Büyüdüğümü Sandım Zamanla

Belki de benimle ilgilidir.Senin’le ilgisi yoktur belkide. Yine kaybettim kendimle olan savaşımı. Nasıl zalim bir ben var ben içinde. Nasıl da Aşk’a ait hissettiklerim ama istemedim hiç!Hiç önemli değil aslında, aslına bakarsan aslında olan biten sadece bende. Görünmez hayallerimin ucubucu yine de.Kollarımda bebeğim, hayat sevincim ve yaşam tutamağım.İşlenmemiş altın sarısında ışık vurunca saçları.Öyle temiz kokar…

Devamını Oku Büyüdüğümü Sandım Zamanla

Had Bilmedi

Kimsenin kalmadığı yer.Biraz içten ve dışında ne varsa kırıldı soğuktan.Hep, elime yüzüme bulaştı.Ben dozumu aştım, özür dilerim.Aşk hiç had bilmedi, özür dilerim.Oğuz hiç sönmedi, özür diledim. ‘Bazen’ zaman kavramıdır, zaman insana kavramdır. İkisi arasında sonsuz bir döngüde ölürüz. İçimde öldü birçok kimse ve ben cenazelerine bile gitmedim! Ölüm, insana ait kavramdır, zamana bağlıdır ipleri. İpler…

Devamını Oku Had Bilmedi

Bir Şayeste Hikayesi

Kızılkahve rengine bürünüyor dünya… Bir şayeste hikayesi, tüm besteleri yeniden yazdıracak kuvvette… Güneşin yeniden doğduğuna, gerçekten doğduğuna işaret ufuk çizgilerinden yüzün. -Ben uyumazdım… dedi kadın, gözleri gerçekti. Kızılkahve Bir Şayeste Hikayesi. Uykusuzluğa verdiğim uykum, yüktür gecemin sırtına, aklımdan neler geçer, neler. Sahi, kimde şahanesin böyle? Ah benim laftan anlamaz kalbim, unuttuğundan beri her şeyi, unutmayacağım…

Devamını Oku Bir Şayeste Hikayesi

Oğuz HAN Duası

Ya Rabbim Türk’ü koru, Türk’ü en üstün millet yap. Ya Rabbim Türk’e amansız düşman verme. Türk’e aman diletme. Türkleri Sen’in yolunda yürüyenlerin öncüleri yap. Ya Rabbim Oğuz Kulun günah çuvalıdır, onu affet. Ona acı ve merhamet göster. Ya Rabbim, Oğuz kulun Sen’dedir, onu Sen’den çevirme. Onu Sen’den başka yere atma. Dosdoğru yolun üzere büyüt ölüme.…

Devamını Oku Oğuz HAN Duası

Amiyane Puntolar

Anlıyorum… Ne kadar uzaklaşırsan uzaklaş, Aşk’tan bir adım gidememişsindir. Anlıyorum… Ne kadar zaman geçerse geçsin, geçip gitmez Aşk. Dünyanın milyarlarca ölüsünden biriyim, diri denmez halime. Bıraktım beni Aşık halime, bir başına. Diş geçiremiyorken martılar gökyüzüne, ne diye kanatlarına isyan etsin ki, öyle ya, ne diye isyan edeyim Sen’sizliğe… Bu densizlik. Şimdi iki büklüm, üstü başı…

Devamını Oku Amiyane Puntolar

Biri Vardır

Hikayemin başka bir acıklı yanı da, yanında olmamaktır. Öğrenmemenin yaşı vardır, 29’dur. Yine başladığım yerdeyim. İlk adımlarımı attığım zemin, şimdi bana ait değilmiş gibi. Yine başladığım yerdeyim, burası huzur bulduğum yerlerden biri. Biri vardır, genelde özler beni. Ölmeyi bekliyor uzun süredir. Yaşlılığına rağmen gözlerindeki gençliği görebiliyorum. Sesinde kırıklık vardır, yalnızlıkla geçirirken günlerini, sevdikleri birer birer…

