Kategori

Alev

Oğuz Aşk’ın evidir, Alev O’nun rengidir.

A

Dürüst Budalası

Yumuşak düş yastıklarına gömüp başımı,
Aşk ile örtüyorum zihnimi, görmüyorsun,
Aşk’tan başka ne görüyorsun gözlerimde?
Aşk’ı bilmiyorsun, Oğuz Aşk’a kör cahil.

Haklı olanı, haksızlığa tercih eder Aşık,
Maşuk...

Oğuz Nedir?

Öyledir Aşk,
Aşk, öyle derinden yakarda gık edemezsin,
Aşk, öyle serinden taşarda, def edemezsin,
Aşk, öyledir.

İnancının eksikliğinden midir?
Aşk öyle hafifleyenden midir?
Anlatan dudaklarıma öfkenden midir...

Buymuş

Kurtuldu ayaklarım, yağmurdan çamurdan…
Yağmur soğuktu, üşüttü, şaşırttı, aldanıştı.
Hadi dinleyin, artık içimde Alev’lerden şarkılar var,
ısının çevresinde ki ateş böcekleri gibi. Isının.

Sağır sultan Oğuz, Alev...

Yutarsın Kırıkları

Meyden et gözlerimin şaşması,
meymenet Aşk’ın nursuz fer güzü,
meyve bahçesi yüzü, okusa zihnimden,
meyle işsiz adamın közü, Alev’dendir.

Alev, Oğuz’un evidir. Aşk’tan yanan kalptedir,
kalbi bilen...

Buzul Çağı

Satırlara sığmayacak Aşk, yük bırakır,
Aşk yavaşlatır, öyle ağır-ağır alır canı,
kanı pervâde kalmış yine gık etmez,
Aşk’tan yüz çevirmez Oğuz, bırak yansın.

Kansın bu yangına Oğuz, taşsın Deniz’i,
elzemi ya...

En Saf Hali

Aşk’ın en saf hali, serâb-ı hayali,
derya dêm meyden, Oğuz içsin,
gözlerimin bir göreceği bir Sen’sin,
sarhoş çeşm-î, çift görür ötesini.

Binlerce şiirin mürekkebine gark kafiye,
kırk deliyle kırk akıllının çelik...

Aziz Kafiye

Oğuz Aşk’ın evidir, delisi evrenin,
dahası, demin görüp hayalini, özledim…
Gözlerimin penceresinden gör kendini,
kirpiklerinden parmaklıklara hapsettim Sen’i.

Sarhoş kafiyelerin, meyhanesi defterim,
kelimelere...

İçimi Dışıma

Kelimeler çıkardı içimi dışıma,
kafiyeler düşürdü Alev aklıma,
hışımla Aşk alazlı başımda,
kalbinin, ‘Ben’ atışlarındandır.

Aşk’ı gafil kalan kalbi zamanla,
kalbi körle, göreni bir sanmıştı oysa...

Alev Rengidir

Bilmiyorsun henüz, küçüksün,
öğretir hayat neler-neler,
Aşk bundan beter, elem-keder,
yeniden görebilirsin…

Aklım, dibi görünmez kafiye kuyusu,
Aşk’ı döktü dudaklarım kafiye dolusu,
Aşk olsun Oğuz’a ki...

Kahvesinden

Kalemim artık hüzünden öte,
yüzünden bahseder alev gibi,
nice kelimeler var da zihnimde,
korkuyorum söylemeye.

Küsmedikçe hayata, anlamazsın,
barışmadıkça Aşk’la, başaramazsın
,
boyuyorum toprağı...

Ölüm Canına

Oğuz yanlış yola saptım sanır,
getiriyormuş oysa yollar sana,
onca alev içinden yürür Alev’e,
alevden yolarla geliyorum sana.

Gözü görmüyorken yaşlardan,
sen, yeniden gördürüyorsun…
Sen, yeniden...

Saltanattı

Aşk saltanattı… Satan sattı,
kimi sakladı, bense anlattım,
ne hoş raslantı, kimini aldattı,
Yusuf kuyusuydu, içen kandı.

Aşk yolunda ne çok kişi aldandı,
bu yollarda kaç Aşık harcandı?
Aşk herkesi can evinden...

Rüya gibi

Aşk’ı mutluluk sanan cahil,
Oğuz çiçeği burnunda sefil,
yürüyor da, Aşk gerçek midir?
Bu gerçek değil, rüya gibidir.

