İşim Sensizlik

Bergeron yağmur bilimidir, seni ben kadar bilen yoktur, seni bilenlerin bilinci yerinde değil, seni çeken bu olsa gerek bilinçsiz. İşim sensizlik, gerekeni yazmak. Yazmak basit değildir, biliyorsun, şimdi bilmediklerinden beğenisizim, 40 yıl olsa, tarihe de inat gururum. Beni, sana değişecek insanlar da var, güneşte sensizlik ateşindedir, bu ateşimden bir gram hazinedir. İnsanlar sensizlikle uykudalar. Bana…

Devamını Oku İşim Sensizlik

Değerlenecek Kadar

Beni fark etmek epeyce zordur, aşık adamın metresi de olmaz, maşuk eli, saz teline mahkum, ozan kalemi basit yazmaz… Beni toplumdan soyutladığı gibi, seni ne topluluklar kabul etti aşk, seni istemekten utanan adama değil, başkalarına servis etmekte gizli aşk. Şükür dilimden düşmedi, şükür… Nedeni kadar nedensizliğin özneleri, benim imgem de görgümde sensin. Oysa bu değerlenecek…

Devamını Oku Değerlenecek Kadar

Diye Yaşamak

Artık aşkı da beklemem, zaman; beklemekle kandıran hayal, hayal kadar yalandın, en başından, kurmak için para istememişlerdi. Seni hayalimde yaşatıyorsam, bedelsiz olmandandır, aşk bedensiz, bedenin para ediyor diye yaşamak, aşkı da yaşlandırmak zamana kaldı. Seni anlatmak en çok bana yakışır, yaklaştığımda bir adım daha sana, bu sana yakışmadığı için uzaksın, yağmur işte bundan yağar. Sonsuzları…

Devamını Oku Diye Yaşamak

Aşk Ermişliktir

Beni yağmursuzluktan ölüme yücelt, bu evrimin başka dilinden iftira, hayra konuşan bir adam değilim, şerri de var etti Allah, aşk Kabil. Ölmediler mi, benim gibiler? Ölmeyecekler mi yine ben gibiler? Aşktan labirentler aşanlar var, mutluluğa ermişlik bile ermişliktir. Benim ermişliğim sensizliğedir, senden daha iyi tanırım sensizliği, beni bilmekte ermişliktir, ermişlik aşkı öğrendiğinde mutluluk. Sağlığım yerinde,…

Devamını Oku Aşk Ermişliktir

Aşık Adamın

Yüreğinde yetiştirdiğini, gözünden bile sakın, ilk defa, yüreği de tanırsın, akıllandığında, yürek de kalmaz, yetişmiş de. İşte ahvali dargın adamın hali, sakalından belli değil midir? Hala aşık adamın intiharından, aşk hayasızlıktan gelmemiş mi? Şimdi senin için yazıyorum da, yazıyorum ya ben, asileşip bazen, yaşamaktan başka her şeyi, sende arıyorum ya yine ben. Bildiğin gibi değil,…

Devamını Oku Aşık Adamın

Felsefenin Alakası Yok

Felsefenin seninle bir alakası yok, Fiziğe de diz çöktürdü aşkım… Yer çekimine değil, yüreğime ağırsın, her anının hayranıyım, bunu çöz. Seninle ilgili hiç bir şey bilmiyorlar. Bilseler de, benden daha iyi yazamazlar, seni anlatabildiğim kadar canıma kastı var, bu yüzden gururumun. Kusurum varsaysın elâlem aşkı, aşkını da ben var ettim, bilmiyorlar. İntihara sürükleyen cümleler yazmaktan…

Devamını Oku Felsefenin Alakası Yok

Delirmiş Hali

Yağan kar da bulutlardandır ya, öyle ya kar aşkın yağmur şekli. Evcilleşip sakallarımı keseceğim, gamzelerimi gösterecek Deniz. İncecik bir çizgi gibiydi güzelliğin, ben milyon metrekare uzaktan, izledim seni öyle, buna büyük şükür. Körlüğü değişmem şimdi, neftîye. Ay bir gün kızıla boyanacak kanımdan, anla-ki ayda aşık oldu sana, bundan, güneş nasıl yanıyorsa sonsuzlukla, Allah’ın varlığı, varlığın…

