Kategori

Yağmur Sözlüğü

Yağmur Sözlüğü;
Yine de üzüntüme denk yağar yağmur, bel-ki yeşerir en derin çöl bile, güz gelir. Doyar özlerim en nefti yeşile, bulut saklasa bile doğmuştur güneş.

Y

Leylası Ölmüş

Ben, Leyla’sı ölmüş bir Mecnun’um.
Dolanırken ortalarda, kuytulardan,
bir bakışla can verecek kadarsın,
bir damlan ile yeşerecek ümitler.

Ben, Leyla’sı ölmüş Mecnun’un babasıyım.
Oğlum kanla kusarken aşk...

Tonlarca Sayfa

Yeterince üzgünüm, bitmedi,
yeterince gurursuz değilim.
elin iki damlasına umursadan,
kalkınca bile ben büyük yağmur.

Ben’i biliyorum, canı teslim etmeden,
bitmeyecek yağmur’un yağışı.
Ben böyle değildim...

Başka Herkes Başkası

Bahsedilmiş şeyler mi duyuyorsun?
Başka herkes başkası ile meşgul,
bunları duyman imkansız, biliyorum.
Sen bile yazamazsın doğruları.

Bana mahsus, bana anıtsal,
ben klişenin aksi gibi, yazmamalıyım,
klişe olmasının nedeni...

İnanç ve Gurur

Bir kendime anlatamıyorum,
bir sana anlatamadım hiçbir an,
bizden başka herkes anlamıştı.
Benim senden, senin bensiz.

İnanmanın gururla alakası yok,
bu yüzden halâ inanıyorum sana.
Uzaktan sevmenin bir zarar...

İstasyon

Ve gözlerimdi bulutların istasyonu,
taşıyabildikleri kadar yağmur alıp,
sana getirdiler, senden sebeplendi toprak,
senden esinlendi aşk’lar, insanlar.

Ve “Düşük Cümleler”i yazdı ellerim,
sakat kaldı kafiyeleri...

Düşük Cümleler

Yüzlerce duygunun birleşip,
aynı anda atlaması gibi boğazdan,
düğümlenmesi bu yüzden,
kelimelerin anlamsızlığıda.

Hangi fırsatı değerlendirmeli?
Sırt çevrilen hangileri olmalı?
İşte, basitleşmiş gözlerinde aşk,
meşkde...

Aşka Değilde

Kimseye zararım yok, faydam da,
her adımda her hûla nefes, bihâ.
Hûda af, korkuluk etme beni, af.
Ağır bir âşk taşır kul’un sırtında.

Taşınması ne güç, güçler güçsüz,
her yiğidin yüreği de yükleşir.
her ahval mevt-i...

Bitmek Üzere

Bitmek üzereydi, çekip gittim,
izin vermez şimdi soluk,
yağmur izin istemez buluttan.
Yağmur, her günün nasıl zulüm.

Yazmakla bitmeyecek sensizlik,
sensizliği duvarlara çizmek manasız,
suretin aklıma oyun oynar,
akıl...

7 Milyar

Tüm acılara bedel, gönül acısı.
Aşk acısı geçici mi, ya gönül?
Söze ihtiyaç duyarsın, umuda
ve teselli veren aşkın gözlere.

Yağmur ihtiyaçtır, iltifattır ve
inanmaktır, yürek yakmak,
yağmur’un işi değil amma,
ne acı...

Bilmek Yakar

Emin değilim, sefil olan kefildir.
Eminim, sen bu-el değilsin.
Hiç olmadı, lâkin gönlün umudu biter mi?
Sensizlik gönle hapsola dursun.

Martıda gökyüzünde hapiste.
Bu da avutmak ya, gökyüzünde gönlü.
Ne lazımdı? Gerçi bilmek...

Yalan mı Gamzeler

Gelip kendin bak, gözlerime,
sakaldan karanlık görülen yüzüme,
her bir zerresinde üzüntü mezarları.
Her günün döküntü evre tabutları.

Kavuştur demiyorum YâRâbb…
Savuştur beni, sönsün közlerim,
ovuştur da görsün...

