Kategori

Deniz

Ben deniz, Oğuzhan Deniz, birçok söze Aşk’la başladım, en sevdiğim iki bitki çay ve tütün… Ben Deniz, Oğuzhan Deniz, Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım. Saat 03:10 açım.

D

Şurada Bir Yalnızlık!

Şurada Bir Yalnızlık

Biliyorum, aptalın tekiyim.
Yine de karamsarlığımın ince narin satırlarından biraz karalayıp, yarına uyanma ümidiyle uykuya sızacağım. Üstelik, hiçbir kabahatin olmamasına rağmen yalnızlığa terk edildiğin şu garip dünyadasın… Evet, suçlu...

Tozlu Raflar

Yine de şunu çok net diyebilirim... "Öğrenememenin yaşı vardır ve 30'dur." Ve artık, ister hatırla, ister hatırlama unutmalarına gücenmiyorum.

Kaybolmak Üzere

“Görüşmek üzere” der gibi, “Kaybolmak Üzere”.

Ne yapıyorsan, neredeysen ve ne haldeysen… önemli değil… gerçekten! Ayağa kalkmak senin elinde ve yürüdüğün tüm yolları tekrar yürümek zorunda olsan bile...

Her Şey Dün Gibi

Nasıl olsa okumayacaksın ama yine de ben yazmak istiyorum!

Dünün yarını, bugün!
Senin dünün, bugünün ve benim aslında hep yarınım. Evet, senin bir saniyeni bile unutmak, kaybetmek, kaçırmak istemiyorken burada bir köşede aklımı...

Asya Kıtası

İşte az önce 2 kez kaybettim kendimle olan savaşımı. Eminim, bir yolu vardır günahlara karşı kazanmanın. Oysa dramatik bir müziğin hüznü eşliğinde bu satırları karalamak en başından beri aptalcaydı.

Artık başarmakla ilgili tasalarım yok...

Hayat Sayfası

Ne kadar yazdığımı bilmiyorum. Şimdi geriye dönüp yazdıklarıma şöyle bir baktığımda, “bu kadar vakti nereden bulmuşum?” diye soruyorum kendime. Üstelik tuhaf bir muhasebe… bu kadar vakti boşuna mı...

Dağdağalı

Günah budalası Oğuz! Ve tam olarak gençliğindeki gibi aptalsın. Hala… Zamanı tersine çevirebilseydim, yaptıklarına engel olabilirdim. Zamanı tersine çeviremem ama gelecekle ilgili nasihatler verebilirim. Yine de dinlemeyeceksin.

...

1933 Kara

Muhtemelen bu gün son kez uğurlayacağız seni. Seni de anlayan yoktu. Şu anlaşılma meselesi sadece seninle ilgili değil. Tüm insanların ortak derdidir.

Senden aklımda kalanları yazmaya karar verdim, neden böyle bir şey yaptığımı da...

Trajik Masal

Biliyorum,
söyleme hiçbir şey.


İpini koparan boğa gibi dizginsiz ruhumun gücü.
Yine de şimdi hiç gücüm yok!
Sürünüyor ruhum bedenimin caddelerinde, ara sokaklarında.
Yüzlerce...

Kasımpatı Sokağı

6 Oğuz’tos 1990, sizin “büyük” umutlarınızın doğduğu gün… Kimi günler böyledir, umutludur. Güneşlidir ve sıcaktır. Öyle ki, güneş berencen olmuş gibi ince bileklerinde. Nice incelik dökülür...

Nevcivân

“Moralsiz bir akşam üstü.
Gökyüzü kızıl…
Gökyüzü kızgın…
Gökyüzü ağlamak üzere.
“Nereye?” der gibi esiyor şimdi gündüzden,
“Merhaba” der gibi geceye.
Rüzgar…
Henüz doğurmadı umutları bir anne!
Daha yiğit biri doğmadı...

Siyahçerde

Siyahçerde!

(Sonuncu Perde | Hakim Bakış Açılı)

Siyahçerde adamın adıydı.

Şu kalabalık dünyaya rağmen yapayalnız bir adam arıyorsanız işte o Siyahçerde’dir. Dünyadaki tüm içsel yalnızlığınızı...

