Vicdandan Bahis Açmak

Şimdi size vicdandan bahis açmak, aptalca. Milyonlarca insan, açıkça; açıkta-açlıktan uyuyamamakta, Bende uyuyamıyorum ya, vicdanımın gürültüsünden. Üzüntüsünden yaşayamaz oldu insan dünya malı yüzünden. Bilgi-bilgim ile kısıtlı iken, ilmi verenin sınırı yok, en büyük Kudret O’ndayken, siz neredesiniz insanlar? Kulluktan utanç duyacağımız din gününe, nasıl uyanacaksınız insanlar? Korkmuyor musunuz? O gün, Güneş tavan boyu yaklaştırılır. Bunu…

Devamını Oku Vicdandan Bahis Açmak

Görebilmek İçin

Öyle çok ibadet etmek gerekli-ki Allah’a, bunun için hayatta kalma çabası vermeli. Ölüm geldiğinde bitecektir ömür hakkın, ömür bitince başka nasıl ibadet edersin? Yangınsa yüreğin, Allah Aşk’ı için olmalı, sevmekse ölesiye, Allah Aşk’ı için sevmeli. Ne demeli, öyle Nur’u görebilse gözlerin, gözlerden de vazgeçerdin, görebilmek için. Bir defaya mahsus değildir yaşamın, Ruh’un, tenine bak, en…

Devamını Oku Görebilmek İçin

Akıllanacak Adımları

Yolundan ayrılanın gözleri kapkara kir, is olmuş yüreğinden dudaklarına inkâr, ziyan olduğu vaktin kıyâmına inançlı da, bilmiyor zamanı nasıl var ettiklerini, YâRabb… Yanacakları yürek azgınlığı ateşlerden, bilinçsizce yürüdükleri inançsızlık adımları, kalplerinden sökülen, RUH’unun merhameti, ölüme attıkları son adımda, akıllancak akılları. Görmeyecekleri kadar azâb-ı vakitsizliğin, yanmaktan vakit geçmezken, ağlayacaklar, gözleri sökülüp düşerken bedeni önlerine, önlerinden izleyecekler…

Devamını Oku Akıllanacak Adımları

Allah Yok Edesice

Karanlıklara ilimleşti haram bilgilerin, tecrübelerin haramlıktan ibarettir, belli, yanacak olan tenin değil de nedir? Haram işleyen ellerin, seni öldürecektir. Daha dünyayı keşfetmemiş aklına bak, nasıl da böbürlenir ‘Allah yok’ diye, ey Allah yok edesice, görmüyor musun? Dünya seni bu imtihanda yenmiş bile. Sanıyorsun-ki öldüğünde, toprak olacaksın, toprak olsan, bu yine Allah’ın merhametidir, her hareketini Allah…

Devamını Oku Allah Yok Edesice

Cehennem Torbası

Korktuğun kadar karanlıktan, korkmadın Râbb’tan, karanlık da Allah’ındır, bilmez misin? Korkmaz mısın? İmanı karanlıklara düşenlerin yazık haline de, Allah acımıyorken işim değildir bunu yazmak. Lâkin, LâAllah diyeni de gördü gözlerim, tezinden ölmeyecektir, daha dünyadadır, kanında böcekler dolaşır da eti kirlenir, gerisi cehennem torbası gibi cebinde gizlidir. Dünya malına aşıklık cebini şişirir de, gözleri kemleşir Allah’ı…

Devamını Oku Cehennem Torbası

İbadet Gibi

Daha diriltemiyorken hiçbir şeyi, dirilten Râbb’i önemsemiyorsun da, inançsızlığını da bilmiştir Râbb, bu yüzden dirilmiştir kalbinde kötülükler. Sen habersiz mi sanıyorsun? Sanıyorsun… Sanmakla Allah ilmi öğrenilemez de, gördüklerin ilim değildir de nedir? Görebilmen ilim değildir de nedir? Yürüyen ayaklarını kandan damarlar tutar, bir damar olmasa ayakta duramaz düşersin, düşlerini ayakta tutabilme hediyesi de Allah’ındır, o…

