Bizzat Kendim

Adına değil, sanına da, endamına da değil, bu derin aldanış, güzelliğine değil… Aptallığı aşikar kıldı kalbim, gözlerime, ağlayışlarıyla, saklanışlarıyla, sadıklığıyla. Bittiğini mi sanıyorsun? Bitmeyecek… Ben bitirmediğim sürece bitmeyecek… Ben istemediğim sürece yağmur durmaz, ben ‘yağmuradam’ım ve yağız aşık. Acıyarak mı bakıyorsun bana? Hiçte acınacak halde değilim, bu halim, en derini ortaya çıkarır hâim, tek mavim…

Devamını Oku Bizzat Kendim

Elbette Yağacaksın

Sildiklerimi saymazsak eğer, Senin için, 10 milyon cümlem var. olmak zorunda değildi, yokluğuna bu kadar yazıyorsam… Varlığına milyarlarca satır tüketebilirdim. Hakkında söylenenleri biliyordum, bilmezden gelip, duymamışçasına gittim, Kim kötü söz ederse, bedenini devirdim. Bana küskün ol, yağmur yine yağacak, bütün dağlarda küssün, dağlara da yağacak. Beni unut, unutkanlığa da yağacak… Beni savur, savurganlığın bereketi yağmur.…

Devamını Oku Elbette Yağacaksın

Sadece Senin İçin

Kaldığı yerden devam edecek ölüm, ailemi, seni, beni alacak, belki beni ilk. İlk sen gibi, ebediyete ereceğim ya, aşkın güzelliğin gibi, sonsuz cennet. Doğar doğmaz aldığın ilk şey nefes, ölür ölmez vereceğin ilk şey de nefes, ama arada kalan yığınla nefes, hiçbir anlamı yok, solumanında nefesi. Piyano’nun en ince sesleri gibi duru tonun, güzelliğin karşısında…

Devamını Oku Sadece Senin İçin

Söyleyememek

Bekliyorum sırtımda tonlarca yükle, aşk ağırlığım, taşıyorum. İçinde sen varsın, sırf bu yüzden dayanıyorum ve, aşk benim gezegenimdir… İçinde sen varsın. Dışında senden bozma makyajlar, güzelliğini sakla o boyalarla, rakibe gücüm yetmez artık, ”sen” savaşlarımda bir tek seni yenemem. Yağmur Adam’ın aşkı yanında, Hulk’un öfkesi; basit bir bakteri, yere düşen maskem değil, aşk. Tartın da…

Devamını Oku Söyleyememek

Buzullar Avuçlarımda

Hatrın başını kesmişler, kahvesi bir yanda, kendi bir tarafa savrulurken telvesi bir yanda, Aşkı bana sorma, cevabı elbette kötümser. Hayalimde-ki kadar olabilseydin keşke. Biliyorum, hayalim kadar temiz değilsin. Biliyorum, oğuz, kapkara bir deniz. Bir umut, yarın tutuşup-yanacak aşığın. Sende biliyorsun, hayalimde-ki yerini. Tokat gibisin, sol yanağımı kızartan, ben, diğer yanağımı çevirdim, sevdan ile kızardı yüzüm,…

Devamını Oku Buzullar Avuçlarımda

Sevecenin

Kolaymış, artık senin gibi düşünmeye başladım. Ve üşümeye başladı göğüs kafesimin içi, içimin yangınını körüklese de rüyalar, yavaşça soğuyor ve uzaklaşıyorum senden. Hadi hayırlısı, en arsızı aşk, özgürlük hırsızı. Madem ziyansızı sana göre, onu da bırak. Sen murad’ına erdiğinde Murad’ın eriyecek. Ben gibi derviş, devrilmeyecek aşkta, evrimleşecek. Gözlerin gibi yeşerecek umutların yenileri, martılar gagasıyla taşıyacak…

Devamını Oku Sevecenin

Güneşe Güvenme

Var olmadığını düşünüyordum. Demin, demli bir bardak çayla, hiç tanımasaydım diyorum. Aşık olur mudyum yine de? Senin gibi mi davranırdı, yerine bu şekilde seveceğim insan? Artık yüzünü görmek istemiyorum. Görmüyorum da zaten, mahsen. Güneşe güvenmiyordum, yıllardır. Bir bulutluk işi var, yağmurunda öyle. Bir bulutluk işin var amma çok zor. Bir mutluluk işçisi, gökyüzünde martı. Martıları…

Devamını Oku Güneşe Güvenme

Zor Değil

Her şey de biraz Y var. haYat, Yaşam, Yağmur. Yâr. Yaradan. Yanaklar. Yazı. Yaş günleri. Yaz mevsimi. Yas, ağıt. Yangın. Yara. Yürek. Yıllar. Yağmur. Oğuzhan Deniz * Zor değil aslında insanlar.

