Toprak Altı

Bir yığın şair ile dolu toprak altı, sıra bana gelse. Şiir dantelli bir kefen en yeni tuhfem, defn-u derine. * Yıllarca ölüm bekletti insanları, ölüm bekletilsin. Neden ecel yerine, kader yazarı insan seçilsin? * Ölüm bir kıyamet, tarlana habersiz giren yaşlı karga. Mahsulün yok edilir, kafa bulanır keyfinde yet karga. Misli misli ağlarsın bunca emeğinin…

Devamını Oku Toprak Altı

Rahnâme

Gençliğin avuçlarında-ki en büyük hazinendir. Duvarlara bakar gözlerin uzun süreler, ezilirsin. Dünya da tek başına bir devlet olduğunu farzet. Farz-ı kılmadın-ki kazası kapatmaz, kayb-ı farket. Yaşlandığında tecrübeler örtemez ayıplarını, hatalarını. Yaşlandığında gözlerin – Saçlar beyaz – Hakkın mı? Sanma, şansın yavere kaptırıldı çoktan. Yoksun! Şanına yakışan gibi yaşarsın sonra, Yoksul! Olsaydı rahnâme hatalar yapılmazdı, eminim…

Devamını Oku Rahnâme

Sav

Hiç bir aşk mezarda devam edemez – Ahirrette de. Tek bir aşk tüm aşklara ağır basar. Sevgide de. Kim sevilir-ki bu kadar deme, o kimse değildir. Benzemez hiç bir kul ona, o bedel dünyalara. Cihân artık çekilmez halde – O’nun yokluğundan. İsmi ile dile gelir dağlar-yollar – Hoşluğundan. Allah’ın en temiz kuludur. O’nu tanımak isterim.…

Devamını Oku Sav

Özürlerim

Gözlerimi ağlayarak hebâ ettiğim için özür dilerim Allah’ım. Ciğerlerimi sigara içerek kirlettiğim için özür dilerim Allah’ım. Günlerimi ibadetinden uzak geçirdiğim için özür dilerim Allah’ım. Sözlerim de küfürler sarf ettiğim için özür dilerim Allah’ım. Diğer kullarının hakkını yediysem Özür Dilerim Allah’ım. Kulların beni üzdülerse neden özür dilemiyorlar Allah’ım? Yokluk çektiğim için biliyorum ve şükrediyorum Allah’ım! Bana…

Devamını Oku Özürlerim

Pili Bitik Oyuncaklar

Saf ve temiz bir çocuksun, oyuncaklar hediyen. İnsan gibi, kırılınca(Ölünce) gömülür kabriyen. Pili bittiğinde hırpala, bozuldu deyip savur-saç. Oğulların gibi yıllar sonra itilirsin beyaz olunca saç. Ne ekersen onu biçersin diyorlar, Amerika ayakta. İsrail canlara mâl olmakta, daha çok kıyacak canlara. Onların oyuncaklarındaki pili bitirmiyor hiç Kibriya! Ama çocuksun henüz, öldürme derslerin sonra. Azrail can…

Devamını Oku Pili Bitik Oyuncaklar

Toprakla Bedenleri

Bir gül uğruna ölmeyi seçebilirim ki, ölebilirim. Bir gül’ün toprağına gübrelik olarak katılabilirim. Bir gün isterim, diğer her günden aydınlık olsun. Bir gün isterim ki, hiç bitmesin ölümden diğer olsun. Bir yar severim, kimse o yâri benim gibi sevemez. Bir yar severim de, o yâr ziyan olur kimse sevemez. Bir kez dua ederim, bütün günahlarım…

Devamını Oku Toprakla Bedenleri

Kalbim İyileşmez

Döner ki devrân anlar O, O adı yasaklı dilime. Döner ki Mevlâna, Mevlâ adına, ben de öyle. Dilim asıl etmezdi bütün bu kelâm-ı ahtım vardı. Döktüm işte, bu son beytler gibi bitti tüm aşk’ı. Ne çok bilmişim ki dediklerim hep çıkar şeyh san. Ne çok yanlış yapılır ki ders çıkmaz hep feyz al. Bu dil…

Devamını Oku Kalbim İyileşmez

O’na Kavuşmak

O’na kavuşmak biliyorum ki hayal rüyadan ibaret. O’na kavuşmak sanırım şeytanın imâna gelmesi. O’na yaklaşmak artık onca çakalın arasından çıkmak. O’na yaklaşabilmek artık çakallarca ceset harcamak. Bir yığın sevgi ve güzel söz birikti gönlümde taştı. Bir yığın acı ve elem birikti gönlüm de sabır taştı. Bilse ki ben bir O’n da varım, O’n da yaşarım…

