Kategori

Ziyân-ı Bed

Mabet olsa vazgeçmem.

Z

01-Ziyân Her Gün

Ziyân edildi her gün.
Dünde kaldı. Odamda bütün karanlık.
Tepemde bütün karabulutlar.
Hasımlar şimdi bütün hısımlar.

Ah etme, başın sağdır, şükret kendine.
Bed’duâ etme ‘bed’ tutar bilirim âh…
Ah be...

02-Ziyân Her Düş

Her düş, her düşüş.
Bak dilimden düşürmedim ‘yâr’
Hâk görür, içim sâf…

Ey bilgin, bildiğin halde koştun ateşe.
Dilin yandığı halde tattın şârab-ı.
Boş olduğu halde dolu gördün düşü.
Gün oldu kötü, zaten...

03-Ziyân Her Aşk

Baktın mı bir gün sahi aşık yüzüme?
Çıktı mı dudaklarından bir gün sahi aşk?
Sen bildin mi aşığın halinden?
Ki aşık olacak mısın gerçekten?

Bilir misin-ki aşk-ı, sarf edersin dilinden?
Görebilir misin-ki aşığı, edersin ezâ...

04-Ziyân Her Şey

‘Bed’ yarınları için saklamıştı her şeyi.
Düşü verdi yâri için yazdığı kalem elinden.
Düşürdü dilinden, bir şey gelmez elinden.
Bilirdi hâl-bu-ki ‘bed’ kalmayacağı evinden.

Söylemiştir her şeyde bir kere...

05-Ziyân Her Bir

Her bir yanımı sardı, acı.
Ben keder adamı değildim.
Bir acı çekince bin ağlarım bilirsin.
Eder misin hâlime vâh-û ah?

Bir aptallık ettim, bin pis et yedim.
Bir şarab içtim, bin sarhoş gezdim.
Bir baktım gözlere, âmâ oldu...

06-Ziyân Her Göz

Gözlerim âşık bakardı sana.
Ağlayınca belli etmem ancak,
bölünürüm yüzlerce parçaya.
Ziyân ettin her şeyi,
her bildiğimi.
Hezeyân bildin söylediklerimi…

Şükür aslında bir kere daha.
Çıktı söylediklerim doğru.

...

07-Ziyân Her Hâl

Yüzü umudum. Gör bak…
Ne acıdır hâl, dudak bal.
Öyle bir saldım kendimi.
Toplayamam, canımâl herhâl.

Sanmazdım terkedilen ben.
Gözçukurlarında gözyaşları.
Hakkım haramsa çıksın can.
Kan toplasın yürek, olsun verem...

08-Ziyân Her Söz

Sözler biriktirdim dudağımda.
Avuçlarımda papatyalar.
Bir zamanlardı, diyorum.
Bir zaman vardı, biz vardık.

Evet, o istediğimiz yere vardık.
Hemde, hiç geç kalmadan.
Bir birimizin ah-ı’nı almadan.
Sonuç-eşittir, bir...

09-Ziyân Her Kes

Kesmeliymişim bileklerimi.
Hareketsizce kalmalıymışım.
Öylece, olduğum yerde.
Saf, sade, tek, platonik.

Tek bir şeye ihtiyacım vardı.
O da sen, bir odada sade biz.
Biz-ki kendine sahip olmayan.
Sorumluluk bilip-tanımayan...

10-Ziyân Her Küs

Canım çıktı, çıkacaktır.
Canım yandı, yanacaktır.
Bakıp ardından, kinsiz.
Hala saf duygularınla.

Beklesem neye değer?
Artık bir değer var mı?
Değerlisin bende sen!
Ben öyle değersizce.

Milyarda verselerdi...

11-Ziyân Her Ben

Her ‘ben’ dediğimde. Her yer siyah.
Siyah saçım-sakalım. Bundandır.
Gittiğin gün, çekilmişti damardan kan.
Almıştın aklımı başımdan.

Sormuştum el-âlem dolanıp.
Nedir suçum?

Biliyorum bendeydi...

12-Ziyân Her Sen

Bildiklerimin hepsi senindi.
Gözlerim nasıl görmek isterdi…
Bilmiyorum artık hiçbir şeyi…

Neydi gönlüne yeni meyleden aşk?
Nedendir beni mey’e düşkünlediğin?

Hepsi, aynı anda isyan ediyorlar.
Hepsi...

