Kategori

Yağmur Sürgünü

Yine anlamadın, seni anlatmanın basitçesi yok, herkes aşık olduğundan aşığının sözü değersiz, yağmur sürgünü. Nasıl bu kadar kör olabilirsin, hâlâ?

Y

Ölmüş Numarası

Yağmur Sürgünü’nden dönmekteyim,
bir defteri daha kapatmaktayım,
ne çok defterim var, senin başlığın çok.
Yazdıkça, ilham katlanarak gelir…

Seni anlatmak için mi yaratmış Hz.Allah beni?
Kaderime bu sözleri yazmış...

Tamlıktan, Çeyrekliğe

Tamlıktan, çeyrekliğe erdimlikteyim,
ermişlik elinin dokunması gerek yüreğe,
kızgın demire değmiş gibi gözkapaklarım,
alevden yorganlarla uyuyacak kadar körüm.

Alevi de tattın yorganımın altında, ne iş?
Bu histerikten kurtulmak...

Aşkı Terlemişsin

Azrail’in listesinden fazla mıdır aşk defterim?
Erin yazmaktan bıktı mı sanırsın, aptalım…
En aptal sensin dünya da, hâlâ anlamadın,
en aptal benim, anlayamayana anlatmaktayım.

Aşık adamın mantıkla işi yoktur...

Olta Kancası

Nasıl bu kadar kör olabilirsin, hâlâ?
Ben nasıl bir körüm, başkasını göremem,
hayal denen illet bıraksa yakamı,
unutturur elbet akıl gönüle olanları.

Olan-biten sensin etrafımda, ahalimde,
hayalimde senden kesitler var da...

Aşk Sıcağı Sever

Tüm güzellikleri elinin tersi ile tersle,
tersle-düzü birbirinden ayıramayacak kadar,
aksiyim aşkıma laf edene bir o kadar.
Sen kadar kelimem var, sen kadar sonsuzum.

Bilmiyorsun, tüm evren Allah’a secde eder,
tüm aşıklar...

İnandıklarım Bir

Bir’e inanıyorum, inandıklarım bir…
Allah birdir, ondan başka ilah yoktur.
Aşk tektir, ondan başka acı yoktur.
Şair’in tektir, benden başka yazanın yok.

Ve başka şairleri tek dizemle dizginledim.
Dizeleri...

Gaddar

Padişahı güldürmek ne zor meddaha,
gönlü hoş tutmakta o denli zor aşığa,
gönlüne soluksuz aşk istemektesin ya,
ben solukların da efendisiyim aşkta.

Yor aklımı, kaybet beni toprağa…
Pişman olmanı istemem...

Seraplaştı

Ne garipti aşk, ben ne gariban…
Nisan ayı gibi neşelisin yüzüme,
yüzümde senden kalma hüzün,
bunu yıkayacak su yok evrende.

İstesen de, istemesen de ve yine,
istesem de, istemesem de aşığım...

Yatağındı Göğsüm

Teninden alıntı gökyüzünün 7 rengi.
Uzaya kadar 7 kat oksijen de senden,
çekirdeğe kadar 7 katlı mezar da senden.
Sana 6 gün de aşık oldum ben.

İnsanın evrimine inananlar kadar saçma aşk,
aşk’ı ben var ettim, seni...

Kıyamette Benimsin

Güneş’le, Ay’la betimliyorum seni,
dünyadayken bir tek onlar efsanevi.

Sen onları da yerle bir edecek güzellikte,
ben güzelliğine güzellik yazacak kadarım.

Aşk’ın kadarım, bir o kadar hayal...

İmtiyaz

Yağmur Sürgünü sana hediyedir,
beni kendinden sürdüğün gündür,
kendimde değilim tek bir gündür.
İşte bu gün buna da inanmıyorum.

Sensiz geçen her gün, başka şeylere inanıyorum.
İnancım sağlamdır bilirsin, kolay vazgeçmem,
bu...

Alnına Yazılmıştır

Endişe etme aşkımdan, naaşımdan.
Gidene kadar sensin inadım, inancım.
Biterken de yağacak yağmurlar,
ben bunu bildiğimden aşığım böyle.

Kim biteceğine inanıyor-ki ilk başta?
Bittiğine nasıl karar verilir, planlı mıdır?
Aşk...

7 Milyar Hediye

Koşup evimin bahçesinden yalın ayakla,
bir ton papatya toplamakla aynı bedel.
Seni görmek bedel’siz, sen neden’siz,
sevgim asılsız, beni asmakta neden’siz.

Siz’li biz’li olduk birden, güneşle.
Aşk...

Sessiz Harf

Sana sessiz bir harf söylemeliyim,
‘Y’, bu ”bence” de, ağacı simgeler,
kökten beslenip, el açar gökyüzüne.
Şükür de bilir, kıymette, eziyette.

Yıllardır kendime gelemedim,
senden dönemedim-ki kendi...

Basit Bir Bulgusun

Basit bir bulgusun, Allah’ın kulu…
Yokluğun Allah’ın varlığına ispat.
Kırıp at, önemi yok, yürürüm ben,
yağmur da şemsiyesiz de dururum.

Kusurum Yağmur’u bu denli sevmektir,
en başından beri bellidir...

Unutturan Cinsinden

Yeni bir isim gerekli bana, yeni bir kimlik.
Yeni bir cisim bulmak gerekli bana, yepyeni
tamamen unutturan cinsinden uyutmayanından.
Hepsiden geçtim, yeni bir akıl gerek bana.

Bana yeniden ‘sen’ gerek, uğraşa gerek yok...

Zaten Deliymişim

Sana aşık olacak kadar zaten deliymişim.
Evimin benden başka ziyaretçisi yok,
kaleminde, kalemden başka dostu yok.
Sayfa, kalemtıraş hepsi düşman kaleme.