Yenilenmek Yenilmek

BEN sabit bir aşığım. Şahit Allah, kuruntu kovuğun, aşk kabuklarınla dolacak elbet, boşlukta kalacaksın, ben orada olacağım. Gamlı baykuş gibi ediyorum bu sözleri, kızıyorsundur bana, kızmışlığında vardır, aslında, BEN sabit bir aşığım. Düşünebildiğin kadar değil, düşünemediğin kadar. Bir o kadarda üzgünüm üstelik, bir o kadarda boşluktayım affet. Ben seninle kurdum dünyamı, bir an da nasıl…

Devamını Oku Yenilenmek Yenilmek

Hatırlamak

Sana veremediğim bir sürü hediyen var, onları sana ulaştırmak, eminim aptallıktır. Senden nefret etmek için onca sebebim varken, neden, ben, senden nefret etmiyorum? Öyle mi, yani hayat sayfam bu şekilde mi yazıldı? Değiştirmenin bir yolu yok mu? Mantığı ne? Beni üzdüğün için üzgün bütün martılar, Mayıs ayları neden ızdırap verici ya da Nisan’lar? En sevdiğin…

Devamını Oku Hatırlamak

Hasret

Ben, geçici güzelliğine aşık değilim. Anlamın yok, henüz bulamadım varlığını. Anlatabileni de yok derdimin, çaresi de. Seni konuşan yok, yüzünden bahis açmıyorlar. San-ki etrafımda herkes kör, sağır. Ufak aralardan geçerken çocuktuk, Üşüdüğünde sımsıkı sarıldığın minik ben, gövdesi kocaman ama sensiz. Ellerinden kayıp gideceğini bildiğin halde, avuçlarını gökyüzüne açıp, hissedersin yağmuru. Bu yüzden hasrettir yağmur, asla…

Devamını Oku Hasret

Görmek

Sürekli düşündüğüm, ölüm ve sen. Hanginizi görmek istiyorum gerçekten? Karanlığa merhaba deyip aydınlığın ayrıldığı vakte, tan değil kan. Kirli bir yatakta uyanacaksın, ne sağın ne solunda, kimse yok. Yansımanda iki nefti göz, kan kırmızı. Yüzünü saklayacak sakalında olmayacak. Sihir sona erdiğin de ermişliğime koş, yollar hiç uzak değil, keyf-i âlâ hüznüm, üzüntünün zerresi, kanıma zehir.…

Devamını Oku Görmek

Azıcık

Çok zamanım yok, toplamda 60 sene. Bunun her gününü sensiz var sayaraksak, 100 yıl fazladan yaşayacağım demektir. 160 yıllık ÇamOğuz’u, Aşık Oğuz. Yine de azıcık kaldı zamanım, günler ne kadar uzun olursa olsun, sen ne kadar uzak olursan, o kadar kısa hayatım. Nefesim o kadar az. Norveç’te doğsaydım keşke. Seni hiç tanımamış olurdum. Hiç görmemiş…

Devamını Oku Azıcık

Keşke Ölseydim

Keşke ölseydin diyorum, keşke. Ama çare bu değil, bu daha acı olurdu. Buna hiç dayanamazdım, sonuçta yine yalnız kalırdım. Keşke ölseydim. Bu senin için bir anlam ifade etmiyor, nefes alıp vermem hiçbir şey değil, senin için, senin içinde kim bilir kimler var, bel-ki tozlu raflarından bile attın beni. Ben sana ne hayaller yaratmıştım, güzelliğin neleri…

Devamını Oku Keşke Ölseydim

Sabah

Kimi zaman güneşten sıcak kalbim, kimi zaman buzla kaplı kuzey kutbu. Son nefesimi verdiğimde aklımda olmayacaksın, bunu biliyorum. Önemseyenin olmayacak, sevdiklerin, bir-bir terk edecekler seni, annen, baban, bel-ki eşin, bel-ki kardeşin. Ben etmem, bu bakımdan kimsesizsin. Bende gittiğimde kimsen kalmayacak, ben gitmem, gidemem, yapabilirsen, tut nefesini yıllarca, hadi durma. Doğru, her aptal aşık hallerim. Bazen…

Devamını Oku Sabah

Günah

Annem, ”birisinin üzüntüsüne sebep olursan, çok günah işlersin”, derdi. Ben çok kişinin üzülmesine hatta ağlamasına neden oldum. Ama benim de nedenlerim vardı. Basitçe. Başlı-başına yok olmuş bir aşk, yazıktı. Ben onu hayatta tutmak için çabalıyordum. Ve ağlıyorum, üzülüyorum, hem nasıl üzüntü. Senelerdir, onca zaman, her gün, üzgünüm. Gün gibisin, her sabah umut vaadeden, aynı zaman…

Devamını Oku Günah

Gafil

Hiç tanımamışım seni, en güvendiğimi, güvensizliği de tanımamışım, yoksa tanırdım seni, hiç tanımamışım-ki seni, tanıyor olsaydım, güven zırhımı atmazdım. Gitmek, bir bakıma kaçmak değil mi? Nefesine darılınca, kaçmadın mı yaşamdan? Aşk’a kızınca, harcamadık mı onca nefesi? Aşkına öfkelenince doğmadı mı satırlar? Sen doğduğun için yarattım bütün harikaları, ben doğmasam kim yazardı adına bu kadar? İyi…

