Gitmeden

Gitmeden, Divan-ı Derûn Bitmeden. Gülmeyen yüzüm ve düşen gözyaşım. Bıçak sırtı olsa günüm, çıkmayan sesim. Bân-ı Bed’in kemikleri sızlar, Divan-ı Derûn’dan. Bedbinderune – Divan-ı Derûn

Niyet

Kötülüğe niyet edip, diyeti bahane etmektense. Parayı mezhep edilen her beyinde yakılıp-yıkılsın. Kapansın her pranganın kilitleri, adı olsa da Aşk. Varsa bile kabahat, etmemeli melanet, sen sabret. Bedbinderune – Divan-ı Derûn

Hediye

Ben Bân-ı Bed’i hediye ettim milyonlarca kula. Kullar bilmemekte hayat-değer, meğer rüyadalar. Hıçkırıp ağlarken fark edilir, zaman nasıl geçmiş boşa. Hoşta değildir hiçbir gün, o gün ölüm günüdür. O gün ölüm günüdür ya yâr ayrıldığım da kollarından. Her aşık ben gibi çeker mi ceza? Yanlış mıydı zaman? Sözüm bilirim ki yazarım, sayfalarca da yazacağım. Beni…

Devamını Oku Hediye

Yardım Et

Yardım et Allah, nefes zorlanır ki zorlanır. Yardım et Mevla, ciğer yorulur ki yoğrulur. Yardım et Kibriya, derman bitmekte ve bitik. Yardım et Gaffar-û Mehfar, içim daralır. Bedbinderune – Divan-ı Derûn

Miskin

Ben ölümü istedim, Allah bana yaşamı emretti. Yaşamı bildim, kendimi bildim ve öğrendim. Tane tane toplarım çocukluk misketlerimi. Miskin miskin takılırım, aşkamı ve berbat gecesi. Aksarım genelde, eşim olsa bana benzemez. Sakal yüzüm de pek itici, çekici gelse, kaldıramaz. Hızım kesmez aşk, gayb-ı sefer olur nefes. Yol ayak ağrıtmaz, tenim üşür sen gayrı bilmez nefis.…

Devamını Oku Miskin

Ölüp Dirildim

Utancımdan değildir gözlerimin yere bakışı… Gözlerini görmemek için başım öne eğik. Üzüntü sardı dört bir yanımı, ölüp-dirildim. Bedbinderune – Divan-ı Derûn

Bende

Ya bende suç olsan, işlerdim gözlerin için biz çok kez. Ya bende dert olsan, yüklenirdim sözlerin için hepsini. Ya bende köle olsan, ben bütün kölelerimle affederdim. Ya bende ceza olsan, ben hakkım olmasa bile katlanırdım. Ya bende ezâ olsan, ben diş kırmam çekerim. Ya bende lêza olsan, ben ağ atmam batarım. Ya bende günah olsan,…

Devamını Oku Bende

Sana

Gerekli ki eza, elzem ki aşk, cefa ki sevda sana. Bakınca uzaklara, dalınca gözlerin uzak gerek sana. İnsanların vardır kaç yüzü! Hangisini tanıyorsun özlü? Hangisi biridir özüyle? Hangisi doğrudur sözüyle? Bedbinderune – Divan-ı Derûn

Susamış

Gönlü aşk’a susamış, kalemi şiir’e, gözleri güzel’e. Kini kan’a susamış, nefreti can’a, hırsı parlayan kılıçta. Kan’ı mürekkep eyledi, gönlü su yerine yatıştırdı hırsla. Kalbi her gidişte hızlandı ölüm adına savrulan kalemde. Kalbi her gidişte özledi, geride kalan o yâr hasretinde. Oysa, her şey Allah’ındır. Bedbinderune – Divan-ı Derûn

Tenasif

Divan-ı Derûn mutlak bir bilgisizlikten ibarettir. Kusursuzluğun olmadığını mutlak belirten tenasiftir. Günümün kandili yansın isterim, karanlıktan çıkmak için. Bugün çıkışım olmayacak, buna kalem kadar eminim. Bedbinderune – Divan-ı Derûn

Zekâ

Zekasını kullanan her birey zenginliği tatmaktadır. Eza’sına yenik düşülen yare kapılmış zekalar vardır. Zekasına güvenip ahireti unutmuş, toprağı görmüştür. Zekasını unutup, hayata yenik insanlar var, bir bilinse. Bedbinderune – Divan-ı Derûn

Elçi Melekler

Ecel soğuk-soğuk terletir, senin için diş-pençe. Benim bu muharebe alanı, düşmedikçe gül. Tatlı yüzden eksik etme gülüşü, yüzümde buse. İste-ki elçi melekler sevgimden zerre düşürse ölsün. Bedbinderune – Divan-ı Derûn

