Leylası Ölmüş

Ben, Leyla’sı ölmüş bir Mecnun’um. Dolanırken ortalarda, kuytulardan, bir bakışla can verecek kadarsın, bir damlan ile yeşerecek ümitler. Ben, Leyla’sı ölmüş Mecnun’un babasıyım. Oğlum kanla kusarken aşk-ı, damarlarında barınacak yer yok mêye. Her an yağmur yağacak hevesiyle. Ben, her yaşın için 52 sayfa ile, bir haftadan fazla düşünüp, yerle bir ettiğim kafiyeden, seni zor çıkarırken,…

Devamını Oku Leylası Ölmüş

Tonlarca Sayfa

Yeterince üzgünüm, bitmedi, yeterince gurursuz değilim. elin iki damlasına umursadan, kalkınca bile ben büyük yağmur. Ben’i biliyorum, canı teslim etmeden, bitmeyecek yağmur’un yağışı. Ben böyle değildim, yağmurdan evvel. Daha çok seveni bulursan, öldüm demek. Bir yığın emek ve bir yığın söz var, en güzellerini yazmadım henüz. Adınla birleşecek bir yığın kafiye, benden tonlarca sayfa okuyacaksın.…

Devamını Oku Tonlarca Sayfa

Başka Herkes Başkası

Bahsedilmiş şeyler mi duyuyorsun? Başka herkes başkası ile meşgul, bunları duyman imkansız, biliyorum. Sen bile yazamazsın doğruları. Bana mahsus, bana anıtsal, ben klişenin aksi gibi, yazmamalıyım, klişe olmasının nedeni, herkes gibiyim. Tek farkım, herkesten ağır aşkım. Bu dizelerin çok saçma olduğunu da, okumanın sıkıcı olduğunu da, ve hiç bir şeye yaramadığını da biliyorum. Biliyor musun,…

Devamını Oku Başka Herkes Başkası

İnanç ve Gurur

Bir kendime anlatamıyorum, bir sana anlatamadım hiçbir an, bizden başka herkes anlamıştı. Benim senden, senin bensiz. İnanmanın gururla alakası yok, bu yüzden halâ inanıyorum sana. Uzaktan sevmenin bir zarar yok, bu yüzden seviyorum seni halâ. Ben ruhunu yitirmiş bir bedenim, artık acı çekmiyorum. Bütün acılar ruhumda, aşkta öyle, ruhla bedenin arasında, arafta. Binlerce yıllık aşıklardan…

Devamını Oku İnanç ve Gurur

İstasyon

Ve gözlerimdi bulutların istasyonu, taşıyabildikleri kadar yağmur alıp, sana getirdiler, senden sebeplendi toprak, senden esinlendi aşk’lar, insanlar. Ve ”Düşük Cümleler”i yazdı ellerim, sakat kaldı kafiyeleri satırlardan, bu sitemin bir önce-ki günüydü, sen habersizce uyumaya devam ettin. Ve Sebepsiz yağmadı hiç yağmur, duası hurafenin, halifelerdi dua eden, sahabelerdi aşkımdan beter yanan, ben şükredip, sabrettim sana. Ve…

Devamını Oku İstasyon

Düşük Cümleler

Yüzlerce duygunun birleşip, aynı anda atlaması gibi boğazdan, düğümlenmesi bu yüzden, kelimelerin anlamsızlığıda. Hangi fırsatı değerlendirmeli? Sırt çevrilen hangileri olmalı? İşte, basitleşmiş gözlerinde aşk, meşkde anlamsız gelir peşinden. Bir bir anlatıyorum satırlara, vesile olsun hayırlara da yine hayır, fırsatları hırsa çevirdiğinden yana, güldürmedi kimseyi Allah. Yazık, her hali ile düşük cümleler, her hali ile aşık…

