Zavallımın Gizemi

Hiç önemi yoktur. Yokmuş! Bir varmış zavallım, bir yokmuş. Yok olurmuş zamanla zaman. Anladım. Ben anladım da sen anlamadın dostum. Şimdi saat 04:02 ama hiç önemi yoktur. Yokmuş! Uykusuzluk varmış, uyku yokmuş. Yok olurmuş zamanla gözyaşları. Anladım. Ben anladım da hiç ağlamadım henüz. Çok acı birikti dostum. Hiç önemi yoktur. Yokmuş! Yok olurmuş zamanla gizler.…

Devamını Oku Zavallımın Gizemi

Karamsar Günceler Mezarlığı

Hiç ses çıkarmıyorsun! Ben’sizliğin keyfini sürüyor gibisin. Haklısın, ben bile sıkılmışken kendimden, Sana laf etmek hakkım değil. Hakkım değildi 5 yıl sonra gelip, Sen’in olmak. Yine de insanoğlu aç gözlüdür ya, ondandır belki. Yine de insanoğlu umut doludur ya, ondandır. Hiç tükenmez mesela umutları, umut tükenmezse, kalem de tükenmez. Ömür tükenir, Aşk’lar biter, canlar yiter,…

Devamını Oku Karamsar Günceler Mezarlığı

Kızılsakallının Ölüm Sessizliği

İşte, ölümün göz bebeklerimin içine kadar işlediği bu gün. Bugün 25 Eylül 2019. Gittim, ”İkindi namazına müteakip bir cenaze namazı.” Kıldım. ”Hakkımı helal ettim, hiç tanımadığım bir adama.” Oradaydım gözlerinden görebiliyordum acıyı. Çatlamış dudaklarında saklıydı haykırmak isteği, çığlıklar boğazında düğüm-düğüm, gördüğüm bu göz yaşları, kördüğüm yüreğime. Bugün, Kızılsakallı Genç Adamın dünyasının karardığı gün! Yürüdüm. Sulu…

Devamını Oku Kızılsakallının Ölüm Sessizliği

Sizi Lanet Yayımcılar

İnan bana, tam olarak nerede olduğumu bilmiyorum. Dünya diyorlar buraya ve başımda aşk diye koskocaman karmakarışık bir şey var. Elimden gelmiyor vazgeçmek, vazgeçmek de istemiyorum zaten. Kendimi susturamıyorum ve susmak da istemiyorum zaten. Sürekli anlatmak, konuşmak istiyorum. Artık bir şeylerin değişmesi gerektiğini düşünürken, ben kendimi değiştiremiyorum. Bunca değişkenlik arasında. İnancımın sarsılmazlığına rağmen sarsılıp duruyorum dünyanın…

Devamını Oku Sizi Lanet Yayımcılar

Hastane Koridoru

Yine kaybettim kendimle olan savaşımı. Zaten sabaha ne kaldı? Birazdan kalkıp, sudan medet bekleyeceğim yine. Zaten martıların çığlıklarına ne kaldı? İnancından geriye ne kaldı? Benim gözlerimde farklı bir dünya vardı, onlar göremiyorlardı ama ben onlar adına da yazmıştım. Kendilerini suçluyorlardı. Gerçekte insanlar hakkında neler bildiklerimi bilmiyordu, onlar ağızlarından yalan dolu kusuyorlardı. Ben biliyordum onların kapısı…

Devamını Oku Hastane Koridoru

Zavallım

Hikayemin acıklı yanlarından biri de dostumun gözlerimin önünde kaybolmasıydı. Aslında bu benim hikayem değil, ben sadece o hikayedeki kötü karakterim. Aslında o kaybolmamıştı, ben kaybetmiştim onu. Göremiyordum artık onu. Vicdan menzilimden çıkmıştı. Acımasız biri olmuştum yine. Gözlerinin içine baka baka yaktım içini, dışını. Omzumda ağladı ama göz yaşları umurumda bile değildi, katılaşmıştı kalbim. O ağladıkça…

