Dürüst Budalası

Yumuşak düş yastıklarına gömüp başımı, Aşk ile örtüyorum zihnimi, görmüyorsun, Aşk’tan başka ne görüyorsun gözlerimde? Aşk’ı bilmiyorsun, Oğuz Aşk’a kör cahil. Haklı olanı, haksızlığa tercih eder Aşık, Maşuk, aşık atamaz Aşk’tan alev sineye, mazi hatırlanması gereksiz terazi kefesi, Aşk’la tanıştığından beri ağır basar solu. Bilmiyorsun, kalbimin derisini yüzüyor bilmeden söylediklerin… Görmüyorsun, Kıskançlık Aşk’ın küpe takısı,…

Devamını Oku Dürüst Budalası

Oğuz Nedir?

Öyledir Aşk, Aşk, öyle derinden yakarda gık edemezsin, Aşk, öyle serinden taşarda, def edemezsin, Aşk, öyledir. İnancının eksikliğinden midir? Aşk öyle hafifleyenden midir? Anlatan dudaklarıma öfkenden midir? Duyan kulakların hakkı için, Oğuz nedir? Sabaha dek uykunun ağırlığı, yine uğurlandı uyku gözlerimden, Sen’i görebilmek adına kavuşamadı gözkapaklarım, Sana gelmek adına, unuttum paha edenler, pahsız. Anlamsız tüm…

Devamını Oku Oğuz Nedir?

Buymuş

Kurtuldu ayaklarım, yağmurdan çamurdan… Yağmur soğuktu, üşüttü, şaşırttı, aldanıştı. Hadi dinleyin, artık içimde Alev’lerden şarkılar var, ısının çevresinde ki ateş böcekleri gibi. Isının. Sağır sultan Oğuz, Alev çıtırtısıyla uyandı, damlaların betonla sevişen gürültüsünden, duyabiliyor artık Oğuz, nimete şükürden, ne kadar şükretsem az, canım pahası sana az. Üşümüş parmaklarından hissediyorum soğuğu, diyorum ki, Soğuk buymuş… Buymuş…

Devamını Oku Buymuş

Yutarsın Kırıkları

Meyden et gözlerimin şaşması, meymenet Aşk’ın nursuz fer güzü, meyve bahçesi yüzü, okusa zihnimden, meyle işsiz adamın közü, Alev’dendir. Alev, Oğuz’un evidir. Aşk’tan yanan kalptedir, kalbi bilen kalptedir, kalpten uzak ötededir, hakkı bilmeyen cahil Oğuz Aşk sanır meydedir, Aşk, tertemiz Alev’dedir, Alev Oğuz’un rengidir. Aşk’tan bıkmamış, kafiyesi nergiste gizli, heybetle yerle bir eder Aşk kalbi,…

Devamını Oku Yutarsın Kırıkları

Buzul Çağı

Satırlara sığmayacak Aşk, yük bırakır, Aşk yavaşlatır, öyle ağır-ağır alır canı, kanı pervâde kalmış yine gık etmez, Aşk’tan yüz çevirmez Oğuz, bırak yansın. Kansın bu yangına Oğuz, taşsın Deniz’i, elzemi ya burukları, kalbi kırıkları, en yakınım da, kalbime en uzağı, budur Aşk’ın tuzağı, buzul çağı. Yutuyorum kelimeleri bir bir, yuvarlıyorum kafiyeleri bir bir, İki de…

Devamını Oku Buzul Çağı

En Saf Hali

Aşk’ın en saf hali, serâb-ı hayali, derya dêm meyden, Oğuz içsin, gözlerimin bir göreceği bir Sen’sin, sarhoş çeşm-î, çift görür ötesini. Binlerce şiirin mürekkebine gark kafiye, kırk deliyle kırk akıllının çelik çomak oyunu, kaybedeni çoktur, Aşk’a dair Oğuz’dur… Bilmediğinden, bilmediklerin çoktur. Aşk’ı yok edebilecek misin? Asla… Yeniden bulmuşken arşın sonra, bırakmaz parmaklarımın prangası, Aşk’a dair…

Devamını Oku En Saf Hali

Aziz Kafiye

Oğuz Aşk’ın evidir, delisi evrenin, dahası, demin görüp hayalini, özledim… Gözlerimin penceresinden gör kendini, kirpiklerinden parmaklıklara hapsettim Sen’i. Aziz kafiyelerin, meyhanesi defterim, kelimelere döküp yakıyorum içlerini, dişlerimden kurtulup martılar, kaçıyorlar, korkutuyor gidenler, geride kalanlar ölüyor. Öyle ya, hiç bitmeyecekmiş gibi geçen zaman, vakit Sen’inleyken nasıl da geçip gider canımdan, öyle ya, canımdan canlar alıp götürür…

Devamını Oku Aziz Kafiye

İçimi Dışıma

Kelimeler çıkardı içimi dışıma, kafiyeler düşürdü Alev aklıma, hışımla Aşk alazlı başımda, kalbinin, ‘Ben’ atışlarındandır. Aşk’ı gafil kalan kalbi zamanla, kalbi körle, göreni bir sanmıştı oysa. Aşk’ı bir avuç suda arayan budala, aklı bir karış havada, kokun havada. Özlemiyor muyum sanıyorsun? Burnumda tütüyorsun, tütünsüz, gözlerimdesin gün boyu, hayalsiz, öyleyse, bu Aşk değilde nedir? Alev Aşk…

