Yazar#OD

Tüm bunları benden geriye bir şeyler bırakmak için değil, Sen'den bir şeyler kalması için yazdım.

Rüyada bir vals.

& – Bu bir vals…
dans ediyor çiçeklerle,
çiçekler beyaz yasemin,
toprak bulut olur,
O düşmez,
ayak bilekleri ipeksi,
şeffaf dokunuşları,
gözlerime inanamam,
ama O’nu her...

Uslanırdım göğsünde uyusam!

Hiç hakkım yok doğan güneşe,
batışındaki kızıllığa,
gecenin lacivertine,
ayın 14’üne,
ve bir perşembe yangını,
oysa uyanışınla gül düşer sabaha,
oysa gülüşünle gün üşüşür geceye,
ışığı boyar gökyüzüme...

Pertev ve Peyker

Sindi içime aşk, dışım yavruağzı düş,
uçmaya küsmüş bir serçe gibi şimdi,
yangının içinde kalan kardan adam gibi,
eridi elleri, eridi kalbi, eridi büsbütün,
demir keserdi bakışları oysa önceden!
Görünce gözlerinde aşktan...

Belki Karşılaşmışızdır

-Anlam veremiyorum!
+Her şeyi anlamlandıramazsın…
-Ama bir anlamı olur.
+Aşk?
-Başka bir şey… huzur?
+Huzur…
-Seni görmek,
-Seni duymak,
-Seni bilmek,
-Seni yaşamak,
-hepsi istemekle ilgili
-ama...

Sanatla İlgili

Gel dedi kadın;
Akşam olmak üzereydi.
Hava serin, hafif üşütüyor!
Adam durağı kaçırmış,
geri dönmüş,
koştur koştur bir yokuştan,
gün batımına batıyor ayakları.

Bekliyordu kadın,
orada, öylece, yapayalnız,
birazdan...

Kalbime Bağırıyorum

Karmakarışıklaştım yine, Sana dolanıp düşüyorum,
olsun da, dizlerim parçalandı coğrafya keşfi teninde!

Aşkın inmiyor tepemden.
Kalbimi ezen güzelliğinle,
kainat ağırlığında bakışların,
ne gibi seviyorum Sen’i...

Yasemin Tütünüm

& -Hatırla!

Ciğerlerim dolana kadar koklamıştım Sen’i.

Sevgilim…
Üşüyorum ben güneşte!
Kupkuru tüm kumsallar!
Denizanaları ölümlü!
Kelebekler ölümsüz!
Çok sıcak kutuplar...

9:14:48

İşte, yokluğunun sahnesi,
aynı tozlu sahne,
aynı kıyafetle,
aynı gözyaşlarıyla,
farklı sözlerle,
farklı şiirlerle,
perdeyi aralıyorum,
işte, Sen’sizliği sahneliyorum.

&

Artık...

Sanatsal Uzaklığın

Nasıl da kahredici bu Sen’sizlik.
Bilsen nasıl acıktım Sana.
Bilsen nasıl susadım Sana.
Bilsen nasıl özledim Sen’i.

Yokluğun sanat,
sanatsal uzaklığın,
o yüzden Oğuz…
daha anlamsız şiirler…

...

Kırgın.

Evet, bilerek yaptım! Hepsini kendi ellerimle bilerek kırdım… ama kalbim bilmiyordu, anlatsam da anlamıyordu, nafileydi, dinlemedi işte, Sen’i sevdi, ve bilmiyordu kırılacağını, bilmiyordu kendi ellerimle kıracağımı… bilmiyordu...

Sana Dair

Şu kalbime anlatamadığım onca Sen ve Sen’sizlik krizleri… Sendromlar… melodramlar… ikimiz arasında sıkışıp kalan her şey… öyledir, hayat devasa bir temaşa, ben bunun telaşından her şeye geç kaldım, yetişemedim, tıpkı...

Öyleydi.

Öyleydi.
Sen umut, Sen hayat demektin. 
Öyleydi.
Yüzün, yaradanın bahar renkli tablosu. 
Öyleydi evet.
Zamanı az önce kaybetmiş adamın tek tesellisiydi.
Yerkürenin tek avuntusuydu yürüyüşün.
Öyleydi, Sen aşk...

Ne Şiir Kaldı, Ne Şair

Sen şiir kadın.
Ben şair adam.

