Yolculuk

Hayat uzun bir yolculuk, yol sonu kapı kilitli. Yaşam kısa bir yolculuk yol sonu ölüm, fani. Dalgalar kumları peşinden sürükler-işte ani. Dalga, denizlerin sesidir, kumlar aşkları. Ben kumsallara sahibim, deniz ise yokları. İkisi olan insan kumarda kazanmış, lafları. Aslında bir çevre kurt ile ziyan edilen bedeni. Aslında kurtların doğası bedenin kaderiydi. Yarım soğuk bir çay,…

Devamını Oku Yolculuk

Yaşadığım

Yazdığım kadar varım, aldığım nefes kadar yaşıyorum. Göründüğün kadarsın, kişiliğinle cenk ediyorsun. Kurşun bir kalemin yegane düşmanıdır kalemtıraş. Hep mi düşman olacak kediler de? Serçelerin canına kast. Hiç mi üzülmez gülen yüzün? Hayat bir kabus görünce korkarsın. Bulaşmadan bela başına, uğra Kabe yoluna, Hâk din birdir inan. Ulaşmadan düşmana casus elçi, kaç, yolun dar sonun…

Devamını Oku Yaşadığım

Kalan Zengin

Çorak bir arazide yer çapalayan zengindir gönlü zengin. Aptal bir akıldan ne beklenirki yağmur duasından bezgin. Sezgim; hepiniz doğrusunuz, bir ben yanlış civar-ı gezgin. Hakkını Hâk’ka bırak ama bileğini boşa vermemiş Allah sana. Bilekte vardır kuvvet ama zulme araç olma, günah-ı sonra. Kesilen o kadar kelle arasında olsaydı başın? Cevap yok hala. Bedbinderune – En…

Devamını Oku Kalan Zengin

Sağlı-Sollu

Eldir soysuz sana göre, soysuzsun el-aleme göre. Diline bir türkü bere, gün boyu berbele-berbele Türkün nefesine denk yorulur ciğerin hep vesvese. Kızınca sinirlenirsin pek tabiki, dağıtabilirsin sağı solu. Şeytan üstüne hucmedince afallarsın sağını solunu. Allah-ı unutursan Mevla hatırlatır sana sağını solunu. Bedbinderune – En Karanlık Dönem

Nasihatnâme

Aklına akıl sokmaya çalışandan sakın red etme. Ruhuna eziyet vereni baş tacı görme gördürme. Sabrını sınayanı Allah’tan başkasına sevk etme. Gözlerini açan kimseden şikayet belirtme, iyi gör… Uykunda ninnini söyleyen sesi iyi bil, şefkat-i gör… Merhamet edenden dilen yardımı, hoşluğunu gör… Kalbine iyilikten çok kötülüğü öğretme-o çocuktur. İşine saygı duy, ekmeğini kazan helâl-o çokluktur. İbadetini…

Devamını Oku Nasihatnâme

Ecel

Allah’ın kulu Allah kulunu vuruyorsa, kapıyı çalar ecel. Dünya malını Ahirete saklayan varsa, kapıyı çalar ecel. Sevap sevmeyen, günah işleyen varsa, kapıyı çalar ecel. Karına söz geçiremiyorsan bilki, kapıyı çalar ecel. Kadın-kız orospu oluyorsa bilki, kapıyı çalar ecel. Erkek üstü erkek değilse bilki, kapıyı çalar ecel. Günahlar sevaplaşıyorsa o zaman, kapıyı çalar ecel. Ölümsüzlük hayali…

Devamını Oku Ecel

Bedbaht

Da-ûs-sıla bilâfâsıla, bilâpervâ men bîma’na bîm’a. Da-ûs-sıla binâberrin, bîmuhâbâ men bîrayb bâh’â. Da-us-sıla bârîbârîk, bâhired bâ’men baîdbâis bek’â. Bedbaht berbâd olmayacak adımda sadece kalıcı. Bedbaht bedbinlikten istfa edebilir sadece yazıcı. Bedbaht vazgeçemez onlardan, seni bana kazıyıcı. Bedbinderune – En Karanlık Dönem

Hüzün Nedeniyle Kapalıyım

Sahhaf olsun ellerim, kitap tozu yutsun nefeslerim, ben isterim. Sâkit o sayfalarca kabı elbise kitaplar da benim gibi, histerim(k) Sahya’ün sayfiye. Sahhaf olsun Bed, hüznümde suhûf şiirlerim. Hiç bir iş için değmez bed’in dekâkîni, vebalî, kaanâti nedir? Kaanâti Hüzün, nedeni berdevâm mesdûd olursa mazarettir. Son cümleye; -Hüzün Nedeniyle Kapalıyım- Mazaretidir! Bedbinderune – En Karanlık Dönem

Cuma

Altın heflerle yazın bu günü, dünü bu günle birleştirir. Selam edin Kibriya’dan Aleyhisselâm’a kadar sefir. Cûma cihad-ı e-hâd’a gıyâs, Allah bilir içimi değil kefîr. Bedbinderune – En Karanlık Dönem

Günahtan Sönme

Yalandan olan olur mumuna, söner sonunda her mumda. Gıyab-ı şemâline şemme şemim eder alın teri dudağına. Kabre zâir olur sonu yalanın, günah doğurur varır olacağına. Bunu iğfâl eyle, onu bedfercâm, şunu bednâm, kendini feraha. Helâl alın teri demektir, yalandan olma paradan gelecek olan şerdir. Şerden sonra hayır bekleme, şerrine karşılıktır, bu yüzlerin berd’iridir. Bedbinderune –…

Devamını Oku Günahtan Sönme

Da’ûs-sıla

Beddil ilenç sunar garâm-i cânfersâ o men’e cângüdâz. Da’ûs-sıla cânfezâ, cânâne çun cânbâz, cânâ sûhandaz. Surûd-i âheng-i esvât gûş’u, hûşu gülrûh, bâbî iştiâllâz… Bedbinderune – En Karanlık Dönem

Muhte’vasat

Huşûdur baştan sabah-akşam gülen yüzünden fecriyen. Günah eyle-tevbe et, tekerrürden korkma ‘taksirat’ takıben. Dönülmüyor sapılan yoldan, en tatlı 10 yaş, şâd-ı tuhfayen. Dertten yeis çıkar, dünden bugünü, ezelden sonsuzluğunu. Toprak olan her yüz gibi onca bedenin hıyanet yorgunluğu. Ölmez-Dirilmez bir Allah, yanıyor yerin 7 kat altı ahr-i soru; Ne ettin benden yana? Riyadan yakındın, isyana…

Devamını Oku Muhte’vasat

Çerkimez

Mutluluğunu tehtit eder Bedbinderune, Ozan-ı Bedbaht’tı kendi kendi devriminde. Sana neden bahsetmemi istersin? Siyasetten mi? Saygısızlığından mı? Hostes olmak isteyen misali aklı hava da olandan mı? Ex haplardan mı? Cenin katli, petrol çalımı, başbakan suikastlerinden mi? Kendisi olamayan bir yığın züppeden mi? Bedbinderune – Ozan-ı Bedbaht ölürken…