Devamını Oku Delirmiş Hali

Yağmur Dolu İfade

Öncesi sensiz bir evrene küsmek, yarını kesinleştirmek gibi saçmayken, benim öncemin sensizliğe de isyanı, bu sen olmadığında da vardı. Bu nedenden karamsardım ben, sensizlik ile sinirlilik arasındaydım, işte bu yüzden yüzümde çirkin mimiklerden yağmur dolu ifade. Kifaye, kafiye, kisvâye var elçiye, ruhu bıçak kesmez ancak bu deliye, anlatabilirsen sensizliği dörtlüklerle, anlarım yine, o gün de…

Devamını Oku Yağmur Dolu İfade

Dimağda Kalmamış

Dolar’la alınmış bir hediyesin… Mark’tan arındı bedenin, pahalılaştın. Ben aynı fiyatta, aşkımla değerlendim, buna sebep Allah’ın vergisi sensin. Fahiş bir güzellikle uzaklaştın ya, buna inat edip aklıma duruluğunu iliştirdim, elimle baktım cidden yoktu, dimağda kalmamış, fikri mantıkta. Saldırganım şimdi, yüzümü güldüreni, hüzünlerime boğup, acımla yakıyorum, küllerini denize atıp, kendimi senden, arındırıyorum, bu kalbe inat kandırmadır.…

Devamını Oku Dimağda Kalmamış

Seni Seven Yok

Bu halde bile, sağlığını düşünürüm, kötülüğünden çok, kötülüklerine rastlamadım şükür, samimiyeti olmasa, bir yığın dostum içinde, seni seven yok. Beni üzdüğünden küstüler sana, dağdan farksızsın bu aralar, şu sıralar benimde pek tadım yok… Aşk yaka paça kovalar. Merhametine ihtiyacım var, rahmetine sığındığım Râbb şükrümden öte sabır verir, bilirim, kem olsa göz eritir. Bu halde bile,…

Devamını Oku Seni Seven Yok

Hiç Rüzgar Yok

Yüzümü de yıkadım fayda yok, uykulu kaldığım ‘sen’den uyanmanın imkânı yok, bunca zamandır uykusuz, uykum, yağmurun dönüş günü, ilelebet. Üzgünüm, hemde hiç olmayacak kadar, sözlerimi bununla terbiye etmedim hiç, sensizlik denizinde yelkenlim, şansıma, havada da hiç rüzgar yok, bahtıma. Karamsarlığımı emanet ettiğim sakallı martı, ahı bırakıp uçtu yine, o bile doymamışken özgürlüğe, nasıl uyanabilirim senden?…

Devamını Oku Hiç Rüzgar Yok

Küçük Şeyler

Yıllarımı sana yazmakla ve tutmamı düşündüğüm sadece bir söz ile geçiriyorum, sensiz. Sözümün arkasında duruyorum. Nedensiz bir çok satırı var ettiğim gibi, yazmanın okumaktan zor olduğunu, bildiğim halde yazıyorum ve artık, insanlar seni okumaktan sıkıldılar. Düşün beni, ne haldeyim… Eğer bu gece sızabilirsem diye uzandığım düşünce havuzundan, defalarca düşüp, ölüyorum. Beş para etmeyecek bu sözcükler,…

Devamını Oku Küçük Şeyler

Aşk’a Elçiyim

Benim suçum, ‘budala’ bir martı bekçiliğim, elçisi olduğum aşktan sıyırdım kendimi, bana zevâl olmadığı gibi sana ezâ olamaz. Beni yerle bir et, etime aşktan kamçılar. Yerinde durayamayan bir aşıktan ilk kalan, yerinden kımıldamayan bir adama yükseliş. Oğuzhan Deniz * Aşk’a inanıp kelimeleri elçi ettiniz insanlar.

