Kategori

Aslında Aşığım

Aldığın nefesi geri verirsin, Allah’ın verdiği canı, Allah’a geri vereceksin…

A

Aslında Aşığım

Problemim olan Sen’i ben yarattım,
Korkaklığımdan cesaretim var…

Aşık olduğumdan esaretim var,
Aşık olduğumu anlattığım için vesairelerim var…
Aşk var olduğu için böyle bir sorunum var…

Aslında...

Bir Anlık

Artık hayatımda yabancı birileri var gibi.
Yani bilmiyorum, sanki birileri beni izliyor ve ne yapmam gerektiği konusunda yardım etmek için fikirlerini söylüyor… Kısa-kısa görüntüler geliyor gözlerimin önüne ve gaipten sesler...

Umut

Umut, hergün yeni bir umut.
Her akşam, biten bir umut.

Sıkıntılar içinden çıkılmaz bir hal aldı.
Gün doğarken ve batarken genelde gözlerim açık oluyor.
Uykusuzluk, yokluk, parçalara bölünmek.

Ama umutsuzca, sevmekten...

İncir Çekirdeği

”senin bütün bu yazdıkların, bütün bu karaladıkların, düşüncelerin, kimsenin umurunda değil, incir çekirdeği kadar, sen aptal gibi bunlarla vaktini geçiriyorsun, etrafında milyon güzellik var ama sen bir güzele kapılmış, o yok...

Def Ol

Bana defol da diyebilirdin…

Beni üzüp-yara vermek için elinden gelenin en iyisini yapmana gerek yok… Birkaç söz söyle sonra ölümü kalır yerden…

#Aslında Aşığım

Hırs ve Nefret

İkimizin arasında olan şey belkide budur.
Hırs ve Nefret…
Sen asla ve asla kendini kontrol edemedin, nerede sinirleneceğini ve nerede susman gerektiğini bilmedin, aslında nerede konuşulması gerektiğini ve konuşurken hangi doğru...

Signature

Ben 24 ay kadar ortalıkta olmayacağım zaman benden ben geri dönene kadar aldığın parfüm şişesi. Kokum olmadan uyuyamadığını söylemiştin, yastığına sıkıp, sonra ona sarılıp, beni yanında gibi hissettiğini söylemiştin.

Harbiden de...

Sonsuzluk!

İyi-ki sonsuza kadar yaşamayacağım…
İyi-ki öleceğim, ölmek güzel bir şey olsa gerek.

Acaba ölürken seni mi düşüneceğim?
Ya da yaptığım hatalar mı gelecek aklıma?
Ya da hiçbir şey düşünemeyecek kadar hasta mı olmuş olurum...

Neyse Boşver!

Gönül.
Hatır.
Sevgi.
Aşk.
Dokunuş.
Görmek.
Duymak.

Dinlemek.
Anlamak.
Kıymet.
Sadakat.
Samimiyet.
Gerçek.
İlgili.
Sıcak.
Koku.

Bütün bunların anlamını biliyor musun?
Neyse… Boş...

Böyleydin

Ben zeki bir adamım bilirsin, bunu yapabilirdim.
Çirkin sesimle şarkılar söyleyip, buna rağmen seni uyutabilirdim.

Fakir ama gururlu adam.
Gözü kara ama sabırlı adam.
Eli kanlı-bıçaklı ama temiz adam.
Gözlerinde hayallerinin...

Günaydın

Günaydın gün, dün ve bugün…
Neye aşığım?
İnsan neye aşık olur?
Aşk insanlar arasında mıdır?

Günaydın şehrin kalabalık ve aceleci insanları.
Günaydın sabırdan yoksun, beklemekten aciz insanlar.

#Aslında Aşığım

Matematik

Ölüme her gün
24 saatle…
Hafta da 7 günle
ayda 4 haftayala,
yılda 12 ayla yaklaşıyorum…

Sensizlik ve aşk garip…
Yalnızlık ve ölüm basit bir matematik işlemidir…

#Aslında...

