buz gibi suyla duş alıp, dindirdim sensizlik alevimi, dondu tenim, bundan…

Devamını Oku Gel de Yürü

Sıcacık Nefes

Şu sıcacık nefesim de kalbimden, kalbim aşkınla dolup taştı, sığamaz, şu sıcacık nefesimle erittim güney kutubunu da, duymadı kulakların çığ seslerini… Duymamaktasın, habersizsin ızdırabından, bunu sadece ben yüklenirim, yerde kalmasın, yerde kalacak bir ceset devrindeyim, padişahı sana aşık olan yerin dibindeyim. Bunun gibi değrsizim ya yeryüzüne, ne haddine insanların Oğuz’u güldürmek, öldürülmem her insanın vicdanına…

Devamını Oku Sıcacık Nefes

Ne Dengidir

Yalanmışsın güya, buradasın ya işte, sözlerimdesin, bazen gözlerimdesin, en önemlisi kalbimdesin, kim desin? Ne desin de unutayım seni, utanırım… Küserim dünya milletine, hangisi? Ne dengidir aşkıma, senden ötesi? Telafisini yapacak kadar aşık olamazlar, benden daha aşık olduklarında, unuturum. Benden daha acımasız olduklarında, aşk yeniden hayat bulup, omuzlarıma konar, martıya eşlik eder binlerce sözler, o zaman…

Devamını Oku Ne Dengidir

Aşkın Ümidi

Aşk’ın Gölgesi Gri, gözleri kahverengi, ruh hali karamsar da adı Aşkın Ümidi, dolu yüreğinden yığınlarca özgür söz, dudaklarından dökülmedi tek bir söz. Buna rağmen, ben özür diledim senden, Özür Dilerim, özledim, gözlerim özledi, ellerim özledi ve özledim, ”Kalben”. Aslen sana en aşık olanda ben’im, özledim. Yankılanır sesin gökyüzünde, bu ilham verir, Güneş çizgisi ile umutlarım…

Devamını Oku Aşkın Ümidi

Işık Tanrısı

Sana dokunanlardan farkım var, Aşk dokunuşlarım tüylerini üpertirdi, televizyonun ışığında uyuyuşumuz, gözlerine batıyordu, gözlerimin ışığı… Canın yanmasın diye kapardım gözlerimi, ışık tanrısına ışık satmaktı gözlerimin işi, nitekim senin hediyendi, sana verilebilirdi, ben ahmak gibi, bütün ışığımı tükettim. Bundandır toprak kahverengisi, derim, karamsarlığımın kamufilesi, aşk elbisesi, paçalarımda terk ediliş izlerinden çamurlar, yağmur yağmadığından kirli yeryüzü. Gündüzü…

Devamını Oku Işık Tanrısı

Bir Varmış Bir Yokmuş

Ben kaplumbağayım, adımlarım yavaş, 62’den tavşan kızın aşk adımları hızlı, yetişemiyorum da, dişleri kocaman, kurdun kırmızı başlıklı kızı da sensin. Bu yüzden bir baltanın keskinliği aşk ve ormancının baltası kadar sadakatim, 7 cüceye bölünmüş ruh halimden, bunalımlar dolu siyah atlı karamsarım. Beni kurtarmak için kara ormandan, gözlerinde-ki yeşillik gereklidir de, ne denir bilinmez bu aşkın…

Devamını Oku Bir Varmış Bir Yokmuş

Tüm Tabiat

Fikir ve aklın elinde olsa vazgeçmek, için neden yanmıştı onca sene? Bilmiyorsun, için gerçekten yanmadı henüz, bilmiyorsun, yanıyorsun aşkımın zerresinden, ölüyorsun. Seni yaşatmakta kalbimin işi, dişim tüm düşmanlarımızı parçalar da, seni kırmaz, kırdığın kalbimde aşklar dolu görüntü, çerçevelerinde mutluluk donuk bakışları.. Dondu parmaklarım, soğukluğunu yazmaktan, sayfalar donmuş nehirler, kuzey kutbunu erittim, soğukluğundan kar yağıyor gökyüzüm,…

