Yürürüm Sırattan

Kızgın gözlerimde alev yükü, bir bakışta anımsatır közü, koyu kahvesinden mis kahve etkisi, içebilseydin benim gibi keşke. Sana, Sen’den bahisle binlerce satır, kimin hakkıdır, kim haklıdır, kim haksız? Ölüm bir takıntıdır zihnimde, yine de şık takıdır bedenime, Ruh’umun yorganıdır, alınınca üzerimden, çırılçıplak günah, sevap, ne kadar biriktirdiysem o kadar yürürüm sırattan. Düşersem yine de bunu…

Devamını Oku Yürürüm Sırattan

Başka Hali

Aşk’a dair saf güç gözlerinden, kahvesine batarken tenim, canımın Sen dilendiği gerçektir. Nereden bilinir ki ölünün hayat isteği, kim tahmin bile edebilir? O halde söyle, nereden bilinir ki Sen isteğim, kim tahmin bile edebilir ne çok sevdiğimi? Özledim, kahve gözlerinin ben bakışlarını, intiharın eşiğinden geri çevirir, hayat, idamın başka hali, o halde Aşk, nasıl Sen…

Devamını Oku Başka Hali

19’uyum

  Nereye baksam Sen’i görüyorum. Buna, Sen’den başka kimseyi göremiyorum da denir. Ey Sevdiğim kadın… Sana Aşık olmak Aşıklıkmış. Sen’i özleyince, özlemek ağır yükmüş. Sen’in sesinden işitince kırıcı şeyleri, kalbimin damarları bükülüyormuş. Ey Sevdiğim kadın… Sen’in kokunu solumak nefes almakmış. Sen’in gözlerine bakıncaymış Kahve Etkisi, Sevmek, Sen’i sevince sevmekmiş. Sen’in ellerinden hissediliyormuş sıcak… Üşümüş parmaklarına…

Devamını Oku 19’uyum

Mavi Sarı Kırmızı

Görüyorum, ne kadar varsam, o kadar varlar, oysa yokmuşlar güzeldi. Güzel bir hikayedir ömür, kimi zaman dramatik, kimi zaman asi, sonunda zamana yenilip, o da bitecekti. Ölüme ölüm anlatılır mı hiç, ne cahildir aklım, ben bilmiyorken henüz nedir, kimin nesidir ölüm bu ne karanlıktır? Gideceğiz, geleceğim huzura, kalbimde ümitlerden bağışlanmalarla, dileklerim kabul olur da effedilirsem,…

Devamını Oku Mavi Sarı Kırmızı

Seni Anlatmak Derdim

Bende kelime boldur, Sen’i anlatıyorum ya ondandır, Sen’den ziyade hayatı anlatıyorum ya, çoktur ben ve Sen’ler… Sen ve ben’den çoğalır yeni Aşk’lar, filiz verir yıllar sonra, gövdesine Aşk’ın ismi yazılmak üzere. Onca kelimeyi yazmış olmak için yazmadım, bir şeyler anlatmak derdim, aslında hiç derdim yok Sen varken, Sen’i anlatmak derdim, Sen’i bensizliğe anlatmak, Sen’sizliğe anlatmak…

Devamını Oku Seni Anlatmak Derdim

Nefeslik Nefis

Öyle basit sözlerle anlatamam elbette, kalemimin kurşunu sızlar her kafiyende, bitmezde, bitmeyeceklikte, hayat kadar yalanken, ölüm kadar gerçeklikte… Bitmek bilmez kalbimin serzenişleri, o ezildikçe kaburgamın içinde, zaman buna hemzemin geçidi… Kimler ezildi kimler… Sırada kim var, sıra kimde? Ölüme dair ne varsa sözlerimde, cahilliğimdendir. Aşk’ı bilsem, çaresini de bilirdim… Aşk’ı bilmediğimden çaresizim… Zamanı var her…

