Kategori

Süveyda

Süveyda – gördüm ya ömrümün penceresini gözlerinden,
kapatabilirsin artık perdelerimi kirpiklerinden…

S

Bensiz Kalma

Geriye dönmeyi çok istedim.
Ama kanunu bu ya yaratılışın,
dönemem.

Kendimle konuşup dururum Sen’i.
Ama kanunu bu ya yaratılışın,
kendimi duyamam.

En kötüsü de bensizliğin aslında!
Sen’i hiç anlamayacaklara...

Ebedi Yalnızlığıma

Üzülürsün, bir göktaşı çarpar dünyama.
Hüzünlenip, dudaklarını bükersin.
Suyu sıkılan bir çamaşır gibi burkulur dünya!

Tüm okyanuslar gözlerimden dökülür.
Ve Sen neye önem veriyorsan, ben ona iki kat önem veririm.
Sen orada bir...

Alev Süveydası

Şiirsel güzelliğinin yanında,
minik kalbine tüm dünyaya yetecek kadar şefkati nasıl sığdırıyorsun?

Henüz beni hiç anlamadın,
benim gibi düşünmedin hiç.
Benim gördüğüm gibi görmedin hiç!

Bir nedeni yok.
Öyle olmasa...

Eylül 16

Şimdi Sana aşığım ya,
bunu anlayabilir misin?
Şimdi bana aşık olmana anlam veremiyorum
yine!

Eylül 16, vazgeçiyor ağaçlar yapraklarından,
Ben vazgeçmem.
Dünya uzaklaşıyor güneşinden,
ben uzaklaşmam.
Rüzgar tatlı...

Ben Sana En Aşık

*Gökkuşağının da özendiği kadın.

*Seni sevmek, 1 günün 1 asır olması…

*Gitmesi gerekirken bana daha çok gelir aşk.

*Umut, Aşk’tan beslenir,
o yüzden aşk hiç bitmez.
Ve Sen, Aşk’a ait en güzel,
ve...

Şairlik Furyası

Süveyda,
gözlerin görebildiği en güzel manazara,
şimdi çocukluğumun bilgisiz mutluluğuna dönmek istiyorken,
bakma,
Sen’i görmek mucizesine nailim.
Halim,
Sen’sizliğin yakıcı yangınlarında,
hiç anlaşamadığımız için...

Bilmez Kimsem

Şimdi ağlak iki gözüm zamana,
bir zaman gelir kalmaz zamanda.
Zamanı gelince ne Oğuz kalır,
ne kahır kalır ardımda zamanla.

Sana binlerce methiye,
söz benim,
göz benim,
gördükçe sözü döker dilim.
Bilim buna denk...

Sen Dünyamın Diğer Yarısı

Öyle ya,
Sen’i sevmemekte isyan etmektir.
Dünya’nın yarısı daima karanlıktır,
Sen dünyamın diğer yarısı.
Aydınlatırsın dünyamı,
aydınlıksın dünyama,
karanlık bakmadığın her yan.

İşte yine buradayım,
burası...

Kızılçamlar Patikasında

Bir akşam üstü, kızılçamlar patikasında.
Güneşin uzaklaştığı dünyada,
uzaklığın verdiği can yakıcı hasret.
Koşar adımlarla Aşk’a yürümek.
Sen’in değil, kalbimin zoruyla.
Kalbimin Sen’i sormasıyla,
yorulmaz da kalbim...

Gökyüzüyle İlgisi Yok

Gökyüzüyle ilgili,
yağmurun yağışlarında,
kar tanelerinin yeryüzünde birikmesinde,
sanıyordum ki, gökyüzüyle ilgili.
Aslında Sen gökyüzünün, gökyüzüsün.
Bilmiyorsun,
bilsen gözlerimden,
anladım, gökyüzüyle ilgisi yok.

...

Bensiz Kimsesizsin

Karamsarlığımın en aydın satırları.
Ve kimsesizlik diyarının ortasında kalmış,
ve kimsesiz bir içim.
Dışım benzemişken Sana.

”Işıkları kapattın ama ben yine de yazıyorum.”
Yine “Oğuz Mumu” aydınlatır...

Adı Süveyda

Güneş güzel mi orada?
Burada yok denecek kadar az,
az kalmış Sen’den bana,
ne kadar uğruyorsa ışık,
o kadar parlıyor tenim aydan az.

