Kategori

Divan-ı Derûn

Divan-ı Derûn mutlak bir bilgisizlikten ibarettir.

D

Canân’a Hasret

Seversin hem de derinden, öyledir Aşk.
Özlersin hem de alevleyen ateşler Aşk.

Son kez tövbe edersin, yüreğin çırpınan.
Son kez ‘Bu son’ dersin, gönlün yırtınan.
Çaresiz bakarsın etrafa, yardım eli yok.
Yakandır...

Nebze

Kalbe Bin Nebze Damlar Kan Beyne Çıkan.
Aslım saadet gelmedi hiç bekledim her an.
Duman ve kubar çaredir sonra ağlayan.
Ciğer boğulan müsaade isteyen zorlayan.

Uyan çocuk çık kalbimden, kır kabuğunu.
Artık yetti Bed’in...

Ekseri

Ekseri dertli bir başın varsa dinletmek zordur kendini.
Yoktan var edebilensen bil ki çok sevebilirler seni…
Eğer dert kuyusundaysan, yoktur çıkartan Yusuf gibi.
Şiir istersin herkes karalar, karalamaktır kalemin talihi.

...

Arzûhalci

Aşk yalanmış çirkin yüzüme çok yabancı.
Ahladım, vahladım ateş baca da nazarcı.
Alev aldı dudaklar, duymak zormuş – acı.
Mihman-i dünya da herkes, eyleme sancı.

Hangi bahardı? Elin-elime gözlerin-gözüme.
Hadi gel, son bir...

Kırık Kalp

Arzûhâlci bu sefer ben yazacağım!
Bu iş seni aşar..

Saflık göçtü gitti, hırçınlaştı çirkince.
Hırlıyorum insanlara pis ve çirkefçe.
Arzûhâlci, al beni fenalık düşününce.

#Bedbinderune

Nihâ’yi

Milyarında olsa yok hastalığa çözüm.
Ahlarım da olsa yok vah’a kör gözüm.
Kusurum da olsa, vardır sonra özrüm.
Nihâ’yi nefesim, son bulacaktır sözüm.

Arzûhâlci, hâlim döker yaman yazar.
Yaman ahû da olsan...

Dost

Yokluğun da çâre ararsan Allah dostum, sadâkâtim.
Varlığın da çok eğlenirsem biliyorum meşekkâtim.
Darlığım da dost elimden uzak, gözler nezaketim.
Uyukladığım da gözlerim kırmızı kan çalan renktim.

Gül de kırmızı ama dikeni var...

Gürültü

Dert bir Divân-ı Derûn gürültüsünden öte değildir.
Dert bir Bedbinderune yarattı, adı bedbaht oldu.
Kozumu karanlıklara verdim, tümden devrildim.
Koyu bir kuyu derinliklerine ilişirse gözün o benim.

#Bedbinderune

Karanlık

Bir gün gelecek, tüm insanlar gömülecek karanlığa.
Karanlık renkli toprağa ve ağıtlarla isimlenecektir.
Mezar ya da kabir, öncesi isimlenecek; Ölüm.
Bu gündüzün karanlığı mezar gibi Zindan.

Titretmeyecek soğuklar artık, soğudu...

Masal

Masal gibi olsan da, dilime bağlıdır kötü bitmen.
Yasal da olsan, suça büründürür karanlık isen.
Kötü olan karanlık değildir, Karanlığa sebep veren.
Her veren iyi olsaydı, Orospu olmazdı o cêflen.

#Bedbinderune

Elçi Melekler

Ecel soğuk-soğuk terletir, senin için diş-pençe.
Benim bu muharebe alanı, düşmedikçe gül.
Tatlı yüzden eksik etme gülüşü, yüzümde buse.
İste-ki elçi melekler sevgimden zerre düşürse ölsün.

#Bedbinderune

Zekâ

Zekasını kullanan her birey zenginliği tatmaktadır.
Eza’sına yenik düşülen yare kapılmış zekalar vardır.
Zekasına güvenip ahireti unutmuş, toprağı görmüştür.
Zekasını unutup, hayata yenik insanlar var, bir bilinse.

...

Tenasif

Divan-ı Derûn mutlak bir bilgisizlikten ibarettir.
Kusursuzluğun olmadığını mutlak belirten tenasiftir.
Günümün kandili yansın isterim, karanlıktan çıkmak için.
Bugün çıkışım olmayacak, buna kalem kadar eminim.

#Bedbinderune

Susamış

Gönlü aşk’a susamış, kalemi şiir’e, gözleri güzel’e.
Kini kan’a susamış, nefreti can’a, hırsı parlayan kılıçta.

Kan’ı mürekkep eyledi, gönlü su yerine yatıştırdı hırsla.
Kalbi her gidişte hızlandı...

Sana

Gerekli ki eza, elzem ki aşk, cefa ki sevda sana.
Bakınca uzaklara, dalınca gözlerin uzak gerek sana.

