Benimle Hepsi

Söz, binlerce söz verdim, binlerce eririm.Eritir ateşin Buzdan Oğuz’u,ateşim çıkmış ellerin alnıma değsin diye,alnımda bir yazı var SEN diye,hiç erimem Ateşin var diye,hiç sönmem Aşk’ın var diye,hiç gitmem başka yolum yok diye,hiç! diye diye hep’sin bende.Benimle hepsi. Sahiden,Sen’den başka yolum yok,Sen’den başka sonum yok,sahiden. Sen nereye gidersen oraya yolum,Sen nereye esersen, orada nefesim,Sen nereden geliyorsan,…

Devamını Oku Benimle Hepsi

Âlemârâ

Bak, buradayım, Sen görmesen de, Sen bilmesen de. Kiminde var Aşk, kimi yokluk içinde. Varmış ve yokmuş kiminde. Kime ne? Uzun zaman oldu, yeniden uyanırken ruhum, yerinden sıçradı bir çırpıda, irkildi bedenim. Bilemedim! Gerçek mi, yoksa gerçek buna yalan mı? Sen gerçek misin? Ya da gördüklerim gerçek mi? Yalan olsa hissedemem değil mi? Dünya bu…

Devamını Oku Âlemârâ

Sana Dökülen O Okyanusum

Dünyanın neresine gidersen, git. Dünyamın neresine gidersen, git. Ama gitme! Benden bir adım gitme. Başka bir şey bu. Sevdadan üstün, Aşk’tan sıcak. Karanlıktan siyah. Yüzün kadar parlak, saçların kadar serin, dokunuşların kadar ulu. Yokluk kadar gerçek ve varlık kadar Sen. Sen varlıksın ve varlık Sen’sin. Hiçlik kadar masum. ”Bunun bir manası var, yıldırımlar düşerken yeryüzüne,…

Devamını Oku Sana Dökülen O Okyanusum

Bir Dilek Tut

Bir Dilek Tut ve gerçek olsun hayallerin… ister miydin? Bir dilek tutsam da gerçek olsa tüm hayallerim… Ne tuhaf. Tüm hayallerim Sen’inle ilgili. Ben, ruhu dört buçuk milyar yıllık adam. Sen, Ruhu 13.4 milyar yıllık kadın. Bidayetten beri vardın. Kifayetten ibaret Sana Oğuz. Bir bilek tutmak istesem, Sen’in bileklerin olurdu, narin ve beyazlar, cam gibi…

Devamını Oku Bir Dilek Tut

Bir An

Bir An Çok iyi olduğumu söyleyemem, kendime mektup yazdığımdan beri düşünüyorum. Ya unutursam her şeyi, ya arkamda kalırsa her şey, bazı şeylerin yeri değişmez ama yine de. Yoksa, yoktur, yokmuş. Çok iyi olduğunu söyleyemem, Sana mektup yazdığımdan beri düşünmüyorum başka bir şeyi. Ya unutursam hepsini, ya arkamda kalırsa tüm yazdıklarım, bazı hislerin yeri değişmez ama…

Devamını Oku Bir An

Çok Yaklaşmıştık

Bahar kapımızda yine, kış bütün ihtişamıyla güneşe yeniliyor. Yeniliyor Aşık adam Aşk’a. Yeniliyor Aşık adam Zamana. Bak şu zamana, baksana şu zamanın aynasına, benden uzağa savuruyor her saniyeni, her dakikanı, her saatini… Şimdi hiçbir şeyim yokmuş gibi, bir köşedeyim. Onlar bilmiyorlar, kimse bilmiyor aslında. Ölümü kimse bilmiyor aslında sevgili. Ölüm, Ne çok ölüm var etrafımızda.…

Devamını Oku Çok Yaklaşmıştık

Kendime Mektup

Kendime mektup! Dünya, iyiler ve kötüler olmak üzere ikiye ayrıldı. Çok öncesini kimse bilmiyor ve sende bilmiyorsun. Bigbang gibi teorilerden ibaret bilgi. Sanırım uzun bir süre sen ve başka kimse de bilemeyecek. En son ”Agarta ve Şambala” hakkında araştırma yapıyordun. İnsanların, kendin ve sana dair diğer şeylerin, hayatının kısa bir özeti burada; Hayatın boyunca hayatın…

Devamını Oku Kendime Mektup

Biliyor musun?