Devamını Oku O’na Kavuşmak

O’nu Düşünmek

Küçükken sanırdım Allah Azarlar Resûlü. Resûl üzülür ağlar, gözyaşlarıdır yağmuru. Yağmur Resûlün gözyaşları kadar azizdir. Yağmur Allah’ın bahşettiği en bânû asildir. Allah büyüklüğünden adaletinden sual olmaz. Lâkin bu güzellikte kul kolay mıdır elinden? Zor yoktur senin için bilirim ki O zor benim için. Sen OL dersin dağlar secde eder, O Yâr olmaz. O dinlemez ki…

Devamını Oku O’nu Düşünmek

O’na Sarılmak

Ak-Ak saçlar yıllar sonra serim doruğun da. Ak-Ak yağarlar yıllardır yağmular sılâm da. Bir sarılsam tekrar olur ya tekrar bahar hep. Bir sarsam kollarım kuvvetlenir yeniden pek. Bu dünya iki ehemden var benim için budur; Toprağı besleyen Bârân, anlatılan hep budur. Suçta bu, Cezada bu, Aşkta bu, Sevgide bu… Kuruluktan sıkıldım tenim eskidi, yüzüm gibi.…

Devamını Oku O’na Sarılmak

O’nu Bilmek

Bilgisizlik cehalettir, küllen aptallıktır buna. Bu cân, bu ruh, bu mis kokulu huzur bahçesi. O’nu Bilmek, sadece kendini bırakmak Bârâna. Islanıp iliklerine kadar, iliklerine kadar hissetmek. O’ bir yaz günü yağınca yaz yağmuru ismin de. İsmi ile temiz saf, kalbe huzur aşılayan yegâne. Bilgilerin boşadır, ben toprağım, onunla beslenirim. Besinim ilhamım, yazılarım o eşsiz toprak…

Devamını Oku O’nu Bilmek

O’na Ağlamak

Bu benim gözyaşlarım, yağmur gibi nemekli. Bu benim hıçkırıklarım, yağmurun râ’d’i gibi. Bilir misin Ey Bârân? Sensiz ağlarım yastık şahit. Bilir misin Ey Bârân? Seninle hayaller yıkıldı ne basit! Bir off çektim, yerinden oynadı yüce dağlar sipihr. Sipasgûzârım gene de sinîn geçse sinezen bu mihr. Ab-ı Hayat kelimesi yağmuru anlatmaktadır ki. Yetmez gücü, yetmez dili,…

Devamını Oku O’na Ağlamak

O’nu Sevmek

O’nu sevmek bîşübhe ki tuhvedir kalbe. O’nu sevmek enderûne bîşûmar dûagûne. Ah saçların dolansa parmaklarıma sarı-sarı. Ah dudakların seslense ismi gene, tatlı-tatlı. Dûçâr dûd’a şüs û şüş, etme eyleme gel. Dûğ’dan gönlüme işlemesin dûde, yetti gel. Ya gönlüme bir bir hastalık ver öldür derinden. Ya bir daha sev benim gibi, sevgisi en derinden. Yâ-ki ey…

Devamını Oku O’nu Sevmek

O’na Bakmak

Seyrângâh O’na gözler, serâpâ serap görmek. Şebangâhta O, hâb-ı süsleyen, gâh görmemek. Gedâsân O’na nigâh-ı kem, çeşmâ gem -elem. Nâresâ’n O’na sûinazar sana âfet-i cân-ı elfelem. Firâvân rahmette huzur gönüle nazar-ı hûbrûye. Nâm-ı sâir hûşe, samîmâne-ki ser-i dilâvîz sedy’e. Dilâzürde mi? Nafile olsun bu sitîz, bu gibi suhana. Dâre-sûhte, dimağa hediye, yegane, şîfte cihâna. Kitab-ı…

Devamını Oku O’na Bakmak

O’nu Dinlemek

Sevdiğim bir Kibriyâ, bir mâder, bir peder… Sevdiğim bir sevgilim, bir hâher, bir mên-er. Mağz-u mağşuş gene de, bulamaz izi-yolunu. Licâm sarmış dört bir yanı, şüs kesik solunumu. Takvimin şümürde rûzleri, mevt-i himâye ten. Bâd-ı mên fevt’e açarım bâdbân, bu bâdirên. Bâd-ı bângû Bârân benim berâyı, değil mi? Ses’te bir ninni var, yıllardır aheste değil…

Devamını Oku O’nu Dinlemek

O’na Anlatmak

Küçük kalbimin, büyük kelimelerle yolâ düşüşü. Kırılması, tamire verilmesi ve kabukla dönüşü. Minik elleri pamuk, yektâ sesi kulak molası gibi. Saçları misler ile, her yeni günümün yêğ güneşi. O’na sarılmak, O’nun kokusuysa ciğere sağlamca. O’nunla konuşmak, dilinden dökülen söze hayranca. Hoyratça mı kalır seni seven yürekler ”Ey Bârân”? Yeşil gözlerin huzuru aşılardı, bakınca uzak mergân!…