Kalbim Aşk’a evcil, başka her şey yabani,
hayata biraz rüya karıştırıp, unuttum her şeyi...

Balıksırtı

Yüreğimin kaldırımlarında adım izlerin,
izledim Aşk’ı, yenildim, yeniden dirildim.

Burası hayal mahali, tek ahali Oğuz,
öyle güzel ki resimleri, bilemezsin.

Öyle bir güzel görüyor ki gözlerim, özledim,
Aşk’tan...

İmrenir

Zamanın elimizden kayıp gitmekten başka vasfı ne?
Vaktin Sen’sizliği yaşatmaktan başka işi de ne?

O halde, yasla başını omuzuma, geçmesin vakit.
Dursun saatler, günler, haftalar, aylar… kısaca vakit.

Hatırlıyorum...

Alev

Aşk’tan zoru başka bir Aşk mıdır?
Aşk tek değil midir? Kim bilebilir?

Göz görür de gönül katlanır derler,
göz görmezse, gönüle söz mü işler?

Öyledir… O gelip, neşelendirdi,
hayat yeniden yeşillendi. Alevdi.

...

Oğuzhan Deniz

Oğuzhan Deniz Kimdir?

1989 Mayıs 19'da, İstanbul/Üsküdar da doğdum ve yaşıyorum. Aslen Samsun/Çarşamba'dan geliyorum. 12 Yaşından bu yana saçmalıyorum. Saçmalıklarımdan bazıları aşağıdaki gibi.

Eski Ahit:
Lehçe-i Tefrik-2002
En Karanlık Dönem-2002
Divân-ı Derûn-2002
Bân-ı Bed-2002
Kâtib-ûl Cefâ-2002
Ziyân-ı Bed-2002
Bed’in Sandığı-2002
Yağmur Ağacı-2003-2004
Aşk Gölgesi-2004-2005
Terk Edilme Mevsimi
Kalp Belası
Aşık İhtimali
Yağmur Kuşağı
Aşk Tüccarı
Canlı Anestezi

#OD:
Yangın-2015
Ölüm Çıkmazı-2015
Yaratıcıya Mektuplar 2015-2016

Hz Allah:
Allah’u Teala Hazretlerinin her bir ismine yazılmış 99 tenzih niteliğinde şiir. 2007-2016

Şiirsel Yatalak
2005-2016

Yeni Ahit:
Alev-2015
Camdan Kafes-2015
Hengâm-2015-2016
Kahve Etkisi-2016
Od-û Gazel-2016
Mütebâki-2016
Şûrîde-2016

Kitapları:
İkimiz 10 Mayıs’tan Sonra
Benim Hayatım
Dünya Yalnızı
Ölememek-1(Louylvel)
Ölememek-2(Yeşil Ay)
Sorgu
Yağmur ve Bulut
Kiracı
KurtAdam ve Kıvırcık Saçlı Kız
Tespit
Aslında Aşığım Kitap Versiyonu
Alev
7

Gelecek Ahit
[ - ]