Devamını Oku Tüm Tabiat

Sürüklenişim

İki kelimeyi bir araya getiremeyen, halim bu iki kelimeden iç açıcı değil, seni seviyorum diyememiştin, korkusuzca, sarılıp, gülümsememiştin. İşte bundan fırsat bilip, tüm hırsını tükettin, minik bir bebeğe beslediğin kin dolu kalbin, beni zaten sen’leştirmişti de, kinle bakmıştım, oysa en masum olanımız oydu etrafımızda. Bebekleri anımsatan hoş kokun, solumak haddimize mi? Aşk benim hâddim de,…

Devamını Oku Sürüklenişim

Rüya Bitince

Sevmek zor iş midir? Elinde değildir, seni görenler, sever, bilirsin, seni görecek tüm gözleri kör ederim, aşkıma secde eden martılar askerim. Aşkının anlamı, anlamadığın için gereksiz, bilmediğin için kalbimi, incitirsin basitçe, alay edenlerin gözlerinde asılı adamlığım, aşktan gözlerim görmez oldu da, bilemem. Ellerinde hayatım, gelirsen hayat yeşillenir, gelirsen, gözyaşlarım dinlenir, yorgunlar, yokluklar içinde en asili…

Devamını Oku Rüya Bitince

Kandan Beslenen

Aynanın tam aksindeyim, aynı deliyim, aynı berduşluk aşkına eğilip su içerim, kaynağı ayak izlerinden fışkıran âb-‘a şükredip, az kalmış azığımla beslenirim. Kaburga örtümün altında aşkının ekini, kandan beslenen bir inançla inandım aşka, inançsızlığından merhametine elzemim, pişmanlık yıldızları yolunu tarif ederler. İzle ve bul yolumu artık, gel sonun da, koşma, nefeslerine dayanamaz evren, güzel sesinden ince…

Devamını Oku Kandan Beslenen

Aşk Tufanı

İhtiyacımsın, dünyalıklar kapısının, önündesin, sözümü bilmezsin de, oku… Ne zararlı bir ihtiyaçtır aşkın, aşkın tek ihtiyacı benim, öldürüyor. Zayıflarım bazen, aşk tufanı kırar-döker, yapraklar gibiyim bundan nefret ederim, taşlara çarpar gövdem, dağılır hayallerim, kaybettiklerimden, umudumu kestim. Bunu dert etmem, gemlidir ayaklarım, yürüyeceğim, yolumu kaybetsem de, milyon bir ihtimalle sana denk geleceğim, yüzümü gördüğünde, pişman olacaksın.…

Devamını Oku Aşk Tufanı

Kabullendim

Bilmediğin çok şey var, bilemediğin, benim kadar aşığı taşımak ağırdır, haksızlık etmektir peşinden gelmek, kabullenmen doğru olan değildir. Aşk ayaklarımın altında, rezil ettim… Aşkı da elime-yüzüme bulaştırdım, güzelliğin de kaybolup ayaklarımla, ne yollar aştık aşktan patikalarda. Zordur eminim, demlendi zifirim, yanında sigara, onun yanında ilham, benim yanımda aşk, korkar gitmeye, yine de en kıymet bileni…

Devamını Oku Kabullendim

Asit Yağmurları

Artık hatırlamaman normal de, unutmanı unutamıyorum, budalayım, aşk evreninin padişahıyım da sözüm geçmez, dinlemeyen Martı’m gökyüzümün şairi. Vakit nasıl sonsuzlukla eş değerse, aşkım vaktin sonsuzluğuna delalet, esaret bu zaman evriminden, doğacak, en karamsar velet, benim yüzümden. İnanmıyorlar, inanmayacaklar, inanmasınlar. İnanmamışlardı Allah’a da İsyan Cehennemi’ndeler. Ben nasıl inanmam sana, Allah’ın eseriyken, aşkıma inanmazsın benim eserimken, ben…

