Nevcivân

Moralsiz bir akşam üstü. Gökyüzü kızıl… Gökyüzü kızgın… Gökyüzü ağlamak üzere. “Nereye?” der gibi esiyor şimdi gündüzden, “Merhaba” der gibi geceye. Rüzgar… Henüz doğurmadı umutları bir anne! Daha yiğit biri doğmadı yeryüzüne! Başka kimseye şikayet etmedi şu sakalımdan bozma siyah geceye ellerim… Bu demir kırmızısı gökyüzü ellerinde, büküp, yanık elleriyle yürüdü yarın sabaha! Güzel Sabaha……

Devamını Oku Nevcivân

Siyahçerde

Siyahçerde! (Sonuncu Perde | Hakim Bakış Açılı) Siyahçerde adamın adıydı. Şu kalabalık dünyaya rağmen yapayalnız bir adam arıyorsanız işte o Siyahçerde’dir. Dünyadaki tüm içsel yalnızlığınızı onun yüzünde, saçlarında, sakallarında ve sözlerinde bulabilirsiniz. Aşk’ını bıraktığı sokağın köşesinde beklerdi sürekli. Burası, tüm şairlerin yazdıklarının ve yazacaklarının kaynağı olan aşkın sokağıydı. Bizim Siyahçerde’miz de bu sokağı evi bilmiş,…

Devamını Oku Siyahçerde

Şiir Nedir?

Şiir Nedir?

-Bana şiirlerden bahseder misin? Şiir mi? Kendi yazdığım şiirlerden mi yoksa herhangi bir şiirden mi? -Kendi yazdıkların da olabilir. Şiir. Aslına bakarsan bundan bahsedeceğimizi sanmıyordum. Geçen hafta konuştuğumuz gerçeklik kavramından sonra çok daha farklı bir konuya değiniriz diye düşünmüştüm. Özellikle geçen hafta sana ölümden tekrar bahsedebilirim demiştim ve sen de olumsuz bir şey söylememiştin. -Lütfen…

Devamını Oku Şiir Nedir?

Bizim Yazar – Sizin Şairiniz

Ve mavi bir gökyüzü. Ağlayıp, döktü gözyaşlarını. Artık şiir yazılmayan kadınların hatırına, vazgeçmiş bir şairin nefesindeki cümleler, kafiyeler, nice eş sesli kelimeler vardı zihninde, eşsiz kelimelerdi bunlar, vazgeçmiş bir şairin dudaklarında sözler, gazeller. İşte yine gitti gün ve geceyi peşinden sürükledi. Bir kitabı vardı yazarın yalnızlığına doğru. Bir kasabası vardı arada bir uğradığı ve sorguladığı.…

Devamını Oku Bizim Yazar – Sizin Şairiniz

Gerçeklik Nedir?

Gerçeklik Nedir?

-Bana gerçeklikten bahseder misin? Bir sigara yakmama izin verir misin şimdi? -…, peki, sadece 1 tane. Ve lütfen camı aç. Gerçeklik belki de tam olarak böyle bir şeydir. İşte bu camı açmak gibi. Eylemlerimizin çoğunun gerçek olduğunu söyleyebilirken, yaşamımızın gerçeklik değerini maalesef söyleyemiyorum. Nefes almayı hissedebiliyorum içimde, ciğerlerimde ama nefesimin gerçekliğini kanıtlayacak kadar somut değilim.…

Devamını Oku Gerçeklik Nedir?

Yine Doğmak Üzere Güneş

Yine doğmak üzere Güneş! Yine de yüzünden aydınlık değil, şu karanlık sakallarımın ışığı, izbe bir adamım saat 07:17. Hiç uyumadık Ay ve ben, uyku nedir bilmeyiz, Sen’i izledik saatlerce, saat ve ben, elele verip geçip, gittik ömründen, yine gelsek, izlerdik Sen’i saatlerce, aynı yerde… Zaten bizden başka kim sever ki Sen’i bu saatte? /*Saat kaç…

