Berbat Hafta

İki kere inat ederim, tek varlık sen’i dahi. Vahi erse akl, ah-i sanar aklım ahr-i de. Batmaktasın, çabaladıkça, yorulmakla. Hiç batmasan, yine öleceksin, günahtan. İki katınım, iki katlı hayal diyarım, ihya olurum elinden gelenle, aşk imtihan. Bin yıldan uzun yaşar, kış tüm mevsimler. Hala sana olan inancımı sorgulamaktasın. Kulağıma küpe oldu gidişin, kalışın ıstırap, bitişi…

Devamını Oku Berbat Hafta

Ziyan Gereklisi

Anlamını bilmediğin sözler ederim, ben. Anlamını bilemediğin kadar fazlasın, bende. Sende kalsın hayr-huzr. Fazlalık bende. Ve umudunu yok edemediğim iyimserim ölür. Yolunu değiştiremediğim gönül, feryat… Ferhat’ta kimse kalır yanımda, karınca misal, hızar kullansın cellad işin sonu, yüzüm gülü, son sözü civan merde ederim, güler yüzü. Sende sakladım ben en güzel günleri, hicri. Sende kalsın istedim…

Devamını Oku Ziyan Gereklisi

İstifa Gerekçesi

Sensizlikle geçirirken günleri, sensiz gideceğim. Merhuma iyi bilindi denir, iyi silindi aklımızdan. Hayata istifa gerekçem olursun, bir boka benzemez, bu ne boş bir bakış açısı, mevsim kış. Kursağımda kaldı hevesim, öyle kırılır nefsim. Uzaklaşır inat hücreleri, küsmelerim normal. Ya beline sarılana ne der kıskançlık ordularım? Ne eder kokundan haz alanlara hıncım, hırsım? Yaşarım ben kafeste,…

Devamını Oku İstifa Gerekçesi

Ya Kırılırsa Bir Gün

Ömrüm ne kısa, sana uzaklıktayken. Gönlüm ne boş, sana doluşmuşken. Gitmen değil de, neden gittiğin yakar. Ömrüm ne kısa, bu aşktan kaçamaz. Bıraktığın bir köşe, dolap kenarı, soluksuz. Bıraktığın aşk sonsuz, kırılırsa kollarım… Bir gün, ya gerçekten düşerse omuzlarım? Kim omuzlar yükümü, kim yazar sözümü? Kim çözebilir bu kördüğümü, bakış çözümsüz. Kimse değil ölümsüz, kimi…

Devamını Oku Ya Kırılırsa Bir Gün

Beton Yatağım

Gitmiştim, yatağım yerine taşlara uzanmıştım. Gelmemek ürkütücü, görememek üzücüydü. İsyan etmiyordum, etmek üzereyken, aklımdasın. Bittiği gün gittiğimde, geleceğim zamanın sonu. Ben, yüreğimin acısını yüreklerden çıkardım. Sızlanmalarım için içlerini sızlattım onların. Onlar ah ettiler, daha da kötüleştim, en kötü. Ruh parçalara bölünürken ne ölümcülsün. Bilmiyorum, aşk hangi örgütün işidir… Pilim 60’a varmadan bittiğinde kışsa, ne üzülürüm…

Devamını Oku Beton Yatağım

Söz Bitmez

Bende söz bitmez, kelime ve cümlede. Bende aşk hiç bitmez, sen ve sensizlikte. Bende gözlerinin rengi her zaman neftî’dir. Bende sözlerinin değerine paha biçilmez. Bende, sen başlı başına ayrı bir hayatsın. Bende, sen öyle bir iki yudumluk değilsin. Bende, sen bir satırla anlatılamayacaksın. Bende, seninle ilgili bir yığın hayaller var. Bende öleceğim herkes gibi, bel-ki…

Devamını Oku Söz Bitmez

Kalbim-Aklım

Telefon numaramı hala değiştirmedim, bir arayabilir ya da mesaj atabilirsin. Unutmuşsundur bel-ki, unuttun mu yoksa? Nasıl karar verdin unutmaya? Ne düşündün? Dağlar revan düşer, bir asker şehit, yangın yüreğe düşer, bin alev evlere. Gönle kıymet bilmeyen, hıynetle günleri, zıynetler için mi gitmişsin, bu ne üzücü? Benden gidişinin hep, benim yetersizliğim olduğunu düşündüm, oysa eksik olan…

Devamını Oku Kalbim-Aklım

Bin Huşû

Tenimi esen rüzgarlar değil, zaman eskitir, tenin başka tenlerle ne çok eskidi, eksildin. Oysa, yaşlılığın, gençliğinin eseri değil miydi? Ne kadar yaşlanıyorsan o kadar vefalı aşk. 23’lük esmer yağızın saçları buluttan pamuk, tabutu ince-narin, naralar eşliğinde yolculuk, kabre eriştiğimde ham peynirim ne olgunluk, martının çığlığı ne soluk, beden canı itekler. Aşk ve êşk basit değiller,…