Yalnızlaştım Yanlışlarda

Ben süslü kelimelerin arkasına saklanan bir adam değilim.
Sakallarımla itici ve düzgün diksiyonum ile berbat bir bedbahtım…

Yalnız kalabildiğim kadar yalnızlaştım yanlışlarda…
Yanlış olan, görmek istediklerimdi.
Sende...

Önemi Yok

Aslında bir gün ölümün siyahında kaybolacağız.
Kahverenginin bir önemi yok.

O zaman bu satırları doldurarak boşa zaman mı harcıyorum?
Birileri okusun diye mi yazıyorum, yoksa kendimi okumak için mi
yazıyorum? Merkezin ben olduğuna...

Kör Cerrah

Aslında doktorlar olmasaydı,
dünya bu kadar kalabalık olmazdı.

Kendi söküğünü dikemeyen terzi gibi,
kör bir cerrah… Korkuyorum,

korktuğum için yine Seni düşündüm.

#Aslında Aşığım

Karıştırdım

Bilinmezliğe karıştırdım Seni.
Hakkında artık eskiden bildiklerim dışında bir şey bilmiyorum.
Seni ezberlemeye çalıştığımı söylemiştim ya,
şimdi unutmaya çalışıyorum.

Beni çölde yolunu kaybetmiş bir adam gibi...

Anlamsız

İnsanlar bazı gerçekleri, kendine söylemekte
yalancıdırlar.

İnsanlar yalancıdır, düşüncesizdir.

Düşüncesizce davranıp, kendime yalan söyledim.
Başkalarıda yalan söyledi, hazmetmek kolay olmadı.
Anlatmanın pek anlamlı...

Kirli

Sense, aydınlığın bir parça sadaka verdiği teninle aydınlıksın.
Kendini aydınlatamayacak kadar,

Kendini anlatamayacak kadar,
Sen aydınlıksın, ışıksın ama bu temiz olduğun anlamına gelmez.
Sen kirlisin, düşüncelerin...

Yerle Bir

Yerle bir ettim, gönül konağımı.
Aslında sendin yerle bir eden.

Benim bir hayale adanmış, bir hayatım var.
Başka hayatım, senden başka hayalim yok.

Başka ne türlü anlatabilirim-ki sana içimi?
İçimde-ki seni ne türlü...

Diş Perisi

Benim için basit değilsin.
Küçük çocukların dişlerini yastığının altında saklayıp
diş perisi gelecek diye uyuyor numarası yaparken sahiden uyumaları gibi bir şey.
O küçük çocukların var olmayan birşeye inanmaları gibi sana olan inancım...

Unutmak Zafer

İyileştirmeye çalıştığım kendimden hiçbir farkım yoktu.
Kötüydüm, her şeyde.
Başarısız olacaktım, kendim için en hayırlı olanı
kendim bilmiyorsam, ya hayatta bir hile var demektir,
ya da yenilgi almaya mecburum… Zafer kelimesi...

Aşk’ın Rengi

Aşk hangi renk?
Vatan sevgisi,
giydiğim kamuflajların yeşil renginde kazındı bedene.
Dini sevgi,
dini savaşlar yapılırken, taşınan yeşil bayraklarla kazındı aklıma.
Aile sevgisi,
ilk okulda ödev olarak verdikleri aile ağacının...

Bahis

İnsanlar nedense acıları üzere gelen şeylerden
bahis açarak yazarlar, benim okuduğum çoğu kitap,
çoğu şiir, hepsi acı dolu… zamanla geçenlerden.

Hayatın kendisi bu ama,

Seni zamana bırakmak çözüm değil...

Belirsiz

Hani şu sakallarımdan zor belli olabilen
gamzelerim var ya,
onlar artık hiç belli olmuyor,
saldım sakalı, bıraktım saçı, ne hali varsa görsün der gibi.
Asık yüzüm günlerdir.

Seni düşünmek başımı ağrıtıyor,
Dünyadaki hiçbir...