Devamını Oku İçimi Dışıma

Alev Rengidir

Bilmiyorsun henüz, küçüksün, öğretir hayat neler-neler, Aşk bundan beter, elem-keder, yeniden görebilirsin… Aklım, dibi görünmez kafiye kuyusu, Aşk’ı döktü dudaklarım kafiye dolusu, Aşk olsun Oğuz’a ki Alev’e Aşık oldu. Bundan yandı-dondu, huzur buldu. Artık kalbimi görsen inanamazsın, Aşk’ı içsen kalbimden, doyamazsın, yazabilsen parmaklarımdan kafiyeleri, Aşk’ını kafiyelere sığdıramazdın. Tükenir gücün, sevda kasırga yüreğin, dolup-dolup taşar gözlerin,…

Devamını Oku Alev Rengidir

Kahvesinden

Kalemim artık hüzünden öte, yüzünden bahseder alev gibi, nice kelimeler var da zihnimde, korkuyorum söylemeye. Küsmedikçe hayata, anlamazsın, barışmadıkça Aşk’la, başaramazsın, boyuyorum toprağı gözlerinin kahvesinden, yeşilleniyor yeniden, dünya denen gezegen. Gezginin ayakları ezik, bezgin hayat maşası, dudaklarından koparabildiğin kadar Aşk, çözebildiğin kadar kirpiklerinden gözlerini, söylemedikçe sevdiğini, ezilmişti yüreği. Şimdi aydınlık tüm geceler hayallerinden, evimin tavanında…

Devamını Oku Kahvesinden

Ölüm Canına

Oğuz yanlış yola saptım sanır, getiriyormuş oysa yollar sana, onca alev içinden yürür Alev’e, alevden yolarla geliyorum sana. Gözü görmüyorken yaşlardan, sen, yeniden gördürüyorsun… Sen, yeniden güldürüyorsun… Sen, lütüfkâr-ı, şükür nursun… Yelkenleri fırtınadan kopmuş, rüzgar esmeyen bu Deniz’de, delik, deşik batan filikasında, Oğuz kurtulmayı bekliyormuş. Kurtulmuş, İlah-i adalet buymuş, tam batacakken ölüm canına, tutuşmuş Alev,…

Devamını Oku Ölüm Canına

Saltanattı

Aşk saltanattı… Satan sattı, kimi sakladı, bense anlattım, ne hoş raslantı, kimini aldattı, Yusuf kuyusuydu, içen kandı. Aşk yolunda ne çok kişi aldandı, bu yollarda kaç Aşık harcandı? Aşk herkesi can evinden vurdu, bilmediklerinden kuzuya kurttu… Baş ucumda Aşk’ın en saf hali, Rabb’in hediyesi, Aşk kafiyesi, tüketiyor aklım Aşk’ın hafiyesi, kisvesi eskimiş yüzümün elbisesi. Siz…

Devamını Oku Saltanattı

Rüya gibi

Aşk’ı mutluluk sanan cahil, Oğuz çiçeği burnunda sefil, yürüyor da, Aşk gerçek midir? Bu gerçek değil, rüya gibidir. Kalbim Aşk’a evcil, başka her şey yabani, hayata biraz rüya karıştırıp, unuttum her şeyi. Bitmek üzere olan bitmeliydi, emeklesen de, gidemezsin, bu Aşk adımlarıyla ömrü bitiremezsin. Sanıyorsun ya beni hissiz, sıradan biri, bilmiyorsun ya beni dipsiz kuyular…

Devamını Oku Rüya gibi

Balıksırtı

Yüreğimin kaldırımlarında adım izlerin, izledim Aşk’ı, yenildim, yeniden dirildim. Burası hayal mahali, tek ahali Oğuz, öyle güzel ki resimleri, bilemezsin. Öyle bir güzel görüyor ki gözlerim, özledim, Aşk’tan kurak bahçeydim, yine yeşillendim. İnce ilmeklerle örüyorum Aşk denen hırkayı, balıksırtı hayallerimle işliyorum güzelliğini… Yarası ağır Oğuz iyileşti, hekimdir ellerin, o halde yarısı Sen’de kalmış sevgimin… İyi…

Devamını Oku Balıksırtı

İmrenir

Zamanın elimizden kayıp gitmekten başka vasfı ne? Vaktin Sen’sizliği yaşatmaktan başka işi de ne? O halde, yasla başını omuzuma, geçmesin vakit. Dursun saatler, günler, haftalar, aylar… kısaca vakit. Hatırlıyorum gözlerinin buğusunu, yaşlarını… Kahroluyorum hatırladıkça, gururumu, yanlışımı. Hatırlıyorum, heyecanından kalbinin pır-pır atışını, ateş saçardın da Sen, bana bir kıvılcım sıçramazdı. Sen’in gözlerinden görebilmek yeniden Dünya’yı, Dünya’nın…

Devamını Oku İmrenir

Alev

Aşk’tan zoru başka bir Aşk mıdır? Aşk tek değil midir? Kim bilebilir? Göz görür de gönül katlanır derler, göz görmezse, gönüle söz mü işler? Öyledir… O gelip, neşelendirdi, hayat yeniden yeşillendi. Alevdi. Öncesi gözlerinde kararır, kaybolur, ardından koşup yetişmek zordur… Durup, dinlenmeksizin, yüreği alevli, kendisi gibi derindi, bakışları kahverengi. Özlemek marifetti, özledi… Beklemek marifetti, bekledi……

Devamını Oku Alev