Kategori

Ayın 14’ü

Ayın 14’ü neymiş, öğrendi. Gözleri hayretle doluydu, benim gözlerimde olduğu gibi, ben bu güzelliğe hayrandım, O, şu garip mehtabın ışığına.

A

Yarin Sesinden

Yarin Sesinden

”Sevdiğim” diyordu…
Taş olsa çatlar, çelik olsa erirdi,
irade buna dirayet gösteremez…
İşittikçe işitesi gelir insanın,
sesindeki mayhoşluktan sarhoş edip,
nahoş ahvali yok etti...

Şeref Duydum

Şeref Duydum

Beni görmüştü rüyasında,
hani şu karmaşık olanlarından,
uğurlayıp, uyanmış sonra,
Rüya da olsa şeref duydum.
Rüya da olsa müşerref oldum.

Kızgınlık boy gösterdi sonra,
yokluğumdan tövbe...

Biraz Sarılayım Sana

Biraz Sarılayım Sana

Özlediğini söyledi,
özlem anlam kazandı,
eğilip boynuma hediye etti busesini,
nefesi sıcaktı,
elleri sakallarımın arasında dolaştı,
put kesilip, dut yemiştim sanki,
biraz sonra tekrar dirildim...

Saçlarından Kokladım Aşk’ı

Saçlarından Kokladım Aşk’ı

Elini uzattı,
tuttum,
bir mumun erimesi gibi eriyecektim,
adım atmakta kararsızdım,
ama attım,
bir papatyayı koklar gibi kokladım saçlarından.
Derince bir nefes çektim içime...

Suskunluk

Suskunluk

Sessizdi,
sakindi.
Canı neden sıkkın bilmem,
üzülmesini istemem de,
hüzün ne de güzel yakışmıştı sana.

Ağlamaya başladı,
bir ömür ağlasa da şikayet etmezdim.
Sonra başını çevirip baktı,
başka...

Kahve Falı


Kahve Falı

Dudaklarının dokunduğu yeri ezberledim,
fincan sıcaktı,
O bırakınca soğumaya mahkum oldu.
O’nun...

Öğreniş


Öğreniş

Ayın 14’ü neymiş, öğrendi.
Gözleri hayretle doluydu,
benim gözlerimde olduğu gibi,
ben bu güzelliğe...

Yaz Meyvesi


Yaz Meyvesi

Nefesinden besleniyordu atmosfer,
bu yüzden sıcaktı hava,
karadut ve ahududu donuk bir kabın içindeydi,
yeni...

Kıskançlık


Kıskançlık

O fark etmese de,
kıskançlık,
şık bir takı gibiydi yüzünde.

Tehdit edip, sustu.
Korkmamıştım, yalnız...

Çokça Çirkin

Çokça Çirkin

Sakallarımı biriktirmiştim,
saçlarım karışık,
gece kadar siyah,
ışık kadar parlaktı,
boğuk tenim yüzüme abartıydı.

Bakıp,
ilk defa konuştu.
Konuşan o değil de, sessizlikti sanki.
Çokça çirkin...

Ufka Bakış


Ufka Bakış

Bu ikinci kış.
Serçeler yuvasından kopamıyor,
gökyüzü kömür isi isyanında,
başımı önümden kaldırıp baktım...

Başlangıç


14 Eylül Perşembe

Başlangıç…

Gülümsedi.
Bulutlar çekildi gökyüzünden,
güneş bir parladı.

Ürkek adımlar...

Oğuzhan Deniz

Oğuzhan Deniz Kimdir?

1989 Mayıs 19'da, İstanbul/Üsküdar da doğdum ve yaşıyorum. Aslen Samsun/Çarşamba'dan geliyorum. 12 Yaşından bu yana saçmalıyorum. Saçmalıklarımdan bazıları aşağıdaki gibi.

Eski Ahit:
Lehçe-i Tefrik-2002
En Karanlık Dönem-2002
Divân-ı Derûn-2002
Bân-ı Bed-2002
Kâtib-ûl Cefâ-2002
Ziyân-ı Bed-2002
Bed’in Sandığı-2002
Yağmur Ağacı-2003-2004
Aşk Gölgesi-2004-2005
Terk Edilme Mevsimi
Kalp Belası
Aşık İhtimali
Yağmur Kuşağı
Aşk Tüccarı
Canlı Anestezi

#OD:
Yangın-2015
Ölüm Çıkmazı-2015
Yaratıcıya Mektuplar 2015-2016

Hz Allah:
Allah’u Teala Hazretlerinin her bir ismine yazılmış 99 tenzih niteliğinde şiir. 2007-2016

Şiirsel Yatalak
2005-2016

Yeni Ahit:
Alev-2015
Camdan Kafes-2015
Hengâm-2015-2016
Kahve Etkisi-2016
Od-û Gazel-2016
Mütebâki-2016
Şûrîde-2016

Kitapları:
İkimiz 10 Mayıs’tan Sonra
Benim Hayatım
Dünya Yalnızı
Ölememek-1(Louylvel)
Ölememek-2(Yeşil Ay)
Sorgu
Yağmur ve Bulut
Kiracı
KurtAdam ve Kıvırcık Saçlı Kız
Tespit
Aslında Aşığım Kitap Versiyonu
Alev
7

Gelecek Ahit
[ - ]

