Tragedya – Aldanışlar, Sessiz bir gün, hava ılık meltemleriyle insanların yüzlerini okşuyor. Erkek heyecanlı, kadın ağır adımlar atıyor. Öğle vakti, yemek zamanı… Kadın yürüdü, yemeğini alıp, oturdu. Erkek yumuşak bakışlarla bakıyor, hayranlığını gizleyemiyor. Kadın ağır ağır tabağından kaşıklarken yiyeceklerinden bıyık altından bir gülüş atıyor.

Tanışıyorlar ve her şey masallardakinden daha güzel başlıyor. Akşam yemekleri, sabah kahvaltıları ve öğle kahve seansları. Dışarı çıkıyor ve eğleniyorlar… Kahve falı baktırıp, tuhaf hissediyorlar. Belki bir bankta oturup, geleceğe dair hayaller kuruyorlar.

Erkek, hayatında ilk defa yaşadığı duygulardan tadıyor ve bu tadın kıymetini biliyor. Üzmemek için kadını, her dediğine evet, her gülüşüne gülücükle karşılık veriyor.

Hikaye uzun ve derin… Onlar henüz hayatlarının baharındalar. Erkeğin kulağı her şeye tıkalı, gözleri O’ndan başka her şeye kapalı. Duymuyor, görmüyor. Başka ne varsa umurunda değil artık. Erkek aklından olsa gerek ne var ne yoksa uğurunda harcamaya hazır…

1 Ay sonra…

1 Mart Perşembe – Erkek o heyecanlı bakışlarıyla kadının iş çıkışına gidiyor, gözlerini yine Aşk bürümüş. Birlikte çıkıp, yürüyorlar… Bir yere gidip, oturuyorlar, pasta yiyip sohbet ediyorlar. Erkek konuşmalarda pasif, çekingen. İlk defa deneyimlediği duyguların içinde bir o yana bir bu yana savruluyor. Yine de o an dünya üzerinde Erkekten daha mutlu kimse yoktur.

2 Mart Cuma – Erkek sabah kahvaltısı ısmarlıyor. Kadın bir güzel yiyor, teşekkür ediyor. Öğle yemeğine çıkıyorlar ve yemeği beğenmeyip, dışarıdan ısmarlayacaklar… Ne var ki, ortak bir payda da buluşup da dillerinden anlayamıyorlar. Kadın kendine yemek söylüyor. Erkek, kadının yalnız yemesine bozuluyor ama kırılmıyor bile. Öyle seviyor ki, gözleri açık hayalini görürken kadının, usulca oradan çekiliyor. Ama sonra toparlayıp bozulmaları, düzeltiyorlar aralarında ne var ne yoksa. Normale dönüyor.

2 Mart Cuma – Erkek telefonuna gelen mesajla şok oluyor. ‘’Beklediğim kıvılcımı alamadım, ben daha fazla devam etmek istemiyorum.’’ Telefon elinden düşüp, camı paramparça oluyor. Hayalleri başına yıkılan erkek önce inanmıyor, inanamıyor, neden sonra kendine gelip işin ciddiyetini anlıyor.

2 Mart Cuma – Erkek çalıştığı yerdeki müdürünü arayıp, yarın ki iş yeri nöbetine gelemeyeceğinden bahsediyor. Durumların karışık olduğunu söylüyor.

3 Mart Cumartesi – Erkek, iş yerindeki arkadaşından gelen telefonu açıp, durumu izah ediyor. Arkadaşı ise akşam bir yerde oturup çay ve kahve içmeyi teklif ediyor.

3 Mart Cumartesi – Kadın, erkeğin az önce telefonda konuştuğu arkadaşın yanına geliyor. Kıvranıyor, dolanıyor oralarda. Sonra camlara vuran yağmur tanelerinden bahsederken, ‘’Biz O’nunla ayrıldık’’ diyor bir çırpıda. Arkadaşı da şaşırıyor. ‘’Her şey güzel giderken ne oldu böyle?’’ kadın, yine aynı açıklamayı yapıyor. ‘’Beklediğim kıvılcımı alamadım.’’

Kadın ve Arkadaş uzun uzadıya konuşuyorlar. Arkadaş, Kadın’a, ‘’Başka biri mi var?’’ diyor? Kadın, ‘’Saçmalama Arkadaş, öyle bir şey olamaz.’’ diyor ve sohbet başka konular arasında, arada yine Erkeğe gelip, değip, geçiyor.

3 Mart Cumartesi – Erkek, Arkadaş ile kafede buluşmak üzere bekliyor. Arkadaş, ‘’Neden böyle oldu?’’ diyor ve bir de Erkek’ten dinliyor olan biteni. Erkeğe göre de Kadına göre de arada herhangi bir problem yok, tek neden ‘’Kıvılcımın eksik olması.’’ Erkek üzgün, biraz da hırslı, her şey güzel giderken nasıl da böyle birden tersine dönebilir şaşkınlığında ve bu şaşkınlıkla bakıyor etrafına.