Sevgin Olmasaydı

Sabahları uyanamadığımı bilirsin,
kalkıp gittiğin yollardan takip etmek için saklanmak istiyorum.

Ne yazık ki cesaret edemiyorum,
Sevgin olmasaydı, şu an deli-misal dolanırdım.

Ya sevgin olmasaydı, aklım ellere gider yazık...

Oğuzhan Deniz

Oğuzhan Deniz Kimdir?

1989 Mayıs 19'da, İstanbul/Üsküdar da doğdum ve yaşıyorum. Aslen Samsun/Çarşamba'dan geliyorum. 12 Yaşından bu yana saçmalıyorum. Saçmalıklarımdan bazıları aşağıdaki gibi.

Eski Ahit:
Lehçe-i Tefrik-2002
En Karanlık Dönem-2002
Divân-ı Derûn-2002
Bân-ı Bed-2002
Kâtib-ûl Cefâ-2002
Ziyân-ı Bed-2002
Bed’in Sandığı-2002
Yağmur Ağacı-2003-2004
Aşk Gölgesi-2004-2005
Terk Edilme Mevsimi
Kalp Belası
Aşık İhtimali
Yağmur Kuşağı
Aşk Tüccarı
Canlı Anestezi

#OD:
Yangın-2015
Ölüm Çıkmazı-2015
Yaratıcıya Mektuplar 2015-2016

Hz Allah:
Allah’u Teala Hazretlerinin her bir ismine yazılmış 99 tenzih niteliğinde şiir. 2007-2016

Şiirsel Yatalak
2005-2016

Yeni Ahit:
Alev-2015
Camdan Kafes-2015
Hengâm-2015-2016
Kahve Etkisi-2016
Od-û Gazel-2016
Mütebâki-2016
Şûrîde-2016

Kitapları:
İkimiz 10 Mayıs’tan Sonra
Benim Hayatım
Dünya Yalnızı
Ölememek-1(Louylvel)
Ölememek-2(Yeşil Ay)
Sorgu
Yağmur ve Bulut
Kiracı
KurtAdam ve Kıvırcık Saçlı Kız
Tespit
Aslında Aşığım Kitap Versiyonu
Alev
7

Gelecek Ahit
[ - ]

Bunun dışında sandığınızın aksine;
Kelimelerin gücüne inananlardan… çünkü kainatın efendisi Hz Allah kelimelerle iletişim kuruyor. Bunun için kelimelerin bir değeri olmalı. Kelimeleri sese dönüştürebilen zihnimin ses tellerine olan hakimiyetindendi her şeyin aşikâr ortada oluşu. Ve böylesine güzel bir kainatın ihtimallerle gözlerini oyalayacak sebeplere ihtiyacı yoktur. O yüzden rakamları ve kelimeleri önemser. Aşk’ta kelimedir, kimine göre matematik, işte bu yüzden her hissin başında gelir. Ne güzel de gelir. Geldiği gibi kolay değildir gidişi… gitmesini istemeyiz zaten baş ucumuzdan… uykusunu Yaratan’ın verdiği, uyanırken Ruh’unu ne ilimle tekrar-tekrar bahşettiğini bildiğindendir Aşk’ı… ve Aşk, erişilmez olana aitti, o yüzden Aşk’tır zaten adı, erişilemeyeceğinden. Kimsenin O’na benzemediği, her şeye ilim ve kudret verdiği, her türlü eksiklikten uzak olana Aşık olunmalıydı… bunu anlatmanın kolay yolları vardır ama zor olan, aynı yöntem ile tekrar tekrar anlatmaktır Ruh’un bahşi gibi. Binlerce sene anlatsa da O’nun hakkında hiçbir şey anlatmamış sayılır. İşte bu yüzden kelimelerin ölümsüzlüğüne inanışı. Öyle derin bir inanışa yolculuğunun eserleri tüm yazdıkları. Bu yüzden karmaşa dolu, kainatın kusursuzluğunun üstünde bir kusursuzluğa sahipten öte kimdir mükemmeli? Tenzih etmek bile küstahlıktır böylesi Zaat’a… öyle merhametli bir Zaat ki, kullanılan ne kadar kelime varsa, kötü olanlarından yine o Zaat’a sığınıp af diliyor. İyi olanları için merhamet dileniyor… evet evet, bildiğiniz dilenmek… dilenilmesi gereken tek Zaat’a. Şükürlerin tek sahibi ve kalplerin kudret elinde olan Zaat’a… o yüzden,DELİRMEK DEĞİL BU YAPTIĞIM… DİRİLMEK.
Yeniden dirilmek bu yaptığı, ruhunu öylesine diri hissettiği anların tümü. Karşısında hiçbir hükmü olmadığından sözü karışık ve kargaşa içerir. Neyin gerçek, neyin yanlış olduğunu öğrendiği kainatın bir parça Dünyasına tamahsızlık tatminkârlığına ilelebet yürüşüyle.