13-Ziyân Her Mey

Kendimden geçtiğim andır.
Yokluğunun var oluşu.
Sen benim gündoğumum.
Nazarboncuğum… Neftî’m.

Yalnızlıktan öte bir kasaba.
Hani hayalini kurduğumuz.
Benim durmadan anlattığım.
Dolaş gönlümün konağında.

...

14-Ziyân Her Ses

Sesin kulağımda. Aksiseda.
Semâ gibi yüzün.
Tuhaf olan, çok sevmek.

Ah yarim. Sen uzak.
Ben çok yakın Aşka.
Aşk adımla uzak.
Bir adım yakın ol bana.

Aç gözlerini Oğuz, bu güz değil.
Bu seni, yani ahmak...

15-Ziyân Her Ay

Aylarca evimizden uzakta.
Gönlüm orada bir yerde.
Elinin tersi ile bırakıp,
unuttuğun kırışık yer.

Kimsem de kalmamıştı.
Sonra Bed.
Bir o unutmaz beni.
Ben unutmam hiçbir şeyi.

Yoktu emsal böyle aşk.
Aşk pişman...

Oğuzhan Deniz

Oğuzhan Deniz Kimdir?

1989 Mayıs 19'da, İstanbul/Üsküdar da doğdum ve yaşıyorum. Aslen Samsun/Çarşamba'dan geliyorum. 12 Yaşından bu yana saçmalıyorum. Saçmalıklarımdan bazıları aşağıdaki gibi.

Eski Ahit:
Lehçe-i Tefrik-2002
En Karanlık Dönem-2002
Divân-ı Derûn-2002
Bân-ı Bed-2002
Kâtib-ûl Cefâ-2002
Ziyân-ı Bed-2002
Bed’in Sandığı-2002
Yağmur Ağacı-2003-2004
Aşk Gölgesi-2004-2005
Terk Edilme Mevsimi
Kalp Belası
Aşık İhtimali
Yağmur Kuşağı
Aşk Tüccarı
Canlı Anestezi

#OD:
Yangın-2015
Ölüm Çıkmazı-2015
Yaratıcıya Mektuplar 2015-2016

Hz Allah:
Allah’u Teala Hazretlerinin her bir ismine yazılmış 99 tenzih niteliğinde şiir. 2007-2016

Şiirsel Yatalak
2005-2016

Yeni Ahit:
Alev-2015
Camdan Kafes-2015
Hengâm-2015-2016
Kahve Etkisi-2016
Od-û Gazel-2016
Mütebâki-2016
Şûrîde-2016

Kitapları:
İkimiz 10 Mayıs’tan Sonra
Benim Hayatım
Dünya Yalnızı
Ölememek-1(Louylvel)
Ölememek-2(Yeşil Ay)
Sorgu
Yağmur ve Bulut
Kiracı
KurtAdam ve Kıvırcık Saçlı Kız
Tespit
Aslında Aşığım Kitap Versiyonu
Alev
7

Gelecek Ahit
[ - ]

Bunun dışında sandığınızın aksine;
Kelimelerin gücüne inananlardan… çünkü kainatın efendisi Hz Allah kelimelerle iletişim kuruyor. Bunun için kelimelerin bir değeri olmalı. Kelimeleri sese dönüştürebilen zihnimin ses tellerine olan hakimiyetindendi her şeyin aşikâr ortada oluşu. Ve böylesine güzel bir kainatın ihtimallerle gözlerini oyalayacak sebeplere ihtiyacı yoktur. O yüzden rakamları ve kelimeleri önemser. Aşk’ta kelimedir, kimine göre matematik, işte bu yüzden her hissin başında gelir. Ne güzel de gelir. Geldiği gibi kolay değildir gidişi… gitmesini istemeyiz zaten baş ucumuzdan… uykusunu Yaratan’ın verdiği, uyanırken Ruh’unu ne ilimle tekrar-tekrar bahşettiğini bildiğindendir Aşk’ı… ve Aşk, erişilmez olana aitti, o yüzden Aşk’tır zaten adı, erişilemeyeceğinden. Kimsenin O’na benzemediği, her şeye ilim ve kudret verdiği, her türlü eksiklikten uzak olana Aşık olunmalıydı… bunu anlatmanın kolay yolları vardır ama zor olan, aynı yöntem ile tekrar tekrar anlatmaktır Ruh’un bahşi gibi. Binlerce sene anlatsa da O’nun hakkında hiçbir şey anlatmamış sayılır. İşte bu yüzden kelimelerin ölümsüzlüğüne inanışı. Öyle derin bir inanışa yolculuğunun eserleri tüm yazdıkları. Bu yüzden karmaşa dolu, kainatın kusursuzluğunun üstünde bir kusursuzluğa sahipten öte kimdir mükemmeli? Tenzih etmek bile küstahlıktır böylesi Zaat’a… öyle merhametli bir Zaat ki, kullanılan ne kadar kelime varsa, kötü olanlarından yine o Zaat’a sığınıp af diliyor. İyi olanları için merhamet dileniyor… evet evet, bildiğiniz dilenmek… dilenilmesi gereken tek Zaat’a. Şükürlerin tek sahibi ve kalplerin kudret elinde olan Zaat’a… o yüzden,DELİRMEK DEĞİL BU YAPTIĞIM… DİRİLMEK.
Yeniden dirilmek bu yaptığı, ruhunu öylesine diri hissettiği anların tümü. Karşısında hiçbir hükmü olmadığından sözü karışık ve kargaşa içerir. Neyin gerçek, neyin yanlış olduğunu öğrendiği kainatın bir parça Dünyasına tamahsızlık tatminkârlığına ilelebet yürüşüyle.

