Söz,
binlerce söz verdim, binlerce eririm.
Eritir ateşin Buzdan Oğuz’u,
ateşim çıkmış ellerin alnıma değsin diye,
alnımda bir yazı var SEN diye,
hiç erimem Ateşin var diye,
hiç sönmem Aşk’ın var diye,
hiç gitmem başka yolum yok diye,
hiç! diye diye hep’sin bende.
Benimle hepsi.

Sahiden,
Sen’den başka yolum yok,
Sen’den başka sonum yok,
sahiden.

Sen nereye gidersen oraya yolum,
Sen nereye esersen, orada nefesim,
Sen nereden geliyorsan, oradan geldim,
Sen neredeysen, orası varım yoğum.

Nasıl?
Aniden Aşık edip sakladın kalbimi Sana,
Sakala büründü yüzüm biraz özlemle,
özledim de, özlemek ayıp mı?
Sanıyor musun ki Bahar özlemiyor Yazı.

Yaz!
İçimde hep Sen’den gelen yaz…
Dışım Sen’sizlikten korkan kış.
Biraz son ve ilkbahar dudaklarında,
Sen’siz duraklar, benimle hepsi.

Benimle Hepsi

Rüyanı böldüğü için öldü.
Zamanı güldürdü yine bu mevhumdan uyandırdığı için merhum.
Yine de farkı yok uykusuzluğumun, uykudan mahrum,
Sen uykum…
Benimle hepsi, Sen’inle ilgili her şey.
Nasıl da her şey Sen’inle ilgili.
Nasıl beklenir Sen’siz bir şey? Her bir şey, bir şeyler, bir şeyler.
Benimle Hepsi! Benimle Hepsin, yalnız Sen’inle Hep’im, 
Sen’den dışarıda kaldı yaşam yine bu an, gözlerimi tavanın beyazından koparıp, kapattım. Zihnimdesin yine, her bir köşesindesin yine.
Sesini duyana dek endişe.

Sesini Duyana Kadar Endişe!

Oğuzhan Deniz * Sevgiliye Mektuplar / Etrafına bak, Sen’i Sen’siz yaşayacak kadar başka kimin var?