İnsanların vardır kaç yüzü! Hangisini tanıyorsun özlü?
Hangisi biridir özüyle? Hangisi doğrudur sözüyle?

#Bedbinderune

Bende

Ya bende suç olsan, işlerdim gözlerin için biz çok kez.
Ya bende dert olsan, yüklenirdim sözlerin için hepsini.
Ya bende köle olsan, ben bütün kölelerimle affederdim.
Ya bende ceza olsan, ben hakkım olmasa bile katlanırdım.

Ya...

Ölüp Dirildim

Utancımdan değildir gözlerimin yere bakışı…
Gözlerini görmemek için başım öne eğik.
Üzüntü sardı dört bir yanımı, ölüp-dirildim.

#Bedbinderune

Miskin

Ben ölümü istedim, Allah bana yaşamı emretti.
Yaşamı bildim, kendimi bildim ve öğrendim.
Tane tane toplarım çocukluk misketlerimi.
Miskin miskin takılırım, aşkamı ve berbat gecesi.

Aksarım genelde, eşim olsa bana benzemez...

Yardım Et

Yardım et Allah, nefes zorlanır ki zorlanır.
Yardım et Mevla, ciğer yorulur ki yoğrulur.
Yardım et Kibriya, derman bitmekte ve bitik.
Yardım et Gaffar-û Mehfar, içim daralır.

#Bedbinderune

Hediye

Ben Bân-ı Bed’i hediye ettim milyonlarca kula.
Kullar bilmemekte hayat-değer, meğer rüyadalar.
Hıçkırıp ağlarken fark edilir, zaman nasıl geçmiş boşa.
Hoşta değildir hiçbir gün, o gün ölüm günüdür.

O gün ölüm günüdür ya yâr...

Niyet

Kötülüğe niyet edip, diyeti bahane etmektense.
Parayı mezhep edilen her beyin de yakılıp-yıkılsın.
Kapansın her pranganın kilitleri, adı olsa da Aşk.
Varsa bile kabahat, etmemeli melanet, sen sabret.

#Bedbinderune

Gitmeden

Gitmeden, Divan-ı Derûn Bitmeden.
Gülmeyen yüzüm ve düşen gözyaşım.
Bıçak sırtı olsa günüm, çıkmayan sesim.
Bân-ı Bed’in kemikleri sızlar, Divan-ı Derûn’dan.

#Bedbinderune

Oğuzhan Deniz

Oğuzhan Deniz Kimdir?

1989 Mayıs 19'da, İstanbul/Üsküdar da doğdum ve yaşıyorum. Aslen Samsun/Çarşamba'dan geliyorum. 12 Yaşından bu yana saçmalıyorum. Saçmalıklarımdan bazıları aşağıdaki gibi.

Eski Ahit:
Lehçe-i Tefrik-2002
En Karanlık Dönem-2002
Divân-ı Derûn-2002
Bân-ı Bed-2002
Kâtib-ûl Cefâ-2002
Ziyân-ı Bed-2002
Bed’in Sandığı-2002
Yağmur Ağacı-2003-2004
Aşk Gölgesi-2004-2005
Terk Edilme Mevsimi
Kalp Belası
Aşık İhtimali
Yağmur Kuşağı
Aşk Tüccarı
Canlı Anestezi

#OD:
Yangın-2015
Ölüm Çıkmazı-2015
Yaratıcıya Mektuplar 2015-2016

Hz Allah:
Allah’u Teala Hazretlerinin her bir ismine yazılmış 99 tenzih niteliğinde şiir. 2007-2016

Şiirsel Yatalak
2005-2016

Yeni Ahit:
Alev-2015
Camdan Kafes-2015
Hengâm-2015-2016
Kahve Etkisi-2016
Od-û Gazel-2016
Mütebâki-2016
Şûrîde-2016

Kitapları:
İkimiz 10 Mayıs’tan Sonra
Benim Hayatım
Dünya Yalnızı
Ölememek-1(Louylvel)
Ölememek-2(Yeşil Ay)
Sorgu
Yağmur ve Bulut
Kiracı
KurtAdam ve Kıvırcık Saçlı Kız
Tespit
Aslında Aşığım Kitap Versiyonu
Alev
7

Gelecek Ahit
[ - ]

