Kategori

Müteveccih

Gel de yasla başını omuzuma, Aşk’ın saf güç hali. Manidar bir har var göğsümün altında Aşk’tan, burada uyu, üşümezsin hiç, bir hiç bu hâr… Bir kar var eteklerinde, sözlerinden çığlar. Müteveccih’en…

M

Balık Olsam da

Balık olsam da unutmazdım Sen’i.

&

Bir an aklımdan çıktığını
düşündüm de,
bir an.
Allah Korusun.

Canımı dişime...

Sen Olmasan

Ah be azizim,
Sen olmasan,
”ben” olmanın ne anlamı var?

&

Şu hayatta,
çok az kişi Sen’i görebilme mucizesiyle şereflendirilmiş.
Ama kafirler...

Sana Benzesin Yine

Ey nefesine ömrümü gözümü kırpmadan vereceğim,
nede güzel darma-duman ediyorsun beni.
Ne de güzel yakıyorsun beni.
Şükür!

&

Sabahın 5’i,
martılar çığlık...

Ah Be Küçüğüm

Ah be küçüğüm,
Benim Aşk’ım bir kaç gömlek büyük Sana.
Zamana bırak…
Zamanla tam olur Sana.

&

Bende Sana ait bir ben var,
benden içeri bir ben...

Bir Nedeni Var

Bir nedeni var,
başımızda duran bu maviliğin,
uzakların esiri mavi denizlerin,
ağaçların bir nedeni var,
oysa hepsi gözümde nedensiz.
Sen’siz.

&

Oğuz Sana öyle...

Sen Nasıl Bir Şiirsin

Gözlerim var ya,
iyi ki görebiliyorlar.
O yüzden göreceği kadar gördüler.
Seni görmek zaten Yusuf Kazağı!

&

Sana Aşık’lıkta Fêna Makamındayım.

Dünya üzerindeki en büyük...

Bekleme

Hadi güneşi söndür
gücün yetiyorsa,
bana daha sıra var.

&

Ben Aşk’a gönüllü düşmüş ölümlü,
dudaklarından ölümsüzlüğüm.

&

Benden SEN...

Işık Olsun Buralar

Rüzgar…
Ne güzel sürükleniyor peşinden…
Oğuz da öyledir.

Biraz Karamsarlık ve Biraz Sen Rüzgarı

&

Ah azizim…
gözlerine bakacağım...

Kalbim Kurusun

Uyumazsan nasıl geçer uykusuzluk?
Uyanmazsan nasıl yetişebilirsin?
Sen’sizliği de sevmezsem kalbim kurusun.
Sen’i sevmezsem, Sen’sizlikle nasıl baş ederim.

Yine Sen’cil bir...

Konuşamıyor musun?

Oysa masal dinlenirdi sadece,
Sen yürüyüp geliyorsun,
Ben masal görüyorum,
bir misaldir ömrüm Sana…
bana bakınca kendinden başka ne görüyorsun?
Söylesene sevgili,
ne o yoksa konuşamıyor musun...

Sen Bilirsin Beni

Sen bilirsin beni,
ince eler hecem Sen’i,
sık dokur sözüm Sen’i,
yüreğime dokunursun,
Sen bilirsin beni,
Kafiyelerden medet bekleyeli,
çok oldu bekleteli.
Aşk’ın bekletmekten başka işi ne...

Suyuna Git

Sanmam,
ah benim tatlı canım yanma,
Aşk’tır bu yakar,
sen suyuna git, sön,
Huyuna git, yanma.

&

Gücümün yettiği kadar söz,
özümde olduğundan Aşk,
sözümde,
gözümde mi...

Müteveccihen

Sonsuza gitmekle aynı şey,
bitmek sonsuza ayıptır,
o halde Oğuz, nasıl bitsin?
Aşk’a dair izsin, müteveccihen.

Yine de bitmek bilmez,
bilinmez gibidir, tükenmez…
Halim yine Sen’den kareler,
ne...

Çok Azdır Bana

Sen’den uzakta değilim, elim belinde,
hatırla ki hatıra utansın unutkanlıktan,
unutmak unutabilenin işi, unutkanın,
dünya unutulmaya yüz tutan yeryüzü.

Bunu anlasan da beni anlamazsın yine,
Sen’i çok sevsem de bu...

