Kategori

Yağmur Körü

Benim tek gerçeğim seni sevmektir. Senden ötesi zahiri ve sahtedir. Ya da gözlerim görmediğindendir, senden ötesini, bir başkasını. Buna Yağmur Körü demekteyim.

Y

Tüm Kanıtları

Yormuyor, artık yakmıyor aşk,
alışmak bu olsa gerek-ki,
kızıyordum ayyaşa, sarhoşa,
alışmak bundan beterdi değil mi?

Elbette senden daha beteri yoktur,
buna en emin olan aşkımdan şahidi,
tüm kanıtları kalbimde...

Bu Dünya Oyunudur

Bir hatam da sana aşık olmaktı.
Çok hata işledim bu günah gibi.
Allah affet beni, çünkü pişmanım.
Onu da affet, o da pişman olacak.

O an geri dönerse eğer, kabulüm değil,
biliyorum-ki çelikten daha sert gurur,
verdiğin bu...

Sevmecik

O kadar uzun boylu değil,
sensizlik kötü ancak eş körlüğe,
demek-ki içeceğim sular varmış.
Bir bakıma kurtulmuşluk denebilir.

Senden vazgeçmek zor değil, imkansız.
İşte bu yüzden tüm bu satırlar,
sensizliğimin içinde gizli...

Ölümden Dönmek

Anlat bana, unutabilmeyi anlat.
Rüzgar gibi esmeyi falan geç,
bana aşıklıktan vazgeçmeyi anlat.
Unutmak en değerli hazinendir.

İmkansızlıkltan nasıl imkâna erilir?
Buna manâ verememekteyim ya,
insanlar nasıl anlarlar içimi...

Aşkının Yaşattığı

Tüm resimlerinle aklımdasın,
yani geçmiştesin, akıl geçmiş,
yaşadığın her saniyeyi görür ya gözlerin,
her saniyeye inandığın gibi ‘Aşığım’.

Gelecek kadar gizemli ve aşık,
ve gelecekten daha aşığım...

Doğum Günün

İyi-ki Doğdun.
Bu kocaman gün senin.
Yılda bir defa olması ne kötü,
benim her günüm senin doğum günündür.

Bu sene de ayrı olduğumuza üzülüyorum,
dargın ya da kırgın değilim. Ya da nasıl,
kırgın olabilirim-ki sana? En...

Gökyüzünün İşi

Çok uzun zaman oldu yazmayalı.
Yazmamalıydım en başından beri,
ancak kendimi avutabildiğim tek yer,
senin bile bilmediklerini yazdım.

İstemiyorum değil, yanımda olsan,
bakışıtırıp gözlerimizi, deli gibi,
sıkıştırsak...

Topraktan Hasatlanamaz

Toprak en gerekli madde yaşama,
yağmur yağmadıkça hasat olmaz,
gözlerim toprak kahverengisidir,
unutma, topraksız yağmurda değersizdir.

Hâl bile buna işaret etmişken yaşamı,
nasıl tüm mahsülümden vazgeçerim?
Gözlerinin...

İmkansızlık Rüyası

Umarım yanında ölürüm, kollarında.
Bu filmsel bir satırdan anlaşılamaz,
Yağmur sel oluşturduğunda kızılır…
Ne dengesizce bir fikir, o berekettir.

Dünyaya umutsuzken, sende umutlanış,
bu çok derin bir uykudan...

Rüyalarınada mı Uğramıyorum

Nazar değmekte ilhamıma, aşk yüzünden.
Bunu bilenler içinde-ki Derya’sı, Aslı’sı.
Yağmur’a lanet ederler de sustururum.
Bu yüzünün hakettiği sözler değildir.

Parmaklarından öğrendim incinin ilimini,
şimdi bu...

Allahtan Af

Hiç sevmemiştim sensizlikle ilgili şeyleri,
gözkapaklarıma yansıtılan sensizlikler,
bir-bir batmakta ya, uykularımı kaçırmakta.
En başından beri susmaktayım.

Teslim olmayacağım, aşk benim hükmümde.
Önceleri hayat verirken...