Bunun dışında sandığınızın aksine;
Kelimelerin gücüne inananlardan… çünkü kainatın efendisi Hz Allah kelimelerle iletişim kuruyor. Bunun için kelimelerin bir değeri olmalı. Kelimeleri sese dönüştürebilen zihnimin ses tellerine olan hakimiyetindendi her şeyin aşikâr ortada oluşu. Ve böylesine güzel bir kainatın ihtimallerle gözlerini oyalayacak sebeplere ihtiyacı yoktur. O yüzden rakamları ve kelimeleri önemser. Aşk’ta kelimedir, kimine göre matematik, işte bu yüzden her hissin başında gelir. Ne güzel de gelir. Geldiği gibi kolay değildir gidişi… gitmesini istemeyiz zaten baş ucumuzdan… uykusunu Yaratan’ın verdiği, uyanırken Ruh’unu ne ilimle tekrar-tekrar bahşettiğini bildiğindendir Aşk’ı… ve Aşk, erişilmez olana aitti, o yüzden Aşk’tır zaten adı, erişilemeyeceğinden. Kimsenin O’na benzemediği, her şeye ilim ve kudret verdiği, her türlü eksiklikten uzak olana Aşık olunmalıydı… bunu anlatmanın kolay yolları vardır ama zor olan, aynı yöntem ile tekrar tekrar anlatmaktır Ruh’un bahşi gibi. Binlerce sene anlatsa da O’nun hakkında hiçbir şey anlatmamış sayılır. İşte bu yüzden kelimelerin ölümsüzlüğüne inanışı. Öyle derin bir inanışa yolculuğunun eserleri tüm yazdıkları. Bu yüzden karmaşa dolu, kainatın kusursuzluğunun üstünde bir kusursuzluğa sahipten öte kimdir mükemmeli? Tenzih etmek bile küstahlıktır böylesi Zaat’a… öyle merhametli bir Zaat ki, kullanılan ne kadar kelime varsa, kötü olanlarından yine o Zaat’a sığınıp af diliyor. İyi olanları için merhamet dileniyor… evet evet, bildiğiniz dilenmek… dilenilmesi gereken tek Zaat’a. Şükürlerin tek sahibi ve kalplerin kudret elinde olan Zaat’a… o yüzden,DELİRMEK DEĞİL BU YAPTIĞIM… DİRİLMEK.
Yeniden dirilmek bu yaptığı, ruhunu öylesine diri hissettiği anların tümü. Karşısında hiçbir hükmü olmadığından sözü karışık ve kargaşa içerir. Neyin gerçek, neyin yanlış olduğunu öğrendiği kainatın bir parça Dünyasına tamahsızlık tatminkârlığına ilelebet yürüşüyle.

****

Bendeniz Oğuzhan Deniz

Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Aşk bitmeyeceğinden, Aşk’a gönüllü yürüyen ölümlüyüm.
Karamsarlığımın narin dizeleri… dizlerinde yara bere…
Onca sahteden uzaktayım.
Kendi kasabamdayım.
Günahlarımdan geçebilir miyim sıratı?
Suratımı görebilseydim keşke o an… yüzüm dargın aynalarıma.
Sonsuza kadar görebilecekmişim gibi dünyayı, öncesizliğime aldırmadan.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Yazabileceğim en manidar şey oydu çünkü.
Ne gariptir, ben gibi binlerce Aşık silindiler yeryüzünden, sadece söyledikleri kaldı, ona rağmen Aşk’a dair söylenecekler bitmedi.
Bitmeyecekmiş gibi gördüğüm dünyadan, öncesizliğime aldırmadan Aşığım.
Bu tuhaflıktan irkilip, gözlerimi görünmezin merkezine iliştirebiliyorum.
Ve görüyorum karanlıkları, masumluğumu kaybettiğimden beri sırtımda günahlarım.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze Aşk’la başladım, mutsuzlukla bitirdim.
Oysa…
En sevdiğim iki bitki, çay ve tütün… Tuhaftır, ikisi de kanser eder, ciğerimse aldırmaz buna.
Ne tuhaftır, hiç bitmeyecekmiş gibi söyleyeceklerim.
Ne tuhaftır, içim dökülmek ister yerlere, dağılmak ister sağa sola.
Mutluluktan nefret eden ama mutluluk arayan adam gibi.
Ne gereği varsa her şeyin, o yüzden buradayım ve adım Oğuzhan Deniz.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım.
Saat 03:10 açım.
Sırtımda nefsim, ağırlığını hissedebiliyorum, doğrulardan vazgeçip dinleniyorum yanlışlarda.
Masumluğumu kaybettiğimden beri imkansızım…
Çocukluğumu geride bıraktığımdan beri aptalım.
Ne tuhaftır, çocukken bu halime özenirdim oysa.
Garip bir müziğin ahengine kaptırmış kendimi, karamsarlık ekiyorum sayfalara.
Ne gereği varsa mutluluğun, işte o yüzden mutsuzum.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözün sahibiyim ve kelimelere sığındım… kurşun bir kalemin tükenmesi gibi tükeniyorum.
Hiç anlaşılmayacak filmler gibi, anlamaya çalışıyorum hayatı.
Oysa ömrümün en kış günündeyim.
Hava soğuk, nefesim havaya kafa tutarcasına gökyüzüne uzanıp kayboluyor.
Şairliğimden utanıp, onca kelimeyi boca ettim sayfalara.
Ne tuhaftır, bazılarını bende anlamıyorum.
Ona rağmen yazıyorum ve buna rağmen anlayamıyorum.
Ne gereği varsa kalemin, kağıdın, o yüzden buradayım ve bendeniz Oğuzhan Deniz.

Hitabet-i Bediî