Devamını Oku Zavallım

Umutların Kırılış Sesini Duydum

Umutların Kırılış Sesini Duydum! Bir akşam üstü, demlenirken… Bardaklar terlemişti sıcaktan. Gözlerinde korku vardı biraz, pişmanlık içini kemiriyor, bir an önce sarhoş olmak istiyordu. Rüya görmek için bahaneler arar gibiydi o gözler. Saçında beyazlar vardı henüz yirmili yaşlarında. Sigarasından yakıp, ciğerlerinden süzdü katranı. Kendini zehirlediğini biliyordu. Pişmandı. Bardağından yudumladı. Konuştu; İki yıl evveldi, gecenin karanlığında,…

Devamını Oku Umutların Kırılış Sesini Duydum

Bir nef’î meselesi ıtrî.

Bendeniz, Oğuzhan Deniz. Eski ve yeni arasındayım. Unutulmak ve unutmak üzereyim. Unutmak… Yürüdüm, kendime geldim sonunda, buldum sonunda kendime çıkan yolu. Çoğu zaman karamsar. Aynı saat dilimlerine aklı takılı. 21:21 mesela ve 22:22 mesela. Bunlarda ouzaduyum var. Bir Oğuz var, bir hayat var dışımda. Bu camlar ardında bir hayat var. Sen’in hayallerinin bir sınırı var,…

Devamını Oku Bir nef’î meselesi ıtrî.

Delir Delirebildiğin Kadar

Delilik dünyaya mahsus. Hazır dünyadasın madem, delir delirebildiğin kadar. Yüz çevir çevirebildiklerinden, sevmediklerinden. Söyle sevdiklerine sevdiğini, ölür müsün sanki? Ölür müsün ölmeden döksen içindekileri? Neden utanıyorsun ki Aşk’ından, o adam etmedi mi seni? Neden görünmez gibi dolanıyorsun ki ortalarda? Anlatsana kendini, derdini… Bulutlara takıldığın günden beri özlüyorsun cenneti. Neyi sorguluyorsun ki? Yaşasana gündüzünü, geceni. Neden…

Devamını Oku Delir Delirebildiğin Kadar

Âlemârâ

Bak, buradayım, Sen görmesen de, Sen bilmesen de. Kiminde var Aşk, kimi yokluk içinde. Varmış ve yokmuş kiminde. Kime ne? Uzun zaman oldu, yeniden uyanırken ruhum, yerinden sıçradı bir çırpıda, irkildi bedenim. Bilemedim! Gerçek mi, yoksa gerçek buna yalan mı? Sen gerçek misin? Ya da gördüklerim gerçek mi? Yalan olsa hissedemem değil mi? Dünya bu…

Devamını Oku Âlemârâ

Bir An

Bir An Çok iyi olduğumu söyleyemem, kendime mektup yazdığımdan beri düşünüyorum. Ya unutursam her şeyi, ya arkamda kalırsa her şey, bazı şeylerin yeri değişmez ama yine de. Yoksa, yoktur, yokmuş. Çok iyi olduğunu söyleyemem, Sana mektup yazdığımdan beri düşünmüyorum başka bir şeyi. Ya unutursam hepsini, ya arkamda kalırsa tüm yazdıklarım, bazı hislerin yeri değişmez ama…

Devamını Oku Bir An

Kendime Mektup

Kendime mektup! Dünya, iyiler ve kötüler olmak üzere ikiye ayrıldı. Çok öncesini kimse bilmiyor ve sende bilmiyorsun. Bigbang gibi teorilerden ibaret bilgi. Sanırım uzun bir süre sen ve başka kimse de bilemeyecek. En son ”Agarta ve Şambala” hakkında araştırma yapıyordun. İnsanların, kendin ve sana dair diğer şeylerin, hayatının kısa bir özeti burada; Hayatın boyunca hayatın…

Devamını Oku Kendime Mektup

Biliyor musun?

Bedenin bir varmış, ruhun yokmuş. Elbette tutunamazsın. Biliyor musun? Sen’i en çok ben anlıyorum, özlemenin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Çünkü bunu Sen’in sayende yaşıyorum. Çünkü bunu bana Sen öğretmiştin. Şimdi ikimizin canını da yakıyor. Biliyor musun? Sen’i en çok ben biliyorum, en ince anlamların ya da anlamların en ince noktalarını biliyorum. Çünkü bunu…

Devamını Oku Biliyor musun?

