Kategori

Allah C.c.

Allah C.c. hazretleri teşbihi benim aciz kalbimin işi değildir de yine de O’na Aşk, Aşk’ların en güzelidir. Kabulüne hasıl olan binlerce dua gibi duadır sözlerim.

A

Yüzüm Yok

Şimdi yüzüm yok hiçbir nimetine,
Sen ne gönlü zengin yaratansın,
Haşa der dilim, başka yaratan yoktur,
ilme ne fakirim, günaha ne zengin.

Rabb’im, beni sevap zengini...

Çağırıyor Günah

Çağırıyor günah,
bağırıyor Şeytan adeta,
Oğuz buna koşar dörtnala,
kırılsa da ayakları koşmasa.

YaRabb, beni esirge, gözet,
ya gidersem gayya kuyusuna,
ne tat kalır...

Senindir

Gördü gözüm kainatını, bu şevktir,
bana Sen’den gelecek her şey zevktir,
boyumdan büyük yine sözlerim,
imtihanımı hafiflet de geleyim.

YaRabb, Oğuz Kul’un...

Nefesim Nefisten

Bak şu densiz Oğuz’a,
Rabb’ten gelmiş ilme yüz çevirmiş.
Bu kadar gelmişken dönmek iblisliktir,
YaRabb, Ben’i Sana gelen yoldan döndürme.

YaRabb, kulaklarım...

Dolanır Ayaklarıma

Rabb’im, bilirsin içimdeki Sen’i.
Sana gelmek için çevrilmiş her yol günah,
ben bundan kaçtıkça dolanır ayaklarıma,
sevap olsa evim, atar mıyım bir adım?

<p class="has-text-align...

Çoğum Günah

Çoğum günah, azım sevap, kalanım toprak…
Ne doyulmaz bir uyku dünya, günahı ne bitmez,
O bitmedikçe, biter nasibim… Ne nasipsizim, kalpsiz gözü kör hadsizim, dünya uykulu densizim…
Ne ağır...

Tuzaksız Olmaz

En sevdiğim manzara,
Bir martı kanadında rüzgarım,
Bir o kadar varım,
Beden geri kalanım,
Ruhtan başka yok sığınağım…

Yeryüzünün günahkar kavminden,
Nefsine uyup...

Kudret Elinden

İçim dışım Aşk,
istiyorum bir an önce gelmeyi,
bilirsin ne hatalarım var,
beni affetmeni niyaz ederim.

Başka ne gelir elimden,
kimin eli kuvvetlidir Kudret Elinden?
Ben...

Mayhoşluktan

Yük binmiş omuzlarım ter efendisi,
tez ekmek helali, anlamak güçtür.
Anlatmak güçtür, kimine gülünçtür.
Sen’den bana gelen her şeye şükür.

İyiye de şükür, kötüye...

Senin Gücün Yetmez

Kırkında paklanır aklın, yerindeyse,
çığırından çıkan günah fermanındır,
kırk katır çekemiyorken, senin gücün yetmez.
Sen ne kadar da çabalasan şükrün yetmez.

Azdır...

Çamurdan Can

Yangına kulluktur bu,
OD ile pişene ne âlâ,
hala Efendiden kaçak,
Dünya gibi Alem emrinde oysa.

Duysa kulaklarım da işitsem Sesini.
O an Ses’te Candır canıma, ruhuma...

Aklı Yoktur

Bir değil bilmediğin, iki değil,
bir kaç bilinenle, bilinmeyenin de Efendisine
kafa tutmak ettiğin.
Bilmiyorsun madem, nedir bu bilgiçliğin?

İnsan öyledir, bir var ve bir...

Sana Çevir

Kısmet her marifetin öncesi,
öncesizlik Rabb’a ait, Arif-Marifete tabii.
Tabi isyan eder insan hitabet nefsi,
Levh-i Mahfuz’da yazılı her sebebi.

Kötürüm olmuş...

Nefesleri

Uykusu ağır Oğuz’dan Dünya hali,
tembellikten nasipsiz çenesi,
gönlü Hâk’tan ataletli, adaletsiz.

Yıkıntı birikintisi, yürek çöplüğü…
Dünya hayatı hevesleri, kim kaldı ki baki?
Nefislerinin açlığından kokmuş...

Fenafillah

Yok’tan, Var’lığa ermiş Nefesin,
Nefsin emri kadar Dünya sana yâr.

Oysa, duyan kulakların,
gören gözlerin,
aynı derinin altından çıkan saçın ve tırnakların,
bir ölçü ile atan kalbinin hakkı için…
Bunca...

Bilge

Samimiyet, İslamiyet, Hâk’tan yüz çevirip sevinen,
isim desen yok, cisim desen yok.

Yanacak olan Oğuz’dan bunca kelime,
af dileyip duruyor, kabul olur-olmaz, bilmiyor.
Biliyorum, bilmediğim ne çok şey var.

...