Devamını Oku Biri Vardır

Elinde Olsa

Çekilmez bir hal alır yine dünya! Tüm yüküyle zaten omuzlarımdayken, omuzlarına olan ihtiyacım artar. Şimdi kendimi gördüğüm aynam, ne bozuk bir görüntü, aynı gözlerle gördüğüm Sen, ne ışıl ışıl ama… Neyse ne! Onca güzelliğin ardından gelen bir çirkinlik. Onca iyiliğin ardından da gelir aynı kötülük. Aynı kişinin kötülüğünü görmek, görebilmek. Aynı kişinin öldüğünü bilmek, kendi…

Devamını Oku Elinde Olsa

Kızgınım Kendime

Aklımdan hiç gitmediğin gerçeği, ben koca bir yalan tortusu, üstümde zamanın tozları, üfledikçe görünür doğrularım. Dünyanın ciğeri yettiğince üflüyor rüzgarını, savruluyorum. Bendeniz, Oğuzhan Deniz, biraz yarım, yarım donuk, içim buruk, dışım kabuk. Dünyanın merkezine Aşığım, taşkınım sel, çığ düşecek saçlarıma, saçma! Göremediğim için kızgınım kendime, yağmurun şiddetine inat tenim çıplak, yürüyorum. Çok uzak olsa bile,…

Devamını Oku Kızgınım Kendime

Yaşadıklarımız Kadar Hayatım

Onlar inansa da, inanmasa da… İnansalar ne? İnanmasalar ne? Ben unutmam, kalbimin sancısı gün geçerek artar, yeniden yaşamadıklarımızdan, aşamadığımızdan şu zamanın duvarını, gelip geçiyor yine hayatımızdan saatler, dakikalar, saniyeler… Olsun, geçsinler… Hatırlıyorum, Sana çilek getirmiştim, sevinmiştin. Hatırlıyorum, ”Sen’in günlere göre sevilme şeklini çizmiştim.” Hatırlıyorum, dondurma yemiştik birlikte, aynı kaşıktan. Merak etme, benim için ağladığını unutmadım.…

Devamını Oku Yaşadıklarımız Kadar Hayatım

İçimden Çıkamazsın

Şimdi güneşin sırtını döndüğü dünyanın içinde dönüp duruyorum. Ay’la ayevi, meyle meyhaneyi biliyorum… Güneş Sen’in yeryüzüne doğarken, dönüş yollarına serilen kilim şiirlerim. Biliyorum, artık bir önemi yok… Sana binlerce satırın yüzlerce dörtlüğünü yazdım. Şerefti kaleme, kağıda, vakte… Ve yazdım, yine olsa yine yazarım. Yazmak küçük endişe, mesele zihnim, Sen’in hesabın kuvvetlidir, o halde Sen hesapla…

Devamını Oku İçimden Çıkamazsın

Bir Sûveyda Hikayesi

Yürek burkar, can titrer… Bildiğin boğazında tir-tir titrer nefesin… Bildiğin yanar için, dışın tir-tir titrer. Kimsenin bakmadığı anlarda öldürücü gülümsemeleri vardır kadının! Bir Sûveyda Hikayesi Kalbimin Orta Yeri Bu uzaklık bana göre değil… Büyük Britanya’nın soğuğuna aldırmadan aynı tenin. Kader buna göre şekillenirken önümüzde… Sahi, kaderinin Oğuz bolluğuna şükret. O’ndan başka kimsen yok aslında gerçekten…

Devamını Oku Bir Sûveyda Hikayesi

Dünya Uykum

Özlemenin ne demek olduğunu, ‘hasret’ kelimesinin içini, gökyüzüne farklı anlamlar yüklemeyi, çiçekleri koparacak kadar canileşmeyi, ayaklarım yere değmeden yürüyebilmeyi, önemli olan şeylerin içinde ‘en önemli şey’ olabilmene atfen… Kalbimin içinde, göğüs kafesimin tam ortasında tuhaf bir baskı var. Bunu betimleyemiyorum. Ki beni bilirsin, Tanırsın Beni… Bebek kokusunda Sen’i hatırlamak, bu kokunun Sen’i hatırlatması, öyle ya,…

