İleti

Suskunluğuma bakma, kalbim zikirdedir, unutkanlığı rol edindiğimden beri kefil, aşk bir oda içi iğrenç günah tablosudur, sahilde kum kadar minikti tüm haramlar. İçinden silinirken hayatına kader yazan, alın yazına değer vermediğin için yazık, kazık çaktığını sanıyorsun ya dünyaya, dünyanın attığı kazık nedir boyunca? Uyan, vakti geldi, asit yağmurlarında yıkan… Günah yuvası teninden sıyrılıp arın, kazınırken…

Devamını Oku İleti

Kışlık

Bir kafes içindesin, martılar gibi, gökyüzü nasıl ifade edebilir sonsuzluğu? Öyleyse nasıl inkar edebilirsin kendini, intiharın eşiğine gelsen de tutmayan elin. Yatağında bir dirhem nefeslik yatalağın, şiirinden anlayabildiğin kadarı ile aşık, şuuruma işlediği kadar bilincin ilinde, aşkından günah doğururken evinde. Bu ne acizlik benliği, senliği yakan ateş, benliği Aşık eden de Allah, inanmazken, nedir her…

Devamını Oku Kışlık

Ten ve Cilt

Bu benim kelimem, benim şiirim, dişim yine kırılsın, dilim de yansın, ben vazgeçmedim, vazgeçmem… Allah Bir’dir ve sen iki yüzlüsün. Onca kötülükten bakınırken etrafa, gizlediğin kokunda saklı haramlar, etraftalar, görmüyor musun? Seni izliyor onca sulanmış ağızlı yüzde göz. Görmemen ne çok normal, biliyorum… Hemcinslerin sapıtırken senin çok değil, eğilme vakti geldiğinde boyunun giyotine, ne bekleyeceksin…

Devamını Oku Ten ve Cilt

Cennetine

Şimdi biryetmişyediden, büyük sözlerime bak ve öğren. Namusu kaybettiğin için kendini, kendini kaybettiğin için mahrumsun şerefinden. Gururdan doğrulmadı belim, doğru, düşmez kalkmaz, bir Allah şaşmaz. Uyanıp yıka yüzünü makyajından, diriltip sevapları, yürü cennetine. Bu hediyelere yüz çevirip, ne haram adamlar batar tenine, ne iğrençliğin kaldı, ne dirençlik, ekmek etinden sağlanamaz. Bundandır sağlamlaşamaman, sağlaması ne? Dağlaması…

Devamını Oku Cennetine

Sandığın

Sandığından daha adam değil, adamlığından büyük sözlü dili, namerdin elinde kalır şerefi, ne öksüz ne yetimdin başta… Kirlilik afişleri ile geziyorlar, teninden fışkırırken haramlar, gözlerime batan güzellik değil, çirkin kokularını saklıyor parfüm. Adam sandığından değildi bu, sandığından çıkartacak gelinlik, bir yığın çeyiz ile beklemekte, aydınlığa gitmek bu yolda değil. Utanması eteğinin boyu ile belli, beli…

Devamını Oku Sandığın

Kaf Dağı

Ne derler bilirsin… Aslında sen biliyordun önceden. Saf’lık Kaf dağından da değerlidir. Zümrütten olmasa da. Şimdi bayatlamış bir perde arkasında, görüntünün tamamı ucuz yansımalardan, nazardan kaçarken kazalar yakalar, acele gidenin sonu da ecele gitmekti. Oğuzhan Deniz, değişti. Bedbinderune, ölü bir yazar, bülbülün dilinde şiirleri, şairin yolunda koşmadığından boşluk, hoşluk bundan yoktu, gamzeler gizlendi. Yardımcı olanın…

Devamını Oku Kaf Dağı