Devamını Oku Nefeslik Nefis

Alev Zincirleridir

Hafızama kazıdım her saç telini bile, sarısından ellerime Alev zincirleridir, bu can yakmaz da can alır gibi Aşk’tır. Bilsen kalbimin nasıl titrediğini, yıkılırdın. Bakmaya doyamazken, bakmaya bile kıyamıyorum. Kıymak hayatın evinden ömrünü alıp gitmektir, Sen’den önce gideceğim için özür dilerim, üzgünüm, gitmek istemesem de gitmeliyim. Toprak bekliyor beni geriye, Rabb çağırıyor hesaba, azapda olsa Rabb’tır,…

Devamını Oku Alev Zincirleridir

Sığınak Beden

Gözlerinden huzur bahçe toprağı, gideceğim yerin bir bakışta gölgesi, sanırım Tanrım nasip eder, şükür… Görebilseydin gözlerinden nadideler. Gidiyorum zamanla zamandan da, sıyrılıyor bedenim ruhumdan, zaman soyunuyor yeniden toprağa, göreceği kadar görecek gözlerimden. Görebileceğim kadar gördüm Aşk’ı, ellerinden bir bardak sıcacık çayda gizli, öyle ya, kanser etse de ne güzeldir. Kanser, Aşk’tan daha eter değildir. Ben…

Devamını Oku Sığınak Beden

En Yakın Düşman

En Yakın Düşman Sen’den sıcak değil yine de güneş, güneş Sen’den bir parça çalmış huzme, gözüm O’nu gördükçe sarına boyanır, akı kızıla çalar da anlamazsın Aşk’ı yine. Sen bilmezsin, bilsen bilmemezlikten gelir misin? Ey gözlerimin de nuru, Gözlerim Alev‘inle dağlanmıştır, Sen’den başka bir şey görmez. Sen’sizlikten değil uykusuzluğum, Sen’den, Sen’i ne kadar çok görürsem o kadar…

Devamını Oku En Yakın Düşman

Adım Anıldıkça

  Gülüyorlar adıma, adım anıldıkça, Oğuz Aşk’ın deli yağız bekçisi, elçisi olmadığından yazar kendisi, bilseniz içi dolu Aşk yığını sözleri. Gözlerim özledi, sözlerimi özledin, gözledim yollarını da gereksizdi, bilirim ölümden dönüş yoktur, öğrendim sesinden, bu bile güzeldi. Ölüm sesinden öyle güzel geldi, sanki hiçbir şey olmamış gibiydi. Sanki Sen’sizlik olmadı hiç, görmedim, sanki bensiz kalmadın…

Devamını Oku Adım Anıldıkça

Zaman Dün Katili

Bir toprak kadar vaktim, ona gidince yine dönerim, ilim bilirim de bilmezdenim, bilinmezlerle dolu bir yerdeyim. Ben Oğuzhan Deniz’im, Aşk’ın tuzlu denizi, benizsiz, Sen’sizliktense, bensizlik yeğdi. Çaresiz başım önüme eğildi. Zaman dün katili, yarın cinayeti, gelecek nasıl olsa deyip uyumak, bilmektense, bilmemek yeğdi, ve Aşk, ekmeğime katık aştır. Kafiyesi nergiste gizli Oğuz’dan, Seni yazdığımdandır gökkuşağı,…

Devamını Oku Zaman Dün Katili

O Benim

Evet, O benim, benim evim, benim ateşim, benim sıcağım, soğuğu da benim. Şairi de benim, şiiri de… Sözü de benim nişanı da… Benim, evet O Benim, yanacak olanı da günahtan, sevaptan şarabı tadacak da, inşAllah. Bilir en doğrusunu Hûda, O Hû ya, giderim O’na, geldim ya O’ndan, ondandır… Biliyorum da, bilmiyor gibi ahvalim, halim yürüyen…

Devamını Oku O Benim

Hep Aynı Yollar

Hep aynı yollar, aynı yüzler, Aynı yüzler hepsi Senden başka, Aynı güzler Sen’siz doğa, Hep aynı özleyiş, işareti sözler. Kafiyemin fevkine hoş geldin, Gelişin fevkalade de, gidişin felaket, Bu harika ötesi yine de, beni fark et, Benden gitsen de ‘gidişin’ bana hoş geldin. Bu ne gösteriş, bu ne mübalağa, Saçlarımdan bir kaç beyazla kıyasla zamanı,…