Devamını Oku Dünya Uykum

Yalnızlığıma Doğru Kaçtım

Yazdım, yazılanlar kadar çok. Ellerim nasır tutmuş şimdi kalemimden. Biliyorum, Aslında O’ndan başka kimsem yok. Ben yazdıkça, yeni kafiyeler türedi zihnimde. Türedim Aşk’ın yollarında, yeni bir yaşam filizi uyuyor omzumda. Öyle ya, bu yaşamı görmemekte isyan etmektir. Yalnızlığıma doğru kaçtım, avlusu sessiz bir evin köşesindeyim, parçalanmış kalbimin içinde parça parça hislerim. Emanetmiş gibi canım hissedişlerine,…

Devamını Oku Yalnızlığıma Doğru Kaçtım

Şimdiyim Ben

Bendeniz, Oğuzhan Deniz, Sana aşığım. Aşık’lık mertebesinde fenâ makamındayım. Ahkâmım sesinin tınısına dek sürer, bir ömür sürer Aşk dedikleri şu nazen, bazen, an gelir, anlardan utanırsın, vazgeçmek isterken tüm kalbinle, kalbinden vazgeçersin de yine vazgeçemezsin. İşte bunlar oldu da güneş doğdu, neden ay dünyama tam uzaklıktaysa, o yüzden tam uzaklıktayız Aşk’a… Şimdiyim Ben, sonram yok……

Devamını Oku Şimdiyim Ben

Sıradanlık Yakışmayan Dudaklar

Sıradanlık Yakışmayan Dudaklar, nahoş sözler, beni özler, sizi özler, kimi zaman, bazen… “Ve kimsesizlik diyarının ortasında kalmış, ve kimsesiz bir içim, dışım benzemişken Sana.” Demiş şairin biri… Sıradanlık Yakışmayan Dudaklar dökerken sözlerini. Gözlerinde hiddet var onların, palavralarla yargılama yaparlar ve yargıya en iyi örnektir aslında söylenenler. Ne güzeldir aslında insanın kendi hakkında söylenenler gibi biri olmadığını…

Devamını Oku Sıradanlık Yakışmayan Dudaklar

Çiçeklerin Özendiği Kadın

Çiçeklerin özendiği kadın! Köşeye atılmış bir çiçek gördüm bugün, yalnızdı, yapraklarından arındırılmış… Ölmek üzere birkaç yaprağı daha var ama yine de can çekişiyordu bildiğin. Canından can gidiyordu bildiğin… Ama terk edilmişti kimsesizliğe, bir kapı eşiğinde, ölümün beşiğinde. Bembeyaz kefenler gibiydi yaprakları. Bakıp, isyan etti gözlerimin içine, içine… dedi ki, ”Artık hiçbir çiçek kokmaz.” Ne önemi…

Devamını Oku Çiçeklerin Özendiği Kadın

Tanırsın Beni

Artık şiir vaktim doldu. Son bir kalemlik gücü kalmış kalbimin. Ormanları katletmekten de bıktım. Kirletmekten de bıktım satırları hani. Hiç şarkı olmayacaklar mesela. Yıllar sonra tanırsın beni ama Sen. Beni nasıl tanırsın? Anlatayım. Bendeniz, Artık Kimsesizim. Sesime rağmen sessizdir içim, beni ondan tanırsın. Sana rağmen, sensizliğimden tanırsın beni. (Ömrün boyunca kaç kişiyi ”Sen’sizliğinden” tanırsın?) Görüntüme…

Devamını Oku Tanırsın Beni

Nereden bileceksiniz?

Ben kimim? Ben ne oldum böyle? Bana ne oldu böyle? Aşk’tan başka ne oldu bana? Bende ne gördünüz Aşk’tan başka? Başka kimde gördünüz Aşkı da, hayıflanıyorsunuz insanlar? Siz hiç Aşık olmadınız… Varsa yoksa kaşıkladıklarınız… Siz başka Aşık mı gördünüz de, ayıplayıp duruyorsunuz insanlar… Bakışlarınızla… Üstü kapalı sözlerinizle. Gizli kapaklı bir köşede, kirli, paslı içlerinizle… Aşk’ıma…

Devamını Oku Nereden bileceksiniz?