Sen Cümbüşü

Bak bana, Sen’den başka ne var?
Baksana bana, Sen’i gösteren ayna…
Bak bir daha bana, Sen’i gösteren saat…
Bak yine bana, kalbim Sen’i çarpar.

Göğsümün altında bilinmez bir dünya,
sözlüğümün...

Hiçbir Yere

Sebebi yok, bir nedeni yok yalnızlığımın,
yalnız kalabileceğim kadar varım kendimde,
kendimde değilim bir kaç zamandır, uzak…
Uzak neymiş öğrendim şimdi yine ellerinden.

Gözlerimden uzakta olsan da görürüm ben...

Benim Sana Gelişimde

Beni Sana getiren yolların,
bir anlamı var.
Yol beni Sana getirmez yine de,
benim Sana gelişimde bir anlam var.
Bir manadır, manidar,
bir şiirdir, ince belli bardaktan,
iki küp şekerin, biri Sen, biri ben,
Kader katıp...

Oğuzhan Deniz

Oğuzhan Deniz Kimdir?

1989 Mayıs 19'da, İstanbul/Üsküdar da doğdum ve yaşıyorum. Aslen Samsun/Çarşamba'dan geliyorum. 12 Yaşından bu yana saçmalıyorum. Saçmalıklarımdan bazıları aşağıdaki gibi.

Eski Ahit:
Lehçe-i Tefrik-2002
En Karanlık Dönem-2002
Divân-ı Derûn-2002
Bân-ı Bed-2002
Kâtib-ûl Cefâ-2002
Ziyân-ı Bed-2002
Bed’in Sandığı-2002
Yağmur Ağacı-2003-2004
Aşk Gölgesi-2004-2005
Terk Edilme Mevsimi
Kalp Belası
Aşık İhtimali
Yağmur Kuşağı
Aşk Tüccarı
Canlı Anestezi

#OD:
Yangın-2015
Ölüm Çıkmazı-2015
Yaratıcıya Mektuplar 2015-2016

Hz Allah:
Allah’u Teala Hazretlerinin her bir ismine yazılmış 99 tenzih niteliğinde şiir. 2007-2016

Şiirsel Yatalak
2005-2016

Yeni Ahit:
Alev-2015
Camdan Kafes-2015
Hengâm-2015-2016
Kahve Etkisi-2016
Od-û Gazel-2016
Mütebâki-2016
Şûrîde-2016

Kitapları:
İkimiz 10 Mayıs’tan Sonra
Benim Hayatım
Dünya Yalnızı
Ölememek-1(Louylvel)
Ölememek-2(Yeşil Ay)
Sorgu
Yağmur ve Bulut
Kiracı
KurtAdam ve Kıvırcık Saçlı Kız
Tespit
Aslında Aşığım Kitap Versiyonu
Alev
7

Gelecek Ahit
[ - ]

Bunun dışında sandığınızın aksine;
Kelimelerin gücüne inananlardan… çünkü kainatın efendisi Hz Allah kelimelerle iletişim kuruyor. Bunun için kelimelerin bir değeri olmalı. Kelimeleri sese dönüştürebilen zihnimin ses tellerine olan hakimiyetindendi her şeyin aşikâr ortada oluşu. Ve böylesine güzel bir kainatın ihtimallerle gözlerini oyalayacak sebeplere ihtiyacı yoktur. O yüzden rakamları ve kelimeleri önemser. Aşk’ta kelimedir, kimine göre matematik, işte bu yüzden her hissin başında gelir. Ne güzel de gelir. Geldiği gibi kolay değildir gidişi… gitmesini istemeyiz zaten baş ucumuzdan… uykusunu Yaratan’ın verdiği, uyanırken Ruh’unu ne ilimle tekrar-tekrar bahşettiğini bildiğindendir Aşk’ı… ve Aşk, erişilmez olana aitti, o yüzden Aşk’tır zaten adı, erişilemeyeceğinden. Kimsenin O’na benzemediği, her şeye ilim ve kudret verdiği, her türlü eksiklikten uzak olana Aşık olunmalıydı… bunu anlatmanın kolay yolları vardır ama zor olan, aynı yöntem ile tekrar tekrar anlatmaktır Ruh’un bahşi gibi. Binlerce sene anlatsa da O’nun hakkında hiçbir şey anlatmamış sayılır. İşte bu yüzden kelimelerin ölümsüzlüğüne inanışı. Öyle derin bir inanışa yolculuğunun eserleri tüm yazdıkları. Bu yüzden karmaşa dolu, kainatın kusursuzluğunun üstünde bir kusursuzluğa sahipten öte kimdir mükemmeli? Tenzih etmek bile küstahlıktır böylesi Zaat’a… öyle merhametli bir Zaat ki, kullanılan ne kadar kelime varsa, kötü olanlarından yine o Zaat’a sığınıp af diliyor. İyi olanları için merhamet dileniyor… evet evet, bildiğiniz dilenmek… dilenilmesi gereken tek Zaat’a. Şükürlerin tek sahibi ve kalplerin kudret elinde olan Zaat’a… o yüzden,DELİRMEK DEĞİL BU YAPTIĞIM… DİRİLMEK.
Yeniden dirilmek bu yaptığı, ruhunu öylesine diri hissettiği anların tümü. Karşısında hiçbir hükmü olmadığından sözü karışık ve kargaşa içerir. Neyin gerçek, neyin yanlış olduğunu öğrendiği kainatın bir parça Dünyasına tamahsızlık tatminkârlığına ilelebet yürüşüyle.