Devamını Oku Yine Doğmak Üzere Güneş

Kime Güvenirsin

Kime Güvenirsin

-Bana güvenmekten bahseder misin? Güvenmek… Birine güvenmek zordur. Özellikle çok sevdiğin birine güvenmek diğer her şeyden daha zordur. Çünkü, sevdiğin birine güvendiğinde aslında güveninin içerisinde diğer duygularından da vardır. Yani, sadece güvenmezsin, güvenmek istediğin kişi aynı zamanda sevdiğin ya da senin ona anlam yüklediğin birisi olmalıdır. Bu sadece tanıdığın insanlarda olmaz bence, yani mesela birine…

Devamını Oku Kime Güvenirsin

Gerçekten Gülmek Nedir?

Gerçekten Gülmek Nedir?

-Bana gülmekten bahseder misin? Gülmek, evet! İnsanların ihtiyaçlarının olduğunu düşündüğü şey olan gülmek. Ben çok fazla gülmem, komik biri de değilimdir. Yalnız “gülmek” dendiği zaman aklıma O’nun gülüşü geliyor. Hiç düşünmeden, belki daha önceden düşündüğüm içindir gülmesini, gülerken çıkardığı sesleri. O’nun gülmesi çok güzel gerçekten. Gerçekten gülmek nedir? Komik bulduğumuz şeylere mi güleriz? Bir televizyon…

Devamını Oku Gerçekten Gülmek Nedir?

Sokak Lambaları

-Sokak lambaları tam 08.20 de sönüyormuş ama tam. Yalandır o. Yalandır. Hurafedir. Belki çok ücralarda bir yerlerde 08:20’de sönüyor olabilir. Ama dünyanın merkezi olan yerde tam 09:15’te sönüyor. Bunu daha önce söylemiştim. Kasım 21’di. Belki de değişkenlik gösteriyordur kış aylarından, yaz aylarına. Öyle ya, her yanan Sen’in umduğun bir vakitte sönmez. Öyle ya, kim bilir…

Devamını Oku Sokak Lambaları

İnsanlıktan Bahis

İnsanlıktan Bahis

-Bana insanlıktan bahseder misin? Kendi insanlığımdan mı, yoksa dünya genelindeki insanlıklardan mı? -Sen hangisinden bahsetmek istersen… İnsan en iyi kendinden bilirmiş, o yüzden kendimden tanıdığım kadarıyla anlatayım. Kimse kendisi değil şu aralar. Egomu birçok yerinden bıçakladığımdan beri artık yaşamakla ilgili heveslerim de kalmadı açıkçası. Evet, egom kan kaybediyor, ben yaşlandıkça onun da iyileşmesi zorlaşıyor ve…

Devamını Oku İnsanlıktan Bahis

Ölüm Beyazdır

Ölüm Beyazdır

-Bana ölümden bahseder misin? Aaa, ölüm… Elbette bahsederim, gönlümün içinde sonsuza kadar kaybolacak şu bilinmezlik. Neden bilmiyorum ama ölüm denince insanın aklına hep karanlık gelmiştir. Nereden biliyoruz ki? Belki de beyazdır, aydınlıktır. Bir aydınlanmadır ölüm belkide. Bunu kimse bilmiyor maalesef. Kimse ölümden tam anlamıyla geri dönmemiştir. Ama birinin neden bir başkasını öldürdüğüne anlam veremem. Ya…

Devamını Oku Ölüm Beyazdır

Göğe Giden Köprü

Olay yeri! Maktulün üzerinde gazete kağıtlarından manşetler vardı. Birkaç futbolcu ve bir de Jim Carrey fotoğrafı. Cesedin üzeri ne komik kapatılmıştı… 11 Ocak Cumartesi – 09:37 Aşık efendi, aşk ilinden sırtında heybesi ayrıldı. Hava soğuk, yol sisliydi. Hem kırağı düşmüştü cümle çiçeğe, hem cümleler dolu aşk için aşık efendinin dilinde. Yürüdü ve isimsiz bir dağın…