Hasta Vakit

Bir yığın hasta vaktim ve zamanım var,
yıllar kanser, aşkından vazgeçen anemi…
Kansızlık denir-ki yolundan dönendir.
Susarsam bil-ki bu ölmüş halimdir.

Siyah kadar asilsin ya yeşiline rağmen,
buna dua etmekte abartı...

Arşa Değer

Genç bedenim, şimdiden beyazladım…
Kardan adamlardan tek farkım,
sıcaktan erimiyor olmamdır-ki,
aşkının eziyeti zaten yakmaktır.

Yanmak acizliğine mest edilmiş aşıklar,
bu aşıklar içinde en çok yanan da benim.
Bundan...

Durum Vahim

En nihayetinde bakacaksın gözlerime,
kahverenginde kaybolan derine iman et.
Aşkta bu denli ince bir çizgidir,
çizgilerim harflerimde, ölümle-yaşarlar.

İnsanlar, bir aşktan bıkmazlar, sıkılmazlar,
bir de bilgi usandırmaz aklı...

İki Güneş

Kuzey kutbunu sırtında taşır Oğuz,
sırt sırta vermiş iki güneşe sürünüş,
ay yörüngesinden kopalı çekimsiz,
bu kadar ihtimal var gelişinde.

Geçmişe dua etmek en aciz dileniş,
yüzünü güldürene de zıttım ya,
sahiden gülersen...

Alışamadık Hala

Saçma şiirlerde adını görmek zor değil,
saçma şarkılarda gizlenmen de normal,
gözlerinin yeşilinde delirdim ya,
bu bedbin şizofresini getiren karanlık.

Sen sevme, tüm insanlar sevse nedir?
Beni ”sen” sevmeden...

Zihin Sen

Burası, bu sayfalar kalbimin aynası.
Aynısı gelmişti denir Mecnun başına,
Mecnun bu yükü kaldıramazdı.
Kalbi sert bir sıfatta aşık ettim.

Yağmur sağanak yağdı bu gece,
her gece bir öncekinden karanlık,
bu karanlığımdan bir...

Bir Fındıklık

Bazen yabancı bir filmde başrolsün,
Yeşilçam’da, nazik Filiz Akın…
Seni betimlemekten canım çıktı,
canım çıktı çıkacak ya öleceğim.

Seni görmek istiyorum ya her gün,
günlerin bile hayret ettiği bir umuttu bu...

Ne Zengin Sultanlık

Uykusuzluk var ya gözlerimde,
uykudan çok hayalinin payı vardır.
Hayırdır, umarım, inşAllah hayırdır.
Seni yazdığım her şiirle yeniden görürüm.

Ben dünyaya aciz bir şairim de sen sayfasın,
ben harflerimle öyle acizim, sen...

En Asil Yeşil

Seni okuyor insanlar, görüyorlar…
Bu satırlardan hayal edip, süslüyorlar,
ben saçlarını süsleyen papatyalara da zıttım,
bu aşk takıntımın en gerilemiş hali.

Bundan mı sıkılmıştın yoksa, ilgiden mi?
Çok gidilen yoldan...

Üşütmeyecek

İnanmıyorsundur şimdi aşkıma,
şimdi inanma, sonra da inanma,
ben sana her vakitte inandım ya,
beni üşütmeyecek sana aşık olmak.

Beni kör etmekten başka işe yaramadı aşk,
yağmur da yüzümü berraklaştırmaz artık,
seni arştan...

Parçalanıştan

Uçurumdan ittiğin adamım şimdi,
o parçalanıştan toplanıp dirildi kalbim.
Dikildi karşına sayfalar, bu musallası.
Yine birlikteyiz, bedbin ile yağmurlar.

Beni faili meçhul bırakıp gittiğindendir,
katili yüzümden koca bir çizgi...

Kırmızı Kızgınlıkla

Keşke bu son sayfam olsaydı,
şair olmasaydım diyorum ya böyle,
bu diyarda kim benim kadar şair?
Her birinin kalemi martımın gagasında.

Köyün ağasında mı doğum tapusu?
Aşk’ın tapusu bende işte, dilediğimle,
dileğim de...

