Kategori

Kahve Etkisi

Kahverengi gözlerinden içiyordum kahveyi… uykusuzluk gibi ağırdı neşesi… Kahve Etkisi yaratırdı tüm gece izleyebilseydim.

K

Bilerken

Kalbimin derisini yüzüyormuş gibi söylediklerin,
Sen sesinden bıçak gibi bilerken kelimelerini,
miğferi yoktu kalbimin…
Elimin ne alacası vardı?
Ben saçlarının gölgesinde griyim, beyaztan hayıflı tenim,
yanarken öyle göz...

Yokmuş

Aşk yokmuş… diyebilmek için, doğmamam gerekti.
Olmaman gerekti.
Kalbim serzenişlerinde, irtifası yerle bir edilirken,
özlemiştim sesinin ince tınılarını…
Ses tellerinden uyandığım güzel...

Nefessiz

Sen konuşursun,
ben nefessiz dinlerim,
nefes külfettir bedenime,
saf ve sade,
sade Sen ve sesin,
neşemin sebebi.

Oğuzhan Deniz – #Kahve Etkisi / 013

Anber

Bitkin görünüyorsun,
bitmişliğimden midir?
Bilmem.
Oğuz Sana Aşık felsefesi,
Aşk’tan esefli…
Lanet Sen’sizliğe.
Mabed-î Anber, O’na şükür yine…
Ne eylese güzel...

Sen Makamına

Haklısın aslında,
bizi anlamazlar,
öyle bir belaya düşmüş ki kalbim,
yandıkça yanar, Alev buna kanar,
kabahatim, daha güzelini sevmek,
sirayeti kalbime, dirayet eksik kalp atışlarımda.

Heyecandandır…
Ellerinin...

Beni Sen Yapan

Sen,
benim dünyamın harikası,
Sen,
benim dünyamın doğa manzarası,
Sen,
beni Sen yapansın, şükürler.

Öyle güzelliğe can değil de ne feda edilir?
Güzelliğin yaratılışın penceresidir.
Gözlerin doğaya ilham eden...

Saç Teline

Her bir saç teline,
her bir saç telin kadar kurban olunur.
Yaratılışından ötürü. Şükür.

Şimdi oradasın, benden uzakta,
sancılar var, ağrılar… kalbinde de,
ben olduğumdan umursuzluktan,
sanma...

Acımasızlığı

Yarından beklediğim kadar medet,
yüzlerinde kan kalmamış insanlardan,
duyulur sahte kahkahaları,
gülmek Sen’den uzakta, manasız,
Oğuz sessiz bundan, Aşık ya, kesin ondandır.

Haydi kuyularımdan iç Aşk’ın...

Sevdiğim Kadın

Ey sevdiğim kadın…
Nemli gözlerinin kırmızısından esinlenmiş gün batımı,
güneş de bir damla Sen’den esinlenmiştir eminim…

Sözlerinin lacivertinden esinlenmiştir gecenin gökyüzü…
Gözlerinin parıltısından...

Bırak Sevsin Seni

Gün ortasında ne bu hiddet yüklü bulutlar?
Yağmur kusar gökyüzü, gözlerinden yaşı.

Gözlerinden kahvenin de acısı, 40 yıllık hatır da,
hatırla, Oğuz ne denli takıntılı gözlerin hatırına…

Sonra biri çıkar...

Aklanmaz

Zamana güvenilmez, o halde güvenme,
kimseyi ilgilendirmez de, Oğuz kimse?

Oğuz Aşk’tan başka kimse de aklanmaz.
Aşk’tan yanmamış adam, adam olmaz…

O yüzden aklanmaz, aklalmaz yanmaktan,
yandıkça yanar...

Kısacık

Şu kısacık hayatıma binlerce satırını sığdırırım,
aklımda Sen varsın hep, öyle Sen’cil bir adamım.

Ve Sen’i anlatırken tamamıyla Sen olur adım,
her şiirimin adını Sen koyarım, anlamaz aklım.

Göremez gözlerim kahve...

Sonbaharın Sarısından

Gel omzumda çıkar tüm uykusuzluğunu,
böylece koklayabilir ve öpebilirim Aşk’ı da.