Masal

Masal gibi olsan da, dilime bağlıdır kötü bitmen. Yasal da olsan, suça büründürür karanlık isen. Kötü olan karanlık değilir, Karanlığa sebep veren. Her veren iyi olsaydı, Orospu olmazdı o cêflen. Bedbinderune – Divan-ı Derûn

Karanlık

Birgün gelecek, tüm insanlar gömülecek karanlığa. Karanlık renkli toprağa ve ağıtlarla isimlenecektir. Mezar ya da kabir, öncesi isimlenecek; Ölüm. Bu gündüzün karanlığı mezar gibi Zindan. Titretmeyecek soğuklar artık, soğudu insan. Döndürülmeyecek ilelebet; temiz kalır ruhu. Söndürülmeyecek işlediğimiz günahların ateşi. Sevinmeyeceksin… Bedbinderune – Divan-ı Derûn

Gürültü

Dert bir Divân-ı Derûn gürültüsünden öte değildir. Dert bir Bedbinderune yarattı, adı bedbaht oldu. Kozumu karanlıklara verdim, tümden devrildim. Koyu bir kuyu derinliklerine ilişirse gözün o benim. Bedbinderune – Divan-ı Derûn

Dost

Yokluğun da çâre ararsan Allah dostum, sadâkâtim. Varlığın da çok eğlenirsem biliyorum meşekkâtim. Darlığım da dost elimden uzak, gözler nezaketim. Uyukladığım da gözlerim kırmızı kan çalan renktim. Gül de kırmızı ama dikeni var batarsa yakar canı. Sürme siyah bahtım gibi, Azrail emri-vaki alır canı. Öldürme beni be meddah, insanın basit değil canı. Sen katil ben…

Devamını Oku Dost

Nihâ’yi

Milyarında olsa yok hastalığa çözüm. Ahlarım da olsa yok vah’a kör gözüm. Kusurum da olsa, vardır sonra özrüm. Nihâ’yi nefesim, son bulacaktır sözüm. Arzûhâlci, hâlim döker yaman yazar. Yaman ahû da olsan görürsün mezar. Civan-Mert’te olsa çoktan öldü Sezar. Bedbinderune – Divan-ı Derûn

Kırık Kalp

Arzûhâlci bu sefer ben yazacağım! Bu iş seni aşar.. Saflık göçtü gitti, hırçınlaştı çirkince. Hırlıyorum insanlara pis ve çirkefçe. Arzûhâlci, al beni fenalık düşününce. Bedbinderune – Divan-ı Derûn

Arzûhalci

Aşk yalanmış çirkin yüzüme çok yabancı. Ahladım, vahladım ateş baca da nazarcı. Alev aldı dudaklar, duymak zormuş – acı. Mihman-i dünya da herkes, eyleme sancı. Hangi bahardı? Elin-elime gözlerin-gözüme. Hadi gel, son bir defa düşün beni, öldürme. Hangi hançer bu, acısı ağır – bağır gönlüme. Arzûhâlci değdir kalemini son kez sözlerime. Bedbinderune – Divan-ı Derûn

Ekseri

Ekseri dertli bir başın varsa dinletmek zordur kendini. Yoktan var edebilensen bil ki çok sevebilirler seni… Eğer dert kuyusundaysan, yoktur çıkartan Yusuf gibi. Şiir istersin herkes karalar, karalamaktır kalemin talihi. Oturduğun sandalye de dünya da kalır, sevdiğin yârda. Sevdiğin yârda ölür sende, yeter ki tat ara yaşadıklarında. Bir kapı kapanırsa diğeri açılır, açık kalsın kapanmaktansa.…

Devamını Oku Ekseri

Nebze

Kalbe Bin Nebze Damlar Kan Beyne Çıkan. Aslım saadet gelmedi hiç bekledim her an. Duman ve kubar çaredir sonra ağlayan. Ciğer boğulan müsaade isteyen zorlayan. Uyan çocuk çık kalbimden, kır kabuğunu. Artık yetti Bed’in illeti Ozan’ın kalmadı dostu. Herkes yelkenir iterken beklersin cevap soru? Ölmeden gömmek mezar bedenindir soğuğu. Bilmiyordum insan üzülür küçükken cahildim. Bilmiyordum…

Devamını Oku Nebze

Canân’a Hasret

Seversin hem de derinden, öyledir Aşk. Özlersin hem de alevleyen ateşler Aşk. Son kez tövbe edersin, yüreğin çırpınan. Son kez ‘Bu son’ dersin, gönlün yırtınan. Çaresiz bakarsın etrafa, yardım eli yok. Yakandır canı, canana hasretsin öyle çok. Bedbinderune – Divan-ı Derûn