Devamını Oku Bin Huşû

Yanımdan Alındın

Yanılmadan anlayamaz hataları Oğuz. Yanımdan alındın düşünceleri bayatlar. Hayatları kaybediyorken, olmaman normal. Aslında yanımdan alamadı seni kimseler. Alabora oluverdi filikalarım, balıkçı teknem. Balıkçılın dudaklarına balçık yığını lafza ûkr. Gitmen değersiz de boşluğun azâb-ı Nûkr. Seni benden alan yine sensin, ahvalim mêvt. Gördüğün ben değilim, benden eski eskizler. Ne şekilsizler tenine değenler, onlar iğrençler, pekâla bilmekteler,…

Devamını Oku Yanımdan Alındın

Hasta Yakını

Düşündüğün kadar değilim, fazla da değil… Düşünemediğin kadar aptalım, azıcık ağıt. Yaktığın kağıt mı, yansa bile kanıtsız mı aşk? Dağıtmışım değil mi? Yazık olmuş yüzüme. Ne şansmış gözlerimde-ki rehâ, seni gördü ilk, görmüyor ne etsen de başkasından renkler. Bu elzem, bu gerekli olanın baş ağrısı, migren. Bu binlerce hastalık arasında bana çıkan şans. Hastayım evet,…

Devamını Oku Hasta Yakını

Lekeli Kalıntıların

Sevaba erse başım, başın günah çuvalı. Hamağa uyuyalı hayli geçti zaman, amân, yardıma gerek olur adım atışlarımda, kalp atışlarımda teklemeler var da o aşk. Vazgeçemediğimden değil, istemediğimden, öyle derinden istediğim için, ayıp değil… Sefili ve sefalette ben olayım civarın, dolaşır adım dillerde, aklım irtifa kaybeder. Kaybettiğimden büyük değil kaybedeceklerim. Aşk ettiğinden küçük değil, bulut çarpışmasından.…

Devamını Oku Lekeli Kalıntıların

Tek Bir Doğru Var

Sandığından fakirim, sandığın dolu kirli ten. Baş yüküm olsun taş, aşk yükü kalbim, omuz yüküm zaten sensin, nefes tüpüm biter. Sensin zaten gökyüzüm, asık yüzüm beter. Her şey biter, nefes-can, para-mal, mülk. Ten bağcığını çözeli epeyce oldun, oysa henüz hamdım ben, kürkün değersizleşti, Sesin çirkinleşti, azaldı mahsulün, bereketin. Ne acıları barındırır toprağım, evim ocağım, bir…

Devamını Oku Tek Bir Doğru Var

Bir Kez Anlamayı Dene

Aşkım kadar büyük olsa bedenim, dünyayı cebime koyabilirdim, giderken hiçbir şey götüremeyeceğim dünyadan, dünyadayken, gidebiliyor her şey, teri akar son nefesimde. Son nefesime kadar nefes almamın bir sebebi var, Sebebimin narin bir güzel de nedeni var, neftî’den. Sevgiden geçeli epeyce oldu, bu aşırı hastalık. Kalbimin çürüyen odalarında, havasız kalır aşk. Benden geriye kalacak tek şey…

Devamını Oku Bir Kez Anlamayı Dene

Nefes Almak

Nefes almayı seversin, sonra nefesin için bir başkasını. Aldanışların dünyası, bir başkasının dünyası süsler, en güzel hayallerini harcarsın, bozukluklar kalır, sonsuzluklarla avunursun bir zaman sonra, aşksız. Kap-kacaksız, nam-şan, ihtişam-ihtimam ne hoş, huşuya varmadan elin, ne alevler görür, nice taşlar altında ezilir, tenin özgürlüğüne muhtaç bir damla kan kalıntın ile can bulurken, gidenler kanı çekerler. Nefes…

Devamını Oku Nefes Almak

Teni Üşümektesin

Ne çok günahın var, benimle, ben ve sen, biliyorsun aslında ısrarla inkâr etmenle, itikâd-ı makâta saklamak ne cahilce, öyle ya, Oğuz kötü sözler yazar, efelliyâtliyle. Evveliyatı ile konuşmak, çözüme varır, sorunları da var eder, kötü sözleri de… Dil doğurur bütün günahlarını, akıl vahim. Tabanı ne bozuk bir tarla tenin, mahsülsüz. Güzelliklerinden bahsettiğim kadar çirkinsin. Benim…

Devamını Oku Teni Üşümektesin

Duru

Duru yağar çatıma yağmur, hisli ve hisli, kuruşuna dokunmadım aşkından kalanın, doluştular yüreğime, ince ve ince sızılarla. Kurşunlar döktür benden sakınmak için. Aşk beni aşmaz, dağlar aşar evlerin. Niyetin iyisi kötü ancak kötüsü ne sevimli, etin çeker haramı, ucuzluk pazarı ten. Mên-û ar’â el’ak et, beni tenhaya terket. Felâket, fâş’et şûmar dân be’ûn ye’ûn. Sadece…