Devamını Oku Asit Yağmurları

Seyrederiz Denizi

Vicdanın nasıl dayanıyor, bilmiyorum, başkası olsa eritirdi buz yatakları, sırtıma saplı aşk kancalarından kurtuluşa, yüzümü güldürecek bir düşüncesin. Bu alemin en asil aşığı da, aşkının şairi de benim, bu konuda ‘ben’im, ve etrafımda döner şiir alemi. alemi dar ettiğim diğer şairler düşman olup, beslediler martılarımı zehirli balıklarla. Korsan Martı’m niyetleri bilip, oruçta, sensizliğin ortasında, beni…

Devamını Oku Seyrederiz Denizi

Delirir En Akıllısı

Aşığım bir başkasına bile aşık değilken, yanımda değil de, neden aşığını görmez, gözlerinin yeşili ile körlere huzmeler verir, delirir en akıllısı, ben kadar delisi akıllanır. Kime gidip, yeniden delireyim? En deli halimden aşkına uslanış, hikmettir, ne hikmettir, seni unutup yeniden delirmek, zor iş omuzlarıma, omuzlarımın meleği. Bileklerimden can bulur aşk hafifliğin, isminin her harfine 1…

Devamını Oku Delirir En Akıllısı

Kalbimde Yaşadığından

Yalanlar söyleyip, kandırabilsem seni, kendimi kandırabildiğim kadar seni, seni kendimden fazla önemsediğim kadar, kendimi önemsemiyorum ölün kadar. Ne ciddi bu aklımın aciz, bitmiş aşkı, bu aşkımın bitmiş hali, düşün artık fâli, faniliğine güvendiğin kadar seviyorlar seni, elbette fanilikleri bitince unutacaklar. Ben değil. Ben değil, ben aşkınla uslandım, duruldum. Durgunluğum ile baştan aşağı sen doldum, kalbimde…

Devamını Oku Kalbimde Yaşadığından

Kalbime Sığmadığından

Beni görmek, onlara huzur verir de, sen uzaklığından göremezsin onları. Onlar kadar değersizleşip bir gün, kalbime sığmadığından, çıkacaksın. Gönlüme yalvarıyorum, unutması için, unutabilmek için, aklımı kaçırıyorum. Aklımı kaçırmışken, sen gelirsin aklıma, aklım başıma geri döner, başım dünya gibi. Lavlardan çıkıp selam ediyor ellerim sana, gövdemde yanıksız tek yer gözlerimin çevresi, onlar çevremde ben gibiler, sensizliğin…

Devamını Oku Kalbime Sığmadığından

Öğrenecekleri

Anlatıyorum, anlatmaktan başka işim, yoktur düşüncenden başka sözüm, özlediğim için böyle boynu büyük, hörgücüm bu yüzden omuzumdan düşmez. Asık yüzümden bin parça ahvallerim, kaçıp kurtulmak istediğimde evhamlarım, gururumu dinlesem, sesini dinleyemezdim, gitseydim, bir daha yüzünü göremezdim. İmkansızlıklar içinden çıkıp gülümseyeceksin, senin bir adımından utanıp, seni yormamak için, sana doğru herkesten hızlı geleceğim, öğrenecekleri tek şey,…

Devamını Oku Öğrenecekleri

Kalbimin Davası

Kahverengi gözlerimden, aşk bulaşır, yeşil gözlerinden bana bulaşmıştı. Bu kalbimin davası, gurur mahkemesi, ne çilek eziği bir kokusun burnuma. Artık önemli değil başka insanlar, senin için başkaları hep önemlidir, başkaları olmadıkça başkalaşman, olmadıkça benden kopmazdın. Haksızlık mı ediyorum sana? Keşke bilsem. Keşke yanımda olsan da göremesem, nefes almak ne mümkün, gözlerinden, nedeni var hey şeyin,…