Devamını Oku İbadet Gibi

Öldürür de Diriltir

İbreti de Allah vermiştir, ilmi de verir, ilimden yoksun bir ilimde hikmettir, sen bu hikmetin bir parçasısın da, buna şükretmeyip, hikmetini eğelersin. Keskinleştikçe kibrin, Râbb’im dersin, Gerçek Râbb senin Râbb’lığını da bilmiştir, işte bu yüzden var olan cehennemdesin, öyleyse, güneş Allah’tan habersiz yanabilsin… Neredesin? Dünya üzerinde bir yerdesin, Dünya, Güneş’le Ay’ın arasında bir yerdedir, Güneş’le…

Devamını Oku Öldürür de Diriltir

Uyan da İnan

Kapını işaretlediklerinde, dişlerin kalmamış da, temizlemedikçe dişlerini melekler eziyettedir, bu yüzden dudaklarına tatlı meyveler hediyedir, hediyelerden mutlu oluyorsun da, gözlerine bak. Peki göz nimetini neden harcıyorsun boşlukta? Allah’ın yolundan başka yol boştur bilmez misin? Düşersin de güvendiğin şeytan da sırt çevirecektir, öyle olmasa Allah’ın emrine itaat ederdi henüz. Öyleyse, yumuşak topraktan biten sert ağaçlara bak,…

Devamını Oku Uyan da İnan

18 Bin Alem

Sen sofrana Ata’nı davet edip, hürmet ettin, ben Allah’a şükredip, nimetini helal bildim. Yaratan’ın Kul’una tapmak Kul’a yakışmaz da, Muhammed’in eline su dökemez 18 bin Alem. Görüntünün de ilmi vardır, gözlerine bak, göz kapılarından içeri sızan ışıkta Allah’ın… Cevabı aradıkça şaşırmaktasın, kaybolmaktasın, oysa Muhammed’in eline su dökemez 18 bin Alem. Günahtan romanların olur da, okudukça…

Devamını Oku 18 Bin Alem

Sesine Layık Olsa

Aşkının yangınında yürekler, ey yüreklerin efendisi, alemine nazaâr gözlerimden, görebiliyorum yüceliğini, görmeyenler körler, sana körlük ne kötü bir cehennemdir… Benden başka şairlerinde vardır, Sana Aşık, olmamak elde midir? Başka şairin nasıl olmaz, lâkin yüreğime işlediğin aşkından, senden başkasını göremem, duyamam. Sesine layık olsa da kulaklarım, duysalar, bir kere görse gözlerim, kalbim dayanamaz nurlukta, yine sen…

Devamını Oku Sesine Layık Olsa

Budalalık

Budalalık parayla değildi, budalalıkta kalan gözüne şimdi, budanmış dalların batmakta ya, bu da sana fayda etmeyecektir. Temizlenmek gerekir günahlardan, koşarak kaç yine kendinden, inanç evrenin temelidir, bil, aklın bunu hayal edebilir, kabul etmez. Nasıl da sıkıştırılmış tüm bilgiler, aklına nasıl da iliştirilmiş görüntüler, tüm bu cereyan aklını kurcalarken, maddelerden medet umdun yine. İnanmak yolu yarılamaktır,…

Devamını Oku Budalalık

Günahtan Yanar

Kalp kalıp bir in içinde bir aşka, kanıp bir güzel yüzünden günaha, yaradandan uzağa giden yola sapıp, sapıtan akıllarınızdan sapık fikirler. İkilileşirler ve ikilemekte fikirler, çelişkiden beli doğrulmayanlar, ne boş işler peşinde koşarlar da, senin de belini doğrultmazlar. Hadi yönünü Kâbe’ye doğrult, bu yönün yolunda can vermek, bu uğurda ölmekte şehitliktir, Cennet’ler de şahitlik eder…