Ne kadar yanıyorsa can,
o kadar yanış tenden cana,
bu bilinmezliğin içinde...

Üşür Kalbin Bensiz

Yüzünün asıklığında boynum,
asıp ruhumu oraya, gittim.
Daha incedir sevdadan,
Aşk bana ilmek,
Aşk Sen’i bilmek,
görseniz, inanamazsınız,
zaten inanamazsınız,
ama iyi ki görmüyorsunuz.

Hani bir bakışın var ya...

Rüya Görüyormuşum Güya

Bir akşam üstü,
güneş battı batacak.
Başka bir güneşin doğuşu,
yeryüzü adımlarından.
Sesinden baharı getirişi,
mevsimlerin teninden esinlenişi,
kokusuna özenmiş yine tüm çiçekler, çiçeklerin efendisi.
Görebilseydiniz keşke...

Oğuzhan Deniz

Oğuzhan Deniz Kimdir?

1989 Mayıs 19'da, İstanbul/Üsküdar da doğdum ve yaşıyorum. Aslen Samsun/Çarşamba'dan geliyorum. 12 Yaşından bu yana saçmalıyorum. Saçmalıklarımdan bazıları aşağıdaki gibi.

Eski Ahit:
Lehçe-i Tefrik-2002
En Karanlık Dönem-2002
Divân-ı Derûn-2002
Bân-ı Bed-2002
Kâtib-ûl Cefâ-2002
Ziyân-ı Bed-2002
Bed’in Sandığı-2002
Yağmur Ağacı-2003-2004
Aşk Gölgesi-2004-2005
Terk Edilme Mevsimi
Kalp Belası
Aşık İhtimali
Yağmur Kuşağı
Aşk Tüccarı
Canlı Anestezi

#OD:
Yangın-2015
Ölüm Çıkmazı-2015
Yaratıcıya Mektuplar 2015-2016

Hz Allah:
Allah’u Teala Hazretlerinin her bir ismine yazılmış 99 tenzih niteliğinde şiir. 2007-2016

Şiirsel Yatalak
2005-2016

Yeni Ahit:
Alev-2015
Camdan Kafes-2015
Hengâm-2015-2016
Kahve Etkisi-2016
Od-û Gazel-2016
Mütebâki-2016
Şûrîde-2016

Kitapları:
İkimiz 10 Mayıs’tan Sonra
Benim Hayatım
Dünya Yalnızı
Ölememek-1(Louylvel)
Ölememek-2(Yeşil Ay)
Sorgu
Yağmur ve Bulut
Kiracı
KurtAdam ve Kıvırcık Saçlı Kız
Tespit
Aslında Aşığım Kitap Versiyonu
Alev
7

Gelecek Ahit
[ - ]

Bunun dışında sandığınızın aksine;
Kelimelerin gücüne inananlardan… çünkü kainatın efendisi Hz Allah kelimelerle iletişim kuruyor. Bunun için kelimelerin bir değeri olmalı. Kelimeleri sese dönüştürebilen zihnimin ses tellerine olan hakimiyetindendi her şeyin aşikâr ortada oluşu. Ve böylesine güzel bir kainatın ihtimallerle gözlerini oyalayacak sebeplere ihtiyacı yoktur. O yüzden rakamları ve kelimeleri önemser. Aşk’ta kelimedir, kimine göre matematik, işte bu yüzden her hissin başında gelir. Ne güzel de gelir. Geldiği gibi kolay değildir gidişi… gitmesini istemeyiz zaten baş ucumuzdan… uykusunu Yaratan’ın verdiği, uyanırken Ruh’unu ne ilimle tekrar-tekrar bahşettiğini bildiğindendir Aşk’ı… ve Aşk, erişilmez olana aitti, o yüzden Aşk’tır zaten adı, erişilemeyeceğinden. Kimsenin O’na benzemediği, her şeye ilim ve kudret verdiği, her türlü eksiklikten uzak olana Aşık olunmalıydı… bunu anlatmanın kolay yolları vardır ama zor olan, aynı yöntem ile tekrar tekrar anlatmaktır Ruh’un bahşi gibi. Binlerce sene anlatsa da O’nun hakkında hiçbir şey anlatmamış sayılır. İşte bu yüzden kelimelerin ölümsüzlüğüne inanışı. Öyle derin bir inanışa yolculuğunun eserleri tüm yazdıkları. Bu yüzden karmaşa dolu, kainatın kusursuzluğunun üstünde bir kusursuzluğa sahipten öte kimdir mükemmeli? Tenzih etmek bile küstahlıktır böylesi Zaat’a… öyle merhametli bir Zaat ki, kullanılan ne kadar kelime varsa, kötü olanlarından yine o Zaat’a sığınıp af diliyor. İyi olanları için merhamet dileniyor… evet evet, bildiğiniz dilenmek… dilenilmesi gereken tek Zaat’a. Şükürlerin tek sahibi ve kalplerin kudret elinde olan Zaat’a… o yüzden,DELİRMEK DEĞİL BU YAPTIĞIM… DİRİLMEK.
Yeniden dirilmek bu yaptığı, ruhunu öylesine diri hissettiği anların tümü. Karşısında hiçbir hükmü olmadığından sözü karışık ve kargaşa içerir. Neyin gerçek, neyin yanlış olduğunu öğrendiği kainatın bir parça Dünyasına tamahsızlık tatminkârlığına ilelebet yürüşüyle.