Bizim Yazar – Sizin Şairiniz

Ve mavi bir gökyüzü.
Ağlayıp, döktü gözyaşlarını.
Artık şiir yazılmayan kadınların hatırına,
vazgeçmiş bir şairin nefesindeki cümleler,
kafiyeler,
nice eş sesli kelimeler vardı zihninde,
eşsiz kelimelerdi...

Göğe Giden Köprü

Olay yeri!

Maktulün üzerinde gazete kağıtlarından manşetler vardı. Birkaç futbolcu ve bir de Jim Carrey fotoğrafı. Cesedin üzeri ne komik kapatılmıştı…

11 Ocak Cumartesi – 09:37

Aşık efendi, aşk ilinden...

Günaydın Berbat Geceden

Günaydın berbat sokak. Her sabah beklediğim dolmuş durağındayım yine. Elimde bir sigara ve insanların telaşına şahidim.

Köşede birisi var ve güvercinlere buğday atıyor. Görünüşünden devlet memuru gibi bir hali var. Pek öyle olduğu...

Zavallımın Gizemi

Hiç önemi yoktur.
Yokmuş!
Bir varmış zavallım, bir yokmuş.
Yok olurmuş zamanla zaman.
Anladım.
Ben anladım da sen anlamadın dostum.

Şimdi saat 04:02 ama hiç...

Karamsar Günceler Mezarlığı

Hiç ses çıkarmıyorsun!
Ben’sizliğin keyfini sürüyor gibisin.
Haklısın, ben bile sıkılmışken kendimden,
Sana laf etmek hakkım değil.

Hakkım değildi 5 yıl sonra...

Kızılsakallının Ölüm Sessizliği

İşte, ölümün göz bebeklerimin içine kadar işlediği bu gün.
Bugün 25 Eylül 2019.
Gittim, ”İkindi namazına müteakip bir cenaze namazı.”
Kıldım.
”Hakkımı helal ettim, hiç...

Sizi Lanet Yayımcılar

İnan bana, tam olarak nerede olduğumu bilmiyorum. Dünya diyorlar buraya ve başımda aşk diye koskocaman karmakarışık bir şey var.

Elimden gelmiyor vazgeçmek, vazgeçmek de istemiyorum zaten...

Hastane Koridoru

Yine kaybettim kendimle olan savaşımı.
Zaten sabaha ne kaldı?
Birazdan kalkıp, sudan medet bekleyeceğim yine.
Zaten martıların çığlıklarına ne kaldı?
İnancından geriye ne kaldı?

Benim gözlerimde farklı bir dünya...

Zavallım

Aslında o kaybolmamıştı, ben kaybetmiştim onu. Göremiyordum artık onu. Vicdan menzilimden çıkmıştı. Acımasız biri olmuştum yine. Gözlerinin içine baka baka yaktım içini, dışını. Omzumda ağladı ama göz yaşları umurumda bile değildi, katılaşmıştı...

Umutların Kırılış Sesini Duydum

Umutların Kırılış Sesini Duydum!

Bir akşam üstü, demlenirken…
Bardaklar terlemişti sıcaktan.
Gözlerinde korku vardı biraz, pişmanlık içini kemiriyor, bir an önce sarhoş...

Bir nef’î meselesi ıtrî.

Bendeniz, Oğuzhan Deniz.
Eski ve yeni arasındayım.
Unutulmak ve unutmak üzereyim.
Unutmak…
Yürüdüm, kendime geldim sonunda,
buldum sonunda kendime çıkan yolu.

Çoğu zaman karamsar.
Aynı saat dilimlerine aklı takılı...

Delir Delirebildiğin Kadar

Delilik dünyaya mahsus.
Hazır dünyadasın madem, delir delirebildiğin kadar.
Yüz çevir çevirebildiklerinden, sevmediklerinden.
Söyle sevdiklerine sevdiğini, ölür müsün sanki?
Ölür müsün ölmeden döksen içindekileri?
Neden utanıyorsun...

Âlemârâ

Bak, buradayım, Sen görmesen de, Sen bilmesen de. Kiminde var Aşk, kimi yokluk içinde. Varmış ve yokmuş kiminde. Kime ne?

Uzun zaman oldu, yeniden uyanırken ruhum, yerinden sıçradı bir çırpıda, irkildi...