Devamını Oku Günahtan Yanar

Allah Kelamı

Aşk sadece sana yakışır, senden gerisi de Sana ihtiyaçtadır, Hâk açlığım doymak bilmez, Hâk aşıklığı neymiş, öğreniyorum. Görüyor gözlerim, görüyorsun, biliyorsun görebildiğimi de, görebildiğini görebiliyorum işte, hala inkâra değer fikirleri… Düşünceler çatışır da bölünürler, örünür kötülükler, övünür kötüler, sözlükler yeni kelimelerle tanışır, seni yeniden vatandaş ederler… Bu sözlüğe uymak mantık işi değil, sözlüğünün işi mantıktan…

Devamını Oku Allah Kelamı

Çığlıklar

Seni yolundan alı koyan şeytan, o bir emir elçisi değil inanışın bundan, değil hiçbir ateş kudretsiz yaratıldı, inatla, kibirle uğraşıp kendini yakarsın. Dağların saçı da beyazladı, senin de, öyleyse bak kendine, gör kendini, nefsine hakim olamazken nefesin, kalbin öyle ilimle atar da bilmezsin. İnanmak yolu yarılamak demektir, inanmamak hiç başaramamak, başaramamak bir kuyu dibi yanmak,…

Devamını Oku Çığlıklar

Köleleştiniz

Kör değildiniz insanlar, körleştiniz, çok eşlilikten pis eşliliğe geçtiniz, ehrimen’e hoş iyilikler ettiniz, uyanın insanlar, köleleştiniz. Onlara göre basit birer leştiniz, Ahireti unutup çirkinleştiniz, şimdi düşmansınız ya önce eştiniz, kendiniz seçtiniz, siz kimdiniz? Allah’a isyan etmekte fayda yok, bilmezden gelmenin, sorguna, bilincine yararı yok da öyle davranırsın, aldığın nefesi Allah’a borçlusun, öğren. Ölen de Allah’In…

Devamını Oku Köleleştiniz

Sudan Tohumun

Çocukluğu suçladınız, yığınla insanla, çocuklardan bir naaş yığınıyla, aynı anda bir milyon ruhun yükselişi, bu da Allah’ın izni ile gerçekleşmişti. Toprak ilelebet üzerinde taşıyamaz seni, yiyecek hepimizi, kahverengi gözlerimden, çalıntı bir toprakta sonsuza kadar uyuyuş. Bu koşuşturmaca da tanımaycaksın kendini. Kaldı-ki yâren, önce yâr, yarası saklı, kalbin pişmanlıktan utangaç bir köşe de, sorgu anında kaçacak…

Devamını Oku Sudan Tohumun

Bardakta Rujun

Islıklar çalan dilinden gelir haberler, şarkılarla süslediğin naaş namazına, sakladığın medeniyet karında-kızında, bu yüzden uzanamazsın musallaya. Soğukluk tahmin edilebilir gibi sisli, o anı hatırına kazı çekilirken canın, ayaklarından başına ne acıdır bu hâl, Allah’a iman ettim dersin de boşadır. Aklı boşa harcadığından bu yana, hırpalanmış ellerin, nasırlı parmakların, acısı bir kova asitle tazelenirken, Allah’ın yardımı…

Devamını Oku Bardakta Rujun

Gürgenden Sağlam

Gürgenden sağlam tabut yoktur, kefen götürüşüne şükredenler var, akar ateş demir yükünü alıp, teninde günahların yollarından. Aklını bulandıran onca çıplaktan, haramı servis edişlerinden nefise, bununla verdiğin savaştan galip, çıksa da başından ayrı gövde, şehit. Gülün kokusuna da aldanma, bir cennet çimlik işi bulunur, Hâk’kı bilen, bilir kulun Hâk’kını, hakkını yiyene de helâl et hakkını. Tavrı…

Devamını Oku Gürgenden Sağlam

Garip Bir Seyirde

Zor değil, kolaya kaçan koluna, inatla direnen ellerinin hakkıdır, parmaklarının şahitliğinde yalan, harama uzatılan el bile ne kötüdür. Şimdi zinadan günah mı olur? Diyen dilin, habersizken dilin beyninden, elzemin sevap dolusu küplerim katırın sırtında, sırtımda kırbaç izleri, ateşten katran olsunlar Bilmezlikten geliyorsun ya dünya’ya, dünya, adında kerameti olan koca dünya, dünde kalan yâ Allah dilenişlerinden,…

