Yarin Sesinden

Yarin Sesinden … ”Sevdiğim” diyordu… Taş olsa çatlar, çelik olsa erirdi, irade buna dirayet gösteremez… İşittikçe işitesi gelir insanın, sesindeki mayhoşluktan sarhoş edip, nahoş ahvali yok etti. ”Mis kokulum” diyordu… Tüm kokular düşman oldu bana, ruhum kabuğundan ayrılıp, had bildi, başka her şey itaat etti. Yarin sesinden Oğuz deyişi, söz gümüşten vazgeçti, sükût altından, pırlanta…

Devamını Oku Yarin Sesinden

Şeref Duydum

Şeref Duydum … Beni görmüştü rüyasında, hani şu karmaşık olanlarından, uğurlayıp, uyanmış sonra, Rüya da olsa şeref duydum. Rüya da olsa müşerref oldum. Kızgınlık boy gösterdi sonra, yokluğumdan tövbe edip, kızdı. Kızgınlık da ne güzel yakışıyor Sana bilsen. Hoş kokular bürümüştü, sandı ki dünyadan, varlığını hiçe mi saymıştı? Oysa menekşeler, papatyalar kim bilir ne nebatlar…

Devamını Oku Şeref Duydum

Biraz Sarılayım Sana

Biraz Sarılayım Sana … Özlediğini söyledi, özlem anlam kazandı, eğilip boynuma hediye etti busesini, nefesi sıcaktı, elleri sakallarımın arasında dolaştı, put kesilip, dut yemiştim sanki, biraz sonra tekrar dirildim. ”Gelsene” dedi… ”Biraz sarılayım sana.” İtaat ettim, taat bildim. Etrafımızda kem gözlerden çitler vardı, O’na rağmen seviyorduk biz. Sonra kin bürüdü gözlerini… Tarihi geçmiş bir kutu…

Devamını Oku Biraz Sarılayım Sana

Saçlarından Kokladım Aşk’ı

Saçlarından Kokladım Aşk’ı … Elini uzattı, tuttum, bir mumun erimesi gibi eriyecektim, adım atmakta kararsızdım, ama attım, bir papatyayı koklar gibi kokladım saçlarından. Derince bir nefes çektim içime. Göğsüm kabardı, Aşk’tan boğulacak kadar, Aşk’ı soludum. Saçlarından kokladım Aşk’ı, ürkekti, küçücüktü henüz, yine de asırlık çınar asilliğinde. Uğultuydu O’ndan başka duyduğum her ses. Biraz sonra kendime…

Devamını Oku Saçlarından Kokladım Aşk’ı

Suskunluk

Suskunluk … Sessizdi, sakindi. Canı neden sıkkın bilmem, üzülmesini istemem de, hüzün ne de güzel yakışmıştı sana. Ağlamaya başladı, bir ömür ağlasa da şikayet etmezdim. Sonra başını çevirip baktı, başka her şeyi soyutladı, kendisinden başka her şeyi görünmez yaptı, bu bariz sihirdi. Ağla, ağla da hüzün neymiş öğrensin dünya, yağmur damlamak neymiş bilsin, deniz tuzun…

Devamını Oku Suskunluk

Kahve Falı

Kahve Falı … Dudaklarının dokunduğu yeri ezberledim, fincan sıcaktı, O bırakınca soğumaya mahkum oldu. O’nun yudumladığı yerden içtim, bu sahi Aşk’tı. Sıcaktı, içimi kavurdu. Fincanı ters çevirip uzattım, ikimizin falı, ne güzel okunur şimdi bu telveden ömür. Sıkıca kavradı elimden, tüylerim ürperdi, artık okutabilirdi fincanı. Benden başka ne gördü, bilmem. Aşk’tan başka ne vardı, bilmem.…

Devamını Oku Kahve Falı

Öğreniş

Öğreniş … Ayın 14’ü neymiş, öğrendi. Gözleri hayretle doluydu, benim gözlerimde olduğu gibi, ben bu güzelliğe hayrandım, O, şu garip mehtabın ışığına. Arkasına yaslandı, gülümsedi… Gece artık sevinebilir, geceyi bilen biri var… Sıradan biri değil, Aşk’ın çamurdan yaratılışı, söylesenize, hangi çamur böyle güzel olabilir? Gece artık sevinebilir, geceyi aydınlatan Ay’dan bir parça var yeryüzünde. Yeryüzü…

Devamını Oku Öğreniş

Yaz Meyvesi

Yaz Meyvesi … Nefesinden besleniyordu atmosfer, bu yüzden sıcaktı hava, karadut ve ahududu donuk bir kabın içindeydi, yeni öğrendiğimiz bir şarkı çalıyordu, birbirimizle yarışırcasına yedik, sanki umurumdaydı böğürtlenler, gözlerine bakıyordum ya, yeterliydi. Dışarı çıkıp, yollarımızı ayıracaktık, yaklaşıp kısa boyuna aldırmadan uzandı, yanaklarımdan öpüp gitti. Ardından izledim bir süre, zaman mefhumu yoktu o an, zamansızlığa kavuşmuştum.…

Devamını Oku Yaz Meyvesi

Kıskançlık

Kıskançlık … O fark etmese de, kıskançlık, şık bir takı gibiydi yüzünde. Tehdit edip, sustu. Korkmamıştım, yalnız hoşlanmıştım. Sonra tekrar tekrar kıskandı. Biraz da sahtelik vardı o an bakışlarında. Dudaklarını büzüp, aklımla dalga geçti. Haklıydı da, benim artık akılla ne işim olurdu? Güneş O’nsuz artık gibi, Ay desen zaten yarım, yarın desen huysuz bir ihtiyar…

Devamını Oku Kıskançlık

Çokça Çirkin

Çokça Çirkin … Sakallarımı biriktirmiştim, saçlarım karışık, gece kadar siyah, ışık kadar parlaktı, boğuk tenim yüzüme abartıydı. Bakıp, ilk defa konuştu. Konuşan o değil de, sessizlikti sanki. Çokça çirkin yüzümde güzellik aradı. Buldu. Benim için dünya solmuştu bile. Nezaketi bir kenara bırakıp, elinin tersiyle itti. Sahi, ne de güzel elleri vardı. Yeni olgunlaşmış meyvenin, pembe…

Devamını Oku Çokça Çirkin

Ufka Bakış

Ufka Bakış … Bu ikinci kış. Serçeler yuvasından kopamıyor, gökyüzü kömür isi isyanında, başımı önümden kaldırıp baktım ufka, işte ilk o zaman anladım yufka yürekliliğimi. Gözleri gözlerime değip kaçtılar, umursanmadılar ama uslanmadılar, doyasıya izlediler Aşk’ı… Siz şiir ne demek bilir misiniz? Yüreğinizin karatahtasıdır, yazılır, çizilir, silinir. Bu silinmedi. Siz betimlemek nedir bilir misiniz? Aşk’ı anlatmak…

Devamını Oku Ufka Bakış

Başlangıç

14 Eylül Perşembe Başlangıç… … Gülümsedi. Bulutlar çekildi gökyüzünden, güneş bir parladı. Ürkek adımlar atıyordu. Parmaklarının ucunda yürüyüp, etrafa gizem dağıtıyordu. Ben buna tek başıma milyon gişelik seyirci, öyle izledim gözlerini. Biraz bükük dudakları, saçları boynundan dökülen şelaleler misali. Gözlerinde biraz nem, hüzün yaşanmışlık vardı. Hırçınlığı bundandı belki de, suskunluğu yerli yerinde, sesi duyduğum en…

Devamını Oku Başlangıç