Kızgınım Kendime

Aklımdan hiç gitmediğin gerçeği, ben koca bir yalan tortusu, üstümde zamanın tozları, üfledikçe görünür doğrularım. Dünyanın ciğeri yettiğince üflüyor rüzgarını, savruluyorum. Bendeniz, Oğuzhan Deniz, biraz yarım, yarım donuk, içim buruk, dışım kabuk. Dünyanın merkezine Aşığım, taşkınım sel, çığ düşecek saçlarıma, saçma! Göremediğim için kızgınım kendime, yağmurun şiddetine inat tenim çıplak, yürüyorum. Çok uzak olsa bile,…

Devamını Oku Kızgınım Kendime

Yaşadıklarımız Kadar Hayatım

Onlar inansa da, inanmasa da… İnansalar ne? İnanmasalar ne? Ben unutmam, kalbimin sancısı gün geçerek artar, yeniden yaşamadıklarımızdan, aşamadığımızdan şu zamanın duvarını, gelip geçiyor yine hayatımızdan saatler, dakikalar, saniyeler… Olsun, geçsinler… Hatırlıyorum, Sana çilek getirmiştim, sevinmiştin. Hatırlıyorum, ”Sen’in günlere göre sevilme şeklini çizmiştim.” Hatırlıyorum, dondurma yemiştik birlikte, aynı kaşıktan. Merak etme, benim için ağladığını unutmadım.…

Devamını Oku Yaşadıklarımız Kadar Hayatım

İçimden Çıkamazsın

Şimdi güneşin sırtını döndüğü dünyanın içinde dönüp duruyorum. Ay’la ayevi, meyle meyhaneyi biliyorum… Güneş Sen’in yeryüzüne doğarken, dönüş yollarına serilen kilim şiirlerim. Biliyorum, artık bir önemi yok… Sana binlerce satırın yüzlerce dörtlüğünü yazdım. Şerefti kaleme, kağıda, vakte… Ve yazdım, yine olsa yine yazarım. Yazmak küçük endişe, mesele zihnim, Sen’in hesabın kuvvetlidir, o halde Sen hesapla…

Devamını Oku İçimden Çıkamazsın

Bir Sûveyda Hikayesi

Yürek burkar, can titrer… Bildiğin boğazında tir-tir titrer nefesin… Bildiğin yanar için, dışın tir-tir titrer. Kimsenin bakmadığı anlarda öldürücü gülümsemeleri vardır kadının! Bir Sûveyda Hikayesi Kalbimin Orta Yeri Bu uzaklık bana göre değil… Büyük Britanya’nın soğuğuna aldırmadan aynı tenin. Kader buna göre şekillenirken önümüzde… Sahi, kaderinin Oğuz bolluğuna şükret. O’ndan başka kimsen yok aslında gerçekten…

Devamını Oku Bir Sûveyda Hikayesi

Dünya Uykum

Özlemenin ne demek olduğunu, ‘hasret’ kelimesinin içini, gökyüzüne farklı anlamlar yüklemeyi, çiçekleri koparacak kadar canileşmeyi, ayaklarım yere değmeden yürüyebilmeyi, önemli olan şeylerin içinde ‘en önemli şey’ olabilmene atfen… Kalbimin içinde, göğüs kafesimin tam ortasında tuhaf bir baskı var. Bunu betimleyemiyorum. Ki beni bilirsin, Tanırsın Beni… Bebek kokusunda Sen’i hatırlamak, bu kokunun Sen’i hatırlatması, öyle ya,…

Devamını Oku Dünya Uykum

Yalnızlığıma Doğru Kaçtım

Yazdım, yazılanlar kadar çok. Ellerim nasır tutmuş şimdi kalemimden. Biliyorum, Aslında O’ndan başka kimsem yok. Ben yazdıkça, yeni kafiyeler türedi zihnimde. Türedim Aşk’ın yollarında, yeni bir yaşam filizi uyuyor omzumda. Öyle ya, bu yaşamı görmemekte isyan etmektir. Yalnızlığıma doğru kaçtım, avlusu sessiz bir evin köşesindeyim, parçalanmış kalbimin içinde parça parça hislerim. Emanetmiş gibi canım hissedişlerine,…