Bedenin bir varmış, ruhun yokmuş. Elbette tutunamazsın. Biliyor musun? Sen’i en çok ben anlıyorum, özlemenin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Çünkü bunu Sen’in sayende yaşıyorum. Çünkü bunu bana Sen öğretmiştin. Şimdi ikimizin canını da yakıyor. Biliyor musun? Sen’i en çok ben biliyorum, en ince anlamların ya da anlamların en ince noktalarını biliyorum. Çünkü bunu…

Devamını Oku Biliyor musun?

Hayalvarî Sahi

Biraz benim, çoğunlukla Sen. Hiç fark ettirmiyorumdur artık. Neşene de kurban olurum da, üzülme. Bendeniz Oğuzhan Deniz, yine karmakarışık bir yerdeyim. Hiçbir yerin tam ortasındayım ve buradan her yer görünüyor aslında. Özellikle Sen’i görmemek imkansız buradan. Burası Sen’in en çok sevdiğin yerdir, Sen’i ne denli sevdiğimi bilirsin, burası içimdir. Sen Cemal’den bahsediyorsun, ben Turgut’tan, kimse…

Devamını Oku Hayalvarî Sahi

Zenid Kasabası | Yaglot Tavrı

Henüz güneş doğmamıştı, Raes gözlerini ovuşturdu ve bir süre sessizce tavanı seyretti. Neden burada olduğunu sorgularken Zenid’in söylediği şey aklına geldi, ”Aslında herkes öleceği günü bekler ancak kimse beklediğinin farkında değildir.” Ölümü düşündü, tüm bu olan bitenin, kendi ölümüyle son bulacağını düşündü. –Hayat diğerleri için devam etse de, ben burada olmayacağım ve artık benim için…

Devamını Oku Zenid Kasabası | Yaglot Tavrı

Zenid Kasabası | Enime

-Bana biraz Enime’den bahseder misin? Zenid saatine baktı, artık 24 saatlik zaman döngüsünde olmasalar da yine de bu alışkanlığı hiç bırakmıyor, tüm planlarını da yine bu saat dilimine göre yapıyordu. -Enime, asildir. Biraz sinirli görünür ama bu sinirli görüntüsünün altında aslında insanları kendinden uzak tutmak vardır. Ne kadar az insan, o kadar sorunsuz bir gün…

Devamını Oku Zenid Kasabası | Enime

Büyüdüğümü Sandım Zamanla

Belki de benimle ilgilidir.Senin’le ilgisi yoktur belkide. Yine kaybettim kendimle olan savaşımı. Nasıl zalim bir ben var ben içinde. Nasıl da Aşk’a ait hissettiklerim ama istemedim hiç!Hiç önemli değil aslında, aslına bakarsan aslında olan biten sadece bende. Görünmez hayallerimin ucubucu yine de.Kollarımda bebeğim, hayat sevincim ve yaşam tutamağım.İşlenmemiş altın sarısında ışık vurunca saçları.Öyle temiz kokar…

Devamını Oku Büyüdüğümü Sandım Zamanla

Had Bilmedi

Kimsenin kalmadığı yer.Biraz içten ve dışında ne varsa kırıldı soğuktan.Hep, elime yüzüme bulaştı.Ben dozumu aştım, özür dilerim.Aşk hiç had bilmedi, özür dilerim.Oğuz hiç sönmedi, özür diledim. ‘Bazen’ zaman kavramıdır, zaman insana kavramdır. İkisi arasında sonsuz bir döngüde ölürüz. İçimde öldü birçok kimse ve ben cenazelerine bile gitmedim! Ölüm, insana ait kavramdır, zamana bağlıdır ipleri. İpler…