Devamını Oku Duru

Haftalar

Burnum eskisi kadar iyi koku almıyor, bedenim eskisinden daha diri ama dik değil. Kabalaşmışım, ancak çok derin bir adammışım. martavallar, ufak masallarla çağır uykumu. Uykusuzluk ilinden kopar kesintisiz uykumu. Kesintisiz uykuya dalana kadar ver huzurumu. Kusurumu bağışla, hiç suçum olmasa da affet. Ve kahretme, renciden gönül konağımı rendeler. Sendeler, doğru ya, doğruların hepsi sözlerindeler, bendeler,…

Devamını Oku Haftalar

Yarın

Zormuş, tahmin etmiştim sensizliği, tahminler tahmininden daha zordur… Tahmin edebildiğim kadar yaşayacağım, tahminlik işlerle kazanmıyorum ekmeğimi. Şükür, her gün için binlerce şükür. Lâkin böyle olması için bir neden yoktu, hata burada mı? Bir neden aramak mı? Aradıklarım neden zamanında yerinde değil? Zor, yarına dair hiçbir düşüncem kesin değil, Saçlarımı kestirmeden ne kadar değerli tüyler, kestikten…

Devamını Oku Yarın

Martı Kanadı

Hiçbir şey olmamakla, yerinde durmakla, sadece nefes almakla, yürümekle ya da koşmakla, durup bakmakla ya da hiç bakmamakla, hangi gerçeği bilmeliyim? Daha ne istiyorum-ki? Senden soğumak için onca nedenim varken, hala neden ısrar ediyorum? Bilmiyorum, seni seviyor muyum? Artık onu da bilmiyorum… Aşk var mı ya da ona inanıyor muyum? Bilmiyorum, sanki her şey bir…

Devamını Oku Martı Kanadı

Not

Yangınıma Denizleri mi harcayacaksın? Ne külfetli bir iş bu, zahmetin ne çok. Oysa zarafetin öyle narince, işler kalbe. Ve dönüşü olmayan bir yola adım atmak. Kavuşmak ne zor, beklemek daha zor, gittiğimi duymayan kalmamıştı, kurtlar kapıştı postunu, tasmanı çıkardın kolayca, servis ettin kendini, bana sunduğun gibi. Ehl-i Beyt mi? Basit bir kaç not bunlar. Unutmaya…

Devamını Oku Not

Kaçan Giden

Gitmek vardır ve birde kaçarcasına gitmek, yol bitercesine uzanır gözlerine, gözlerin görebildiğince uzanır yolda, yürüyebildiğin kadarı ile var yollar, mihman o uğurlar. Gitmek vardır ve bir de ölürcesine kaçmak, kaçtığından kurtuluşu mu bekliyorsun sen? Gittiğin adama bak, görebildiğin kadar yakın, görebildiğin yer kadar var yeşil gözlerin. Gitmek vardır ve bir de umursamadan kalmak, daha acı…

Devamını Oku Kaçan Giden

Bârân-û Canân

Çölün umudu yok yağmurlara, günahın benim, inadı kırıp, bütün kemikleri kırdım sana bakan elmacıkların morluğu aydınlatır yolunu bulut, ay gökyüzünde benim için asılı değil, senin… Ben olmasam mehtabında önemi kalmaz, olmasam yağmur yağmasın banane, olmasam güneş ısıtmasın, donsun herkes, kime ne benden, ben olmasam el-aleme ne? Sensizliğin ile haşır-neşir olmakla alakalı bu, sen yoksan neyle…

Devamını Oku Bârân-û Canân

Çenemi Kapa

Yalvarırcasına bakıyorum aynada kendi gözlerime, hatalarından geri kalanları ziyan etme dercesine, bakıyorum, öyle boş, karakalemle çiziyorum takvimler, sen nerden bileceksin, onca yazdığım satır, hepsi senin. Şimdi bir kaç satır daha, kendi anladığım gibi yazacağım, sonra bir kaç sigara daha içip, yorgun bedenimle sızacağım, durmaktan sıkıldım, hiçbir şey yapmamaktanda, adına… sadece yazmaktan sıkıldım, yanında olmamak bana…

Devamını Oku Çenemi Kapa

Litrelerce Nefti

Bir ücranın bin mecraya küsmesi, hûn mezraa çorak arazimin tırpanı dişlerim, suyu taşır martı. Aklı başından alılalı, ziyareti nadir bilincin, el-incin, en incesi olsa gözlerinde bakış, metehaür edebilir. Nefesim izdiham eder ciğerlerime, kalbim sömürür kan. Sakal yüzümden fışkırır, buna rağmen aklım kısadır, henüz vazgeçmediğimden megol-egosu pek geri, en sefili kalırım, yanımda en zengin, aşktan yoksun…

Devamını Oku Litrelerce Nefti

Israr

Derin-derin bakarsın öyle, ormanlara inat, gözlerin, yeşili abartarak saçarken ışıklarla. Ve bana yazmak için, üzgün olmak gerekmez. Bana seninle ilgli tek bir damla yeterlidir. İlerisi mâhey, olsun buna dayanırız, ben ve bed, karıştırmam, mey’lû sek. Bir tek, tek bir papatya kalsa yeryüzünde, senden korkusuna intiharı dener, gık etmez. Söyle şimdi, ben içmesem, kimler içer? Ben…

Devamını Oku Israr