Belki Karşılaşmışızdır

-Anlam veremiyorum!
+Her şeyi anlamlandıramazsın…
-Ama bir anlamı olur.
+Aşk?
-Başka bir şey… huzur?
+Huzur…
-Seni görmek,
-Seni duymak,
-Seni bilmek,
-Seni yaşamak,
-hepsi istemekle ilgili
-ama neden sen içimdesin?
-cevabım yok, cevabın yok!
-dokunsam elim yanacak
-ama yine merakla
-ıslatıp elimi, dokunup kaçmak
-keyifli
-nedenini düşünmeden
-ve canının acıyacağını bilmene rağmen.
-sendeki ben, saçma…
-Ömrüme sarılmıştım, hayalime, rüyama.

& – bendeki sen…

Belki çok eskiden,
bir iskelede karşılaşmıştık,
ondan sıcaksın bana,
ondan çıktın karşıma,
ondan canım çıkarcasına,
ondan kanıma karışırsın,
şu şarkılardaki gibi,
çok daha eskiden,
bir otobüs durağında karşılaştık,
ne bilirsin, görmüşümdür seni,
ondan sıcaksındır bana,
ondan sakıncalı tam da,
kim bilir,
benim param senin para üstündür…
Üsküdar’a geçerken vapurla,
sonra Kadıköy’e giderken,
veya Taksim’deki köftecide,
gideriz belki birlikte…
Sarılırız birbirimize, dakikalarca,
insanlar nehrin suları gibi akıp giderler yanımızdan,
biz kalırız sadece…
Ne düşünüyorsun şimdi sen?
Seni çok az biliyorum aslında,
adın rüzgâr olur,
tatlı su, tuzlu su gibisin,
karışmıyorsun bana, öyle tadın,
kalp atışın,
öyle güzel hissediyorum avuç içimde,
elimin üstünde çizdiğin kalp,
parmağımda yüzüğün.
Seni seviyorum…
Söylemek yetmiyor.

#OD – Ama söyleyebildiler birbirilerine aşklarını!