Hayalvarî Sahi

Biraz benim, çoğunlukla Sen. Hiç fark ettirmiyorumdur artık. Neşene de kurban olurum da, üzülme. Bendeniz Oğuzhan Deniz, yine karmakarışık bir yerdeyim. Hiçbir yerin tam ortasındayım ve buradan her yer görünüyor aslında. Özellikle Sen’i görmemek imkansız buradan. Burası Sen’in en çok sevdiğin yerdir, Sen’i ne denli sevdiğimi bilirsin, burası içimdir. Sen Cemal’den bahsediyorsun, ben Turgut’tan, kimse…

Devamını Oku Hayalvarî Sahi

Büyüdüğümü Sandım Zamanla

  Belki de benimle ilgilidir.Senin’le ilgisi yoktur belkide. Yine kaybettim kendimle olan savaşımı. Nasıl zalim bir ben var ben için de. Nasıl da Aşk’a ait hissettiklerim ama istemedim hiç!Hiç önemli değil aslında, aslına bakarsan aslında olan biten sadece bende. Görünmez hayallerimin ucubucu yine de.Kollarımda bebeğim, hayat sevincim ve yaşam tutamağım.İşlenmemiş altın sarısında ışık vurunca saçları.Öyle…

Devamını Oku Büyüdüğümü Sandım Zamanla

Had Bilmedi

Kimsenin kalmadığı yer.Biraz içten ve dışında ne varsa kırıldı soğuktan.Hep, elime yüzüme bulaştı.Ben dozumu aştım, özür dilerim.Aşk hiç had bilmedi, özür dilerim.Oğuz hiç sönmedi, özür diledim. ‘Bazen’ zaman kavramıdır, zaman insana kavramdır. İkisi arasında sonsuz bir döngüde ölürüz. İçimde öldü birçok kimse ve ben cenazelerine bile gitmedim! Ölüm, insana ait kavramdır, zamana bağlıdır ipleri. İpler…

Devamını Oku Had Bilmedi

Bir Şayeste Hikayesi

Kızılkahve rengine bürünüyor dünya… Bir şayeste hikayesi, tüm besteleri yeniden yazdıracak kuvvette… Güneşin yeniden doğduğuna, gerçekten doğduğuna işaret ufuk çizgilerinden yüzün. -Ben uyumazdım… dedi kadın, gözleri gerçekti. Kızılkahve Bir Şayeste Hikayesi. Uykusuzluğa verdiğim uykum, yüktür gecemin sırtına, aklımdan neler geçer, neler. Sahi, kimde şahanesin böyle? Ah benim laftan anlamaz kalbim, unuttuğundan beri her şeyi, unutmayacağım…

Devamını Oku Bir Şayeste Hikayesi

Oğuz HAN Duası

Ya Rabbim Türk’ü koru, Türk’ü en üstün millet yap. Ya Rabbim Türk’e amansız düşman verme. Türk’e aman diletme. Türkleri Sen’in yolunda yürüyenlerin öncüleri yap. Ya Rabbim Oğuz Kulun günah çuvalıdır, onu affet. Ona acı ve merhamet göster. Ya Rabbim, Oğuz kulun Sen’dedir, onu Sen’den çevirme. Onu Sen’den başka yere atma. Dosdoğru yolun üzere büyüt ölüme.…

Devamını Oku Oğuz HAN Duası

Amiyane Puntolar

Anlıyorum… Ne kadar uzaklaşırsan uzaklaş, Aşk’tan bir adım gidememişsindir. Anlıyorum… Ne kadar zaman geçerse geçsin, geçip gitmez Aşk. Dünyanın milyarlarca ölüsünden biriyim, diri denmez halime. Bıraktım beni Aşık halime, bir başına. Diş geçiremiyorken martılar gökyüzüne, ne diye kanatlarına isyan etsin ki, öyle ya, ne diye isyan edeyim Sen’sizliğe… Bu densizlik. Şimdi iki büklüm, üstü başı…

