Burası Dünya

Burası dünya, kim kaldı ki sonsuza? İmtihanı ilmek edip nefis boynuna… götürüyor sonsuzluğa, sevapla, günahla. Tadacak dillerimiz, ateşi de, şarabı da. Canın kadar canım, yanar canım, kaynar kanım, Oğuz, deli yağızım, haksızım, ne konuşursa dili, ilimsiz, kilimsiz dünya denen ahirin evi. Kim nereden bilecek OD’u, öyleyse nasıl bilsin yangını? Bilgisizlik getirir ateşi, suçtur bilmemek, sonsuza…

Devamını Oku Burası Dünya

Tabağından

Aşk esareti başından def eden basiret, Ruh’unu özgürleştiren Hâk yoluna katiyet, şikayetin bundan nevi mersime, nimete, hak edince tatsız kötek, isteyince mezhep. Aşk’a boyun eğmemişsen, eğeceksin elbet, Aşk’ı işitmemişsen, işiteceksin yüksek seste, Aşk’ı görememişsen, göreceksin kör olsan bile, Aşk’ı hissetmemişsen, hissedeceksin sabret. Henüz erken vakit bizim için, sabah karşı… Martılar gökyüzümü çığlığa boğarken uyanış, güne…

Devamını Oku Tabağından

Ömürlük

Gözlerimden uyku bir bir sökülür, devrilir baş ucumdan hayallerim gerçeğe, efsane kelimelerin efendisinden kafiyeye, dökülen gözyaşlarıma kazadır ölümlülük. Ölebileceğim kadar dünyadayım ya, haklıyım, ölüm olmasa hayatın manisi okunmaz manidar, hayata mana katan ölüm, ölümsüzlüğü getirecek, biliyorum gözlerim yeniden görebilecek. Onların Aşk’ları bir günlük kelebek ömrüdür, bir günlük ölüme bunca hayat senesi komiktir, günahın giyotine değdiğinde…

Devamını Oku Ömürlük

Tükürüp Attım

Aşk’a aziz kelimeler kurban ettim, Aşk’a kurban olduğumdan kabahatim, kaba kuvvet Aşk, saf güçten ibaret, yenilmemişi bu yüzden yoktur, bilirim. Yeniden dirilmek gibi sevmek yeniden, yeniden görebilmek gibi yeniden sevmek, yenilenmek gibi Aşk’ı yeniden hissetmek, yeniden huzurla, mutlulukla uyuyabilmek. Nedeni cahilliğimin avuçlarımda olmasından, bir çırpıda tükürüp attım dişlerimden martımı, Alev eskimiş bedenimi Ruh’umdan söküp attı,…

Devamını Oku Tükürüp Attım

Sığıntı

Aşk’ın başkasında sığıntı gibi, sığmıyor kainata, yetmiyor gücüm, yetersiz gözüm Sen’i görmeye, Aşk başıma bela, gözüme feza. Nedenini sorgulamakta nedensiz, nasıl olsa Aşk bir sebep buluyor, bir şekilde yüzüyor kalbimin dersini, gerisi önemsiz mani, anlat anlat bitmiyor. Anlamıyor anlatsam da, anlamak yetersiz, kalbimi gördüğünü söyleyenler kalpsiz, yeteri kadar hissiz, haddinden fazla miskin, aklı yorgun olandan…

Devamını Oku Sığıntı

Alem-i Dünya

Serdi Râbb yeryüzünü ayaklarına kilim, bilim dili oyaladı, güneş yakabilir mi kendini? Oğuz ilim bildi. Zaman değildir bizi ölüme götüren, vakit değildir… Bizler koşuyoruz bilinçle ölüme, kolumuzda pahalı takvimlerle. Saat, zamana hapseden kelepçedir, bir bileğinde de olsa, gideceksin O’na, OD’a yanda, yangın görsün alem-i Dünya. Kolay değil Aşk’ı yazmak. Bildikçe Aşk’ı, unutuyorum kelimeleri, kafiyeler eksiliyor…

