Canım Sende Kayıp

Bendeniz, Oğuzhan Deniz, Sana Aşığım. Samsun’dan irkildim, kilden toprak yaratılış hamurum, ”Aşkının şarabı karışmış kanıma.” Bunu bilip, beni bilmezsin. Aşkı görüp, beni görmezsin. Bunu duyup, beni duymazsın. Tanırsın Beni ama kabullenmezsin. Aşk, ciğerimin katranı, bu kainatın en karanlık yangını, hiç ışık saçmaz ateşim, buna rağmen çıktım karşına, yürüyorum gölgenin karanlığında. Beni Sen’i kalmamış Aşkın, Sen…

Devamını Oku Canım Sende Kayıp

Umutların Kırılış Sesini Duydum

Umutların Kırılış Sesini Duydum! Bir akşam üstü, demlenirken… Bardaklar terlemişti sıcaktan. Gözlerinde korku vardı biraz, pişmanlık içini kemiriyor, bir an önce sarhoş olmak istiyordu. Rüya görmek için bahaneler arar gibiydi o gözler. Saçında beyazlar vardı henüz yirmili yaşlarında. Sigarasından yakıp, ciğerlerinden süzdü katranı. Kendini zehirlediğini biliyordu. Pişmandı. Bardağından yudumladı. Konuştu; İki yıl evveldi, gecenin karanlığında,…

Devamını Oku Umutların Kırılış Sesini Duydum

Dünyayı Sen Gören Adam

Hayat biraz tozpembe, biraz karanlık. Gri yokmuş. O yüzden mutsuzdur insanlar. Sen’i gören insanlar mutlu yaşar ancak. Tozpembe yaşamlar var, yalanlarla yaşarlar. Kara yaşamlar var, daha az yalanlarla yaşarlar. Peki, Dünyayı Sen Gören Adam… o mutlu mudur? Mutsuz mu? Ölümle yarışıyorken her gün, okul çıkışı yaktığım sigara kadar masumdu ilk zamanlar. Tut ki, hiç olmadı…

Devamını Oku Dünyayı Sen Gören Adam

İnanmaktan Başka

Hala. Sanki ilk defa yazıyormuş gibi heyecanlanıyorum. Bu ilk gün gibi, bu ilk gece gibi. Bazen inanmaktan başka çaremiz yoktur.  Sanki başka hayat biliyormuşsun gibi konuşuyorsun. Sen başka hayat bilmiyorsun ki hiç. Bu kadar, ondan içten okuyamıyorsun. Gecenin güzel oluşundan bahsedip, geceye güzelmiş süsü veriyorsun… Sen’den esinlenmemiş gibi. Bak güzel, bu Sen’i ilgilendirmez de beni…

Devamını Oku İnanmaktan Başka

Bir nef’î meselesi ıtrî.

Bendeniz, Oğuzhan Deniz. Eski ve yeni arasındayım. Unutulmak ve unutmak üzereyim. Unutmak… Yürüdüm, kendime geldim sonunda, buldum sonunda kendime çıkan yolu. Çoğu zaman karamsar. Aynı saat dilimlerine aklı takılı. 21:21 mesela ve 22:22 mesela. Bunlarda ouzaduyum var. Bir Oğuz var, bir hayat var dışımda. Bu camlar ardında bir hayat var. Sen’in hayallerinin bir sınırı var,…

Devamını Oku Bir nef’î meselesi ıtrî.

Delir Delirebildiğin Kadar

Delilik dünyaya mahsus. Hazır dünyadasın madem, delir delirebildiğin kadar. Yüz çevir çevirebildiklerinden, sevmediklerinden. Söyle sevdiklerine sevdiğini, ölür müsün sanki? Ölür müsün ölmeden döksen içindekileri? Neden utanıyorsun ki Aşk’ından, o adam etmedi mi seni? Neden görünmez gibi dolanıyorsun ki ortalarda? Anlatsana kendini, derdini… Bulutlara takıldığın günden beri özlüyorsun cenneti. Neyi sorguluyorsun ki? Yaşasana gündüzünü, geceni. Neden…