Devamını Oku Had Bilmedi

Zenid Kasabası | Huzurlu Ev ve İlve

Enime, Raes’e peşinden gelmesini söyledi. Raes ise kasaba meydanına geldiklerinde evine gideceğini sanıyordu. Birlikte kasaba meydanındaki tezgahları dolaşmaya başladılar. -Raes, burada herkes gün boyu çalışır, akşam üzere herkes işini bırakır ve kasabaya geri döner, herkesin kendine ait işi vardır ve herkes Zenid’in gözünde eşittir, kimse, kimseden üstün değildir. Dışarıdan gelen ya da burada büyüyen ilgisini…

Devamını Oku Zenid Kasabası | Huzurlu Ev ve İlve

Zenid Kasabası | İlk Gün

Raes, vücuduna değen serin çarşafların keyfini çıkarırken yine hoparlörlerden gelen sesle irkildi. Gece uluyan kurtlar yüzünden bir kaç defa uykusu bölünmüş olsa da kendini dinç hissediyordu. Yataktan bir çırpıda çıkıp hemen üzerini değiştirdi, koşar adımlarla bungalovdan çıktı. Brandanın korkuluklarında ayakkabı bağlarını düğümlerken hemen karşıdaki evden Zenid’in çıktığını gördü. Zenid birkaç sefer öksürerek sigarasını ateşledi. Raes…

Devamını Oku Zenid Kasabası | İlk Gün

Zenid Kasabası | Yeni Biri

Güneş tam tepedeydi. Kasaba sakinleri güneşin gökyüzündeki bu evresinde köşelerine çekilirler ve dinlenirlerdi. Raes tam bu esnada kasabanın meydanından evlerin daha sık olduğu yere doğru yürüyordu. Kasaba sakinleri sorgulayan gözlerle Raes’e bakıyor, kendi aralarında fısıldaşıyorlardı. Yaglot, kimsenin tanımadığı kadına doğru yaklaşırken her zamanki yılışık hali üzerindeydi. Gözlerini avına dikmiş bir kurt gibi kıstı ve sordu;…

Devamını Oku Zenid Kasabası | Yeni Biri

Bir Şayeste Hikayesi

Kızılkahve rengine bürünüyor dünya… Bir şayeste hikayesi, tüm besteleri yeniden yazdıracak kuvvette… Güneşin yeniden doğduğuna, gerçekten doğduğuna işaret ufuk çizgilerinden yüzün. -Ben uyumazdım… dedi kadın, gözleri gerçekti. Kızılkahve Bir Şayeste Hikayesi. Uykusuzluğa verdiğim uykum, yüktür gecemin sırtına, aklımdan neler geçer, neler. Sahi, kimde şahanesin böyle? Ah benim laftan anlamaz kalbim, unuttuğundan beri her şeyi, unutmayacağım…

Devamını Oku Bir Şayeste Hikayesi

Oğuz HAN Duası

Ya Rabbim Türk’ü koru, Türk’ü en üstün millet yap. Ya Rabbim Türk’e amansız düşman verme. Türk’e aman diletme. Türkleri Sen’in yolunda yürüyenlerin öncüleri yap. Ya Rabbim Oğuz Kulun günah çuvalıdır, onu affet. Ona acı ve merhamet göster. Ya Rabbim, Oğuz kulun Sen’dedir, onu Sen’den çevirme. Onu Sen’den başka yere atma. Dosdoğru yolun üzere büyüt ölüme.…

Devamını Oku Oğuz HAN Duası

Amiyane Puntolar

Anlıyorum… Ne kadar uzaklaşırsan uzaklaş, Aşk’tan bir adım gidememişsindir. Anlıyorum… Ne kadar zaman geçerse geçsin, geçip gitmez Aşk. Dünyanın milyarlarca ölüsünden biriyim, diri denmez halime. Bıraktım beni Aşık halime, bir başına. Diş geçiremiyorken martılar gökyüzüne, ne diye kanatlarına isyan etsin ki, öyle ya, ne diye isyan edeyim Sen’sizliğe… Bu densizlik. Şimdi iki büklüm, üstü başı…