Devamını Oku O’na Anlatmak

Nikbîn

Uzakta bir ses, cilveder nârâ’ma nazâran. Ufukta bir dâğ, hârrâhen bağrıma ahsenân. Bu sesleniş gönüle bedter, âhfâ’ûn ahgêr! Bu devriliş ölüme, âheste ve âftâb-ı bâhûr. Sefil rûzlarım dîvâr da üzerine bir çizik ile. Meygûn cepken cebime tütün çakmak ile. Nikbînliğe emanet değil aklım, yeterli bedbin. Pejmûrde müjdesi verme kalbim bezdi yettin. Riyâ da resâ tadında…

Devamını Oku Nikbîn

Beyt

Beyt-Beyt Beyce sevgimi döksem sana. Seht-Seht Taburum da cân’larım sana! Yâ- Bir kere Baksan canıma can kata. Ve’felaket ola gözlerin gözlerimden ayrılana. Etmem ki riyâ – Fenasını sürmem gönüle. Susmam ki yâr – Cefasını çeken gönülle. Düştüğüm de bil-ki ektiler nazarı bahçeye. Gülüşünle bil-ki yeniden ekinlenir o bahçe. Yiğit göğsüm çekmekte özlem, çökmekte. Divit dökemez…

Devamını Oku Beyt

Neftî

Petrol yeşilinde, güvercin renginde kanatlarım. Her kötüden ve kirliden kanat çırpar kaçarım. Ah saçlarım yolsam da faydasız ruhum huysuz. Huzuru yoksul, aşk’a küs ve sevgisi duygusuz… Sevilir mi çirkin? Aptallık etme her güzel bozuk. Her Neftî ehl-i beyti bekliyor, güzel saat beşûhk. Evliyâlar öte canım kast-ı aşk’ta, yürek yakar… Korkar adım kaçar, ömr yontar azar…

Devamını Oku Neftî

Bebelikler

Ne farklı çiçek istedi dikenim, ne de gülen yüzler! Sözler her derde devâ benim için dûâlarda eller! Kıymet bilmeyen gönüller de yürekler ve sevgiler. Metanetle dolmuş kalpli insanlardadır güzellikler… Hevesi alınca, Arı gibi balı soluyunca çekip giderler. Ne desen? Hevesi içinde boğulacak hep kötü sêrler. Mert gibi yanaşıp çok nâmert tanırsın dünyevilikler. Evlilikler pek dejenere…

Devamını Oku Bebelikler

Deryadîl

Allah Sana karşı boynum kıldan ince – bârîk… Bariz aşk’ım sanadır… Yaradır yâr Allah’adır. Gökyüzü, Yeryüzü, benim yüzümdür şükür. Yağmur Kar Güneş benim yüzümdür şükür. Nefes alabildiğim için binlerce kez şükür. Adım atabildiğim için binlerce kez şükür. Görebildiğim için binlerce yüzlerce kez şükür. Duyabildiğim için binlerce yüzlerce kez şükür. Düşünebildiğim için yüzbinlerce kez şükür. Hissedebildiğim…

Devamını Oku Deryadîl

Muamma

Muâmmâlar ortasına düşürme beni Allah’ım. Çektirme çok acı, azı karar, razıyım Allah’ım. Binlerce kez Tevbe işlediğim suçlara günahlara. Bu şiir tuhfedir seni sevenlere lâkin korkanlara. Ben bir korkak, herkes tabiî sen hariç bil’lâ-ki… Fecr-i sâdık gözlerimin açılış vakti, nâ’fendî-ki… Fenâpêzîr kâlbûd’e, kalbim aşık sende öte dürûğ. Dârem û târemir serim yönü, vâreste zên yûzyûğ. Beş…

Devamını Oku Muamma

Ya Mevlâ

Saçların her telinde yılan mekresinden kötü! Alnın da yazılmış bir kader okuma ama kötü! Vecbâ ama Vebalı yüzü gözü nursuz levazâ. Temasa têb temaşâ, El-selam-ı Haşâ neczâ. Ya Mevlâ, Mevlâna kadar tatlı yazdır sözleri. Gözlerimden Damla düşürme ondan sebebi. Bedbinderune – Bân-ı Bed

Yele

Bende Kurt asaletinden, aslan dirayetinden yele-ulu. Değilim Allah hariç kimsenin kulu, sevgilisi-eşi-dostu. Bu güne gelinir böyle, büyümek öyle kolay ama böyle? Zorlanırsın rampa yukarı koşarken, oysa ben hep öyle. Bedbinderune – Bân-ı Bed