Kategori

Deniz

Ben deniz, Oğuzhan Deniz, birçok söze Aşk’la başladım, en sevdiğim iki bitki çay ve tütün… Ben Deniz, Oğuzhan Deniz, Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım. Saat 03:10 açım.

D

Hayat Sayfası

Ne kadar yazdığımı bilmiyorum. Şimdi geriye dönüp yazdıklarıma şöyle bir baktığımda, “bu kadar vakti nereden bulmuşum?” diye soruyorum kendime. Üstelik tuhaf bir muhasebe… bu kadar vakti boşuna mı harcadım, yada bunlar gerçekten...

Dağdağalı

Günah budalası Oğuz! Ve tam olarak gençliğindeki gibi aptalsın. Hala… Zamanı tersine çevirebilseydim, yaptıklarına engel olabilirdim. Zamanı tersine çeviremem ama gelecekle ilgili nasihatler verebilirim. Yine de dinlemeyeceksin.

...

1933 Kara

Muhtemelen bu gün son kez uğurlayacağız seni. Seni de anlayan yoktu. Şu anlaşılma meselesi sadece seninle ilgili değil. Tüm insanların ortak derdidir.

Senden aklımda kalanları yazmaya karar verdim, neden böyle bir şey yaptığımı da...

Trajik Masal

Biliyorum,
söyleme hiçbir şey.


İpini koparan boğa gibi dizginsiz ruhumun gücü.
Yine de şimdi hiç gücüm yok!
Sürünüyor ruhum bedenimin caddelerinde, ara sokaklarında.
Yüzlerce...

Kasımpatı Sokağı

6 Oğuz’tos 1990, sizin “büyük” umutlarınızın doğduğu gün… Kimi günler böyledir, umutludur. Güneşlidir ve sıcaktır. Öyle ki, güneş berencen olmuş gibi ince bileklerinde. Nice incelik dökülür...

Nevcivân

“Moralsiz bir akşam üstü.
Gökyüzü kızıl…
Gökyüzü kızgın…
Gökyüzü ağlamak üzere.
“Nereye?” der gibi esiyor şimdi gündüzden,
“Merhaba” der gibi geceye.
Rüzgar…
Henüz doğurmadı umutları bir anne!
Daha yiğit biri doğmadı...

Siyahçerde

Siyahçerde!

(Sonuncu Perde | Hakim Bakış Açılı)

Siyahçerde adamın adıydı.

Şu kalabalık dünyaya rağmen yapayalnız bir adam arıyorsanız işte o Siyahçerde’dir. Dünyadaki tüm içsel yalnızlığınızı...

Bizim Yazar – Sizin Şairiniz

Ve mavi bir gökyüzü.
Ağlayıp, döktü gözyaşlarını.
Artık şiir yazılmayan kadınların hatırına,
vazgeçmiş bir şairin nefesindeki cümleler,
kafiyeler,
nice eş sesli kelimeler vardı zihninde,
eşsiz kelimelerdi...

Göğe Giden Köprü

Olay yeri!

Maktulün üzerinde gazete kağıtlarından manşetler vardı. Birkaç futbolcu ve bir de Jim Carrey fotoğrafı. Cesedin üzeri ne komik kapatılmıştı…

11 Ocak Cumartesi – 09:37

Aşık efendi, aşk ilinden...

Günaydın Berbat Geceden

Günaydın berbat sokak. Her sabah beklediğim dolmuş durağındayım yine. Elimde bir sigara ve insanların telaşına şahidim.

Köşede birisi var ve güvercinlere buğday atıyor. Görünüşünden devlet memuru gibi bir hali var. Pek öyle olduğu...

Zavallımın Gizemi

Hiç önemi yoktur.
Yokmuş!
Bir varmış zavallım, bir yokmuş.
Yok olurmuş zamanla zaman.
Anladım.
Ben anladım da sen anlamadın dostum.

Şimdi saat 04:02 ama hiç...

Karamsar Günceler Mezarlığı

Hiç ses çıkarmıyorsun!
Ben’sizliğin keyfini sürüyor gibisin.
Haklısın, ben bile sıkılmışken kendimden,
Sana laf etmek hakkım değil.

Hakkım değildi 5 yıl sonra...

Kızılsakallının Ölüm Sessizliği

İşte, ölümün göz bebeklerimin içine kadar işlediği bu gün.
Bugün 25 Eylül 2019.
Gittim, ”İkindi namazına müteakip bir cenaze namazı.”
Kıldım.
”Hakkımı helal ettim, hiç...

Sizi Lanet Yayımcılar

İnan bana, tam olarak nerede olduğumu bilmiyorum. Dünya diyorlar buraya ve başımda aşk diye koskocaman karmakarışık bir şey var.

Elimden gelmiyor vazgeçmek, vazgeçmek de istemiyorum zaten...

Hastane Koridoru

Yine kaybettim kendimle olan savaşımı.
Zaten sabaha ne kaldı?
Birazdan kalkıp, sudan medet bekleyeceğim yine.
Zaten martıların çığlıklarına ne kaldı?
İnancından geriye ne kaldı?