Devamını Oku Delir Delirebildiğin Kadar

Desen Desen

… Aşk’ın tam orta yerinde … Yazacak hiçbir şeyim kalmamış gibi. Sanıyorlar ki, görmeyince göz, söz dökülmez dilden. Öyle olsa böyle uzak kalınmaz güneşten. Böyle ölünmez. Böyle yaşanmaz da nasıl yaşlanır insan? Aşığın bir şiirlik ömrü, Sen’in bir ömre bedel oluşun, devirir medet beklediklerini Hay’dan başka, ne varsa sair Sana dair, Sen fısılda ben duyarım…

Devamını Oku Desen Desen

Şiirlerini Öldürürlerken

03:50 Günahlarımla beraberim. 03:51 Sevaplarım ağır basar umarım. 03:52 Açım. Burası ikimizin için önemli. En azından az da olsa var bir değeri. Sen’in için yokmuş. Kalem, silgi için. Silgi, kalem için. Ve yazarken saçma gelmişti tüm satırlar, şimdi daha da saçma geliyor tekrar okuyunca. Yine de akıllanmaz hiçbir şiirinden şair. Şiirlerini öldürürlerken, yeniden doğurur şair.…

Devamını Oku Şiirlerini Öldürürlerken

Bin Yıllık Özlem

Bin yıllık özlem! Ölümsüzlükle ölümün kavuşamaması gibi. Şu gökyüzünün mavisinden fışkıran binlerce yağmur damlası, aynı gökyüzünden yıldırımlar. Mavi, Sen sevdiğin için mavidir ve kahverengi de öyle. Kahve Etkisi, biraz Süveyda, Ay’ın 14’ü ve Nazen’in… Haberim yokmuş. Kimsenin gücü yetmez Aşk’a. Aşk’ın zamana… Bin yıllık özlem! Büyük Britanya’nın soğukluğu var gözlerinde. Bu buz gibi esen rüzgarlar…

Devamını Oku Bin Yıllık Özlem

Bir Şeyler

”Hissetmek güzel şey dedi…” Kadın. Ve ekledi, ”Bir şeyin geçişini…” Evet, geçiyordu zamanla bir şeyler… İçimizdeki nehirden gözlerimize, oradan da denizlere akıyordu bir şeyler… Yüzümüzü kaşındıran birkaç damla gözyaşı. Yoktan var oldu, üzüntü yoktan var oldu içimizde. ”Yaşadıkça daha çok gözyaşı, alıştıkça daha az gözyaşı var artık gözlerimizde.” Öyle her şeye ağlamıyoruz artık, geçip gitti…

Devamını Oku Bir Şeyler

Sen’inle Hepsi!

Merhaba Sevgili! Nasılsın? Ben Sen’deyim. Bilmem kaç zamandır Sen’inleyim, evim Sen’sin. Ben’i arıyorum bu evde, kayboldum sanıyorum da, aslında oradayım, ortada. Günün öldüğü an, yine yokluğuma şükredeceğim. Zamana isyanım… Zamanla alıştım… Zaman alıştı zamanla. Sen’inle Hepsi! Gülüşün bir dağı kökünden söküp atar. Güneş günü doğurmaktan vazgeçer, Ve Ay, vay haline, hiç ışık saçmaz. Elem sarar…

Devamını Oku Sen’inle Hepsi!

Benimle Hepsi

Söz, binlerce söz verdim, binlerce eririm.Eritir ateşin Buzdan Oğuz’u,ateşim çıkmış ellerin alnıma değsin diye,alnımda bir yazı var SEN diye,hiç erimem Ateşin var diye,hiç sönmem Aşk’ın var diye,hiç gitmem başka yolum yok diye,hiç! diye diye hep’sin bende.Benimle hepsi. Sahiden,Sen’den başka yolum yok,Sen’den başka sonum yok,sahiden. Sen nereye gidersen oraya yolum,Sen nereye esersen, orada nefesim,Sen nereden geliyorsan,…