Devamını Oku Gafil

Bilinmeyen

Ya hakkında hiçbir şey bilmiyor olsaydım. O zaman ne yapardım? Ne yapacaktım? Bende-ki bu ”aziz” aşkı kimde harcayaktım? Sen olmasaydın, ben olacak mıydım? Beni sen mi şair ettin, zaten şair miydim? Yüzlerce şiir yazdım adına ve şarkı sözleri. Seni tanımasaydım, şarkı yazabilecek miydim? Şiir oluşturabilecek miydim, kimisi cennet gibi… Bilinmeyeni kimse bilemez, sen gizlisin. Merak…

Devamını Oku Bilinmeyen

Bilimsel

Sensizliğin bilimsel bir açıklaması yok, açıklaması olmadığından, tedaviside. Tedavül zamanıda yok, dolayısı ile, herhangi bir zamanında yok. Sıradan bir müzikte duyabiliyorum adını. Yolda yürürken birden damlıyorsun, üzerime gökyüzümün tavanından. Bazen çok sinirli yağıyorsun, bazen keyifle. Sensizliğin dini bir açıklması yok, dolayısı ile üfürükçüsü de, çıkıçısıda. Birtek duan var ama o da benden çok, kurak araziler…

Devamını Oku Bilimsel

Neden?

Tamamıyla gittiğimde ne yapacaksın? Hani nefesindim ya ben senin, nefesini alırsam? Hani her şeyimdin ya benim, sonra gittin, ben gidersem, sende benim gibi kalırsın sonra. Bilindik bir maneviyat, ihtiva değil benim-ki. Anlatılması güç, anlaşılması zor. Seninle ilgili olduğu içindir bel-ki, ilginç. Peki benimle ilgili olsa, ne olurdu? Aklımdan ne kötülükler geçiyor, bilmiyorsun. Ama ondan fazlaca…

Devamını Oku Neden?

Ne Ne Kadar?

Bir bütünsün, aşk paylaşılabilir mi? Rızasızdın, boynumu kırıp, yürüdüm. Uzakları yakınlaştırdım kendime, sana hala uzaktı, senden tüm uzaklar. Senden bütün güzellikler, bir tutam acı da. Sancı da büsbütün senden, sargıda. Saray avuçlarının içi, zindanlarda avuçlarında. Saçlarında büsbütün ihtiras, inzivada, intiharda. Ey sevgili, kuzey kutbu gibisin, çok soğuk. Ve mıknatısın eksi kutbu gibisin, ben ne kadar…

Devamını Oku Ne Ne Kadar?

Ne Kadar Güç

Bilmiyorsun, senden uzak kalmayı. Sevmiyorum bu durumu, sen yoksun diye seviyorum sensizliği, sensizlikte seninle ilgili, bu yüzden hepsi. Doğru çalışmıyor kafamın içi, deli gibi, Doğru çalışmıyor kalbimin ritmi, Doğru değil bunlar, çok uzun bir rüya, Güneşin küllen batması mümkün değil. Ya da haklı olan sensin, batacak olan güneş. Derimin içinde farklı bir sen var, sen…

Devamını Oku Ne Kadar Güç

Serin

Göğsünden kopup gelmişti rüzgar, tenindeki serinliği hediye ediyordu. Esir olmamak bir yana, gönüllüydüm. Her yaşamda-ki gibi, ölümlüyüm. Bel-ki sana ait şeyleri büyütüyorum hala, derinlere inmek için beni mi bekliyorsun? Hala neyi bekliyorum? Biliyor musun? Hüznün duvarlarına ”Yağmur” taneleri düştü. Usulca soğudu, birer birer süzüldüler, onları izlerken kımıldayamadım yerimden, bir adım daha atacak olsam, senin yanınadır.…

Devamını Oku Serin

Olmadı

Adının her harfi için, tek tek şiirler yazdım. Olmadı, gözünde yer etmedi. Değer verdiklerin içinde yok mu sözcükler? Ben de budala gibiyim, hani anlamayan. Ayrılığının her gününü yazacaktım, o kadar uzun sürerdi-ki bu, gücüm yetmedi, bıraktım. Zor bir durum değil mi sence de? Senin umurunda değil hiç biri. Haftaları yazdım… Onlar da ayları oluşturdu. Sonra…

Devamını Oku Olmadı

Yaşlandım

Ruhum, paslı demirler kadar yaşlı. Saçlarımda beyazlar var, normal. Aksini kanıtlamak, her nefesimde sen. Üzgünüm. Kırgınım. Buna rağmen aşığım. Hangi boyutta aşkın? İlk meridyende tıkanır karşıma çıkacak pısırığın. Hangi boyutta aşığın? Tek bir sözle belini kırarım, inkâr et bunu, yalanla. Sende biliyorsun, benim gibi yanmaktan korkuyorsun. Korkun arkanda kaçıyorsun. Ya bende yanarsam diye, uzak duruyorsun.…

Devamını Oku Yaşlandım