Devamını Oku Amiyane Puntolar

Başkalarının Hayatları

Başkalarının Hayatları! Ne tuhaf, ”Ben”den olmayan, öteki, başkası. Başkalaştırmak. Meselenin özü, her zamanki gibi kendimiz olamamakla ilgili. İnternet hakkında insanlar çeşitli yorumlar yapıyorlar, kimisi çağımızın mucizesi gözüyle bakıyor, kimisi teknoloji diyor, kimisi hiç düşünmeden sadece Instagram’a giriyor vs. vs. (Facebook’a giren hali vahimleri hesaplamadım!) Nufusu.com’un verisine göre şu an dünya üzerinde 7.142.538.918 kişi bulunuyor ancak x2…

Devamını Oku Başkalarının Hayatları

Biri Vardır

Hikayemin başka bir acıklı yanı da, yanında olmamaktır. Öğrenmemenin yaşı vardır, 29’dur. Yine başladığım yerdeyim. İlk adımlarımı attığım zemin, şimdi bana ait değilmiş gibi. Yine başladığım yerdeyim, burası huzur bulduğum yerlerden biri. Biri vardır, genelde özler beni. Ölmeyi bekliyor uzun süredir. Yaşlılığına rağmen gözlerindeki gençliği görebiliyorum. Sesinde kırıklık vardır, yalnızlıkla geçirirken günlerini, sevdikleri birer birer…

Devamını Oku Biri Vardır

Elinde Olsa

Çekilmez bir hal alır yine dünya! Tüm yüküyle zaten omuzlarımdayken, omuzlarına olan ihtiyacım artar. Şimdi kendimi gördüğüm aynam, ne bozuk bir görüntü, aynı gözlerle gördüğüm Sen, ne ışıl ışıl ama… Neyse ne! Onca güzelliğin ardından gelen bir çirkinlik. Onca iyiliğin ardından da gelir aynı kötülük. Aynı kişinin kötülüğünü görmek, görebilmek. Aynı kişinin öldüğünü bilmek, kendi…

Devamını Oku Elinde Olsa

Ela Yapraklar

00:54 Güneş her gün doğar da, bir gün Sen gibi doğabilmiş mi? Yarın, güneş başka doğacak. Yeni umutlar var martılarda. Onlar unutmazlar gökyüzünü. Ben en çok martıları tüylerindeki grilik için severim. Uçmasalar da olur. Yarın, güneş başka batacak. Ölmemiş umutlarla, hiç silinmeyecek bu manzara zihnimden. Martılar en yakın şahitleri. Görmeseler de olur. Burası güneş görmez…

Devamını Oku Ela Yapraklar

Kızgınım Kendime

Aklımdan hiç gitmediğin gerçeği, ben koca bir yalan tortusu, üstümde zamanın tozları, üfledikçe görünür doğrularım. Dünyanın ciğeri yettiğince üflüyor rüzgarını, savruluyorum. Bendeniz, Oğuzhan Deniz, biraz yarım, yarım donuk, içim buruk, dışım kabuk. Dünyanın merkezine Aşığım, taşkınım sel, çığ düşecek saçlarıma, saçma! Göremediğim için kızgınım kendime, yağmurun şiddetine inat tenim çıplak, yürüyorum. Çok uzak olsa bile,…

Devamını Oku Kızgınım Kendime

Sihirden Kuvvetli

Aslında, şiir, sihirden de kuvvetlidir. Tonlarca ağırlık var sırtında gecemin, güneşi sürüklüyor peşinden ay denen nazenini, yürümediğin her yer karanlık, saçma… Şiir, sihirden kuvvetli, saçma! Sen’siz yürümek yağmurlarda, saçma! Artık üşümek saçma… İçinde Sen olmayan bir dünya saçma! Sen’in olmadığın fotoğraflar saçma! Aslında, ‘kesmiştim, arınmıştım sakallarımdan’ demiştim… Yüzümde yine cinayet sakalı, biriktirdim… Sağımdan uyanamadım bu…

Devamını Oku Sihirden Kuvvetli