Devamını Oku Düşük Cümleler

Aşka Değilde

Kimseye zararım yok, faydam da, her adımda her hûla nefes, bihâ. Hûda af, korkuluk etme beni, af. Ağır bir âşk taşır kul’un sırtında. Taşınması ne güç, güçler güçsüz, her yiğidin yüreği de yükleşir. her ahval mevt-i nâzarına bahşolur. Her âşk böyle nâzarsız huslolur. Kusur bu, huzursuzluk evinin bahçesi, evimin asma üzümlerinde bâde, meyden zên görürüm,…

Devamını Oku Aşka Değilde

Bitmek Üzere

Bitmek üzereydi, çekip gittim, izin vermez şimdi soluk, yağmur izin istemez buluttan. Yağmur, her günün nasıl zulüm. Yazmakla bitmeyecek sensizlik, sensizliği duvarlara çizmek manasız, suretin aklıma oyun oynar, akıl duvarımda yer yok. Buna rağmen tekerrür eder rüya, bu, bensizliğinde ötesinde bana, hava hoş sana, nâhoş bana, bana iyileşmeyecek bir kesik. Tepem atınca her yerim yine…

Devamını Oku Bitmek Üzere

7 Milyar

Tüm acılara bedel, gönül acısı. Aşk acısı geçici mi, ya gönül? Söze ihtiyaç duyarsın, umuda ve teselli veren aşkın gözlere. Yağmur ihtiyaçtır, iltifattır ve inanmaktır, yürek yakmak, yağmur’un işi değil amma, ne acı bırakır toprağa. Bir yanım toprak, bir hazan-ki, intiharı sunsa, ilaç gelir. İmkânı olsa delirir, yağmur aşkın delilidir. Bilmelisin, ah aldım, vah sattım,…

Devamını Oku 7 Milyar

Bilmek Yakar

Emin değilim, sefil olan kefildir. Eminim, sen bu-el değilsin. Hiç olmadı, lâkin gönlün umudu biter mi? Sensizlik gönle hapsola dursun. Martıda gökyüzünde hapiste. Bu da avutmak ya, gökyüzünde gönlü. Ne lazımdı? Gerçi bilmek yakar, gerçek bu yüzden mi yakar hep? Benim bildiğim sensin, hep sen. Senin bilmediklerinde gönül, söz hangi drama bürünmeli? Anlamak bu kadar…

Devamını Oku Bilmek Yakar

Yalan mı Gamzeler

Gelip kendin bak, gözlerime, sakaldan karanlık görülen yüzüme, her bir zerresinde üzütü mezarları. Her günün döküntü evre tabutları. Kavuştur demiyorum YâRâbb… Savuştur beni, sönsün közlerim, ovuştur da görsün gözlerim… Ben, ölümde olsa beklerim. Yağmura denk üzüntüm, gurura da yüzüm yok, kusura da. Neftîye hasretim, bir kaç adım ötesine, kalmamış tezimde, manik teorimde. Peki, gülen yüzüne…

Devamını Oku Yalan mı Gamzeler

Martı Seyri

Râbb’in bahşettiği misin? Yoksa, Râbb’in hayırsız kıldığı mı? Râbb şükür, huzur eksik olsa, nefesi verir, gâyb’a yağmur. Küçük adımlarla, adım atmamak arasında, kararsızlığımın karamsarlığıma öncü, budala bir martının gökyüzünde seyri, yağmurdan ıslanan kanatlar ağırlaştı. Ölüme düşüşle, bir yutak gülüşü, bavula sığabildiği kadar üzüntü, dizlerin dayanabildiği kadar çamurda, yağmurda ıslanmış toprağın adımı. Ve isyanı bile inkar…