Zenginleşmek

Tek aşkın paradır, maşuğun inadı, gururun eklem yeri gibi sızladığında, kızgınlığın yerini yüz kızarıklığın aldığında, değiştirecek yatağın da kalmayacak. Benim ‘sessiz sedasız’lığımdan faydalan, adına bunları yazdığım için de önemli sensin, benim ilhamımdan söz bile edilemez. Şükret, gururum fazlasına izin vermez. En deli cümleleri edemiyorsam, bu aklıma olan hırsımdan bir martı, bir devranda uçacak, gökyüzünde bulamadığında…

Devamını Oku Zenginleşmek

Sonsuzluk Deryası

Sana olan ‘hasretten’ bir de ‘yorgunluk’ yorgunluğumun aslı hasretten, soğukça esip geçtin, gidip bir elde, dinlendi rüzgar, rüzgarda iş değil. Bu perçeminin birden savruluşuydu, alnından yazılarla birlikte döküldü aşk, inancını esirgedi, esmeseydi rüzgar, bu denli uzağa gitmezdi tüylerin. Tüylerim ürperdi şimdi, kelimelerden, nasıl bir sonsuzluk deryasıdır, akıl da almaz, zihinde elbet şaşırır buna, yağmur yağmadığında…

Devamını Oku Sonsuzluk Deryası

Kürkçü Dükkanı

Aşk adamı değildim, öyle doğdum. Adam demiyorlar, aşk yüzünden, yüzüme bakınca sakallı-çatık kaşı, oysa kimse bilmiyor seni, bilselerdi. Artık yazmaktan da sıkıldım, hayattan ve yaşamadan iki kat. Senden soğusam böylece, ne güzel olur, yüzüm tertemiz. Şimdi ahaliyle konuşurken, dudaklarımdan çıkmıyorsun, iki düşüncemden biri de, olmasaydın, özgürlüğüm olacaktı. Herkes istediği hayatı yaşıyor. Benim kapımdan eksik olmayan…

Devamını Oku Kürkçü Dükkanı

Ziyân-ı Bêd

Hadi beni affedelim ya da mahvet, etmişliğinden beter olsun halim, seni düşünemeyecek kadar üz beni, umursamadığındandır tükenişim. Budur bel-ki, beni sana aşık eden neden… Yalandan laf üretip, tüketmem buraya, ‘sen’ için aklımı oynattım, kayda değmez, odam benim tarihimle dolu, senin evinde. Hadi beni yok edelim, buraya da yazamam. Yazdıklarımdan daha güzel olamazsın sen, beni yazamayacağım…

Devamını Oku Ziyân-ı Bêd

Allah’ın Verdiği

Sen, sürükledin beni yalnızlığına, benim hiçbir zaman olmadı öfkem, gölgende yaşayamadığımdandı, aşkım seni de gölgeler, kaç benden. Farket, sürekli bahsediyorum senden, kafiyeler kuruyorum bu kelimelerden, sayfalarım gözleri yıpratıp, ağlattı… Görmüyorsun bile, yarattıklarım senden. İnsanın var edebileceği tek şey ses’tir. Bazıları esrarengizdir, gizemlidir, kimisi aşıktır, bundan dolayı yazar, Yazarların var edebileceği tek şey aşk’tır. İnsanın yok…

Devamını Oku Allah’ın Verdiği

Aşka Eziyet

Her nedeni bir kenara ittim ben ve ben, sensiz geçen her gün için, aşka eziyet edip, kollarını kestim. İşte bu yüzden üzüntü verir herkese. Mutsuzluğumdan pay çıkarmaz martı, çıkarsızlığımdan ‘Sen’ inadıma aşk dedik. Başka işim-gücüm yoktu da sevdim seni, sigara yakıp, zehirle karışık keyif aldım. Pek tabii yüzsüzleşip, gitme demeni, git dediğinde de vicdanını bekledim.…

