Onlar inansa da, inanmasa da… İnansalar ne? İnanmasalar ne?

Ben unutmam, kalbimin sancısı gün geçerek artar, yeniden yaşamadıklarımızdan, aşamadığımızdan şu zamanın duvarını, gelip geçiyor yine hayatımızdan saatler, dakikalar, saniyeler…

Olsun, geçsinler…

Hatırlıyorum, Sana çilek getirmiştim, sevinmiştin.
Hatırlıyorum, ”Sen’in günlere göre sevilme şeklini çizmiştim.”
Hatırlıyorum, dondurma yemiştik birlikte, aynı kaşıktan.
Merak etme, benim için ağladığını unutmadım.
Sen’in için ağlamıştım ya, merak etme, arada ağlıyorum.
Ciğerim dolana kadar koklamıştım saçlarından Aşk’ı.
Ellerinin üzerinden öpmüştüm, avuç içlerinden, parmak uçlarından.
Hatırlıyorum, Sana erik getirmiştim, sevinmiştin.
Bana vesikalık fotoğrafını verdin, cüzdanımda hala.
Kirpiklerinden biri kopmuştu, ziyan olmasın diye yutmuştum.
Bana gofret getirmiştin, ben masamdaydım, gözlerimin içine içine bakmıştın.
Bana hediyeler aldın, sarı laleler, şiirlerime yazdım.
Boyunun yetişmemesine rağmen parmak uçlarında sarıldın.
Hatırlıyorum, Sana kazak almıştım.
Hatırlıyorum, bana gül vermiştin…
Saç tokalarına hürmet edip, saygılıyım hala.
Sakallarımı sevdin… Sakalım olduğuna şükrettim.
Hatırlıyorum, boynumdan öptün.
Beni kıskanışların.
Sahil kenarı, ben çay içiyordum. Bir martı geldi yanımıza.
Bana, ”Sana Aşığım.” dedin.
Hatırlıyorum, doğum gününü kutladım, o güne şiirler, sözler yazdım.
Sen’in için yazdığım not kağıtları.
Sen’i içime çekerek öpüşüm.
Başkasına not yazdığımı sanmıştın.
”Bir kan tadı geldi.” demiştin.
”Kasım 24”
Hatırlıyorum, bana süt almıştın.

Birbirimize şarkılar hediye ettik.
Balkonda ayak bileğinden öptüm.
Bana çay getirdin. Defalarca.
Sana doğru gelirken metrobüs durağını kaçırmıştım.
Eline kalp çizmiştim.
Hatırlıyorum, kalp atışlarımı dinlemiştin.
Bilek güreşinde Sana yenilmiştim.
İçtiğin su bardağından içtim Aşk’ı… Yediğin çataldan ve kaşıktan yedim Aşk’ı.
Bana ekmek arası yaptın.
Ve bir ömür boyu ikimiz arasında sıkışıp kalan her şey.

Yaşadıklarımız Kadar Hayatım

İnansalar da inanmasalar da, hayatın en güzel anını yakaladım. Biraz yaşlıyım, ruhum yaşlı ama tuttum ellerinden, sevdim, kokladım.

Sen’i her gördüğümde, bana hayret verici gelmenden geldim, hayran oldum sonra. Kumral saçlarından… Islak ellerinle yüzümü sevmene de hayran oldum sonra. Ve silmedim yüzümü.

Hepsini hatırlıyorum ve unutmayacağım!

Oğuzhan Deniz * Bendeniz / Neden unutulsun ki zaten?