Tüm Kanıtları

Yormuyor, artık yakmıyor aşk, alışmak bu olsa gerek-ki, kızıyordum ayyaşa, sarhoşa, alışmak bundan beterdi değil mi? Elbette senden daha beteri yoktur, buna en emin olan aşkımdan şahidi, tüm kanıtları kalbimde yağmurların, bir damla suyu da ziyan etmedi. Sana nasıl alıştıysa kalbim, hala öyle, alışıla gelmişlerden farklı bu aşk, anlayamayacağın kadar derindeymiş. Öğreniyorum kendimi, unutuyorum. Kendimi…

Devamını Oku Tüm Kanıtları

Bu Dünya Oyunudur

Bir hatam da sana aşık olmaktı. Çok hata işledim bu günah gibi. Allah affet beni, çünkü pişmanım. Onu da affet, o da pişman olacak. O an geri dönerse eğer, kabulüm değil, biliyorum-ki çelikten daha sert gurur, verdiğin bu onurla şükredip sana, yalvarırım unuttur, bu dünya oyunudur. Bilmek, bazen elinden gelmeyeceklerdir. Öyle-ki aşkı bilipte başkasını sevememek…

Devamını Oku Bu Dünya Oyunudur

Sevmecik

O kadar uzun boylu değil, sensizlik kötü ancak eş körlüğe, demek-ki içeceğim sular varmış. Bir bakıma kurtulmuşluk denebilir. Senden vazgeçmek zor değil, imkansız. İşte bu yüzden tüm bu satırlar, sensizliğimin içinde gizli kimsesizliğin, yaklaşmaya da çaban yok, bu elem. Ya yanımda olsaydın daha mı kötü olurdu? Benim için kötülük yok olurdu o an, sen yine…

Devamını Oku Sevmecik

Ölümden Dönmek

Anlat bana, unutabilmeyi anlat. Rüzgar gibi esmeyi falan geç, bana aşıklıktan vazgeçmeyi anlat. Unutmak en değerli hazinendir. İmkansızlıkltan nasıl imkâna erilir? Buna manâ verememekteyim ya, insanlar nasıl anlarlar içimi? Sende o insanlar içindesin her gün. Dolaşıyorsun caddelerde, salınarak, kokun yeni adamları aşık ederken, iğrençleşiyorsun gözlerime, ne yazık-ki tam da buna körüm. Seni görememek tam anlamı…

Devamını Oku Ölümden Dönmek

Aşkının Yaşattığı

Tüm resimlerinle aklımdasın, yani geçmiştesin, akıl geçmiş, yaşadığın her saniyeyi görür ya gözlerin, her saniyeye inandığın gibi ‘Aşığım’. Gelecek kadar gizemli ve aşık, ve gelecekten daha aşığım sana, geleceklerinin tümünde ezâ var, benim gönlümde iki adet güneş. Sonsuz bir orman düşün, bu sonsuzluk kadar büyük aşkım, kimi sanır aklım bozuk, boynum bükük değil, dik. Aşk…

Devamını Oku Aşkının Yaşattığı

Doğum Günün

İyi-ki Doğdun. Bu kocaman gün senin. Yılda bir defa olması ne kötü, benim her günüm senin doğum günündür. Bu sene de ayrı olduğumuza üzülüyorum, dargın ya da kırgın değilim. Ya da nasıl, kırgın olabilirim-ki sana? En değerlim, bu günün de şüphesiz en değerlisisin. Önceden iki günde bir sayfa yazardım, şimdi seninle ilgili hiçbir şey yazmak…

Devamını Oku Doğum Günün

Gökyüzünün İşi

Çok uzun zaman oldu yazmayalı. Yazmamalıydım en başından beri, ancak kendimi avutabildiğim tek yer, senin bile bilmediklerini yazdım. İstemiyorum değil, yanımda olsan, bakışıtırıp gözlerimizi, deli gibi, sıkıştırsak nefeslerimizi, en derin, bu gökyüzünün işi, benim değil. Benim tek gerçeğim seni sevmektir. Senden ötesi zahiri ve sahtedir. Ya da gözlerim görmediğindendir, senden ötesini, bir başkasını. Buna Yağmur…

Devamını Oku Gökyüzünün İşi

Topraktan Hasatlanamaz

Toprak en gerekli madde yaşama, yağmur yağmadıkça hasat olmaz, gözlerim toprak kahverengisidir, unutma, topraksız yağmurda değersizdir. Hâl bile buna işaret etmişken yaşamı, nasıl tüm mahsülümden vazgeçerim? Gözlerinin yeşilinde göremezsem ormanı, ormandan bana ne, hayatı sevmekte ne? Ruhani varlığım, dünyanın ağırlığından yük, sensizliğin ağırlığı ile hayret etmekteyim, dünya bu ağırlığı nasıl kaldırabilmekte, dünyadan geçtim, ben nasıl…