Devamını Oku Yalnızlığıma Doğru Kaçtım

Şimdiyim Ben

Bendeniz, Oğuzhan Deniz, Sana aşığım. Aşık’lık mertebesinde fenâ makamındayım. Ahkâmım sesinin tınısına dek sürer, bir ömür sürer Aşk dedikleri şu nazen, bazen, an gelir, anlardan utanırsın, vazgeçmek isterken tüm kalbinle, kalbinden vazgeçersin de yine vazgeçemezsin. İşte bunlar oldu da güneş doğdu, neden ay dünyama tam uzaklıktaysa, o yüzden tam uzaklıktayız Aşk’a… Şimdiyim Ben, sonram yok……

Devamını Oku Şimdiyim Ben

Sıradanlık Yakışmayan Dudaklar

Sıradanlık Yakışmayan Dudaklar, nahoş sözler, beni özler, sizi özler, kimi zaman, bazen… “Ve kimsesizlik diyarının ortasında kalmış, ve kimsesiz bir içim, dışım benzemişken Sana.” Demiş şairin biri… Sıradanlık Yakışmayan Dudaklar dökerken sözlerini. Gözlerinde hiddet var onların, palavralarla yargılama yaparlar ve yargıya en iyi örnektir aslında söylenenler. Ne güzeldir aslında insanın kendi hakkında söylenenler gibi biri olmadığını…

Devamını Oku Sıradanlık Yakışmayan Dudaklar

Çiçeklerin Özendiği Kadın

Çiçeklerin özendiği kadın! Köşeye atılmış bir çiçek gördüm bugün, yalnızdı, yapraklarından arındırılmış… Ölmek üzere birkaç yaprağı daha var ama yine de can çekişiyordu bildiğin. Canından can gidiyordu bildiğin… Ama terk edilmişti kimsesizliğe, bir kapı eşiğinde, ölümün beşiğinde. Bembeyaz kefenler gibiydi yaprakları. Bakıp, isyan etti gözlerimin içine, içine… dedi ki, ”Artık hiçbir çiçek kokmaz.” Ne önemi…

Devamını Oku Çiçeklerin Özendiği Kadın

Tanırsın Beni

Artık şiir vaktim doldu. Son bir kalemlik gücü kalmış kalbimin. Ormanları katletmekten de bıktım. Kirletmekten de bıktım satırları hani. Hiç şarkı olmayacaklar mesela. Yıllar sonra tanırsın beni ama Sen. Beni nasıl tanırsın? Anlatayım. Bendeniz, Artık Kimsesizim. Sesime rağmen sessizdir içim, beni ondan tanırsın. Sana rağmen, sensizliğimden tanırsın beni. (Ömrün boyunca kaç kişiyi ”Sen’sizliğinden” tanırsın?) Görüntüme…

Devamını Oku Tanırsın Beni

Nereden bileceksiniz?

Ben kimim? Ben ne oldum böyle? Bana ne oldu böyle? Aşk’tan başka ne oldu bana? Bende ne gördünüz Aşk’tan başka? Başka kimde gördünüz Aşkı da, hayıflanıyorsunuz insanlar? Siz hiç Aşık olmadınız… Varsa yoksa kaşıkladıklarınız… Siz başka Aşık mı gördünüz de, ayıplayıp duruyorsunuz insanlar… Bakışlarınızla… Üstü kapalı sözlerinizle. Gizli kapaklı bir köşede, kirli, paslı içlerinizle… Aşk’ıma…

Devamını Oku Nereden bileceksiniz?