Devamını Oku Aşka Eziyet

Hafifletecek Sebepler

İnat edip gururuma, aşıladım fidanı, bu yüzden, inat yüzünden aklımdasın, gururumun gücü yettiği gün bitecek, senin nefesinin bittiği gün kadar harbim. Bunda o kadar harbiyim, yalansızım, en günahsız aşığında benim, işte, tam bu nedenden dolayı kimsesizsin. Ben Allah’a inandığım için beklemekteyim. Seni kekelemek bile gururuma işkence, seni sayıklamakta o denli zor bu yüzden. Gururum unutturur…

Devamını Oku Hafifletecek Sebepler

Bana Aldırma

Şimdi kafelerdesin, bir yerlerdesin, benden bihâbersin ya öyle aciz, aşk beni tamamıyla tanıdığı için, gitmek ister esaretinden feraha. Aşk’ı kaburgalarımda hapsedip, kalbimden kan ektim hücresine, Bana bakma, yağmurdan konu açıp, milyonlarca yıl konuşurum ahaliyle… E, haliyle, halim de kalmaz, acımda. Bulutlardan kopya çekerek tadarım, avutulası bir kalbim olduğundan, utanıyorum yol boyu seni düşünmekten. Bel-ki 60…

Devamını Oku Bana Aldırma

Aniden Filizlenir

Bana seni yazmaktan başka, hiçbir şey vaat etmez sensizlik, bensizlikle ilgili başkaları şikayetçi, benim sensizlikle bile, yoktur derdim. Hemen-hemen her gün sendeyim, sen ellerde raks ederken yüreksiz, bedensizlik ordusunda ne edeceksin? Benden şüphe götürmezdi aşk oysa. Bu bir kaç dakikanın bitişidir. Seni anlatırken sensizlik nasıl ilham, beni anlatırken aşk aniden filizlenir, boyumu geçti aşk, beni…

Devamını Oku Aniden Filizlenir

Yerini Değiştir

Beni uyandır, aşk-ı uyut, soyutla, somuttan nasıl aşk çıkar ruhuna? Gurura rüşvet öde, huzur için, aşk göze inat, yüreğinde değil mi? Beklemekle ilgili, aşk emeklemek, ufak bir bebek için bahane değil, kemikler sızlatır aşk, et parçasıdan ibaret değil hayatın ve amacın. Benim efsanevi, aşk ev sahibi, mihman yüzsüz sofrasında, gitmek bilmez bir türlü aşk. Meşk…

Devamını Oku Yerini Değiştir

Köşesinde Namusun

Şimdi durduğum yerde olduğunu, bir düşün, bir yokluktan varoluş aşk, sana yazdıklarımı, duyuyorum elden. Ne gelir elden? Peki deyip, sustum. Kusurdu bel-ki aşk, göğsüme örs… Bu uğurda gururu yenemedim bir tek, buna ek, uykusuzluk bile ilhamım, aşktan daha uykusuzum, aşk yüzsüz. Yan-yana iki mezardan yükselecek ruh, bugün gökyüzünden bahsetmeyeceğim, en hisli-dram dolu kırılgan deniz hissi.…

Devamını Oku Köşesinde Namusun

Ölüme Sakladım

Bugün ve diğer bütün ‘Bugünler’ mucize olacaklar eğer gelirsen… Kesin olmamakla birlikte, bu umudu, her gün ağırlamaktan yoruldu martı. Özgürlüğün sahibiydi en siyah martı. Bunu emanet edip benden karanlığa, karamsarlığımdan elbisesiyle uçtu, tüm gökyüzü karanlık bulutlarla kaplı. Eline bu sayfalardan başka sıkıştıracak, sigaranı yakmak için kibriti uzatmaktan, yine sarılmaktan başka bir işe yaramaz, kollarım… Bunu…

Devamını Oku Ölüme Sakladım