Alem Alem

Tüm bu yazıları görmemek için,
körden daha beter halde olmak gerek,
körlük buna ne yüksek mertebedir,
Hâk karar verir, şehitlik duasına yağmur.

İşte o an canlar yeniden doğduğunda,
o kargaşa da seni mi arayacak gözlerim...

Dahası Doğrudur

Gökyüzü ile yeryüzünün birleşmesi,
yüzünün güzelliğine işarettir-ki,
bunda-ki hikmeti bilmeyen şikâr,
cehennemi ne tadacak o can, tövbe.

Bundan mı aşığım sana, daha da mı?
Dahası doğrudur, daha azı yoktur.
Nasıl birisini çok...

Oğuzhan Deniz

Oğuzhan Deniz Kimdir?

1989 Mayıs 19'da, İstanbul/Üsküdar da doğdum ve yaşıyorum. Aslen Samsun/Çarşamba'dan geliyorum. 12 Yaşından bu yana saçmalıyorum. Saçmalıklarımdan bazıları aşağıdaki gibi.

Eski Ahit:
Lehçe-i Tefrik-2002
En Karanlık Dönem-2002
Divân-ı Derûn-2002
Bân-ı Bed-2002
Kâtib-ûl Cefâ-2002
Ziyân-ı Bed-2002
Bed’in Sandığı-2002
Yağmur Ağacı-2003-2004
Aşk Gölgesi-2004-2005
Terk Edilme Mevsimi
Kalp Belası
Aşık İhtimali
Yağmur Kuşağı
Aşk Tüccarı
Canlı Anestezi

#OD:
Yangın-2015
Ölüm Çıkmazı-2015
Yaratıcıya Mektuplar 2015-2016

Hz Allah:
Allah’u Teala Hazretlerinin her bir ismine yazılmış 99 tenzih niteliğinde şiir. 2007-2016

Şiirsel Yatalak
2005-2016

Yeni Ahit:
Alev-2015
Camdan Kafes-2015
Hengâm-2015-2016
Kahve Etkisi-2016
Od-û Gazel-2016
Mütebâki-2016
Şûrîde-2016

Kitapları:
İkimiz 10 Mayıs’tan Sonra
Benim Hayatım
Dünya Yalnızı
Ölememek-1(Louylvel)
Ölememek-2(Yeşil Ay)
Sorgu
Yağmur ve Bulut
Kiracı
KurtAdam ve Kıvırcık Saçlı Kız
Tespit
Aslında Aşığım Kitap Versiyonu
Alev
7

Gelecek Ahit
[ - ]

Bunun dışında sandığınızın aksine;
Kelimelerin gücüne inananlardan… çünkü kainatın efendisi Hz Allah kelimelerle iletişim kuruyor. Bunun için kelimelerin bir değeri olmalı. Kelimeleri sese dönüştürebilen zihnimin ses tellerine olan hakimiyetindendi her şeyin aşikâr ortada oluşu. Ve böylesine güzel bir kainatın ihtimallerle gözlerini oyalayacak sebeplere ihtiyacı yoktur. O yüzden rakamları ve kelimeleri önemser. Aşk’ta kelimedir, kimine göre matematik, işte bu yüzden her hissin başında gelir. Ne güzel de gelir. Geldiği gibi kolay değildir gidişi… gitmesini istemeyiz zaten baş ucumuzdan… uykusunu Yaratan’ın verdiği, uyanırken Ruh’unu ne ilimle tekrar-tekrar bahşettiğini bildiğindendir Aşk’ı… ve Aşk, erişilmez olana aitti, o yüzden Aşk’tır zaten adı, erişilemeyeceğinden. Kimsenin O’na benzemediği, her şeye ilim ve kudret verdiği, her türlü eksiklikten uzak olana Aşık olunmalıydı… bunu anlatmanın kolay yolları vardır ama zor olan, aynı yöntem ile tekrar tekrar anlatmaktır Ruh’un bahşi gibi. Binlerce sene anlatsa da O’nun hakkında hiçbir şey anlatmamış sayılır. İşte bu yüzden kelimelerin ölümsüzlüğüne inanışı. Öyle derin bir inanışa yolculuğunun eserleri tüm yazdıkları. Bu yüzden karmaşa dolu, kainatın kusursuzluğunun üstünde bir kusursuzluğa sahipten öte kimdir mükemmeli? Tenzih etmek bile küstahlıktır böylesi Zaat’a… öyle merhametli bir Zaat ki, kullanılan ne kadar kelime varsa, kötü olanlarından yine o Zaat’a sığınıp af diliyor. İyi olanları için merhamet dileniyor… evet evet, bildiğiniz dilenmek… dilenilmesi gereken tek Zaat’a. Şükürlerin tek sahibi ve kalplerin kudret elinde olan Zaat’a… o yüzden,DELİRMEK DEĞİL BU YAPTIĞIM… DİRİLMEK.
Yeniden dirilmek bu yaptığı, ruhunu öylesine diri hissettiği anların tümü. Karşısında hiçbir hükmü olmadığından sözü karışık ve kargaşa içerir. Neyin gerçek, neyin yanlış olduğunu öğrendiği kainatın bir parça Dünyasına tamahsızlık tatminkârlığına ilelebet yürüşüyle.