Devamını Oku Hep Aynı Yollar

Söz Dinletemezsin

Yok olmuşluk var üzerimde, görmediklerime işaret gördüklerimde, binlerce yıkımın ortasında, bu telaşlı ölüş… ölüm yeniden büyüyüş. Sümbül çiçekleri gibi, soğanından dirilirken Karahan, gökkuşağı renklerinden alacası. Bu ölüşten doğuma binlerce diriliş döngüsü, Oğuz Sen’in zaman bonkörün, yenildikçe hayata, dirildi. Gözleri kahve telvesi, hayatına dair binlerce mana okuyabildiğin manisi. Göz yaşlarımın gözlerimden ebedi ayrılışı gibi, ebedi yokluktan…

Devamını Oku Söz Dinletemezsin

Aşkın Kütüphanesi

Zihnimin içi, Aşkının evi, Bir nevi Aşkının Kütüphanesi, Ne kitaplar var içinde bilsen, İşte bunu okumaya yetmez zaman. Benim için bir var, bir yok zaman, Bir var bir yoksun bu zaman da, Kaç defa kırılsın zaman Oğuz boyutta, İlimle yazarım da, bilim buna mesken. Keşke bilsen, bilsen de konuşsak, Bir gidişim vardı benim, Öyle uzaklara…

Devamını Oku Aşkın Kütüphanesi

Ecelin Diğer İsmi

Hadi gel, Aşk’a dair ne varsa duy sesimden, esinlenir ilhamım sesinden, eşsizlik gibi varsın, birkaç beyaz saç telinden savurur rüzgar bizi, bensiz kalma, Sen’siz kalmak ecelin diğer ismi. İsmine dair binlerce kelime zihnimdedir, ismine dahi hürmet bilir kalbim, bilirsin, Oğuz Aşk’ın evidir, ev Alev-Alev yakar, kaçsam yanarım, kalsam yine yanarım. Yanmak önemli değil Sen’sizlikten, bir…

Devamını Oku Ecelin Diğer İsmi

Uyanmak Üzere

Kelimeler zayıfladı. Hafızam gücendi, kafiye utandı, güneş kanser ediyor gene, sigara güneşten çalıntı zehir, dudaklarıma değmediğinden hastayım… Bilmiyorum, kahve gözlerim görüyor da görmezden mi geliyorum? Bir bardaklık çaya atılan iki küp şekerdir Aşk, kahvenin de ortası, ömrün tamamı, hayatın yarısı, hep yarım kalacak bir sevda yokuşunu çıkıyoruz zaman koridorunda, bunu bilseydin, beni hiç ayıplamazdın. Bak…

Devamını Oku Uyanmak Üzere

Bir Şair Kaybolacak

Binlerce gül feda, feza yıldızları gözlerinin parıltısı… Ve artık biliyorsun kahve gözlerine Aşık’lığımı… Baksana etrafına, gözlerine bakan gözlerimde Sen telaşı, başka herkes nasıl da mat bakıyor Sana… iki gözünü görebilen gözlerime hürmet, ayıptır Oğuz, gözlerinden görebildiğin için şükret. Şükür… Bilinmeze giderken kalbimin zamana asi atışları, imkânı yoktur hayatı kazanmanın. Şu kısacık hayatımın tek kârı, nasıl…

Devamını Oku Bir Şair Kaybolacak

Bir Sazın Gürültüsü

  Ve zamanı yine kaçırdığım metro istasyonu, aklımda mutlu günlerimin hayal görüntüleri, irkildim ve kendime geldim… yine kırgındım… Ve oturup bir banka, rüya eşliğinde sigara içtim yine… Burayı hiç unutmayacağım. Sen’i en net hatırladığım yerlerden biri… Sen’i hatırlatan neresi varsa, kutsaldır… Yorgunsun… bitkin görünüyorsun sevgilim. Diren… Hayat böyledir işte. Bir güldürür, bir ağlatır… Bir güzdür,…