Benim gözlerimde farklı bir dünya...

Zavallım

Hikayemin acıklı yanlarından biri de dostumun gözlerimin önünde kaybolmasıydı.

Aslında bu benim hikayem değil, ben sadece o hikayedeki kötü karakterim.

Aslında...

Umutların Kırılış Sesini Duydum

Umutların Kırılış Sesini Duydum!

Bir akşam üstü, demlenirken…
Bardaklar terlemişti sıcaktan.
Gözlerinde korku vardı biraz, pişmanlık içini kemiriyor, bir an önce sarhoş...

Bir nef’î meselesi ıtrî.

Bendeniz, Oğuzhan Deniz.
Eski ve yeni arasındayım.
Unutulmak ve unutmak üzereyim.
Unutmak…
Yürüdüm, kendime geldim sonunda,
buldum sonunda kendime çıkan yolu.

Çoğu zaman karamsar.
Aynı saat dilimlerine aklı takılı...

Delir Delirebildiğin Kadar

Delilik dünyaya mahsus.
Hazır dünyadasın madem, delir delirebildiğin kadar.
Yüz çevir çevirebildiklerinden, sevmediklerinden.
Söyle sevdiklerine sevdiğini, ölür müsün sanki?
Ölür müsün ölmeden döksen içindekileri?
Neden utanıyorsun...

Âlemârâ

Bak, buradayım, Sen görmesen de, Sen bilmesen de. Kiminde var Aşk, kimi yokluk içinde. Varmış ve yokmuş kiminde. Kime ne?

Uzun zaman oldu, yeniden uyanırken ruhum, yerinden sıçradı bir çırpıda, irkildi...

Bir An

Bir An

Çok iyi olduğumu söyleyemem, kendime mektup yazdığımdan beri...

Biliyor musun?

Bedenin bir varmış, ruhun yokmuş. Elbette tutunamazsın.

Biliyor musun?
Sen’i en çok ben anlıyorum, özlemenin ne demek olduğunu çok...

Hayalvarî Sahi

Biraz benim, çoğunlukla Sen.
Hiç fark ettirmiyorumdur artık.
Neşene de kurban olurum da, üzülme.

Bendeniz Oğuzhan Deniz, yine karmakarışık bir yerdeyim. Hiçbir yerin...

Oğuzhan Deniz

Oğuzhan Deniz Kimdir?

1989 Mayıs 19'da, İstanbul/Üsküdar da doğdum ve yaşıyorum. Aslen Samsun/Çarşamba'dan geliyorum. 12 Yaşından bu yana saçmalıyorum. Saçmalıklarımdan bazıları aşağıdaki gibi.

Eski Ahit:
Lehçe-i Tefrik-2002
En Karanlık Dönem-2002
Divân-ı Derûn-2002
Bân-ı Bed-2002
Kâtib-ûl Cefâ-2002
Ziyân-ı Bed-2002
Bed’in Sandığı-2002
Yağmur Ağacı-2003-2004
Aşk Gölgesi-2004-2005
Terk Edilme Mevsimi
Kalp Belası
Aşık İhtimali
Yağmur Kuşağı
Aşk Tüccarı
Canlı Anestezi

#OD:
Yangın-2015
Ölüm Çıkmazı-2015
Yaratıcıya Mektuplar 2015-2016

Hz Allah:
Allah’u Teala Hazretlerinin her bir ismine yazılmış 99 tenzih niteliğinde şiir. 2007-2016

Şiirsel Yatalak
2005-2016

Yeni Ahit:
Alev-2015
Camdan Kafes-2015
Hengâm-2015-2016
Kahve Etkisi-2016
Od-û Gazel-2016
Mütebâki-2016
Şûrîde-2016

Kitapları:
İkimiz 10 Mayıs’tan Sonra
Benim Hayatım
Dünya Yalnızı
Ölememek-1(Louylvel)
Ölememek-2(Yeşil Ay)
Sorgu
Yağmur ve Bulut
Kiracı
KurtAdam ve Kıvırcık Saçlı Kız
Tespit
Aslında Aşığım Kitap Versiyonu
Alev
7

Gelecek Ahit
[ - ]