Devamını Oku Benimle Hepsi

Âlemârâ

Bak, buradayım, Sen görmesen de, Sen bilmesen de. Kiminde var Aşk, kimi yokluk içinde. Varmış ve yokmuş kiminde. Kime ne? Uzun zaman oldu, yeniden uyanırken ruhum, yerinden sıçradı bir çırpıda, irkildi bedenim. Bilemedim! Gerçek mi, yoksa gerçek buna yalan mı? Sen gerçek misin? Ya da gördüklerim gerçek mi? Yalan olsa hissedemem değil mi? Dünya bu…

Devamını Oku Âlemârâ

Sana Dökülen O Okyanusum

Dünyanın neresine gidersen, git. Dünyamın neresine gidersen, git. Ama gitme! Benden bir adım gitme. Başka bir şey bu. Sevdadan üstün, Aşk’tan sıcak. Karanlıktan siyah. Yüzün kadar parlak, saçların kadar serin, dokunuşların kadar ulu. Yokluk kadar gerçek ve varlık kadar Sen. Sen varlıksın ve varlık Sen’sin. Hiçlik kadar masum. ”Bunun bir manası var, yıldırımlar düşerken yeryüzüne,…

Devamını Oku Sana Dökülen O Okyanusum

Bir Dilek Tut

Bir Dilek Tut ve gerçek olsun hayallerin… ister miydin? Bir dilek tutsam da gerçek olsa tüm hayallerim… Ne tuhaf. Tüm hayallerim Sen’inle ilgili. Ben, ruhu dört buçuk milyar yıllık adam. Sen, Ruhu 13.4 milyar yıllık kadın. Bidayetten beri vardın. Kifayetten ibaret Sana Oğuz. Bir bilek tutmak istesem, Sen’in bileklerin olurdu, narin ve beyazlar, cam gibi…

Devamını Oku Bir Dilek Tut

Bir An

Bir An Çok iyi olduğumu söyleyemem, kendime mektup yazdığımdan beri düşünüyorum. Ya unutursam her şeyi, ya arkamda kalırsa her şey, bazı şeylerin yeri değişmez ama yine de. Yoksa, yoktur, yokmuş. Çok iyi olduğunu söyleyemem, Sana mektup yazdığımdan beri düşünmüyorum başka bir şeyi. Ya unutursam hepsini, ya arkamda kalırsa tüm yazdıklarım, bazı hislerin yeri değişmez ama…

Devamını Oku Bir An

Çok Yaklaşmıştık

Bahar kapımızda yine, kış bütün ihtişamıyla güneşe yeniliyor. Yeniliyor Aşık adam Aşk’a. Yeniliyor Aşık adam Zamana. Bak şu zamana, baksana şu zamanın aynasına, benden uzağa savuruyor her saniyeni, her dakikanı, her saatini… Şimdi hiçbir şeyim yokmuş gibi, bir köşedeyim. Onlar bilmiyorlar, kimse bilmiyor aslında. Ölümü kimse bilmiyor aslında sevgili. Ölüm, Ne çok ölüm var etrafımızda.…

Devamını Oku Çok Yaklaşmıştık

Kendime Mektup

Kendime mektup! Dünya, iyiler ve kötüler olmak üzere ikiye ayrıldı. Çok öncesini kimse bilmiyor ve sende bilmiyorsun. Bigbang gibi teorilerden ibaret bilgi. Sanırım uzun bir süre sen ve başka kimse de bilemeyecek. En son ”Agarta ve Şambala” hakkında araştırma yapıyordun. İnsanların, kendin ve sana dair diğer şeylerin, hayatının kısa bir özeti burada; Hayatın boyunca hayatın…

Devamını Oku Kendime Mektup

Biliyor musun?

Bedenin bir varmış, ruhun yokmuş. Elbette tutunamazsın. Biliyor musun? Sen’i en çok ben anlıyorum, özlemenin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Çünkü bunu Sen’in sayende yaşıyorum. Çünkü bunu bana Sen öğretmiştin. Şimdi ikimizin canını da yakıyor. Biliyor musun? Sen’i en çok ben biliyorum, en ince anlamların ya da anlamların en ince noktalarını biliyorum. Çünkü bunu…

Devamını Oku Biliyor musun?