Bunun dışında sandığınızın aksine;
Kelimelerin gücüne inananlardan… çünkü kainatın efendisi Hz Allah kelimelerle iletişim kuruyor. Bunun için kelimelerin bir değeri olmalı. Kelimeleri sese dönüştürebilen zihnimin ses tellerine olan hakimiyetindendi her şeyin aşikâr ortada oluşu. Ve böylesine güzel bir kainatın ihtimallerle gözlerini oyalayacak sebeplere ihtiyacı yoktur. O yüzden rakamları ve kelimeleri önemser. Aşk’ta kelimedir, kimine göre matematik, işte bu yüzden her hissin başında gelir. Ne güzel de gelir. Geldiği gibi kolay değildir gidişi… gitmesini istemeyiz zaten baş ucumuzdan… uykusunu Yaratan’ın verdiği, uyanırken Ruh’unu ne ilimle tekrar-tekrar bahşettiğini bildiğindendir Aşk’ı… ve Aşk, erişilmez olana aitti, o yüzden Aşk’tır zaten adı, erişilemeyeceğinden. Kimsenin O’na benzemediği, her şeye ilim ve kudret verdiği, her türlü eksiklikten uzak olana Aşık olunmalıydı… bunu anlatmanın kolay yolları vardır ama zor olan, aynı yöntem ile tekrar tekrar anlatmaktır Ruh’un bahşi gibi. Binlerce sene anlatsa da O’nun hakkında hiçbir şey anlatmamış sayılır. İşte bu yüzden kelimelerin ölümsüzlüğüne inanışı. Öyle derin bir inanışa yolculuğunun eserleri tüm yazdıkları. Bu yüzden karmaşa dolu, kainatın kusursuzluğunun üstünde bir kusursuzluğa sahipten öte kimdir mükemmeli? Tenzih etmek bile küstahlıktır böylesi Zaat’a… öyle merhametli bir Zaat ki, kullanılan ne kadar kelime varsa, kötü olanlarından yine o Zaat’a sığınıp af diliyor. İyi olanları için merhamet dileniyor… evet evet, bildiğiniz dilenmek… dilenilmesi gereken tek Zaat’a. Şükürlerin tek sahibi ve kalplerin kudret elinde olan Zaat’a… o yüzden,DELİRMEK DEĞİL BU YAPTIĞIM… DİRİLMEK.
Yeniden dirilmek bu yaptığı, ruhunu öylesine diri hissettiği anların tümü. Karşısında hiçbir hükmü olmadığından sözü karışık ve kargaşa içerir. Neyin gerçek, neyin yanlış olduğunu öğrendiği kainatın bir parça Dünyasına tamahsızlık tatminkârlığına ilelebet yürüşüyle.

****

Bendeniz Oğuzhan Deniz

Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Aşk bitmeyeceğinden, Aşk’a gönüllü yürüyen ölümlüyüm.
Karamsarlığımın narin dizeleri… dizlerinde yara bere…
Onca sahteden uzaktayım.
Kendi kasabamdayım.
Günahlarımdan geçebilir miyim sıratı?
Suratımı görebilseydim keşke o an… yüzüm dargın aynalarıma.
Sonsuza kadar görebilecekmişim gibi dünyayı, öncesizliğime aldırmadan.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Yazabileceğim en manidar şey oydu çünkü.
Ne gariptir, ben gibi binlerce Aşık silindiler yeryüzünden, sadece söyledikleri kaldı, ona rağmen Aşk’a dair söylenecekler bitmedi.
Bitmeyecekmiş gibi gördüğüm dünyadan, öncesizliğime aldırmadan Aşığım.
Bu tuhaflıktan irkilip, gözlerimi görünmezin merkezine iliştirebiliyorum.
Ve görüyorum karanlıkları, masumluğumu kaybettiğimden beri sırtımda günahlarım.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze Aşk’la başladım, mutsuzlukla bitirdim.
Oysa…
En sevdiğim iki bitki, çay ve tütün… Tuhaftır, ikisi de kanser eder, ciğerimse aldırmaz buna.
Ne tuhaftır, hiç bitmeyecekmiş gibi söyleyeceklerim.
Ne tuhaftır, içim dökülmek ister yerlere, dağılmak ister sağa sola.
Mutluluktan nefret eden ama mutluluk arayan adam gibi.
Ne gereği varsa her şeyin, o yüzden buradayım ve adım Oğuzhan Deniz.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım.
Saat 03:10 açım.
Sırtımda nefsim, ağırlığını hissedebiliyorum, doğrulardan vazgeçip dinleniyorum yanlışlarda.
Masumluğumu kaybettiğimden beri imkansızım…
Çocukluğumu geride bıraktığımdan beri aptalım.
Ne tuhaftır, çocukken bu halime özenirdim oysa.
Garip bir müziğin ahengine kaptırmış kendimi, karamsarlık ekiyorum sayfalara.
Ne gereği varsa mutluluğun, işte o yüzden mutsuzum.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözün sahibiyim ve kelimelere sığındım… kurşun bir kalemin tükenmesi gibi tükeniyorum.
Hiç anlaşılmayacak filmler gibi, anlamaya çalışıyorum hayatı.
Oysa ömrümün en kış günündeyim.
Hava soğuk, nefesim havaya kafa tutarcasına gökyüzüne uzanıp kayboluyor.
Şairliğimden utanıp, onca kelimeyi boca ettim sayfalara.
Ne tuhaftır, bazılarını bende anlamıyorum.
Ona rağmen yazıyorum ve buna rağmen anlayamıyorum.
Ne gereği varsa kalemin, kağıdın, o yüzden buradayım ve bendeniz Oğuzhan Deniz.

Hitabet-i Bediî