Sebepsiz yere değil Aşk’tan yanışım,
öyle yangın yeri kalbim heyecanından…

İnanmasan Aşk’tan öte masiva...

Gün Ortasındayım

İçiyorum gözlerinden uykusuzluğu,
kahverengi alevinden susuzluğum.

Kafiye Adam’ın İdam’ı, sanrı sanki haklı,
Sen’den öte kalmadı kimseye inancım.

Kelimelere sığdıramayacak kadar derin,
Sen kelimelerin...

Kahve Etkisi

Son bulur zaman gözlerinin kahvesinde,
uykusuzluk gibi durur öyle baş ucumda.

Saçlarının girdabına tutulmuş bir adam,
rüzgarın savurduğu dalgalara öyle asi.

Kahve Etkisi, dirilir gözbebeklerimden hayali,
canla başla Aşk...

Oğuzhan Deniz

Oğuzhan Deniz Kimdir?

1989 Mayıs 19'da, İstanbul/Üsküdar da doğdum ve yaşıyorum. Aslen Samsun/Çarşamba'dan geliyorum. 12 Yaşından bu yana saçmalıyorum. Saçmalıklarımdan bazıları aşağıdaki gibi.

Eski Ahit:
Lehçe-i Tefrik-2002
En Karanlık Dönem-2002
Divân-ı Derûn-2002
Bân-ı Bed-2002
Kâtib-ûl Cefâ-2002
Ziyân-ı Bed-2002
Bed’in Sandığı-2002
Yağmur Ağacı-2003-2004
Aşk Gölgesi-2004-2005
Terk Edilme Mevsimi
Kalp Belası
Aşık İhtimali
Yağmur Kuşağı
Aşk Tüccarı
Canlı Anestezi

#OD:
Yangın-2015
Ölüm Çıkmazı-2015
Yaratıcıya Mektuplar 2015-2016

Hz Allah:
Allah’u Teala Hazretlerinin her bir ismine yazılmış 99 tenzih niteliğinde şiir. 2007-2016

Şiirsel Yatalak
2005-2016

Yeni Ahit:
Alev-2015
Camdan Kafes-2015
Hengâm-2015-2016
Kahve Etkisi-2016
Od-û Gazel-2016
Mütebâki-2016
Şûrîde-2016

Kitapları:
İkimiz 10 Mayıs’tan Sonra
Benim Hayatım
Dünya Yalnızı
Ölememek-1(Louylvel)
Ölememek-2(Yeşil Ay)
Sorgu
Yağmur ve Bulut
Kiracı
KurtAdam ve Kıvırcık Saçlı Kız
Tespit
Aslında Aşığım Kitap Versiyonu
Alev
7

Gelecek Ahit
[ - ]

Bunun dışında sandığınızın aksine;
Kelimelerin gücüne inananlardan… çünkü kainatın efendisi Hz Allah kelimelerle iletişim kuruyor. Bunun için kelimelerin bir değeri olmalı. Kelimeleri sese dönüştürebilen zihnimin ses tellerine olan hakimiyetindendi her şeyin aşikâr ortada oluşu. Ve böylesine güzel bir kainatın ihtimallerle gözlerini oyalayacak sebeplere ihtiyacı yoktur. O yüzden rakamları ve kelimeleri önemser. Aşk’ta kelimedir, kimine göre matematik, işte bu yüzden her hissin başında gelir. Ne güzel de gelir. Geldiği gibi kolay değildir gidişi… gitmesini istemeyiz zaten baş ucumuzdan… uykusunu Yaratan’ın verdiği, uyanırken Ruh’unu ne ilimle tekrar-tekrar bahşettiğini bildiğindendir Aşk’ı… ve Aşk, erişilmez olana aitti, o yüzden Aşk’tır zaten adı, erişilemeyeceğinden. Kimsenin O’na benzemediği, her şeye ilim ve kudret verdiği, her türlü eksiklikten uzak olana Aşık olunmalıydı… bunu anlatmanın kolay yolları vardır ama zor olan, aynı yöntem ile tekrar tekrar anlatmaktır Ruh’un bahşi gibi. Binlerce sene anlatsa da O’nun hakkında hiçbir şey anlatmamış sayılır. İşte bu yüzden kelimelerin ölümsüzlüğüne inanışı. Öyle derin bir inanışa yolculuğunun eserleri tüm yazdıkları. Bu yüzden karmaşa dolu, kainatın kusursuzluğunun üstünde bir kusursuzluğa sahipten öte kimdir mükemmeli? Tenzih etmek bile küstahlıktır böylesi Zaat’a… öyle merhametli bir Zaat ki, kullanılan ne kadar kelime varsa, kötü olanlarından yine o Zaat’a sığınıp af diliyor. İyi olanları için merhamet dileniyor… evet evet, bildiğiniz dilenmek… dilenilmesi gereken tek Zaat’a. Şükürlerin tek sahibi ve kalplerin kudret elinde olan Zaat’a… o yüzden,DELİRMEK DEĞİL BU YAPTIĞIM… DİRİLMEK.
Yeniden dirilmek bu yaptığı, ruhunu öylesine diri hissettiği anların tümü. Karşısında hiçbir hükmü olmadığından sözü karışık ve kargaşa içerir. Neyin gerçek, neyin yanlış olduğunu öğrendiği kainatın bir parça Dünyasına tamahsızlık tatminkârlığına ilelebet yürüşüyle.