Devamını Oku Amiyane Puntolar

Biri Vardır

Hikayemin başka bir acıklı yanı da, yanında olmamaktır. Öğrenmemenin yaşı vardır, 29’dur. Yine başladığım yerdeyim. İlk adımlarımı attığım zemin, şimdi bana ait değilmiş gibi. Yine başladığım yerdeyim, burası huzur bulduğum yerlerden biri. Biri vardır, genelde özler beni. Ölmeyi bekliyor uzun süredir. Yaşlılığına rağmen gözlerindeki gençliği görebiliyorum. Sesinde kırıklık vardır, yalnızlıkla geçirirken günlerini, sevdikleri birer birer…

Devamını Oku Biri Vardır

Elinde Olsa

Çekilmez bir hal alır yine dünya! Tüm yüküyle zaten omuzlarımdayken, omuzlarına olan ihtiyacım artar. Şimdi kendimi gördüğüm aynam, ne bozuk bir görüntü, aynı gözlerle gördüğüm Sen, ne ışıl ışıl ama… Neyse ne! Onca güzelliğin ardından gelen bir çirkinlik. Onca iyiliğin ardından da gelir aynı kötülük. Aynı kişinin kötülüğünü görmek, görebilmek. Aynı kişinin öldüğünü bilmek, kendi…

Devamını Oku Elinde Olsa

Kızgınım Kendime

Aklımdan hiç gitmediğin gerçeği, ben koca bir yalan tortusu, üstümde zamanın tozları, üfledikçe görünür doğrularım. Dünyanın ciğeri yettiğince üflüyor rüzgarını, savruluyorum. Bendeniz, Oğuzhan Deniz, biraz yarım, yarım donuk, içim buruk, dışım kabuk. Dünyanın merkezine Aşığım, taşkınım sel, çığ düşecek saçlarıma, saçma! Göremediğim için kızgınım kendime, yağmurun şiddetine inat tenim çıplak, yürüyorum. Çok uzak olsa bile,…

Devamını Oku Kızgınım Kendime

Yaşadıklarımız Kadar Hayatım

Onlar inansa da, inanmasa da… İnansalar ne? İnanmasalar ne? Ben unutmam, kalbimin sancısı gün geçerek artar, yeniden yaşamadıklarımızdan, aşamadığımızdan şu zamanın duvarını, gelip geçiyor yine hayatımızdan saatler, dakikalar, saniyeler… Olsun, geçsinler… Hatırlıyorum, Sana çilek getirmiştim, sevinmiştin. Hatırlıyorum, ”Sen’in günlere göre sevilme şeklini çizmiştim.” Hatırlıyorum, dondurma yemiştik birlikte, aynı kaşıktan. Merak etme, benim için ağladığını unutmadım.…

Devamını Oku Yaşadıklarımız Kadar Hayatım

İçimden Çıkamazsın

Şimdi güneşin sırtını döndüğü dünyanın içinde dönüp duruyorum. Ay’la ayevi, meyle meyhaneyi biliyorum… Güneş Sen’in yeryüzüne doğarken, dönüş yollarına serilen kilim şiirlerim. Biliyorum, artık bir önemi yok… Sana binlerce satırın yüzlerce dörtlüğünü yazdım. Şerefti kaleme, kağıda, vakte… Ve yazdım, yine olsa yine yazarım. Yazmak küçük endişe, mesele zihnim, Sen’in hesabın kuvvetlidir, o halde Sen hesapla…

Devamını Oku İçimden Çıkamazsın

Bir Sûveyda Hikayesi

Yürek burkar, can titrer… Bildiğin boğazında tir-tir titrer nefesin… Bildiğin yanar için, dışın tir-tir titrer. Kimsenin bakmadığı anlarda öldürücü gülümsemeleri vardır kadının! Bir Sûveyda Hikayesi Kalbimin Orta Yeri Bu uzaklık bana göre değil… Büyük Britanya’nın soğuğuna aldırmadan aynı tenin. Kader buna göre şekillenirken önümüzde… Sahi, kaderinin Oğuz bolluğuna şükret. O’ndan başka kimsen yok aslında gerçekten…

Devamını Oku Bir Sûveyda Hikayesi