Mezar

Sadık Kul’un Ruh’u, doymadı Nur’a,
doysa yazar mı kalem? Çeker mi elem?

Kalp yangınım büyüdü.
Rabb’im, başımdaki bu düşünceni ikiye katla,
Rabb’im, kalbimdeki bu Aşk’ını, sonsuza katla.
Kalp...

Şirk Başka

Ruh’un intiharı olmaz,
şirk başka.
İşim Aşk’ta, doğruyu gösteren Allah’tan gelir,
kalbim Aşk’ı bilir.
Nereden mi bilir? Zaten Ruh öyle giydirilir.

Utanç bilirim,
nereden gelir?
Fıtrata öyle...

Aklın

Ölmek üzere yaratılmadı Ruh’um, ölüm bedene,
kaç hasene Cennet?
Cehennem ne?
Rıza’yı da geç, her şey Allah için Azze ve Celle.

Kulaklarını kapattığından beri vicdanının sesine,
rahatça uyursun elbette, rahatça...

Güneş ve Ay

Kudret Eli’yle yoğrulmuş çamurum,
Ruh’um Hûda bahşi, sevap bahşişi,
bahsi Aşk’tan, Şeytan buna nefsi kaftan.

Hayrı da belli, şerri de,
başka kim bildirir ki böyle?
Kibraya’dan niyaz eyle…

...

Dünya Uykulu

Nereden bileyim deme,
nerede ilim de,
kilim ser o ayak sahibine,
ayak direme.

Ey Ulu Râbb’im,
gazabın Merhamet denizinin dışında kalan iğne ucu kadardır,
beni ve tüm inanan kullarını geniş rahmetinle mükâfatlandır.

...

OL

Güneşten yangını,
ebedi tatmak var günahı,
toprak buna hediye.
Yok olmak bana hediye,
Cehennem o gün, ”Yok mu daha?” diye yakarır,
beni ve inanan aciz kullarını bu kavimden eyleme.
Toprak insanın mayasıdır,
toprak...

Oğuz Kul

DELİRMEK DEĞİL BU YAPTIĞIM,
DİRİLMEK.

Allah, beni yaratanın özel ismi şerifidir.
İsimlerinin tümünü ihtiva eder. Öyle yücedir, öyle uludur.

Rabb’im, Oğuz Kul’un günah çuvalıdır, cahiller...

Oğuzhan Deniz

Oğuzhan Deniz Kimdir?

1989 Mayıs 19'da, İstanbul/Üsküdar da doğdum ve yaşıyorum. Aslen Samsun/Çarşamba'dan geliyorum. 12 Yaşından bu yana saçmalıyorum. Saçmalıklarımdan bazıları aşağıdaki gibi.

Eski Ahit:
Lehçe-i Tefrik-2002
En Karanlık Dönem-2002
Divân-ı Derûn-2002
Bân-ı Bed-2002
Kâtib-ûl Cefâ-2002
Ziyân-ı Bed-2002
Bed’in Sandığı-2002
Yağmur Ağacı-2003-2004
Aşk Gölgesi-2004-2005
Terk Edilme Mevsimi
Kalp Belası
Aşık İhtimali
Yağmur Kuşağı
Aşk Tüccarı
Canlı Anestezi

#OD:
Yangın-2015
Ölüm Çıkmazı-2015
Yaratıcıya Mektuplar 2015-2016

Hz Allah:
Allah’u Teala Hazretlerinin her bir ismine yazılmış 99 tenzih niteliğinde şiir. 2007-2016

Şiirsel Yatalak
2005-2016

Yeni Ahit:
Alev-2015
Camdan Kafes-2015
Hengâm-2015-2016
Kahve Etkisi-2016
Od-û Gazel-2016
Mütebâki-2016
Şûrîde-2016

Kitapları:
İkimiz 10 Mayıs’tan Sonra
Benim Hayatım
Dünya Yalnızı
Ölememek-1(Louylvel)
Ölememek-2(Yeşil Ay)
Sorgu
Yağmur ve Bulut
Kiracı
KurtAdam ve Kıvırcık Saçlı Kız
Tespit
Aslında Aşığım Kitap Versiyonu
Alev
7

Gelecek Ahit
[ - ]