Bunun dışında sandığınızın aksine;
Kelimelerin gücüne inananlardan… çünkü kainatın efendisi Hz Allah kelimelerle iletişim kuruyor. Bunun için kelimelerin bir değeri olmalı. Kelimeleri sese dönüştürebilen zihnimin ses tellerine olan hakimiyetindendi her şeyin aşikâr ortada oluşu. Ve böylesine güzel bir kainatın ihtimallerle gözlerini oyalayacak sebeplere ihtiyacı yoktur. O yüzden rakamları ve kelimeleri önemser. Aşk’ta kelimedir, kimine göre matematik, işte bu yüzden her hissin başında gelir. Ne güzel de gelir. Geldiği gibi kolay değildir gidişi… gitmesini istemeyiz zaten baş ucumuzdan… uykusunu Yaratan’ın verdiği, uyanırken Ruh’unu ne ilimle tekrar-tekrar bahşettiğini bildiğindendir Aşk’ı… ve Aşk, erişilmez olana aitti, o yüzden Aşk’tır zaten adı, erişilemeyeceğinden. Kimsenin O’na benzemediği, her şeye ilim ve kudret verdiği, her türlü eksiklikten uzak olana Aşık olunmalıydı… bunu anlatmanın kolay yolları vardır ama zor olan, aynı yöntem ile tekrar tekrar anlatmaktır Ruh’un bahşi gibi. Binlerce sene anlatsa da O’nun hakkında hiçbir şey anlatmamış sayılır. İşte bu yüzden kelimelerin ölümsüzlüğüne inanışı. Öyle derin bir inanışa yolculuğunun eserleri tüm yazdıkları. Bu yüzden karmaşa dolu, kainatın kusursuzluğunun üstünde bir kusursuzluğa sahipten öte kimdir mükemmeli? Tenzih etmek bile küstahlıktır böylesi Zaat’a… öyle merhametli bir Zaat ki, kullanılan ne kadar kelime varsa, kötü olanlarından yine o Zaat’a sığınıp af diliyor. İyi olanları için merhamet dileniyor… evet evet, bildiğiniz dilenmek… dilenilmesi gereken tek Zaat’a. Şükürlerin tek sahibi ve kalplerin kudret elinde olan Zaat’a… o yüzden,DELİRMEK DEĞİL BU YAPTIĞIM… DİRİLMEK.
Yeniden dirilmek bu yaptığı, ruhunu öylesine diri hissettiği anların tümü. Karşısında hiçbir hükmü olmadığından sözü karışık ve kargaşa içerir. Neyin gerçek, neyin yanlış olduğunu öğrendiği kainatın bir parça Dünyasına tamahsızlık tatminkârlığına ilelebet yürüşüyle.

****

Bendeniz Oğuzhan Deniz

Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Aşk bitmeyeceğinden, Aşk’a gönüllü yürüyen ölümlüyüm.
Karamsarlığımın narin dizeleri… dizlerinde yara bere…
Onca sahteden uzaktayım.
Kendi kasabamdayım.
Günahlarımdan geçebilir miyim sıratı?
Suratımı görebilseydim keşke o an… yüzüm dargın aynalarıma.
Sonsuza kadar görebilecekmişim gibi dünyayı, öncesizliğime aldırmadan.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Yazabileceğim en manidar şey oydu çünkü.
Ne gariptir, ben gibi binlerce Aşık silindiler yeryüzünden, sadece söyledikleri kaldı, ona rağmen Aşk’a dair söylenecekler bitmedi.
Bitmeyecekmiş gibi gördüğüm dünyadan, öncesizliğime aldırmadan Aşığım.
Bu tuhaflıktan irkilip, gözlerimi görünmezin merkezine iliştirebiliyorum.
Ve görüyorum karanlıkları, masumluğumu kaybettiğimden beri sırtımda günahlarım.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze Aşk’la başladım, mutsuzlukla bitirdim.
Oysa…
En sevdiğim iki bitki, çay ve tütün… Tuhaftır, ikisi de kanser eder, ciğerimse aldırmaz buna.
Ne tuhaftır, hiç bitmeyecekmiş gibi söyleyeceklerim.
Ne tuhaftır, içim dökülmek ister yerlere, dağılmak ister sağa sola.
Mutluluktan nefret eden ama mutluluk arayan adam gibi.
Ne gereği varsa her şeyin, o yüzden buradayım ve adım Oğuzhan Deniz.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım.
Saat 03:10 açım.
Sırtımda nefsim, ağırlığını hissedebiliyorum, doğrulardan vazgeçip dinleniyorum yanlışlarda.
Masumluğumu kaybettiğimden beri imkansızım…
Çocukluğumu geride bıraktığımdan beri aptalım.
Ne tuhaftır, çocukken bu halime özenirdim oysa.
Garip bir müziğin ahengine kaptırmış kendimi, karamsarlık ekiyorum sayfalara.
Ne gereği varsa mutluluğun, işte o yüzden mutsuzum.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözün sahibiyim ve kelimelere sığındım… kurşun bir kalemin tükenmesi gibi tükeniyorum.
Hiç anlaşılmayacak filmler gibi, anlamaya çalışıyorum hayatı.
Oysa ömrümün en kış günündeyim.
Hava soğuk, nefesim havaya kafa tutarcasına gökyüzüne uzanıp kayboluyor.
Şairliğimden utanıp, onca kelimeyi boca ettim sayfalara.
Ne tuhaftır, bazılarını bende anlamıyorum.
Ona rağmen yazıyorum ve buna rağmen anlayamıyorum.
Ne gereği varsa kalemin, kağıdın, o yüzden buradayım ve bendeniz Oğuzhan Deniz.

Hitabet-i Bediî