Hayalvarî Sahi

Biraz benim, çoğunlukla Sen. Hiç fark ettirmiyorumdur artık. Neşene de kurban olurum da, üzülme. Bendeniz Oğuzhan Deniz, yine karmakarışık bir yerdeyim. Hiçbir yerin tam ortasındayım ve buradan her yer görünüyor aslında. Özellikle Sen’i görmemek imkansız buradan. Burası Sen’in en çok sevdiğin yerdir, Sen’i ne denli sevdiğimi bilirsin, burası içimdir. Sen Cemal’den bahsediyorsun, ben Turgut’tan, kimse…

Devamını Oku Hayalvarî Sahi

Zenid Kasabası | Yaglot Tavrı

Henüz güneş doğmamıştı, Raes gözlerini ovuşturdu ve bir süre sessizce tavanı seyretti. Neden burada olduğunu sorgularken Zenid’in söylediği şey aklına geldi, ”Aslında herkes öleceği günü bekler ancak kimse beklediğinin farkında değildir.” Ölümü düşündü, tüm bu olan bitenin, kendi ölümüyle son bulacağını düşündü. –Hayat diğerleri için devam etse de, ben burada olmayacağım ve artık benim için…

Devamını Oku Zenid Kasabası | Yaglot Tavrı

Zenid Kasabası | Enime

-Bana biraz Enime’den bahseder misin? Zenid saatine baktı, artık 24 saatlik zaman döngüsünde olmasalar da yine de bu alışkanlığı hiç bırakmıyor, tüm planlarını da yine bu saat dilimine göre yapıyordu. -Enime, asildir. Biraz sinirli görünür ama bu sinirli görüntüsünün altında aslında insanları kendinden uzak tutmak vardır. Ne kadar az insan, o kadar sorunsuz bir gün…

Devamını Oku Zenid Kasabası | Enime

Büyüdüğümü Sandım Zamanla

  Belki de benimle ilgilidir.Senin’le ilgisi yoktur belkide. Yine kaybettim kendimle olan savaşımı. Nasıl zalim bir ben var ben için de. Nasıl da Aşk’a ait hissettiklerim ama istemedim hiç!Hiç önemli değil aslında, aslına bakarsan aslında olan biten sadece bende. Görünmez hayallerimin ucubucu yine de.Kollarımda bebeğim, hayat sevincim ve yaşam tutamağım.İşlenmemiş altın sarısında ışık vurunca saçları.Öyle…

Devamını Oku Büyüdüğümü Sandım Zamanla

Had Bilmedi

Kimsenin kalmadığı yer.Biraz içten ve dışında ne varsa kırıldı soğuktan.Hep, elime yüzüme bulaştı.Ben dozumu aştım, özür dilerim.Aşk hiç had bilmedi, özür dilerim.Oğuz hiç sönmedi, özür diledim. ‘Bazen’ zaman kavramıdır, zaman insana kavramdır. İkisi arasında sonsuz bir döngüde ölürüz. İçimde öldü birçok kimse ve ben cenazelerine bile gitmedim! Ölüm, insana ait kavramdır, zamana bağlıdır ipleri. İpler…

Devamını Oku Had Bilmedi

Zenid Kasabası | Huzurlu Ev ve İlve

Enime, Raes’e peşinden gelmesini söyledi. Raes ise kasaba meydanına geldiklerinde evine gideceğini sanıyordu. Birlikte kasaba meydanındaki tezgahları dolaşmaya başladılar. -Raes, burada herkes gün boyu çalışır, akşam üzere herkes işini bırakır ve kasabaya geri döner, herkesin kendine ait işi vardır ve herkes Zenid’in gözünde eşittir, kimse, kimseden üstün değildir. Dışarıdan gelen ya da burada büyüyen ilgisini…

Devamını Oku Zenid Kasabası | Huzurlu Ev ve İlve