İşte, serin balkonunda üşüyor kollarım! Ve yine gözlerimi ilk açtığım yerdeymişim gibi… sigaram, çayım ve tadına doyamadığım aptallıklarım. Kalbimin özlemine doyamadıkları. Anlatsam da...

Sigara Yanığı

Sigara Yanığı

“Nereden bilinir ki ölünün hayat isteği? O halde kim tahmin bile edebilir aşığın kalbini?”

Aşık öleli epey oldu. Ne mutlu onlara, ne mutlu yalanlara. Ne mutlu onlara, ne mutlu vefasızlığa. İşte...

Sığ

Sığ

Anlatsam süslü kelimelerle, efsanevi kelimelerle, hani şu unutulmaz şairler gibi… yine anlaşılmaz! Ve kim hatırlar ki şairleri… Oysa hepsinde nice güzellikler, nice incelikler. Biliyorum, o kelimeleri istediğim gibi sıralayıp...

Belki Sonrası Olmayacaktır

Belki Sonrası Olmayacaktır

İşte, yine buradayım, okumadığın satırların arkasındayım. Sen yine benden habersizsin. Öyle ya, olsa ne, olmasa ne? Yine de üzülüyor insan emeğinden… verdiğinden… öyle ya, bu benim seçimim, benim tercihim, şimdi sızlanmanın mânâsı...

Hep aynı Her şey

Düğümlenmiş gecenin boğazında ay,
yüzünde saklı tuttuğu gülücüklerinden,
şu tuzlu denizin gözlerinden dökülüşü,
işte yine o an,
dizime yatmış dünya,
bu sefer gözlerinden şelaleler…

Ne yüklemi kalmış ne...

Her şey Hep aynı

Her şey Hep aynı.

Kızıl gökyüzünün yüzü,
turuncu bukleleri hüznü dağıtır,
yanaklarından süzülür damlaları,
ve işte yine o an,
kızılçamlar patikasında,
tutup bileklerinden,
bakıp gözlerine,
söyleyemediğin ne varsa,
haykırıp...

Aynı Senaryo

Aynı Senaryo

İşte, karamsarlığımdan bir pencere! Ne kadar varsam o kadar varlar… biliyorum. 5 yıl önce keşfettiğim şarkıların yeni popüler olmasına sinirli ve egoistim, evet önce ben dinlemiştim o melodileri, hatta kimilerine şiir bile okumuştum…...

Yeryüzü Arayışı

Ben tüyleri diken-diken yapan cümlelerin arkasında, ürpertisindeyim. “Yanlışların yakınışlarıyla dolu bir ömür hibe ettim zamana.” Evet! Zaman hep haklıdır… ondan bir adım öteye gidemezsin, gölgen hariç… Şu bilimsel...

Gökyüzü Arayışı

Gökyüzü Arayışı

Ben efsanevi cümlelerin arkasında, gölgesindeyim. “Keşke yapsaydım dediğim şeyleri yaptıktan sonra keşke yapmasaydım dediğim için.” Ve bunları yazmayı sevdim… ardımda bırakmak için mi bilmiyorum, ama ben yazdıkça unutabilen bir...

Tehlikeli Yalnızlığım

-Ben hazırım!

Merhaba! Majör depresyon, panik atak, kaygı bozukluğu ve manik depresife eşlik eden Oğuz. Evet, bizim Siyahçerde‘den geriye kalan Oğuz, yine yalnız kalan Oğuz, sizin için...

Oğuz Yine Yalnız!

Biliyorsunuz beni, şiirsel bir budalayım, duygusal bir yatalak… ve aptalın tekiyim… ben beceremem öyle yalanları, ben beceremem plân yapmayı ve insan aldatmayı…

İnsanlar nankör, insanlar tuhaf ve insanlar her zamanki gibi...

Keşkelerim Çok

Kendime kızgınım.
Nefsi başından aşkınım.
Arş’tan bihâber şaşkınım.
Çünkü,
nefesim yetmez Sen’i solumaya,
gözlerim yetmez Sen’i görmeye,
dizlerim tutmaz Sana gelmeye,
o halde iyileştir beni Sana.
O halde...

Ben Oğuz Kul

Bilmem ben beni,
bilmem ne var benden içeri?
Bilmem ne var yarına,
bilmem ne var Sen’den ötesi?

Gelirim Sana, gitmem!
Gelirim Sana, Sen’i bilmem.
Gelirim, yürürüm, cahilim.
Giderim Sen’den uzağa, bilmem...