Kategori

Ölüdeniz

Her insan bir denizdir, ya onlarda boğuluruz yada sahilinde güneşleniriz… Yine de her insan gibi denizlerin de sonu gelir ve artık olamayan yansımaların vahasına dalıp gideriz.

Ö

duran saatler.

Apar-topar topallamak yaşamak… doğduğun o andan itibaren bir yerlerden bir yerlere savrulmak. Bunu anlamak epeyce zor anlam arayana ve aramayanların çoğu çürümekte bu gezegenin oksijeni altında oksitle. Başlarda böyle değildi aslında, böyle...

ilk kara gün.

Onlar, dudaklarından ne kolay söylüyorlardı ebedi gidişini. Anlatıyorlar ama ben hala anlamını arıyorum ölümün, ölmenin… Aslında anlıyorum, biliyorum ve farkındayım ama ne var ki ölülerim çoğaldıkça azalıyor mantığım… Bu gidişlerin...

2 şubat.

Ne vazgeçiyor insan yaşamaktan, ölmekten… ölüm ne vazgeçiyor yaşam almaktan ve zaman yaşlandırmaktan…

Böyle işte insan, kısa bir vakit… oyalayıp durur şu toz zerresinde. Tezenesinde tırnakları biçilir ama vazgeçmez insan...

uruşanlı.

Bu buruk ve kırgın başlayan bir hikayeydi başta. Çünkü sevdiklerinin arasında değildim. En sevdiğin şu tombul yağız oğlan seni seninle bırakınca öyle bir başına, sen, seni sevenleri sevmeye başladın. Neden böyle olduğuyla ilgili eskiden çok...

olutan.

Biliyorum, hiç bilmediğim bir yerde, hiç bilmediğim bir haldesin! Muhtemelen vaktin nasıl geçtiğinden haberin yok ve muhtemelen benim hakkımda bildiklerinden fazlasını da öğrenemiyorsun.

O gün, bir günah sarmıştı etrafımı, kalbim...