Devamını Oku Kalbimin Davası

Kaçı Gösterir

Bana göre, seni benden alanın ili, ilden saymadığım için fazladır böyle, ne hikmettir bilmem, senden nefret etsem, şiirlerim gibi olursun, kimse görmez. Kimse değer vermediğinden, bilinmez, lâkin sen ne bilinensin, değer verdiklerinden, güzel yüzüne borçlusun içimde-ki aşka, öyle borçluyum-ki gözlerine, ömür yetmez. Saatlerin gösteremediği bir şekilde, izlerim yüzünü yine saatlerce, bilinmez, saatler kaçı gösterir gözlerimde……

Devamını Oku Kaçı Gösterir

Şiirlerden Bozma

Aldırma budalaca sözler yazdığıma, sensiz aklım başımda değil, bilmezsin, seni ne kadar severim de gelmezsin, bilsen gelirdin der, avuturum kendimi. Şimdi şiirlerden bozma lehçeme bak, nasıl yağmurdan izler taşır-taşar gözlerim, korkuluğun gözlerinde-ki nemdim sana göre, bana göre hasatlarına sahip çıkan tek kişiyim. Hasatın aşktır, amma ekmezsin kimseye, dem tarlasıdır aşkının hasatı, hasılatı ben, beni veren…

Devamını Oku Şiirlerden Bozma

Arşa Yakın

Aşık olacaktım, bel-ki sana değil, ehli benim sana aşık olanların içinde, içlerinden tanırsın beni, martı omuzumda, bu işaretimdir, martı beyaz bir karamsar. Karanlıkta, aşktan parlar dururum, huzurunda eğilip, sevgimi sunuyorum, yüz çevirip, gidiyorsun da gülüyorum, sende arsızlaşmam, arşa yakın olmandan. Anlamıyorsun ya da ben yazamıyorum seni, zor bir iş seni yazmak, öyle kolay değil, bundandır…

Devamını Oku Arşa Yakın

Toprak Yüzümün

Üzüntü, gitmenden yüz bulup, yüzümü üzgünlüğe boğdu, boğuldum. Çocuktum, seni sevmekten, oyunları, oyuncağımı unuttum kaldırımlarda. Kaldırıldı hasat aşk toprağından, Yağmur Ağacı filizlenip, büyüdü, Aşk’ın Gölgesi’in de büyüdü sevgim, gökyüzüme sığmayıp, üzüntüm oldu. Yeryüzünde olduğuma bakma sen, gökyüzünü omuzlarımda taşırım ben, bulutlar kuş bakışı izlediğinden aşkımı, üzüntümden ağladılar da Yağmur yağdı. Toprak yüzümün sakallarına berekettir, gücü…

Devamını Oku Toprak Yüzümün

Soğuğun Düşmanı

Şimdi soğuğun düşmanı sıcak gibisin, sıcaklığımı aldığın gündür düşmanım, kış mevsimi, en sevdiği ağacın yaprakları, senden nefret edercesine intihar etmişlerdi. Gözlerimden çalıntı toprakta öldüler, rüzgar bir kaç kürek toprakla örttü, artık yapraklar tamamen ölüydü, ilkbahar hediyesinden vazgeçmişti. Sonra yerine, yeni aşk’lar filizlendi, tenimde büyüdü her bir tohum, dalları yüzümde-ki sakallardır, karamsarlığa aldırmadılar, yapraklar. Sonra çiçek…

Devamını Oku Soğuğun Düşmanı

Şerefindedir

Gel de dirilsin yeniden el-Alem, bilirsin-ki senin yüzünden şereflendim, yüzümden düşenlere aldırma, saçımda-ki beyazlar sen şerefindedir. Yolunda eskittiğim hayatta şerefimdir, peşinden gelmekte yollara şereftir, kadehi şerefine kaldırılan yağmur, sana adını verdiği gün şereflendi. Yıkık ruhumudan topla aşk taşlarımı, kırık bir duvarın esrarengizliği gibi, iliştir yerine, gülümsetir duvarı da, kırıklığımdan çakıldı yüzüme tabloların. Ve bu duvarda…

Devamını Oku Şerefindedir