Şimdi döksem binlerce satır,
senin dökük kalbin, satılır ona-buna.
Dilime kötü söz yakışmaz,
biliyorsun senin hakkın budur.
Kusurum onun yüzü, yeşil gözü.

Körün gözünü bağışla ilah olursun.
Derdi çekene ver deva, kitap olursun.
Aşktan uzakta olana git, dünya ver istemez.
Dudak bir kere zehir tadar, gerisi ölüm.

Günün sensiz geçmediği doğru,
bunca zamanı nasıl geçirdiğime şaşırıyorum.
Doğru, şimdi nasıl yazıyorum, bilmediğim
doğru.

Doğru durmuyor sırtım, öne eğik,
kambur. Doğru düşünmüyor aklım,
kalbim iletir ihtiyacı olan sıvıyı,
dudak zehrini kalbe bahşetti,
kalp bütün bedene, büyüdükçe kötüleşti,
iyileşmedi kanser.

Umursadığım şeyler gülünç.
Biraz dikkatim varsa sendedir.
Yüzünü görmediğim kaçıncı gün?

Sen yoksan rahat değilim,
varken olmadığım kadar huzursuz.
Şimdi yanımda olsan da
istemem, gönül istemez,
bir zerre kalmış gurur,
bir dirhem etkisiyle kalbi durdurur.

Ve benim kusurumdur kuzen.
Naçar yüzümdür, gülünç duruşum.
Ve benim eksiğimdir kuzen.
Yağmur dolu bulutlarda gözüm.
Kambur sırtımın nedeni olan nâaş kuzen…

Kâbus.