Devamını Oku Göğe Giden Köprü

Yarım Kalan Yazılar

Yarım Kalan Yazılar

-Bana yazmaktan bahseder misin? Sana yazmaktan bahseder miyim? Bilemiyorum… Aslında önemli olduğuna inandığım her şeyi yazdım. Yazmanın bendeki karşılığı bir nevi dertleşmek sanki. Kendimle konuşmak gibi bir şey. Birine anlatmak hissiyatı, bilirsin işte, bazen anlatmak istersin, içini dökmek ve anlatmak istersin, sebebi yoktur pek. Seninle yaptığım da bu değil mi? Sana anlattığımda kendimi rahatlamış hissediyorum…

Devamını Oku Yarım Kalan Yazılar

Gün Doğumu

Gün Doğumu

-Bana gün doğumunu anlatır mısın? Gün doğumu… Aklıma ömrüm geliyor. Bir defasında bir mektup yazdığımda “Güneş bekçisi insanlar vardı, onlar ısındılar ve güneşi unuttular. Kimse güneşe teşekkür etmedi ısındıktan sonra ama herkes sonra küfretti kışa.” Kelimeleri öylece döküldü. İşte kimsenin fark etmediği ama aslında herkesin hayatının tam merkezinde olan bir şey gün doğumu. Tam 30 yıldır hayat…

Devamını Oku Gün Doğumu

Bir Çaresi Vardır

Bu gün nelerden bahsetsem… Sen olmak dışında kalan Oğuz’un, aptal, ipe sapa gelmeyen fikirlerinden mi? Güneşin, Dünya ile olan seyrini mi? Yoksa Güneşle Ayın ezelden beri kavuşamadıklarını mı? Yağmur sonrası toprağın kokusundan mı bahsetsem Sana artık bu beton yığını şehirde koklayamadığımız onca çiçekten sonra… Hayır-hayır… Sana müziklerimden bahsetmeliyim belki de. Kendi oluşturduğum müziklerden. Ya da…

Devamını Oku Bir Çaresi Vardır

Bir Oğuz Meselesi

Şimdi gün batımındaki güneşi taşıyorum omuzlarımda, ağır! Ilık nehirler gibi dökülür damlalar avuçlarıma, şu çocuk gözlerimden. Mavinin kıymetini bilmediğim gökyüzümün altındayım, soruyorum kendime; 30 yıl daha mı? İnsan acıya nasıl katlanır 30 yıl boyunca? Bir misafirlik bu kadar uzun olabilir mi dünyaya? Hani şu insanları kirli ama tertemiz dünya! Suçluların evi ama suçsuz dünya! Günah…

Devamını Oku Bir Oğuz Meselesi

Bu Can Yakıcı Dokunuşlar

İşte yine buradayım, birkaç kaybolmuşluk ve çöküntünün toz bulutu adını yazdı yine gökyüzüme. Ne yazık, buraya arada bir uğruyorsun. Kendi memleketine, kendi vatanına sadece arada bir bakıyorsun uzaktan. Ne yazık, insan kendinden sürgün edilmeye dursun. & “Öyleyse nedir bu tozpembe? “ dedi kadın, gökyüzündeki, adamın yangınının bulutuyken. & Aradan epeyce zaman geçti, farkındaydı kandırdığının, tutamayacağı…

Devamını Oku Bu Can Yakıcı Dokunuşlar

Neden 7 Rakamı

Neden 7 Rakamı

-Kendine hangi ismi vermek isterdin? Kısaca 7 derdim galiba! Aslında birden fazla ismim oldu. Hepsini de kendime yakıştırdım ama kısaca 7 derdim kendime. 7 rakamını seviyorum. Kendi ismim 7 harften oluşuyor. 7 tane nota olması, 7 kıta olması… Gökkuşağında 7 tane renk olması mesela. Hayatımda 7’nin çok fazla yeri var. 9’un da öyle. Ve 5…

Devamını Oku Neden 7 Rakamı

Gökyüzünün Lacivertine İnat Sözlerin

Gökyüzünün lacivertine inat sözlerin. Şimdi gecenin son nefesleri şu saat denen meselenin koridorunda. 05:05, tokum… Sigara ve kahve içiyorum, günün ilk kahvesi. Ömrümün ilk Kahve Etkisi. Telvesinden baktığımız hayat. Artık gücenmiyorum sevgilim zamana! Zaman bize göre değildi zaten en başından. Tükeneceğini bile bile ismine tükenmez dedikleri kalemler gibiyiz. Bir de varsa yoksa şu benim saçma…

