Kurtuldu ayaklarım, yağmurdan çamurdan…
Yağmur soğuktu, üşüttü, şaşırttı, aldanıştı.
Hadi dinleyin, artık içimde Alev’lerden şarkılar var,
ısının çevresinde ki ateş böcekleri gibi. Isının.

Sağır sultan Oğuz, Alev çıtırtısıyla uyandı,
damlaların betonla sevişen gürültüsünden,
duyabiliyor artık Oğuz, nimete şükürden,
ne kadar şükretsem az, canım pahası sana az.

Üşümüş parmaklarından hissediyorum soğuğu,
diyorum ki, Soğuk buymuş… Buymuş Aşk Alevi.
Meğer, henüz yanmamış dilim Aşk’tan, bağrım,
dağ da benim hâr da, Hâkkına kavuşmuş kalbim.

Ey Ahali, dinleyin, Oğuz Aşk’ın ruh giymiş elbisesi,
el desin ne derse, tadarsa âlâ Aşk’ın ham meyvesi,
dinlerse güzel Aşk’ın yangın sesi, aydınlatır geceyi,
uyanırsa yeniden görebilir Aşk’ı, Aşk’ın gözlerini.

Oğuzhan Deniz – Yeniden görebiliyormuş Aşk’tan insanlar.