****

Bendeniz Oğuzhan Deniz

Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Aşk bitmeyeceğinden, Aşk’a gönüllü yürüyen ölümlüyüm.
Karamsarlığımın narin dizeleri… dizlerinde yara bere…
Onca sahteden uzaktayım.
Kendi kasabamdayım.
Günahlarımdan geçebilir miyim sıratı?
Suratımı görebilseydim keşke o an… yüzüm dargın aynalarıma.
Sonsuza kadar görebilecekmişim gibi dünyayı, öncesizliğime aldırmadan.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Yazabileceğim en manidar şey oydu çünkü.
Ne gariptir, ben gibi binlerce Aşık silindiler yeryüzünden, sadece söyledikleri kaldı, ona rağmen Aşk’a dair söylenecekler bitmedi.
Bitmeyecekmiş gibi gördüğüm dünyadan, öncesizliğime aldırmadan Aşığım.
Bu tuhaflıktan irkilip, gözlerimi görünmezin merkezine iliştirebiliyorum.
Ve görüyorum karanlıkları, masumluğumu kaybettiğimden beri sırtımda günahlarım.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze Aşk’la başladım, mutsuzlukla bitirdim.
Oysa…
En sevdiğim iki bitki, çay ve tütün… Tuhaftır, ikisi de kanser eder, ciğerimse aldırmaz buna.
Ne tuhaftır, hiç bitmeyecekmiş gibi söyleyeceklerim.
Ne tuhaftır, içim dökülmek ister yerlere, dağılmak ister sağa sola.
Mutluluktan nefret eden ama mutluluk arayan adam gibi.
Ne gereği varsa her şeyin, o yüzden buradayım ve adım Oğuzhan Deniz.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım.
Saat 03:10 açım.
Sırtımda nefsim, ağırlığını hissedebiliyorum, doğrulardan vazgeçip dinleniyorum yanlışlarda.
Masumluğumu kaybettiğimden beri imkansızım…
Çocukluğumu geride bıraktığımdan beri aptalım.
Ne tuhaftır, çocukken bu halime özenirdim oysa.
Garip bir müziğin ahengine kaptırmış kendimi, karamsarlık ekiyorum sayfalara.
Ne gereği varsa mutluluğun, işte o yüzden mutsuzum.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözün sahibiyim ve kelimelere sığındım… kurşun bir kalemin tükenmesi gibi tükeniyorum.
Hiç anlaşılmayacak filmler gibi, anlamaya çalışıyorum hayatı.
Oysa ömrümün en kış günündeyim.
Hava soğuk, nefesim havaya kafa tutarcasına gökyüzüne uzanıp kayboluyor.
Şairliğimden utanıp, onca kelimeyi boca ettim sayfalara.
Ne tuhaftır, bazılarını bende anlamıyorum.
Ona rağmen yazıyorum ve buna rağmen anlayamıyorum.
Ne gereği varsa kalemin, kağıdın, o yüzden buradayım ve bendeniz Oğuzhan Deniz.

Hitabet-i Bediî