****

Bendeniz Oğuzhan Deniz

Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Aşk bitmeyeceğinden, Aşk’a gönüllü yürüyen ölümlüyüm.
Karamsarlığımın narin dizeleri… dizlerinde yara bere…
Onca sahteden uzaktayım.
Kendi kasabamdayım.
Günahlarımdan geçebilir miyim sıratı?
Suratımı görebilseydim keşke o an… yüzüm dargın aynalarıma.
Sonsuza kadar görebilecekmişim gibi dünyayı, öncesizliğime aldırmadan.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Yazabileceğim en manidar şey oydu çünkü.
Ne gariptir, ben gibi binlerce Aşık silindiler yeryüzünden, sadece söyledikleri kaldı, ona rağmen Aşk’a dair söylenecekler bitmedi.
Bitmeyecekmiş gibi gördüğüm dünyadan, öncesizliğime aldırmadan Aşığım.
Bu tuhaflıktan irkilip, gözlerimi görünmezin merkezine iliştirebiliyorum.
Ve görüyorum karanlıkları, masumluğumu kaybettiğimden beri sırtımda günahlarım.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze Aşk’la başladım, mutsuzlukla bitirdim.
Oysa…
En sevdiğim iki bitki, çay ve tütün… Tuhaftır, ikisi de kanser eder, ciğerimse aldırmaz buna.
Ne tuhaftır, hiç bitmeyecekmiş gibi söyleyeceklerim.
Ne tuhaftır, içim dökülmek ister yerlere, dağılmak ister sağa sola.
Mutluluktan nefret eden ama mutluluk arayan adam gibi.
Ne gereği varsa her şeyin, o yüzden buradayım ve adım Oğuzhan Deniz.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım.
Saat 03:10 açım.
Sırtımda nefsim, ağırlığını hissedebiliyorum, doğrulardan vazgeçip dinleniyorum yanlışlarda.
Masumluğumu kaybettiğimden beri imkansızım…
Çocukluğumu geride bıraktığımdan beri aptalım.
Ne tuhaftır, çocukken bu halime özenirdim oysa.
Garip bir müziğin ahengine kaptırmış kendimi, karamsarlık ekiyorum sayfalara.
Ne gereği varsa mutluluğun, işte o yüzden mutsuzum.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözün sahibiyim ve kelimelere sığındım… kurşun bir kalemin tükenmesi gibi tükeniyorum.
Hiç anlaşılmayacak filmler gibi, anlamaya çalışıyorum hayatı.
Oysa ömrümün en kış günündeyim.
Hava soğuk, nefesim havaya kafa tutarcasına gökyüzüne uzanıp kayboluyor.
Şairliğimden utanıp, onca kelimeyi boca ettim sayfalara.
Ne tuhaftır, bazılarını bende anlamıyorum.
Ona rağmen yazıyorum ve buna rağmen anlayamıyorum.
Ne gereği varsa kalemin, kağıdın, o yüzden buradayım ve bendeniz Oğuzhan Deniz.

Hitabet-i Bediî