Keşke Doğmasaydım

Keşke doğmasaydım. İnsanlar kutlama yapıyor. Bir takımın uğurunda arabaların kornalarını çalıp duruyorlar. Havaya ateş ediyorlar. Kafataslarının içinde hava var. Sarı kırmızı kaşkollarla dolanıyorlar ortalarda. Oralarda, buralarda, şuralarda. İşte böyle anlar da ki zamandan yine en çok nefret ettiğim anlardan birindeyim, burada olmanın gereksizliğini anlıyorum. Ne var ki, gitmemek için gerekli sebeplerim var. Güneş her gün…

Devamını Oku Keşke Doğmasaydım

En Karamsar, Karamsar

19 Mayıs Saat: 19:19 Bir anlamı varmış gibi zamanın, zamanı yazmanın. Bitip tükenecek nasıl olsa, birazdan. Bir daha hiç bu anda olmamak üzere… Bir daha hiç bu kadar sevmemek üzere… Bir daha hiç bu kadar sevilmemek üzere… Üzülmek üzere, hayattan vazgeçmek üzere, bitmek üzere, gitmek üzere… İçindeki sesi dinleme. Baksana geriye doğru, neler doğru? Neler…

Devamını Oku En Karamsar, Karamsar

Bir Ömür

Bir ömür… Sürsün bir ömür… Bir ömür sonsuz sürsün mesela yanında. Hani peçetenin yanaklarına değdiği an mesela. Hani uzanışın kanepeye. Hani dalıp giderken Sen uzaklara, benim ”uzaklar” olmak isteyişim. Sürsün bir ömür… Ne olur yani? & Neden ve nasıl olduğunu anlayamıyordum, içimde bir ses, sev diyordu sadece. Ben bu sesin büyüsüne kapılmış seviyordum sadece. Neden…

Devamını Oku Bir Ömür

Şiir Faslını Geçelim!

Sana çok karamsar bir hikaye anlatayım. Bendeniz, Sen’im Artık! Birçok sözü, gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım. Buna rağmen, bu gecenin de sabahını ümit ediyorum. Yağmur çatıma düşüp, tentelerden melodisini söylüyor… Ciğerimin bir kısmı tablada yine. Evet, bu diyarın en sevdiğim iki bitkisi. Başka bitki sevemem artık! Zaman çok kısaydı ama bilmem kaç milyon saniyelik ömrüme…

Devamını Oku Şiir Faslını Geçelim!

Yüzünü Kaşındıran Ilık Gözyaşı

Çok karamsar, hiç iyimser değilim… Zamanla kanlı bıçaklıyım yine. Zaman hakkında çok fazla yazdım, zaman ise daha fazla geçmekten başka bir şey yapmadı. Bir karınca için de aynı mıdır zaman? Bir Martı için? Sadece insana özgü müdür zaman? Özgür müdür insan? Aşık biri için özgürlük yoktur, artık bunu biliyorum, canımda hissediyorum. Gökyüzümü tutup, elleriyle büktü,…

Devamını Oku Yüzünü Kaşındıran Ilık Gözyaşı

Yalnızlığıma Doğru Koştum

 Yazmayacaktım, söz vermiştim. Ellerim titriyor şimdi kalemimden… Anladım… Aslında O’ndan başka kimsem yok. Ben yazmadıkça, yazılacaklar birikti. Bu birikinti omuzlarımdaki gözyaşların gibi, ağırlaştı. Öyle ya, bu güzelliği yazmamak da isyan etmektir. Yalnızlığıma doğru koştum, sokaklar sessizdi, insanlar sessizleşmiş, parçalanmış kalpler içinde kalmış parça parça kalpler… Nefes aldırmıyorlar, sanki emanetmiş gibi canım O’na… Bak, ben…

Devamını Oku Yalnızlığıma Doğru Koştum

Dört Tarafı Lavla Çevrilmiş Adadayım

Adımın bir önemi yok, dört tarafı lavla çevrilmiş adadayım. Benim filikalarım dayanmaz bu ateşe, benim etim dayanmaz bu yangınlara. Geliyor her sabah yaşam mesaisine bir ceset, naaşım ortalarda dolanıyor, kaldıran yok yerimden, defnedileli Ruh’um Aşk’a, aştım, artık alıştım… Artık şaştım, dört tarafı Aşk’la çevrilmiş adamım. Artık şaşırdım, hangi yana baksam O’nu görüyorum. Bu kesmez, bu…