Martı Seyri

Râbb’in bahşettiği misin?
Yoksa, Râbb’in hayırsız kıldığı mı?
Râbb şükür, huzur eksik olsa,
nefesi verir, gâyb’a yağmur.

Küçük adımlarla, adım atmamak arasında,
kararsızlığımın karamsarlığıma öncü,
budala...

Büyük Gelir Gurur

Gülmekle aldandı insan, çoğu vakit,
imtihanı göz ardı edecek kadar sevda,
başa gelince ne zor, uzaktan ne hoş.
Kurtadam’ın dolunayı, ne emsalsiz.

Eser kalmayacak benden, o an
sevdadan ne eser kalır, boş...

Zahmet

Kitap okurken uykuya sızmak gibi,
içince de sızmak, düşünceyle de öyle.
Hayal kurarken de öyle,
Lâkin en zahmetlisi. En emek isteyeni.

Her ayrıntıyı canlandırıp gözlerinde,
ince-ince motifliyorsun, zaman alıyor,
bazen öyle...

Zahir Gelir Ahir

Bırak bu cümleleri oğuz,
bırak bütün kelimeleri, içleri boş,
hem ne hoş yazan ellerin,
bir gelir, bir gider, ne boş içleri.

Sevda, fâhir’in yüzünde gülücük,
bir zâhir’in avucumda kalandan,
fâhiş denecek kadar...

40 Akıllı

Yazıyorum, bel-ki görüyorsun,
bel-ki hiç istemiyorsun bunları.
Olanları hazmetmek için gerekli,
canım çıkacaksa bile, böyle çıksın.

Eğer anlatmazsam kapı-duvar yüzleri,
özleri kadar karanlıktı yine yüzleri,
dinlettikleri...

Senden Başka

Kaçıncı bahsedişim senden,
bu bakımdan hiç kimsesizsin.
Bir bakıma, herkeslesin,
seğin nefî kalır, azâb-ı hûman.

Şahı mat eden neftîden,
Elâb-ı ziyan eder-ki sen,
dünden a’riyyet, ziyade gönül.
Öbür cân-ı kirletti...

Kahır

Ele emanet etmedim seni, Allah’a…
İsyan etmedim O’na, o yaradan.
Bil-ki humusta yatanda farksız kîlden.
Dilden gelenin, gelmez bişi elinden.

Sövüp-saymanın manası yok,
bu sevdanın başımdan gideceği...

Ömür

Yüküme bakmadan, öyle zor da olsa,
umursamadan çölü, kum fırtınasını,
kalan tek adımlık hakkımla bile,
kapına yürüdüm, sen ömürsün.

Ne Yağmur serinletti bu yangında,
ne rüzgarlar esti bu yolda,
bu uğurda neleri...

Aydınlık

Pek bir şey kalmayacak bunları da yakarsam,
aklımı yakmanın bir kolayı olsa, ya da bozmanın,
bana ‘küçümsermiş’ gibi bakışının,
pek bir önemi yok, önemi anlamıyorsun.

Bütün bu sözleri ben icâd ettim,
seni...

En Ümitsiz Halim

İnancımdan fazlası var, bilen tek.
Hiç istemediğin halde neden hüzünlü,
bütün bitmişliğimin bir ümitlik işi varken,
asla istediğin de yağmaz yağmur.

Bunak bir aşığım 40 yıl sonra.
Bununla kalsa ne âla-Ak saçımla,
en aksi...

Gerçek

Ben gerçeğim, gelmiyorsun.
Emin değilim, gerçeklere,
gerçekler bile gerçek değiller,
Sen gerçek misin? Ben gerçeğim.

Sen değilsin de gözlerin gerçek,
Sen değilsin, masumluğun da.
Ben gerçeğim, gerçekler bile değil.
Ender...

Paha Biçilemez

Unutamıyorum, seni aklıma getiren
o çaresizliği de parçaladı martım.
Ben her haltım. Bedbahtım,
elinden bikâr, elemdeyim.

Zavallılığımı da yok etti martım,
ağlamayı da bıraktım, içmeyi de.
Saat 04:40 uyusan ne olur artık...