Devamını Oku Garip Bir Seyirde

İleti

Suskunluğuma bakma, kalbim zikirdedir, unutkanlığı rol edindiğimden beri kefil, aşk bir oda içi iğrenç günah tablosudur, sahilde kum kadar minikti tüm haramlar. İçinden silinirken hayatına kader yazan, alın yazına değer vermediğin için yazık, kazık çaktığını sanıyorsun ya dünyaya, dünyanın attığı kazık nedir boyunca? Uyan, vakti geldi, asit yağmurlarında yıkan… Günah yuvası teninden sıyrılıp arın, kazınırken…

Devamını Oku İleti

Kışlık

Bir kafes içindesin, martılar gibi, gökyüzü nasıl ifade edebilir sonsuzluğu? Öyleyse nasıl inkar edebilirsin kendini, intiharın eşiğine gelsen de tutmayan elin. Yatağında bir dirhem nefeslik yatalağın, şiirinden anlayabildiğin kadarı ile aşık, şuuruma işlediği kadar bilincin ilinde, aşkından günah doğururken evinde. Bu ne acizlik benliği, senliği yakan ateş, benliği Aşık eden de Allah, inanmazken, nedir her…

Devamını Oku Kışlık

Ten ve Cilt

Bu benim kelimem, benim şiirim, dişim yine kırılsın, dilim de yansın, ben vazgeçmedim, vazgeçmem… Allah Bir’dir ve sen iki yüzlüsün. Onca kötülükten bakınırken etrafa, gizlediğin kokunda saklı haramlar, etraftalar, görmüyor musun? Seni izliyor onca sulanmış ağızlı yüzde göz. Görmemen ne çok normal, biliyorum… Hemcinslerin sapıtırken senin çok değil, eğilme vakti geldiğinde boyunun giyotine, ne bekleyeceksin…

Devamını Oku Ten ve Cilt

Cennetine

Şimdi biryetmişyediden, büyük sözlerime bak ve öğren. Namusu kaybettiğin için kendini, kendini kaybettiğin için mahrumsun şerefinden. Gururdan doğrulmadı belim, doğru, düşmez kalkmaz, bir Allah şaşmaz. Uyanıp yıka yüzünü makyajından, diriltip sevapları, yürü cennetine. Bu hediyelere yüz çevirip, ne haram adamlar batar tenine, ne iğrençliğin kaldı, ne dirençlik, ekmek etinden sağlanamaz. Bundandır sağlamlaşamaman, sağlaması ne? Dağlaması…

Devamını Oku Cennetine

Sandığın

Sandığından daha adam değil, adamlığından büyük sözlü dili, namerdin elinde kalır şerefi, ne öksüz ne yetimdin başta… Kirlilik afişleri ile geziyorlar, teninden fışkırırken haramlar, gözlerime batan güzellik değil, çirkin kokularını saklıyor parfüm. Adam sandığından değildi bu, sandığından çıkartacak gelinlik, bir yığın çeyiz ile beklemekte, aydınlığa gitmek bu yolda değil. Utanması eteğinin boyu ile belli, beli…

Devamını Oku Sandığın

Kaf Dağı

Ne derler bilirsin… Aslında sen biliyordun önceden. Saf’lık Kaf dağından da değerlidir. Zümrütten olmasa da. Şimdi bayatlamış bir perde arkasında, görüntünün tamamı ucuz yansımalardan, nazardan kaçarken kazalar yakalar, acele gidenin sonu da ecele gitmekti. Oğuzhan Deniz, değişti. Bedbinderune, ölü bir yazar, bülbülün dilinde şiirleri, şairin yolunda koşmadığından boşluk, hoşluk bundan yoktu, gamzeler gizlendi. Yardımcı olanın…

Devamını Oku Kaf Dağı