Devamını Oku Dört Tarafı Lavla Çevrilmiş Adadayım

Kangren Yürekler Kesilmeye Mahkum

Yükseklerden düşmek nasıldır, bilirim. Çok düştüm yükseklerden. Gece boyunca 5 saat düşersin karanlığın koynuna. Gecenin siyahında yazmak sözleri, düşünmek. Gecenin siyahında kaybolması saçların, kirpiklerin… Sakallarımdan avuçlarıma düştü bir damla daha. Şakaklarından vurulmuşa dönünce… görünce gözlerinden. Yangın parmak uçlarından başlar… Yakana kadar gövdeni rahat bırakmaz. Bir kuruntudur, içini kavurur, ağaçların yaprakları kadar çok, dökülürken meyveler dallarından,…

Devamını Oku Kangren Yürekler Kesilmeye Mahkum

Yaşam, Ölüm Hayat Arasında Döngü

Yaşam, ölüm hayat arasında döngü, görgü buna bir nevi özdü… Bilgi buna eyer, buna rağmen sözleri eğip bükerler. Anlaşılmazlar ve benim meziyetim yine anlaşılmak şu an. Birkaç sigara daha içip, uzanacağım yatağıma. Hayatın 24 saatlik seanslarından biri daha bitecek. Maddiyatla bezenmiş lenslerden bakarken insanlar, aslolanın görmek olduğunu fark edemeyen 6 küsur milyar insanla bir seans…

Devamını Oku Yaşam, Ölüm Hayat Arasında Döngü

Burası Güneş Görmez Bir Hal Aldı Yine

Bendeniz, Oğuzhan Deniz… Birçok sözün sahibiyim. Aşk’a yandığından beri canım, yangınlarda canım. Zamanla cebelleşirken, şimdi yeni uzaklıklar burkuyor ince ince çatılarımı. Burası güneş görmez bir hal aldı yine. Gökyüzüm karardı, yüzüm gibi… Geceden siyah sakallarıma özendi umutlar, rüzgar esti, geçti. Bir vardı, birden yok oldu… Karamsarlığımın ince narin dizeleri, vazgeçip somuttan, kabalaştı. Güneş başkalarını aydınlatıyordu…

Devamını Oku Burası Güneş Görmez Bir Hal Aldı Yine

Tahammülüm Yok

29.01.2018 – 05:58 Birazdan güneş doğacak üzerime. Bense günahlarımdan arınıp, yine tertemiz olacağım. Tekrar günahlara batmak üzere. Bitmek bilmeyen bir Aşk’la dönerken Dünya Güneş’e, Ay da Dünya’ya Aşk’ından sürüklenecek peşinde. İnce bir keman tınısı, aralarında piyanonun kırgın vuruşları, ruhumu nakış nakış işliyorum bu beyaz kaldırımlara. Her adımda bir harf vazgeçiyor içimden yeni yaşamlara. Bunu anlamak…

Devamını Oku Tahammülüm Yok

Kibarca Öldürür

Ruhumun derinliklerine uzanan bu derin kelime merdiveni. İçinden çıkılmaz ve anlaşılmaz bir hal alır gün geçtikçe… günlerim ne kadar geçiyorsa, o kadar eskiyorum zaman denen şu soyutta. Anlamı olsa bari, bir anlamı olsa keşke. Zaman ömrümü ölüme doğru sürüklerken, artıyor karanlıklarım ve ruhumun derinliği sonsuzluğa uzanıyor… bunu bazen bende anlamayacak gibi oluyorum, ne var ki…

Devamını Oku Kibarca Öldürür

Kirliler Dünyasında

Birazdan vazgeçeceğim yine her şeyden. Karamsarlığımın en net görüntüsü. Şu an berrak dünyanın gereksizliği. Ne var ki buradayım ve buna katlanmak zorundayım… Güneşin doğması yine anlamsız, küskün gündüzün ışığına, bir demet papatya saklarken doğa avucunda, bunu görmezden gelenlere de asiyim. Şimdi irkilip, derince bir nefes çektim içime nikotini. Ciğerimin hak ettiği bu olmasa da bu…

Devamını Oku Kirliler Dünyasında