Dün gece, bu gece ile geçecek…
Geçmiş olarak kalacak, benim geleceğim
benden habersiz ve umursuzca yaşıyor.

Allah’ım içimde-ki bu his nasıl anlatılır
bilmiyorum,
Biliyorum-ki ben hiç bir zaman bana aitliğini
ifade eden o sözcükleri dilimden dökemeyeceğim.

Onun yerine yine saçmalayacağım.

*****

Kapımda yığınla rüzgar sarsıntısı,
kapımın dermanı bitik, menteşesi
musallası kırık kulbu…
Duru yağar çatıma yağmur,
kiremitlerimi parçalar dolu.

Ufak kırıklar arasında sızar güneş
gönle, haybe gaybım… Kabahat
o zarafet. Martımın hayatı
bulutlarda son bulur, beni
dinamitlerle dolu bir evle havaya uçur,
parça-parça olsun etim,
çöküntünün toz bulutu adını yazar
gürültüsü adını afkurur.

Ben giderim Aşkım kalur.

Kahve’nin telvesi gibi çöktü içime aşk,
Kahverengi gözlerime dağ gibi ağırlık uyku,
Ruhum çıkmak ister gibi parçalar postu.
Elbet bir gün yağar özgürlük yağmuru.

Şükürler olsun Râbb.