Devamını Oku Alem-i Dünya

Geliyorum

Ey Aşk’a da galip, ey Rabb’im geliyorum, kirden arınıyor tenim zaman ırmağında, gözlerimdendir şelalesi, ne gülmesi… Amel defterimin karalanmış sahifeleri. Ey Aşk’a da galip, ey Sahip, geliyorum, öyle arı-duru gönül, evim tenimdir, günahlarla boyanmış duvarlarından, ahşaplarında şahitlik izlerinden çıtırtılar. Ey Aşk’a da galip, ey Cenâb, geliyorum, öyle temiz yakarışlarla, Sen’in benim, sevaplarından eksilmiş, yüzü eskimiş,…

Devamını Oku Geliyorum

Tenim Dayanmaz

Benim tenim dayanmaz OD’a, OD Oğuz’da, hep pişmanlıkla, yürüyor ayaklarım yangınlara, doymuyor budala nefis günaha. Benim Aşk’ım yetmez OD’a, OD Oğuz’da, hep yangında, görüyor gözlerim yangını da, süslüyor nefis günahları da. Benim canım dayanmaz OD’a, OD Oğuz’da, hep cansızlarla, işitiyor kulaklarım kelamı da. Dinletiyor nefis günahları da. Benim aklım bir eremez OD’a, OD Oğuz’da, aklı…

Devamını Oku Tenim Dayanmaz

Kavuştu Gözlerim

Olmam gerektiği yerdeyim, sevmem gerekeni seviyorum, Aşık olmam gerekene Aşığım, hisler benim ve ben hiçbir şeyim. Nefis olmasa günah dokunmaz, günah olmayınca ateş nasıl değsin? Nasıl dokunabilsin dokularına? Oğuz Hak’kıyla bilen cahildir. Kalbinden Aşk sökülür gider, kandırırlar Seni, inandırırlar, öyle boş gözlerle seyredersin, gözlerin semaya dalar da gider. Nefsim olduğundan üstünüm, gideceğimi bildiğimden Adem’im, elmalarım…

Devamını Oku Kavuştu Gözlerim

Öyle San

Sıcakla soğuk arasındaki fark gibidir, ikisi de canından götürür. Aşk’ta öyledir, gözün feri söndürür. Kimini güldürür, kimini öldürür. Aşk öyledir işte, bir ahzan, bir güzdür. Kaderinle başa çıkamazsın, O’nun kaleminden dökülen lafza, kendi lafzınla mı mukayese, ne çıkarsız muharebe, bilgi ilk muhabere son murakebe. Aşk’tan yanacaksan yan, Aşk’a diyorlar zan, öyle san, Aşk’tan evler yapmışlar,…

Devamını Oku Öyle San

Güzün Özlemi

Öyledir Aşk, bir bakışla, bambaşka, yaşla alakası yok, yeniden başla… Bir bahane bul, adımı fısılda, Aşk’la. Öyledir, temizin kirliden farkı gibi, kurunun yanında yaş gibi, Aşk kalbedir, akıl haybeye, yakıverir, soğuk ve sıcak gibi. Öyledir, en ufak bir şey de, un-ufak olur yüreğin, Aşk gemim, küreğim, gücümün yettiği süreyim, abes serüvenim. Öyledir Aşk, öyledir… Kaylule…

Devamını Oku Güzün Özlemi

Evre

Neredeyim? Herhaldeyim, Güneş, ay, Sıcak ve Soğuk benim… Aşk’ın iliklerime kadar işleyen yangın, uzaklığın da öyledir, soğuk. Donuk bakışlı her evreden, Masiva’sı günahla bezeli, haybeye çaba, başka imâr, geldiğim gibi gideceğim de, gibi’ler ne farklı şimdilerde. Aşk adamı delirtir de eritir, başka bir candan diriltir, başka neyin gücü yetebilir? Allah, Aşk’ında efendisidir. Bunca karmaşaya rağmen…

Devamını Oku Evre