Kafede birkaç saat olan biteni analiz ediyorlar. Erkek defalarca anlam veremediğini dile getirirken birkaç defa gözleri doluyor.

Arkadaş, ‘’Başka biri olabilir mi sence?’’ diye soruyor ancak Erkek, ‘’Öyle bir şey olacağını sanmıyorum, O öyle bir karakterde biri değil.’’ Arkadaş, ‘’Hayat sürprizlerle doludur.’’ diyor.

Biraz sonra kalkıyorlar. Arkadaş, Erkeğe kafasına takmamasını söylese de ve tesellilerde bulunsa da Erkek, bunları yüreğine dinletemiyor. Arkadaş da tesellilerin işe yaramayacağını bildiği halde hala konuşmaya devam ediyor.

5 Mart Pazartesi – Erkek işe gelmiyor. Kadın, Erkeğin işe gelmemesine üzülürken, Arkadaşla da konuşuyor ve böyle yapmamasını söylemesini istiyor. Arkadaş, ‘’Erkek seni bir ay kadar bekleyecek, O hala bazı şeyleri düzeltebileceğine inanıyor, sence ne demeliyim?’’ diye kadına soruyor. Kadın ‘’Hayır, artık olmaz.’’ deyip, bir çırpıda silip, atıyor yine.

Tragedya – Aldanışlar Tam bir dram…

5 Mart Pazartesi – Erkek yine kafede bekliyor Arkadaş’ı. Arkadaş gelip, üzücü haberi veriyor. Kendi aralarında konuşurken yine ‘’Başka biri olabilir mi acaba?’’ söyleniyorlar.

Arkadaş çalıştığı yerde gözlemlediği kadarıyla, başka bir firmadan gelen biriyle, Kadın’ın samimi konuştuklarını fark ettiğini Erkeğe söylüyor. Erkek yine ihtimal vermiyor.

6 Mart Salı – Kadın ‘’başka bir firmadan’’ gelen adamla sosyal medyadan takipleşiyor.

7 Mart Çarşamba – ‘’Başka bir firmadan’’ gelen adamdan bir vazo dolusu papatya geliyor. Kadın etrafına bundan ‘’Yakınıyor.’’

8 Mart Perşembe – Arkadaş, Erkeğe olan biteni anlatıyor.
9 Mart Cuma – Erkek hala inanmıyor.

Sonunda, ‘’başka bir firmadan gelen adamla’’ Kadın sosyal medya hesaplarından birlikte bir fotoğraf paylaşıyorlar.

Tam bir dram… Tragedya – Aldanışlar

Erkek, yıkılıyor. Yüreğinde bir yangın, tarifsiz, anlatılmaz, hezeyan dolu. Hazan olmuş memleketin dört bir yanı, ağaçlar bir daha çiçek açmayacak gibi. Nefretini kusuyor.

12 Mart Pazartesi – Erkek etrafına güçlü olduğunu göstermek için çabalıyor, her sözcüğünde ‘’Kadının’’ yaptığı bu işi ayıplayan hicivler, kinayeler. Artık ‘’Kadınla’’ çalıştıkları yerde kimse konuşmuyor. Birkaç onun gibi insandan başka kimse yüzüne dahi bakmıyor.

13-15-17- Mart 2018 – Erkek üzerindeki bu ölü kefenini çıkarıp atıyor.

18 Mart Pazar – Süslü bir Sarışın yürüyor yolda. Elinde bir kahve bardağı, pahalı olan yerlerden birinden alınmış. Yürürken ayağı kayıp, düşecekken bizim ‘’Erkek’’ yakalıyor Şarışını… tabi kahve erkeğin üzerine dökülüyor.

Şarışın özür dilerken defalarca, Erkek, yeşilden maviye dönen gözlerde görüyor kendini. İçinden, ‘’Boyuyla, posuyla, güzelliğiyle Şarışının buraya ait olmadığını’’ düşünüyor.

Şarışın erkekten defalarca özür diliyor. Erkek defalarca ‘’Önemli değil’’ diyor. Sonra dökülen kahveyi tazelemek için birlikte yürüyorlar kahveciye.

Oturup, konuşuyorlar. Erkek gönlünde yeni ‘’Kıvılcım’’lar hissederken, ölen diğer yarısını da peşinden sürüklüyor.

Hikaye maalesef mutlu bitmiyor. ‘’Kadın’’ hevesinin peşinden giderken, ardında bıraktığı viraneden haberi yok.

Erkek; ‘’Umarım hayatı boyunca bana yaşattığını defalarca yaşar.’’ deyip, aldanışıyla bir başına sokaklarda.

Oğuzhan Deniz * Tragedya – Aldanışlar.