****

Bendeniz Oğuzhan Deniz

Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Aşk bitmeyeceğinden, Aşk’a gönüllü yürüyen ölümlüyüm.
Karamsarlığımın narin dizeleri… dizlerinde yara bere…
Onca sahteden uzaktayım.
Kendi kasabamdayım.
Günahlarımdan geçebilir miyim sıratı?
Suratımı görebilseydim keşke o an… yüzüm dargın aynalarıma.
Sonsuza kadar görebilecekmişim gibi dünyayı, öncesizliğime aldırmadan.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Yazabileceğim en manidar şey oydu çünkü.
Ne gariptir, ben gibi binlerce Aşık silindiler yeryüzünden, sadece söyledikleri kaldı, ona rağmen Aşk’a dair söylenecekler bitmedi.
Bitmeyecekmiş gibi gördüğüm dünyadan, öncesizliğime aldırmadan Aşığım.
Bu tuhaflıktan irkilip, gözlerimi görünmezin merkezine iliştirebiliyorum.
Ve görüyorum karanlıkları, masumluğumu kaybettiğimden beri sırtımda günahlarım.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze Aşk’la başladım, mutsuzlukla bitirdim.
Oysa…
En sevdiğim iki bitki, çay ve tütün… Tuhaftır, ikisi de kanser eder, ciğerimse aldırmaz buna.
Ne tuhaftır, hiç bitmeyecekmiş gibi söyleyeceklerim.
Ne tuhaftır, içim dökülmek ister yerlere, dağılmak ister sağa sola.
Mutluluktan nefret eden ama mutluluk arayan adam gibi.
Ne gereği varsa her şeyin, o yüzden buradayım ve adım Oğuzhan Deniz.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım.
Saat 03:10 açım.
Sırtımda nefsim, ağırlığını hissedebiliyorum, doğrulardan vazgeçip dinleniyorum yanlışlarda.
Masumluğumu kaybettiğimden beri imkansızım…
Çocukluğumu geride bıraktığımdan beri aptalım.
Ne tuhaftır, çocukken bu halime özenirdim oysa.
Garip bir müziğin ahengine kaptırmış kendimi, karamsarlık ekiyorum sayfalara.
Ne gereği varsa mutluluğun, işte o yüzden mutsuzum.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözün sahibiyim ve kelimelere sığındım… kurşun bir kalemin tükenmesi gibi tükeniyorum.
Hiç anlaşılmayacak filmler gibi, anlamaya çalışıyorum hayatı.
Oysa ömrümün en kış günündeyim.
Hava soğuk, nefesim havaya kafa tutarcasına gökyüzüne uzanıp kayboluyor.
Şairliğimden utanıp, onca kelimeyi boca ettim sayfalara.
Ne tuhaftır, bazılarını bende anlamıyorum.
Ona rağmen yazıyorum ve buna rağmen anlayamıyorum.
Ne gereği varsa kalemin, kağıdın, o yüzden buradayım ve bendeniz Oğuzhan Deniz.

Hitabet-i Bediî