Kuşku-Şüphe

Anlatacaklarımı bitirmedim henüz,
böyle kısa olmayacak, birden bitmeyeceksin,
eziyette etsem kendime, sen kadar
değerli için, sömürdüm bütün duyguları.

Seni unutmayı başarsam bile,
bunu anlatmayı başarmam gerek,
kelimeleri...

Tek Kalacaklar

İlk satırı yazarken yağmur yağıyordu,
İstemediğin kadar bekleyeceğim ve ben
deli gibi dizginlediğim gururdan put,
kıramadığım şeytanın bacağından.

Affa maruz kalırsam, kabullenirim,
bilgi, yüreğimi cesaretlendirir,
aşk...

Oğuzhan Deniz

Oğuzhan Deniz Kimdir?

1989 Mayıs 19'da, İstanbul/Üsküdar da doğdum ve yaşıyorum. Aslen Samsun/Çarşamba'dan geliyorum. 12 Yaşından bu yana saçmalıyorum. Saçmalıklarımdan bazıları aşağıdaki gibi.

Eski Ahit:
Lehçe-i Tefrik-2002
En Karanlık Dönem-2002
Divân-ı Derûn-2002
Bân-ı Bed-2002
Kâtib-ûl Cefâ-2002
Ziyân-ı Bed-2002
Bed’in Sandığı-2002
Yağmur Ağacı-2003-2004
Aşk Gölgesi-2004-2005
Terk Edilme Mevsimi
Kalp Belası
Aşık İhtimali
Yağmur Kuşağı
Aşk Tüccarı
Canlı Anestezi

#OD:
Yangın-2015
Ölüm Çıkmazı-2015
Yaratıcıya Mektuplar 2015-2016

Hz Allah:
Allah’u Teala Hazretlerinin her bir ismine yazılmış 99 tenzih niteliğinde şiir. 2007-2016

Şiirsel Yatalak
2005-2016

Yeni Ahit:
Alev-2015
Camdan Kafes-2015
Hengâm-2015-2016
Kahve Etkisi-2016
Od-û Gazel-2016
Mütebâki-2016
Şûrîde-2016

Kitapları:
İkimiz 10 Mayıs’tan Sonra
Benim Hayatım
Dünya Yalnızı
Ölememek-1(Louylvel)
Ölememek-2(Yeşil Ay)
Sorgu
Yağmur ve Bulut
Kiracı
KurtAdam ve Kıvırcık Saçlı Kız
Tespit
Aslında Aşığım Kitap Versiyonu
Alev
7

Gelecek Ahit
[ - ]

Bunun dışında sandığınızın aksine;
Kelimelerin gücüne inananlardan… çünkü kainatın efendisi Hz Allah kelimelerle iletişim kuruyor. Bunun için kelimelerin bir değeri olmalı. Kelimeleri sese dönüştürebilen zihnimin ses tellerine olan hakimiyetindendi her şeyin aşikâr ortada oluşu. Ve böylesine güzel bir kainatın ihtimallerle gözlerini oyalayacak sebeplere ihtiyacı yoktur. O yüzden rakamları ve kelimeleri önemser. Aşk’ta kelimedir, kimine göre matematik, işte bu yüzden her hissin başında gelir. Ne güzel de gelir. Geldiği gibi kolay değildir gidişi… gitmesini istemeyiz zaten baş ucumuzdan… uykusunu Yaratan’ın verdiği, uyanırken Ruh’unu ne ilimle tekrar-tekrar bahşettiğini bildiğindendir Aşk’ı… ve Aşk, erişilmez olana aitti, o yüzden Aşk’tır zaten adı, erişilemeyeceğinden. Kimsenin O’na benzemediği, her şeye ilim ve kudret verdiği, her türlü eksiklikten uzak olana Aşık olunmalıydı… bunu anlatmanın kolay yolları vardır ama zor olan, aynı yöntem ile tekrar tekrar anlatmaktır Ruh’un bahşi gibi. Binlerce sene anlatsa da O’nun hakkında hiçbir şey anlatmamış sayılır. İşte bu yüzden kelimelerin ölümsüzlüğüne inanışı. Öyle derin bir inanışa yolculuğunun eserleri tüm yazdıkları. Bu yüzden karmaşa dolu, kainatın kusursuzluğunun üstünde bir kusursuzluğa sahipten öte kimdir mükemmeli? Tenzih etmek bile küstahlıktır böylesi Zaat’a… öyle merhametli bir Zaat ki, kullanılan ne kadar kelime varsa, kötü olanlarından yine o Zaat’a sığınıp af diliyor. İyi olanları için merhamet dileniyor… evet evet, bildiğiniz dilenmek… dilenilmesi gereken tek Zaat’a. Şükürlerin tek sahibi ve kalplerin kudret elinde olan Zaat’a… o yüzden,DELİRMEK DEĞİL BU YAPTIĞIM… DİRİLMEK.
Yeniden dirilmek bu yaptığı, ruhunu öylesine diri hissettiği anların tümü. Karşısında hiçbir hükmü olmadığından sözü karışık ve kargaşa içerir. Neyin gerçek, neyin yanlış olduğunu öğrendiği kainatın bir parça Dünyasına tamahsızlık tatminkârlığına ilelebet yürüşüyle.