Keşke Doğmasaydım

Keşke doğmasaydım. İnsanlar kutlama yapıyor. Bir takımın uğurunda arabaların kornalarını çalıp duruyorlar. Havaya ateş ediyorlar. Kafataslarının içinde hava var. Sarı kırmızı kaşkollarla dolanıyorlar ortalarda. Oralarda, buralarda, şuralarda. İşte böyle anlar da ki zamandan yine en çok nefret ettiğim anlardan birindeyim, burada olmanın gereksizliğini anlıyorum. Ne var ki, gitmemek için gerekli sebeplerim var. Güneş her gün…

Devamını Oku Keşke Doğmasaydım

En Karamsar, Karamsar

19 Mayıs Saat: 19:19 Bir anlamı varmış gibi zamanın, zamanı yazmanın. Bitip tükenecek nasıl olsa, birazdan. Bir daha hiç bu anda olmamak üzere… Bir daha hiç bu kadar sevmemek üzere… Bir daha hiç bu kadar sevilmemek üzere… Üzülmek üzere, hayattan vazgeçmek üzere, bitmek üzere, gitmek üzere… İçindeki sesi dinleme. Baksana geriye doğru, neler doğru? Neler…

Devamını Oku En Karamsar, Karamsar

Bir Ömür

Bir ömür… Sürsün bir ömür… Bir ömür sonsuz sürsün mesela yanında. Hani peçetenin yanaklarına değdiği an mesela. Hani uzanışın kanepeye. Hani dalıp giderken Sen uzaklara, benim ”uzaklar” olmak isteyişim. Sürsün bir ömür… Ne olur yani? & Neden ve nasıl olduğunu anlayamıyordum, içimde bir ses, sev diyordu sadece. Ben bu sesin büyüsüne kapılmış seviyordum sadece. Neden…

Devamını Oku Bir Ömür

Şiir Faslını Geçelim!

Sana çok karamsar bir hikaye anlatayım. Bendeniz, Sen’im Artık! Birçok sözü, gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım. Buna rağmen, bu gecenin de sabahını ümit ediyorum. Yağmur çatıma düşüp, tentelerden melodisini söylüyor… Ciğerimin bir kısmı tablada yine. Evet, bu diyarın en sevdiğim iki bitkisi. Başka bitki sevemem artık! Zaman çok kısaydı ama bilmem kaç milyon saniyelik ömrüme…

Devamını Oku Şiir Faslını Geçelim!

Yüzünü Kaşındıran Ilık Gözyaşı

Çok karamsar, hiç iyimser değilim… Zamanla kanlı bıçaklıyım yine. Zaman hakkında çok fazla yazdım, zaman ise daha fazla geçmekten başka bir şey yapmadı. Bir karınca için de aynı mıdır zaman? Bir Martı için? Sadece insana özgü müdür zaman? Özgür müdür insan? Aşık biri için özgürlük yoktur, artık bunu biliyorum, canımda hissediyorum. Gökyüzümü tutup, elleriyle büktü,…

Devamını Oku Yüzünü Kaşındıran Ilık Gözyaşı

Yalnızlığıma Doğru Koştum

 Yazmayacaktım, söz vermiştim. Ellerim titriyor şimdi kalemimden… Anladım… Aslında O’ndan başka kimsem yok. Ben yazmadıkça, yazılacaklar birikti. Bu birikinti omuzlarımdaki gözyaşların gibi, ağırlaştı. Öyle ya, bu güzelliği yazmamak da isyan etmektir. Yalnızlığıma doğru koştum, sokaklar sessizdi, insanlar sessizleşmiş, parçalanmış kalpler içinde kalmış parça parça kalpler… Nefes aldırmıyorlar, sanki emanetmiş gibi canım O’na… Bak, ben…

Devamını Oku Yalnızlığıma Doğru Koştum