Bunun dışında sandığınızın aksine;
Kelimelerin gücüne inananlardan… çünkü kainatın efendisi Hz Allah kelimelerle iletişim kuruyor. Bunun için kelimelerin bir değeri olmalı. Kelimeleri sese dönüştürebilen zihnimin ses tellerine olan hakimiyetindendi her şeyin aşikâr ortada oluşu. Ve böylesine güzel bir kainatın ihtimallerle gözlerini oyalayacak sebeplere ihtiyacı yoktur. O yüzden rakamları ve kelimeleri önemser. Aşk’ta kelimedir, kimine göre matematik, işte bu yüzden her hissin başında gelir. Ne güzel de gelir. Geldiği gibi kolay değildir gidişi… gitmesini istemeyiz zaten baş ucumuzdan… uykusunu Yaratan’ın verdiği, uyanırken Ruh’unu ne ilimle tekrar-tekrar bahşettiğini bildiğindendir Aşk’ı… ve Aşk, erişilmez olana aitti, o yüzden Aşk’tır zaten adı, erişilemeyeceğinden. Kimsenin O’na benzemediği, her şeye ilim ve kudret verdiği, her türlü eksiklikten uzak olana Aşık olunmalıydı… bunu anlatmanın kolay yolları vardır ama zor olan, aynı yöntem ile tekrar tekrar anlatmaktır Ruh’un bahşi gibi. Binlerce sene anlatsa da O’nun hakkında hiçbir şey anlatmamış sayılır. İşte bu yüzden kelimelerin ölümsüzlüğüne inanışı. Öyle derin bir inanışa yolculuğunun eserleri tüm yazdıkları. Bu yüzden karmaşa dolu, kainatın kusursuzluğunun üstünde bir kusursuzluğa sahipten öte kimdir mükemmeli? Tenzih etmek bile küstahlıktır böylesi Zaat’a… öyle merhametli bir Zaat ki, kullanılan ne kadar kelime varsa, kötü olanlarından yine o Zaat’a sığınıp af diliyor. İyi olanları için merhamet dileniyor… evet evet, bildiğiniz dilenmek… dilenilmesi gereken tek Zaat’a. Şükürlerin tek sahibi ve kalplerin kudret elinde olan Zaat’a… o yüzden,DELİRMEK DEĞİL BU YAPTIĞIM… DİRİLMEK.
Yeniden dirilmek bu yaptığı, ruhunu öylesine diri hissettiği anların tümü. Karşısında hiçbir hükmü olmadığından sözü karışık ve kargaşa içerir. Neyin gerçek, neyin yanlış olduğunu öğrendiği kainatın bir parça Dünyasına tamahsızlık tatminkârlığına ilelebet yürüşüyle.

****

Bendeniz Oğuzhan Deniz

Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Aşk bitmeyeceğinden, Aşk’a gönüllü yürüyen ölümlüyüm.
Karamsarlığımın narin dizeleri… dizlerinde yara bere…
Onca sahteden uzaktayım.
Kendi kasabamdayım.
Günahlarımdan geçebilir miyim sıratı?
Suratımı görebilseydim keşke o an… yüzüm dargın aynalarıma.
Sonsuza kadar görebilecekmişim gibi dünyayı, öncesizliğime aldırmadan.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Yazabileceğim en manidar şey oydu çünkü.
Ne gariptir, ben gibi binlerce Aşık silindiler yeryüzünden, sadece söyledikleri kaldı, ona rağmen Aşk’a dair söylenecekler bitmedi.
Bitmeyecekmiş gibi gördüğüm dünyadan, öncesizliğime aldırmadan Aşığım.
Bu tuhaflıktan irkilip, gözlerimi görünmezin merkezine iliştirebiliyorum.
Ve görüyorum karanlıkları, masumluğumu kaybettiğimden beri sırtımda günahlarım.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze Aşk’la başladım, mutsuzlukla bitirdim.
Oysa…
En sevdiğim iki bitki, çay ve tütün… Tuhaftır, ikisi de kanser eder, ciğerimse aldırmaz buna.
Ne tuhaftır, hiç bitmeyecekmiş gibi söyleyeceklerim.
Ne tuhaftır, içim dökülmek ister yerlere, dağılmak ister sağa sola.
Mutluluktan nefret eden ama mutluluk arayan adam gibi.
Ne gereği varsa her şeyin, o yüzden buradayım ve adım Oğuzhan Deniz.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım.
Saat 03:10 açım.
Sırtımda nefsim, ağırlığını hissedebiliyorum, doğrulardan vazgeçip dinleniyorum yanlışlarda.
Masumluğumu kaybettiğimden beri imkansızım…
Çocukluğumu geride bıraktığımdan beri aptalım.
Ne tuhaftır, çocukken bu halime özenirdim oysa.
Garip bir müziğin ahengine kaptırmış kendimi, karamsarlık ekiyorum sayfalara.
Ne gereği varsa mutluluğun, işte o yüzden mutsuzum.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözün sahibiyim ve kelimelere sığındım… kurşun bir kalemin tükenmesi gibi tükeniyorum.
Hiç anlaşılmayacak filmler gibi, anlamaya çalışıyorum hayatı.
Oysa ömrümün en kış günündeyim.
Hava soğuk, nefesim havaya kafa tutarcasına gökyüzüne uzanıp kayboluyor.
Şairliğimden utanıp, onca kelimeyi boca ettim sayfalara.
Ne tuhaftır, bazılarını bende anlamıyorum.
Ona rağmen yazıyorum ve buna rağmen anlayamıyorum.
Ne gereği varsa kalemin, kağıdın, o yüzden buradayım ve bendeniz Oğuzhan Deniz.

Hitabet-i Bediî