****

Bendeniz Oğuzhan Deniz

Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Aşk bitmeyeceğinden, Aşk’a gönüllü yürüyen ölümlüyüm.
Karamsarlığımın narin dizeleri… dizlerinde yara bere…
Onca sahteden uzaktayım.
Kendi kasabamdayım.
Günahlarımdan geçebilir miyim sıratı?
Suratımı görebilseydim keşke o an… yüzüm dargın aynalarıma.
Sonsuza kadar görebilecekmişim gibi dünyayı, öncesizliğime aldırmadan.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Yazabileceğim en manidar şey oydu çünkü.
Ne gariptir, ben gibi binlerce Aşık silindiler yeryüzünden, sadece söyledikleri kaldı, ona rağmen Aşk’a dair söylenecekler bitmedi.
Bitmeyecekmiş gibi gördüğüm dünyadan, öncesizliğime aldırmadan Aşığım.
Bu tuhaflıktan irkilip, gözlerimi görünmezin merkezine iliştirebiliyorum.
Ve görüyorum karanlıkları, masumluğumu kaybettiğimden beri sırtımda günahlarım.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze Aşk’la başladım, mutsuzlukla bitirdim.
Oysa…
En sevdiğim iki bitki, çay ve tütün… Tuhaftır, ikisi de kanser eder, ciğerimse aldırmaz buna.
Ne tuhaftır, hiç bitmeyecekmiş gibi söyleyeceklerim.
Ne tuhaftır, içim dökülmek ister yerlere, dağılmak ister sağa sola.
Mutluluktan nefret eden ama mutluluk arayan adam gibi.
Ne gereği varsa her şeyin, o yüzden buradayım ve adım Oğuzhan Deniz.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım.
Saat 03:10 açım.
Sırtımda nefsim, ağırlığını hissedebiliyorum, doğrulardan vazgeçip dinleniyorum yanlışlarda.
Masumluğumu kaybettiğimden beri imkansızım…
Çocukluğumu geride bıraktığımdan beri aptalım.
Ne tuhaftır, çocukken bu halime özenirdim oysa.
Garip bir müziğin ahengine kaptırmış kendimi, karamsarlık ekiyorum sayfalara.
Ne gereği varsa mutluluğun, işte o yüzden mutsuzum.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözün sahibiyim ve kelimelere sığındım… kurşun bir kalemin tükenmesi gibi tükeniyorum.
Hiç anlaşılmayacak filmler gibi, anlamaya çalışıyorum hayatı.
Oysa ömrümün en kış günündeyim.
Hava soğuk, nefesim havaya kafa tutarcasına gökyüzüne uzanıp kayboluyor.
Şairliğimden utanıp, onca kelimeyi boca ettim sayfalara.
Ne tuhaftır, bazılarını bende anlamıyorum.
Ona rağmen yazıyorum ve buna rağmen anlayamıyorum.
Ne gereği varsa kalemin, kağıdın, o yüzden buradayım ve bendeniz Oğuzhan Deniz.

Hitabet-i Bediî