Bir Dilek Tut ve gerçek olsun hayallerin… ister miydin?

Bir dilek tutsam da gerçek olsa tüm hayallerim…
Ne tuhaf.
Tüm hayallerim Sen’inle ilgili.
Ben, ruhu dört buçuk milyar yıllık adam.
Sen, Ruhu 13.4 milyar yıllık kadın.
Bidayetten beri vardın.
Kifayetten ibaret Sana Oğuz.

Bir bilek tutmak istesem, Sen’in bileklerin olurdu, narin ve beyazlar, cam gibi kırılganlar.

Sen bitmeyeceğinden, bitmez gözlerimin rüyası,
balı yapmaktan vazgeçmeyecek dünyanın arısı,
dudaklarından alırken en tatlı özü, ölçülü darası,
dahası, var mı dahası? Cabası, yokluğuna da Aşığım.

Üzgünüm, aşık atmak istemem ama benim Sana Aşık olduğum kadar Aşık olamayacaksın bana.
Üzgünüm, böbürlenmek gibi olmasın ama Sana Aşık olduğum kadar Aşık olamayacaklar Sana.
Birkaç şiir ve çoğunlukla saçma sapan ben’ler bunlar, kağıt ve kalemin sevişmesi ve mutlu olmaları. Ama hiçbir şey yazılmamış kadar beyaz yine kağıt, kalem hiç yazmamış kadar hevesli yazmaya. Öyle ya, daha Sen’i anlatmadım bile henüz.

Neyse ki Tanrı anlatmış Sen’i yeryüzüne,
görebilmek için gözler vermiş bizlere.
Görebilene.
Görmek isteyene.
Ne tuhaftır ki, gözleri görmeyenlerle çevrilmiş etrafın.
Ama bilirsin, ben görürüm Sen’i çok uzaklardan bile.

O kadar çok şükrediyorum ki Sana, yani varlığına, bana ait ruhuna, bu şehre. Yani İstanbul’a.
Yani, gözkapaklarını kırptığında bende fırtınalar koparan o esintiye ve o kısacık ana.
Yani, saçlarının ince telli oluşuna ve boynunun sıcaklığına.
Yani, ”Güzel değilim” derken bile ”Dünyanın en güzel kadını” oluşuna.
Yani, ne bileyim, Sen’i seviyor oluşuma, bu kainatta oluşuna ve bu gökadada oluşuna ve benim dünyamda oluşuna ve benim kıtamda oluşuna ve benim şehrimde oluşuna.

Ama sevgili,
Aşk’ın beni tüketir,
yine de ben,
ben tükenmekten vazgeçmem,
kalem tüketmekten vazgeçmem,
kalem tükenmekten vazgeçmez.

Ama sevgili,
Aşk’ın beni öldürür,
ben ölmekten vazgeçmem,
ölüm benden vazgeçmez,
ben Sen’den vazgeçmem.

Ama öyle sevgili,
Aşk’ın öyle güzel yakar ki,
öyle güzel tüter ki dumanım,
gözlerim yanar,
görmekten vazgeçmem.

Şimdi saat 03:04 ve uyumuyorsam bir nedeni var uykusuzluğumun,
Sana susuzluğumun ve Sana açlığımın.

Oğuzhan Deniz – Sevgiliye Mektuplar / Bir dilek tuttum; uyandığında beni yanında bul.