Kategori

Hengâm

Hengâm dünya yüküdür… yüklerinden kurtulduğunda etin artık kemiklerinde değildir. Ne ağrın kalır, ne sızın… Aşk’tan başka neyin kalır?

H

Gark


Yine azıcık ben ve çoğunlukla Sen,
izlerken Sen’i, peşindeydi güneş,
sahi, güneşi de görmedik birlikte...

Mey Bozması


Israrkeş dudaklarımın mayası,
dudaklarından alamadığından hıncı,
söz veremezdi zaman tutarsızlığıyla,
öyle garipti...

Densiz


Koca bir ömrü nasıl kaçırdım?
Öyle ya, öyleyse Sen söyle…
Sen nasıl yakaladın koca ömrü?
Oğuz’un gözlerine...

Biri


Biri Aşk’ı buldu.
Biri Aşk’ı unuttu.
Biri Aşık oldu.
Biri görmedi onu.
Biri Aşk’ı kelimelere...

Ziyadesi


Ne görmek istiyorsan odur gördüklerin,
görmek istediklerimden ziyadesi körüm,
Sen’i gördüğümden fersiz ziyadesi...

Yüksekten


Kış meyvesi, yanaklarının kırmızısı,
klişe söylenenlerden değil,
kült ekin mevsim mesiresi av yeri,
anlamadığında beni...

Yalnızlığı


Söz kıymet bilip Sen’leşti,
kalemimdendi bütün marifet,
ha gayret OD ha gayret,
Aşığın Maşuğa varacağı...

İçmiyorken


Ölüm büyük sessizlik, kimsesizlik,
öyle çok konuşmalıyız ki susmamalıyız,
ikimizde habersisiz bundan,
ömrü keşkelerle...

Soyutlandı


Hangi yolun yolcusu Oğuz marifette,
her kafiyenin adına yazıldığı memlekette,
her halde Oğuz Sen’de, her kar...

Ne Kaldı


Aklı bir karış havada,
şükür kokusunu getiren havaya,
karışsa yangınıma, görünmez sema,
Martının kanatlarında bir ömür...

Kar Taneleri


İsyana ne gerek, var bir bilen…
Her şeyi nasılsa bilir marifetlim
mağfirettim yeniden dirilişe,
kem gözlerimin...

Tamamıyla


Tamamıyla Sen olmuş adamın,
Önemi kalmadı zamanın…
Kötüdür hep zamanlamam,
Vakti Tamir ettiğimden beri kaçık...

Destan


Avuçlarımı ovuştura ovuştura yürüyorum yolda…
Ve bilirsin, boş boş yürümem ben.

Sen olsaydın yanımda, hava...

Sonsuz Değilsin

Sonsuz değilsin zaman…
biliyorum biteceksin.
Bitmeden, kimleri götüreceksin?
Kimler bilmeden gelecek peşinden?
Ruh diyarına dirilip, hesaplaşacağım...

Bize Acımaz


Zaman acımasızdır,
kimseye de acımamıştır,
ne zaman ki bitecek,
artık acıyanı kalmayacaktır.

Öyledir...

İlk


Parmak uçlarında zarafet marifeti,
toprağı incitmek istemez nezaketi,
saygıdandır papatyanın boyun eğişi,
bu egilip...

Matah


Öyle basit olsa, zaten susardım,
öyle bir Alev ki içimde ki, güneş fersiz,
sigaramın ateşi kadar narsız,
haksız...

Uyudukça


Can yakıcı vedalar,
görünür elvedalar…
Zaman kimleri yolculamıştır kendinden?
İkimizden birini alacaktı zaten...