Devamını Oku Martı Seyri

Büyük Gelir Gurur

Gülmekle aldandı insan, çoğu vakit, imtihanı göz ardı edecek kadar sevda, başa gelince ne zor, uzaktan ne hoş. Kurtadam’ın dolunayı, ne emsalsiz. Eser kalmayacak benden, o an sevdadan ne eser kalır, boş rüzgarlarla, ince bir Yağmur serinliği ne gerekli? Oysa bir tutam koklamışken saçından… Her insan hırsından öfkelenir, öfke, masumu da tanımaz, haklıyı da, öyle…

Devamını Oku Büyük Gelir Gurur

Zahmet

Kitap okurken uykuya sızmak gibi, içince de sızmak, düşünceyle de öyle. Hayal kurarken de öyle, Lâkin en zahmetlisi. En emek isteyeni. Her ayrıntıyı canlandırıp gözlerinde, ince-ince motifliyorsun, zaman alıyor, bazen öyle derin dalıyorum-ki bu denize, zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Nefesim yetiyor şükür, zaten en uysal ahvalim. Her ahvalini düşünüyorum, neler söyleyebileceğini tahmin etmeyi deniyorum, sensizlik…

Devamını Oku Zahmet

Zahir Gelir Ahir

Bırak bu cümleleri oğuz, bırak bütün kelimeleri, içleri boş, hem ne hoş yazan ellerin, bir gelir, bir gider, ne boş içleri. Sevda, fâhir’in yüzünde gülücük, bir zâhir’in avucumda kalandan, fâhiş denecek kadar aşırı aşka çeşmân-ı nêft ya, o da görür âhir. Cahilin dilinde de var aşk, bilginin de. Sahibin elinde uslanma aracı, yuhlanmanın darısı olur…

Devamını Oku Zahir Gelir Ahir

40 Akıllı

Yazıyorum, bel-ki görüyorsun, bel-ki hiç istemiyorsun bunları. Olanları hazmetmek için gerekli, canım çıkacaksa bile, böyle çıksın. Eğer anlatmazsam kapı-duvar yüzleri, özleri kadar karanlıktı yine yüzleri, dinlettikleri gereksizdi, saçma sözleri, benim boynu bükük kalan Karahan’ım. Garipsenecek kadar boş bir hayat, ağrılarımdan beli doğrulmayan gönül, aşktan güçlü fâzıl oğuz, yağız sâid, ne dayanıyor, sûinazar, mâşAllah. İlk erin…

Devamını Oku 40 Akıllı

Senden Başka

Kaçıncı bahsedişim senden, bu bakımdan hiç kimsesizsin. Bir bakıma, herkeslesin, seğin nefî kalır, azâb-ı hûman. Şahı mat eden neftîden, Elâb-ı ziyan eder-ki sen, dünden a’riyyet, ziyade gönül. Öbür cân-ı kirletti zuhur. Canına meyilliyken canımın hâzzı, kalanın canı yanar da aldırmaz, bir damla yağmura muhtaç, gözleri açık gider, en vefazısın. Benim senden başka canım vardır, Hâkka…

Devamını Oku Senden Başka

Kahır

Ele emanet etmedim seni, Allah’a… İsyan etmedim O’na, o yaradan. Bil-ki humusta yatanda farksız kîlden. Dilden gelenin, gelmez bişi elinden. Sövüp-saymanın manası yok, bu sevdanın başımdan gideceği yok, madem yok, içelim mi yine martı? Hayatı bir milyar kanat çırpı. Çatıma düşenin anlamı derinin yarısı, seni hâla çok seviyorum demek-ki, inatla benât-ı kâhl yâ zaman, Kahırlara…

Devamını Oku Kahır

Ömür

Yüküme bakmadan, öyle zor da olsa, umursamadan çölü, kum fırtınasını, kalan tek adımlık hakkımla bile, kapına yürüdüm, sen ömürsün. Ne Yağmur serinletti bu yangında, ne rüzgarlar esti bu yolda, bu uğurda neleri umursamadım, bir umudum var, saçlarına dokunmak. Sen ömürsün, ne güldürür ne öldürürsün. Ne sevdan bırakır, ne ben vazgeçerim. Sen ömürsün, bir ömrü harcamak…