Bunun dışında sandığınızın aksine;
Kelimelerin gücüne inananlardan… çünkü kainatın efendisi Hz Allah kelimelerle iletişim kuruyor. Bunun için kelimelerin bir değeri olmalı. Kelimeleri sese dönüştürebilen zihnimin ses tellerine olan hakimiyetindendi her şeyin aşikâr ortada oluşu. Ve böylesine güzel bir kainatın ihtimallerle gözlerini oyalayacak sebeplere ihtiyacı yoktur. O yüzden rakamları ve kelimeleri önemser. Aşk’ta kelimedir, kimine göre matematik, işte bu yüzden her hissin başında gelir. Ne güzel de gelir. Geldiği gibi kolay değildir gidişi… gitmesini istemeyiz zaten baş ucumuzdan… uykusunu Yaratan’ın verdiği, uyanırken Ruh’unu ne ilimle tekrar-tekrar bahşettiğini bildiğindendir Aşk’ı… ve Aşk, erişilmez olana aitti, o yüzden Aşk’tır zaten adı, erişilemeyeceğinden. Kimsenin O’na benzemediği, her şeye ilim ve kudret verdiği, her türlü eksiklikten uzak olana Aşık olunmalıydı… bunu anlatmanın kolay yolları vardır ama zor olan, aynı yöntem ile tekrar tekrar anlatmaktır Ruh’un bahşi gibi. Binlerce sene anlatsa da O’nun hakkında hiçbir şey anlatmamış sayılır. İşte bu yüzden kelimelerin ölümsüzlüğüne inanışı. Öyle derin bir inanışa yolculuğunun eserleri tüm yazdıkları. Bu yüzden karmaşa dolu, kainatın kusursuzluğunun üstünde bir kusursuzluğa sahipten öte kimdir mükemmeli? Tenzih etmek bile küstahlıktır böylesi Zaat’a… öyle merhametli bir Zaat ki, kullanılan ne kadar kelime varsa, kötü olanlarından yine o Zaat’a sığınıp af diliyor. İyi olanları için merhamet dileniyor… evet evet, bildiğiniz dilenmek… dilenilmesi gereken tek Zaat’a. Şükürlerin tek sahibi ve kalplerin kudret elinde olan Zaat’a… o yüzden,DELİRMEK DEĞİL BU YAPTIĞIM… DİRİLMEK.
Yeniden dirilmek bu yaptığı, ruhunu öylesine diri hissettiği anların tümü. Karşısında hiçbir hükmü olmadığından sözü karışık ve kargaşa içerir. Neyin gerçek, neyin yanlış olduğunu öğrendiği kainatın bir parça Dünyasına tamahsızlık tatminkârlığına ilelebet yürüşüyle.

****

Bendeniz Oğuzhan Deniz

Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Aşk bitmeyeceğinden, Aşk’a gönüllü yürüyen ölümlüyüm.
Karamsarlığımın narin dizeleri… dizlerinde yara bere…
Onca sahteden uzaktayım.
Kendi kasabamdayım.
Günahlarımdan geçebilir miyim sıratı?
Suratımı görebilseydim keşke o an… yüzüm dargın aynalarıma.
Sonsuza kadar görebilecekmişim gibi dünyayı, öncesizliğime aldırmadan.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Yazabileceğim en manidar şey oydu çünkü.
Ne gariptir, ben gibi binlerce Aşık silindiler yeryüzünden, sadece söyledikleri kaldı, ona rağmen Aşk’a dair söylenecekler bitmedi.
Bitmeyecekmiş gibi gördüğüm dünyadan, öncesizliğime aldırmadan Aşığım.
Bu tuhaflıktan irkilip, gözlerimi görünmezin merkezine iliştirebiliyorum.
Ve görüyorum karanlıkları, masumluğumu kaybettiğimden beri sırtımda günahlarım.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze Aşk’la başladım, mutsuzlukla bitirdim.
Oysa…
En sevdiğim iki bitki, çay ve tütün… Tuhaftır, ikisi de kanser eder, ciğerimse aldırmaz buna.
Ne tuhaftır, hiç bitmeyecekmiş gibi söyleyeceklerim.
Ne tuhaftır, içim dökülmek ister yerlere, dağılmak ister sağa sola.
Mutluluktan nefret eden ama mutluluk arayan adam gibi.
Ne gereği varsa her şeyin, o yüzden buradayım ve adım Oğuzhan Deniz.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım.
Saat 03:10 açım.
Sırtımda nefsim, ağırlığını hissedebiliyorum, doğrulardan vazgeçip dinleniyorum yanlışlarda.
Masumluğumu kaybettiğimden beri imkansızım…
Çocukluğumu geride bıraktığımdan beri aptalım.
Ne tuhaftır, çocukken bu halime özenirdim oysa.
Garip bir müziğin ahengine kaptırmış kendimi, karamsarlık ekiyorum sayfalara.
Ne gereği varsa mutluluğun, işte o yüzden mutsuzum.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözün sahibiyim ve kelimelere sığındım… kurşun bir kalemin tükenmesi gibi tükeniyorum.
Hiç anlaşılmayacak filmler gibi, anlamaya çalışıyorum hayatı.
Oysa ömrümün en kış günündeyim.
Hava soğuk, nefesim havaya kafa tutarcasına gökyüzüne uzanıp kayboluyor.
Şairliğimden utanıp, onca kelimeyi boca ettim sayfalara.
Ne tuhaftır, bazılarını bende anlamıyorum.
Ona rağmen yazıyorum ve buna rağmen anlayamıyorum.
Ne gereği varsa kalemin, kağıdın, o yüzden buradayım ve bendeniz Oğuzhan Deniz.

Hitabet-i Bediî