****

Bendeniz Oğuzhan Deniz

Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Aşk bitmeyeceğinden, Aşk’a gönüllü yürüyen ölümlüyüm.
Karamsarlığımın narin dizeleri… dizlerinde yara bere…
Onca sahteden uzaktayım.
Kendi kasabamdayım.
Günahlarımdan geçebilir miyim sıratı?
Suratımı görebilseydim keşke o an… yüzüm dargın aynalarıma.
Sonsuza kadar görebilecekmişim gibi dünyayı, öncesizliğime aldırmadan.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Yazabileceğim en manidar şey oydu çünkü.
Ne gariptir, ben gibi binlerce Aşık silindiler yeryüzünden, sadece söyledikleri kaldı, ona rağmen Aşk’a dair söylenecekler bitmedi.
Bitmeyecekmiş gibi gördüğüm dünyadan, öncesizliğime aldırmadan Aşığım.
Bu tuhaflıktan irkilip, gözlerimi görünmezin merkezine iliştirebiliyorum.
Ve görüyorum karanlıkları, masumluğumu kaybettiğimden beri sırtımda günahlarım.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze Aşk’la başladım, mutsuzlukla bitirdim.
Oysa…
En sevdiğim iki bitki, çay ve tütün… Tuhaftır, ikisi de kanser eder, ciğerimse aldırmaz buna.
Ne tuhaftır, hiç bitmeyecekmiş gibi söyleyeceklerim.
Ne tuhaftır, içim dökülmek ister yerlere, dağılmak ister sağa sola.
Mutluluktan nefret eden ama mutluluk arayan adam gibi.
Ne gereği varsa her şeyin, o yüzden buradayım ve adım Oğuzhan Deniz.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım.
Saat 03:10 açım.
Sırtımda nefsim, ağırlığını hissedebiliyorum, doğrulardan vazgeçip dinleniyorum yanlışlarda.
Masumluğumu kaybettiğimden beri imkansızım…
Çocukluğumu geride bıraktığımdan beri aptalım.
Ne tuhaftır, çocukken bu halime özenirdim oysa.
Garip bir müziğin ahengine kaptırmış kendimi, karamsarlık ekiyorum sayfalara.
Ne gereği varsa mutluluğun, işte o yüzden mutsuzum.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözün sahibiyim ve kelimelere sığındım… kurşun bir kalemin tükenmesi gibi tükeniyorum.
Hiç anlaşılmayacak filmler gibi, anlamaya çalışıyorum hayatı.
Oysa ömrümün en kış günündeyim.
Hava soğuk, nefesim havaya kafa tutarcasına gökyüzüne uzanıp kayboluyor.
Şairliğimden utanıp, onca kelimeyi boca ettim sayfalara.
Ne tuhaftır, bazılarını bende anlamıyorum.
Ona rağmen yazıyorum ve buna rağmen anlayamıyorum.
Ne gereği varsa kalemin, kağıdın, o yüzden buradayım ve bendeniz Oğuzhan Deniz.

Hitabet-i Bediî