Devamını Oku Bir Sazın Gürültüsü

Sihirli Kelimeler

Haydi Oğuz, sihirli kelimeleri söyle… Aşık olsun Aşk’ın iki katıyla… Söyle de, anlasın Aşk’ı hakkıyla. Bir devri alem nacmû göğsüm altı kavuran güneş yükü ateş karışmış câna… Deniz bundan kaynar gürültüsü sağır eder, bilmez içimde ne şarkılar var, ne nakaratlar. Gülümsemesi kırar havanın soğuğunu, öyle sıcak tebessüm eder de hâr eder kalbi, kaynar kan torbası…

Devamını Oku Sihirli Kelimeler

En Güzel

Bir sınır yok aramızda, sınır sonsuz Oğuz’a Aşk’ta, Kalbimi istesen vereyim, iste Sen, dağı taşı devireyim, katran ciğerlerime yapıştığından halsizim, kanmak ne demek güzelliğin yanında, ötesi berisi Sen olmuş zihnimin, bir sınırı da yok, doyasıya Sen… Kandırılmakta olsa Aşk, yine de Sen’in ellerinden. Ne güzel içilirdi bir yudum Cennet şarabı da… O yüzden harabe en…

Devamını Oku En Güzel

Mesire

Aşk’ın kastı Ruh’adır, bilmez misin? Zaman nasıl beyaza boyuyorsa saçlarımızı, öyle eskiyor nutfe şekilsizi. Haşa der dilim, yaratılış ne tenzih gerektirir de yetmez ilim. Bilim buna dar kalır… Özlemiyor muyum sanıyorsun? Kemiklerim sızlıyor daha ölmeden… Soğuktan değil, çok Aşık’lıktan. Aşk’a değiyorken başım, az bile. Bunlar Sana deli saçması zırva, Aşk’a ait ne varsa, kalbimin içinde,…

Devamını Oku Mesire

Edepsizliğinden

Bal damlatan dudaklarından içiyorum Aşk’ı, her kelimene bir hayal yaratıp, ölmemeleri için saklıyorum zihnimde. Burası Dünya, OD’a kanmamakta hata, hata çoktur da, ne kadar bariz günahım, yine de Aşık’lıktan bilip, geliyorum yeryüzüne. Gülyüzüne hasretle. Tüm papatlayalara inatla, canla, başla. Haydi taşla Oğuz’u edepsizliğinden, gık etmez. Gönlü Sen’den şaşmaz. Bu Aşk beni aşmaz… daha çok yakman…

Devamını Oku Edepsizliğinden

Öyle Olmasa

Kanmak ne kelime… yanıyorken alev-alev. Şimdi söyle… Sandığından daha mı aptalım? Öyleyse aptallık da Aşık’lıktandır. Aptal olsam nasıl çeviririm gözlerimi masivadan, yük birikmiş omuzlarımın efendisi Aşk Ülkesi. Bir nevi can pazarı orası, saçlarından, gözlerinden, ne koparırsam kârdır. Dudaklarından, onların işittirdiklerinden candır. Ruh’um bahşedildiğinden beri beden elbiseme. Elbiseye Aşık olunur mu? Delirme… bu gözkapaklarına duyduğum saygı…

Devamını Oku Öyle Olmasa

Merhamet

Göğsümde nefsim, henüz yerinde, kalbim Aşk’ına yenildiğinde duracak, nefsimle birlikte boylayacaklar dibi, Deniz… Ne bilinir öfkesi, canı yanar da yakar, Aşk’tan yanmamakta cahilliktir, bilmez misin? Bildikçe hak verirsin, Hâk bilir, Aşk’ım yerindedir. Gurura ne hacet. Gururunda evini yerle bir eder Aşk, başa gelince Aşk, merhemin de yoktur, merhamet edeninde. Bilirsin, sonundan bellidir… Aşk yakar. Yanmayı…

Devamını Oku Merhamet