Devamını Oku Ömür

Aydınlık

Pek bir şey kalmayacak bunları da yakarsam, aklımı yakmanın bir kolayı olsa, ya da bozmanın, bana ‘küçümsermiş’ gibi bakışının, pek bir önemi yok, önemi anlamıyorsun. Bütün bu sözleri ben icâd ettim, seni sevmeyi de, şimdi durmuş izliyorsun, pek doğru değilsin, çok yanlışı seçiyorum, alevden evler yapmışlar, ben içine yürüyorum. Bir tek yağmur söndürebilir, inanıyorum. İnancım…

Devamını Oku Aydınlık

En Ümitsiz Halim

İnancımdan fazlası var, bilen tek. Hiç istemediğin halde neden hüzünlü, bütün bitmişliğimin bir ümitlik işi varken, asla istediğin de yağmaz yağmur. Bunak bir aşığım 40 yıl sonra. Bununla kalsa ne âla-Ak saçımla, en aksi tavrımla emekli aşık, yarısı sende kalmış ömrümün. Şansımın yaver gitmesi gerekiyor, inancımdan fazlası da var yüreğimde, bir parça buluttan medet beklediğim…

Devamını Oku En Ümitsiz Halim

Gerçek

Ben gerçeğim, gelmiyorsun. Emin değilim, gerçeklere, gerçekler bile gerçek değiller, Sen gerçek misin? Ben gerçeğim. Sen değilsin de gözlerin gerçek, Sen değilsin, masumluğun da. Ben gerçeğim, gerçekler bile değil. Ender bir biçim de ama gerçeğim. Aşk bile gerçek değil, sevda da öyle. Sözler gerçek ama Sen’in değil. Ben gerçeğim, Sen’sizlikte gerçek. Uykusuzluk gerçek ama uyku…

Devamını Oku Gerçek

Paha Biçilemez

Unutamıyorum, seni aklıma getiren o çaresizliği de parçaladı martım. Ben her haltım. Bedbahtım, elinden bikâr, elemdeyim. Zavallılığımı da yok etti martım, ağlamayı da bıraktım, içmeyi de. Saat 04:40 uyusan ne olur artık! Alıştığım, yokluğun da sensin. Varlığı paha biçilemez rüzgarla bir kanat çırpış kadar özgürlükte, sen yine sende kaldı, ben sende, bir avuç su, çatlamış…

Devamını Oku Paha Biçilemez

Kuşku-Şüphe

Anlatacaklarımı bitirmedim henüz, böyle kısa olmayacak, birden bitmeyeceksin, eziyette etsem kendime, sen kadar değerli için, sömürdüm bütün duyguları. Seni unutmayı başarsam bile, bunu anlatmayı başarmam gerek, kelimeleri bir araya getirmem, bir şekilde ifade etmem gerek. Ve kendimi anlatabileceğim, henüz, o büyülü kelimeleri bulamadım, aslında aramıyorum da, benim bir tek, seni istiyor gönlüm, hırsla, inatla. Sadece…

Devamını Oku Kuşku-Şüphe

Tek Kalacaklar

İlk satırı yazarken yağmur yağıyordu, İstemediğin kadar bekleyeceğim ve ben deli gibi dizginlediğim gururdan put, kıramadığım şeytanın bacağından. Affa maruz kalırsam, kabullenirim, bilgi, yüreğimi cesaretlendirir, aşk, korkusuzca ayakta beklemek, sandığından daha zayıf avutlarım. Avutamadığım bir gönlüm var, evet. Nedenini bilmiyorum, henüz düşünmedim. Senden vazgeçmeye de öyle, karar vermedim. Bildiğim şeyleri düşünüyorum, bilmediklerimi değil. Nasıl sevdiğin…

Devamını Oku Tek Kalacaklar