****

Bendeniz Oğuzhan Deniz

Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Aşk bitmeyeceğinden, Aşk’a gönüllü yürüyen ölümlüyüm.
Karamsarlığımın narin dizeleri… dizlerinde yara bere…
Onca sahteden uzaktayım.
Kendi kasabamdayım.
Günahlarımdan geçebilir miyim sıratı?
Suratımı görebilseydim keşke o an… yüzüm dargın aynalarıma.
Sonsuza kadar görebilecekmişim gibi dünyayı, öncesizliğime aldırmadan.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Yazabileceğim en manidar şey oydu çünkü.
Ne gariptir, ben gibi binlerce Aşık silindiler yeryüzünden, sadece söyledikleri kaldı, ona rağmen Aşk’a dair söylenecekler bitmedi.
Bitmeyecekmiş gibi gördüğüm dünyadan, öncesizliğime aldırmadan Aşığım.
Bu tuhaflıktan irkilip, gözlerimi görünmezin merkezine iliştirebiliyorum.
Ve görüyorum karanlıkları, masumluğumu kaybettiğimden beri sırtımda günahlarım.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze Aşk’la başladım, mutsuzlukla bitirdim.
Oysa…
En sevdiğim iki bitki, çay ve tütün… Tuhaftır, ikisi de kanser eder, ciğerimse aldırmaz buna.
Ne tuhaftır, hiç bitmeyecekmiş gibi söyleyeceklerim.
Ne tuhaftır, içim dökülmek ister yerlere, dağılmak ister sağa sola.
Mutluluktan nefret eden ama mutluluk arayan adam gibi.
Ne gereği varsa her şeyin, o yüzden buradayım ve adım Oğuzhan Deniz.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım.
Saat 03:10 açım.
Sırtımda nefsim, ağırlığını hissedebiliyorum, doğrulardan vazgeçip dinleniyorum yanlışlarda.
Masumluğumu kaybettiğimden beri imkansızım…
Çocukluğumu geride bıraktığımdan beri aptalım.
Ne tuhaftır, çocukken bu halime özenirdim oysa.
Garip bir müziğin ahengine kaptırmış kendimi, karamsarlık ekiyorum sayfalara.
Ne gereği varsa mutluluğun, işte o yüzden mutsuzum.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözün sahibiyim ve kelimelere sığındım… kurşun bir kalemin tükenmesi gibi tükeniyorum.
Hiç anlaşılmayacak filmler gibi, anlamaya çalışıyorum hayatı.
Oysa ömrümün en kış günündeyim.
Hava soğuk, nefesim havaya kafa tutarcasına gökyüzüne uzanıp kayboluyor.
Şairliğimden utanıp, onca kelimeyi boca ettim sayfalara.
Ne tuhaftır, bazılarını bende anlamıyorum.
Ona rağmen yazıyorum ve buna rağmen anlayamıyorum.
Ne gereği varsa kalemin, kağıdın, o yüzden buradayım ve bendeniz Oğuzhan Deniz.

Hitabet-i Bediî