Devamını Oku Topraktan Hasatlanamaz

İmkansızlık Rüyası

Umarım yanında ölürüm, kollarında. Bu filmsel bir satırdan anlaşılamaz, Yağmur sel oluşturduğunda kızılır… Ne dengesizce bir fikir, o berekettir. Dünyaya umutsuzken, sende umutlanış, bu çok derin bir uykudan uyanış, öyle derince sözler yazmak değil işim, gözlerine değebilmek amacım, rahat uyumak. Sensiz geçen tüm günlerden çıkmaktır hıncımı, tek istediğim senken, bunu düşünmek delice, aşk zaten delilerin…

Devamını Oku İmkansızlık Rüyası

Rüyalarınada mı Uğramıyorum

Nazar değmekte ilhamıma, aşk yüzünden. Bunu bilenler içinde-ki Derya’sı, Aslı’sı. Yağmur’a lanet ederler de sustururum. Bu yüzünün hakettiği sözler değildir. Parmaklarından öğrendim incinin ilimini, şimdi bu ilimle nasıl kötü söz ederim sana? Sen bana nasıl zulmetmektesin, rüyalarına da mı uğramıyorum? Bu ne hikmet? Onca senedir uyumana rağmen bir kez bile, görmeyişine ne demeli, buna da…

Devamını Oku Rüyalarınada mı Uğramıyorum

Allahtan Af

Hiç sevmemiştim sensizlikle ilgili şeyleri, gözkapaklarıma yansıtılan sensizlikler, bir-bir batmakta ya, uykularımı kaçırmakta. En başından beri susmaktayım. Teslim olmayacağım, aşk benim hükmümde. Önceleri hayat verirken, hayatı alır oldu. Ben bundandır hiç vazgeçmedim. Hiçlikte olsa, gereği seni sevmektir. Rafa kaldırılmış bir günahımız vardır, bunun için Allahtan af diler, yalvarırım. Senin için de dua ettikten sonra sızarım,…

Devamını Oku Allahtan Af

Hasta Vakit

Bir yığın hasta vaktim ve zamanım var, yıllar kanser, aşkından vazgeçen anemi… Kansızlık denir-ki yolundan dönendir. Susarsam bil-ki bu ölmüş halimdir. Siyah kadar asilsin ya yeşiline rağmen, buna dua etmekte abartı değildir. Sensizlikle kavgamı çok görme, bu seni unutturmaması içindir. Uzakların da acıttığı bellidir uzaklığınca, aşkın acısı uzaklığından kaynaklanır-ki, göğsümün altında gizlenmesine bakma, bu beni…

Devamını Oku Hasta Vakit

Arşa Değer

Genç bedenim, şimdiden beyazladım… Kardan adamlardan tek farkım, sıcaktan erimiyor olmamdır-ki, aşkının eziyeti zaten yakmaktır. Yanmak acizliğine mest edilmiş aşıklar, bu aşıklar içinde en çok yanan da benim. Bundan mıdır adına güneş demem? Peki nasıl betimlenir mehtap sana? Şöyle; buna medcezir denir-ki çekim gücü, önce çocukluğunun öcüsü, korkudan ölürsün. Azrail aşıkların mehtabıdır, baltası arşa değer,…

Devamını Oku Arşa Değer

Durum Vahim

En nihayetinde bakacaksın gözlerime, kahverenginde kaybolan derine iman et. Aşkta bu denli ince bir çizgidir, çizgilerim harflerimde, ölümle-yaşarlar. İnsanlar, bir aşktan bıkmazlar, sıkılmazlar, bir de bilgi usandırmaz aklı, önce yorar. Aşk akıldan doğan güneştir ya karanlıktan, bu yüzden gece-gündüz aydınlıktır zihin. Zihnimi tamamıyla ele geçiren bir ordu, kalpten yükselip savaşır akılla, akıl bu yüzden aşık…

Devamını Oku Durum Vahim

İki Güneş

Kuzey kutbunu sırtında taşır Oğuz, sırt sırta vermiş iki güneşe sürünüş, ay yörüngesinden kopalı çekimsiz, bu kadar ihtimal var gelişinde. Geçmişe dua etmek en aciz dileniş, yüzünü güldürene de zıttım ya, sahiden gülersen giyotine giderim, kellem gövdemden ayrı aşk dilenir. Kanımdan yeniden can bulacak aşıklar, diline türediğin şarkılarda aşktan sebep, aşkını ezberlemekten dilim yorgun, bunu…

Devamını Oku İki Güneş

Alışamadık Hala

Saçma şiirlerde adını görmek zor değil, saçma şarkılarda gizlenmen de normal, gözlerinin yeşilinde delirdim ya, bu bedbin şizofresini getiren karanlık. Sen sevme, tüm insanlar sevse nedir? Beni ”sen” sevmeden kimsesizim, seni benden çok seven olmadığından, herkes sevse de yine kimsesizsin. Alışamadık hâla bu aşık halime, ailemle. Emin değilim artık, aşık halime, gerçek mi? Sana aşık…