****

Bendeniz Oğuzhan Deniz

Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Aşk bitmeyeceğinden, Aşk’a gönüllü yürüyen ölümlüyüm.
Karamsarlığımın narin dizeleri… dizlerinde yara bere…
Onca sahteden uzaktayım.
Kendi kasabamdayım.
Günahlarımdan geçebilir miyim sıratı?
Suratımı görebilseydim keşke o an… yüzüm dargın aynalarıma.
Sonsuza kadar görebilecekmişim gibi dünyayı, öncesizliğime aldırmadan.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Yazabileceğim en manidar şey oydu çünkü.
Ne gariptir, ben gibi binlerce Aşık silindiler yeryüzünden, sadece söyledikleri kaldı, ona rağmen Aşk’a dair söylenecekler bitmedi.
Bitmeyecekmiş gibi gördüğüm dünyadan, öncesizliğime aldırmadan Aşığım.
Bu tuhaflıktan irkilip, gözlerimi görünmezin merkezine iliştirebiliyorum.
Ve görüyorum karanlıkları, masumluğumu kaybettiğimden beri sırtımda günahlarım.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze Aşk’la başladım, mutsuzlukla bitirdim.
Oysa…
En sevdiğim iki bitki, çay ve tütün… Tuhaftır, ikisi de kanser eder, ciğerimse aldırmaz buna.
Ne tuhaftır, hiç bitmeyecekmiş gibi söyleyeceklerim.
Ne tuhaftır, içim dökülmek ister yerlere, dağılmak ister sağa sola.
Mutluluktan nefret eden ama mutluluk arayan adam gibi.
Ne gereği varsa her şeyin, o yüzden buradayım ve adım Oğuzhan Deniz.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım.
Saat 03:10 açım.
Sırtımda nefsim, ağırlığını hissedebiliyorum, doğrulardan vazgeçip dinleniyorum yanlışlarda.
Masumluğumu kaybettiğimden beri imkansızım…
Çocukluğumu geride bıraktığımdan beri aptalım.
Ne tuhaftır, çocukken bu halime özenirdim oysa.
Garip bir müziğin ahengine kaptırmış kendimi, karamsarlık ekiyorum sayfalara.
Ne gereği varsa mutluluğun, işte o yüzden mutsuzum.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözün sahibiyim ve kelimelere sığındım… kurşun bir kalemin tükenmesi gibi tükeniyorum.
Hiç anlaşılmayacak filmler gibi, anlamaya çalışıyorum hayatı.
Oysa ömrümün en kış günündeyim.
Hava soğuk, nefesim havaya kafa tutarcasına gökyüzüne uzanıp kayboluyor.
Şairliğimden utanıp, onca kelimeyi boca ettim sayfalara.
Ne tuhaftır, bazılarını bende anlamıyorum.
Ona rağmen yazıyorum ve buna rağmen anlayamıyorum.
Ne gereği varsa kalemin, kağıdın, o yüzden buradayım ve bendeniz Oğuzhan Deniz.

Hitabet-i Bediî