Devamını Oku Gökyüzünün Lacivertine İnat Sözlerin

Zenid Kasabası | İncinme ve Seduem

Zenid, kasabaya doğru gelen kafileyi karşılamak üzere yürüyordu… Kabalık akşam karanlığından tam seçilmiyordu. Raes, Seduem’in omuzundan destek alarak yürüyüşü Zenid’i telaşlandırdı. -Raes, iyi misin? -Evet, evet Bay Zenid, korkulacak bir şey yok, sadece ayağımı burktum. Bir kitabı daha yarım bıraktım. Bu kitapta gündelik insanlarımın gündelik hallerini anlatıyordum. Artık anlatmak gelmiyor içimden! #OD

Saatin Yanlış Tasarımı

Saatin yanlış tasarımı. Uzunca bir süredir kullandığımız saatin tasarımı nasıl yanlış olabilir ki? Üstelik bunun üstünde pek düşünmediğinizi/düşünmediğimizi de rahatlıkla söyleyebilirim. Saat bizim için duvarda duran ve işe gideceğimiz zamanı, okula gideceğimiz zamanı söyleyen sıradan bir eşya/araç bizim için. Oysa bize söylemek istedikleri bu kadar yüzeysel değil. Bu kadar basit olmamalı çünkü saat yada zamanı…

Devamını Oku Saatin Yanlış Tasarımı

Üst Geçit

Bir kadın ve bir erkek… Üst geçitten geçiyor; Kadın – “Geçmişte kaldı!” Erkek – “Geçmemiş bir geçmiş.” Kadın, adamın söylediklerinde haklı olduğunu biliyordu, can kulağıyla onu dinliyordu ama dünyanın olması gerektiğini söylediği gibi yaşamayı tercih ediyordu. Adam, “Nereden geliyor tüm bu karanlık?” diye sordu geceye. Cevapsız bir soru daha sigarasından gökyüzüne bu nikotin bulutunun can…

Devamını Oku Üst Geçit

Öksürük

Öksürük

-Bana sigara içmeyi anlatır mısın? Bunu sigara içtiğim için sorduğunu biliyorum. Ve sorarken içmediğini anladım dudak bükmenden. Aslında bakarsan sigara içmek benim için başlarda çok önemli bir şey değildi. Sanırım 17 yaşındaydım ve kendimi çok önemli birisi gibi hissetmemi sağlamıştı. O zamanlar kendime olan güvenimin 17’inci senesinde olduğumdan oldukça heyecanlı ve diriydim. Yani bir şey…

Devamını Oku Öksürük

Günaydın Berbat Geceden

Günaydın berbat sokak. Her sabah beklediğim dolmuş durağındayım yine. Elimde bir sigara ve insanların telaşına şahidim. Köşede birisi var ve güvercinlere buğday atıyor. Görünüşünden devlet memuru gibi bir hali var. Pek öyle olduğu söylenemez ama. Enteresan, o da sigarasından çekip insanları seyrediyor benim gibi. Şu an kıskandığım tek insan o bu sabah kalabalığında. Ve öylece…

Devamını Oku Günaydın Berbat Geceden

Gülüşüne Aşığım

İşte yine çoğunlukla Sen ve hava kasvetli kentimde. Bu kentin tümü Galata’da ayaklarımın altında. Yansımasından kendimizi gördüğümüz camda. Ve yine kargaşa var göğsümün altında. Hatıraların hatrına, geçmişi geçmemiş bir adam var yine, sigarasını denizle söndüren. Şehrin en güzel yanıdır burada Sen’inle birlikte yürüyebilmek. Efsanevi kelimeler var yine zihnimde, “Sen’inle yürüyebilmek özlemi.” Kimsesizliğin içinden biz yokuşuna.…

Devamını Oku Gülüşüne Aşığım