Devamını Oku Alışamadık Hala

Zihin Sen

Burası, bu sayfalar kalbimin aynası. Aynısı gelmişti denir Mecnun başına, Mecnun bu yükü kaldıramazdı. Kalbi sert bir sıfatta aşık ettim. Yağmur sağanak yağdı bu gece, her gece bir öncekinden karanlık, bu karanlığımdan bir gram huzme, aşk körlüğünden görebilmeme şükür. Affedilecek kadar günah biriktirdim, kim af dilemeyecek kadar garantili? Küçük bir tebessümün kadarı yaşam, en garantili…

Devamını Oku Zihin Sen

Bir Fındıklık

Bazen yabancı bir filmde başrolsün, Yeşilçam’da, nazik Filiz Akın… Seni betimlemekten canım çıktı, canım çıktı çıkacak ya öleceğim. Seni görmek istiyorum ya her gün, günlerin bile hayret ettiği bir umuttu bu. Umut yok olmadığından hala varsın, varlığına dünyayı yakmakta azdır. İşim olmaz benim yangınla ya, yanından geçtiğim orman alevlenir, bu aşkımın sıcağından belirir, kuzu da…

Devamını Oku Bir Fındıklık

Ne Zengin Sultanlık

Uykusuzluk var ya gözlerimde, uykudan çok hayalinin payı vardır. Hayırdır, umarım, inşAllah hayırdır. Seni yazdığım her şiirle yeniden görürüm. Ben dünyaya aciz bir şairim de sen sayfasın, ben harflerimle öyle acizim, sen kalemsin, ben güzel bir kokuyum ya sen rüzgarsın, ben yeryüzüm de, sen öyle hayat veren yağmur. İnce bir tebessümdür gök gürültülerin. Çocukken korkardım,…

Devamını Oku Ne Zengin Sultanlık

En Asil Yeşil

Seni okuyor insanlar, görüyorlar… Bu satırlardan hayal edip, süslüyorlar, ben saçlarını süsleyen papatyalara da zıttım, bu aşk takıntımın en gerilemiş hali. Bundan mı sıkılmıştın yoksa, ilgiden mi? Çok gidilen yoldan gitmek nasiptir hep, çok gidilen yol paranın yoludur, duası yok, ben her duama seni misafir edip şükrettim. Ettiğiyle kalmaz insan, bulur ezâsını, benden yana korkun…

Devamını Oku En Asil Yeşil

Üşütmeyecek

İnanmıyorsundur şimdi aşkıma, şimdi inanma, sonra da inanma, ben sana her vakitte inandım ya, beni üşütmeyecek sana aşık olmak. Beni kör etmekten başka işe yaramadı aşk, yağmur da yüzümü berraklaştırmaz artık, seni arştan düşürmekte unutturamaz ya, gözümden düşmene ne demeli, buna da körüm. Sen hiç gözlerimden izleyemedin seni, işte bundan umutlanıyorum her güne, ya bir…

Devamını Oku Üşütmeyecek

Parçalanıştan

Uçurumdan ittiğin adamım şimdi, o parçalanıştan toplanıp dirildi kalbim. Dikildi karşına sayfalar, bu musallası. Yine birlikteyiz, bedbin ile yağmurlar. Beni faili meçhul bırakıp gittiğindendir, katili yüzümden koca bir çizgi ile anlat, sakalımdan cinayetim belli, kalbimin de, en azaplı aşkıta benim, en asil aşıkta benim. Şimdi her cümlesi ile dolu-dolu, seni anlatan aklıma bak, yıldırımlar düşssün…

Devamını Oku Parçalanıştan

Kırmızı Kızgınlıkla

Keşke bu son sayfam olsaydı, şair olmasaydım diyorum ya böyle, bu diyarda kim benim kadar şair? Her birinin kalemi martımın gagasında. Köyün ağasında mı doğum tapusu? Aşk’ın tapusu bende işte, dilediğimle, dileğim de sensin bu körlükte, körün seni görmekten başka işi ne? Gözlerinin yeşilinden bahsedeceğim yine, sonra o yeşillik nasıl kırmızı kızgınlıkla, yakacak ya bedenimi…

Devamını Oku Kırmızı Kızgınlıkla

Alem Alem

Tüm bu yazıları görmemek için, körden daha beter halde olmak gerek, körlük buna ne yüksek mertebedir, Hâk karar verir, şehitlik duasına yağmur. İşte o an canlar yeniden doğduğunda, o kargaşa da seni mi arayacak gözlerim? Körlüğünden vazgeçmemiş olur da, afkurursam âlem-âlem, bir kezcik bak. Güleceğime, yeniden ölmeye heyecanla, gideceğime de inan-ki sevap kazanırsın, canımdan bir…

Devamını Oku Alem Alem

Dahası Doğrudur

Gökyüzü ile yeryüzünün birleşmesi, yüzünün güzelliğine işarettir-ki, bunda-ki hikmeti bilmeyen şikâr, cehennemi ne tadacak o can, tövbe. Bundan mı aşığım sana, daha da mı? Dahası doğrudur, daha azı yoktur. Nasıl birisini çok severken, sevemezsin? Buna neden olan nedir, nedendir? Tek kuruşum dahi kalmasa cebimde, bir nefeslik canımda kalsa canımda, peşinden gelmek gururuma inatsa, bilin-ki bu…

Devamını Oku Dahası Doğrudur