Ömrün düşmanı zaman, ahir yaşam sonsuz.
Cennet’in...

Konuşamamak

Dile getirdi aşk beni, şair etti.
Dine getirdi ateisti, inandı artık.
İlelebet başka yerde mi olacaksın?
Başka bir aşka yürümek nasıl?

Hızımı kesti Yağmur, yazımı eşti.
Eşk’i ben var etmedim-ki acısı var,
gönlüme...

Kehribar

Hatırana saygım vardır, haklısın.
Neden gittiğini öğretirsen, yine,
sen haklısın. Haksızlık ettiğimi düşünür,
yine kahırlara batarım, hakkım kötek.

Tüm insanlar, sen olmazsan ‘ölek’.
Bir yudumuna muhtaçken...

Zıtlaştık

Üşüyorum, önemli değil,
‘sana yazıyorum’ diye umursamıyorum.
Şaşırıyorum bu kadar uzaklığına,
şimdi uzaklığına da canım kurban.

Allah’ın verdiği kula hayranlığım.
Gelişini bildiğim için gitmene...

Değer Biçemez

Yok olacak kadar sensizleştim,
ehlileştim yine ‘sen’ konusunda.
Yoldaş, yaren, kahıra erdi başım,
bu alın yazım, yazı-yağmursuzluk.

Bu yaptığım yüzsüzlük, biliyorum.
Bilmediğim, gelme ihtimalindir,
ihtimalle...

Külhan Beyi

Deniz’in Güneş’e ilgisi aşk.
Aşk’tan buharlaştı sonra su,
Bulut, Oğuz’a dönüştü sonra,
Oğuz’un Yağmur’a ilgisi aşk.

Aşk’ın nazı-cilvesi, oyunu,
kelime oyunu bakarsan...

Tarla Tapan

Nefesimi tutarak izlerdim seni,
‘sensizlik’ nefes alabilmem için gereklidir.
Gereksizlik, dolu-dolu sensizlik.
Gönlümün ayransızlığı ne eksik.

Beni bağışla, sonra alkışla yaprak ellerinden.
Sonra aşağıla, bu denli...

Dünyalara Bedel

Her şeyi öğrenmek kadar zor,
sensizliği öğretemem kendime.
Bu yüzden zorlaştı yaşam,
nefes bu yüzden nemsiz.

Yağmur, ne emsalsiz. Ne güzel.
Ben ne sözel bir adam oldum böyle,
uzağından bile izlemeye cesaretsiz,
yüzüm...

Acınacak Adam

Unutulmak basit, bana göre,
sana göre ne acılar birikimidir.
Unutmak unutana kadar acı verir,
unutulmanın acısı ekseridir.

Ekseninim, ekip-biç aşkı da,
ekini de diz boyu, hasatı gülmek.
Var olduğunu bilmek...

Oğuzhan Deniz

Oğuzhan Deniz Kimdir?

1989 Mayıs 19'da, İstanbul/Üsküdar da doğdum ve yaşıyorum. Aslen Samsun/Çarşamba'dan geliyorum. 12 Yaşından bu yana saçmalıyorum. Saçmalıklarımdan bazıları aşağıdaki gibi.

Eski Ahit:
Lehçe-i Tefrik-2002
En Karanlık Dönem-2002
Divân-ı Derûn-2002
Bân-ı Bed-2002
Kâtib-ûl Cefâ-2002
Ziyân-ı Bed-2002
Bed’in Sandığı-2002
Yağmur Ağacı-2003-2004
Aşk Gölgesi-2004-2005
Terk Edilme Mevsimi
Kalp Belası
Aşık İhtimali
Yağmur Kuşağı
Aşk Tüccarı
Canlı Anestezi

#OD:
Yangın-2015
Ölüm Çıkmazı-2015
Yaratıcıya Mektuplar 2015-2016

Hz Allah:
Allah’u Teala Hazretlerinin her bir ismine yazılmış 99 tenzih niteliğinde şiir. 2007-2016

Şiirsel Yatalak
2005-2016

Yeni Ahit:
Alev-2015
Camdan Kafes-2015
Hengâm-2015-2016
Kahve Etkisi-2016
Od-û Gazel-2016
Mütebâki-2016
Şûrîde-2016

Kitapları:
İkimiz 10 Mayıs’tan Sonra
Benim Hayatım
Dünya Yalnızı
Ölememek-1(Louylvel)
Ölememek-2(Yeşil Ay)
Sorgu
Yağmur ve Bulut
Kiracı
KurtAdam ve Kıvırcık Saçlı Kız
Tespit
Aslında Aşığım Kitap Versiyonu
Alev
7

Gelecek Ahit
[ - ]

Bunun dışında sandığınızın aksine;
Kelimelerin gücüne inananlardan… çünkü kainatın efendisi Hz Allah kelimelerle iletişim kuruyor. Bunun için kelimelerin bir değeri olmalı. Kelimeleri sese dönüştürebilen zihnimin ses tellerine olan hakimiyetindendi her şeyin aşikâr ortada oluşu. Ve böylesine güzel bir kainatın ihtimallerle gözlerini oyalayacak sebeplere ihtiyacı yoktur. O yüzden rakamları ve kelimeleri önemser. Aşk’ta kelimedir, kimine göre matematik, işte bu yüzden her hissin başında gelir. Ne güzel de gelir. Geldiği gibi kolay değildir gidişi… gitmesini istemeyiz zaten baş ucumuzdan… uykusunu Yaratan’ın verdiği, uyanırken Ruh’unu ne ilimle tekrar-tekrar bahşettiğini bildiğindendir Aşk’ı… ve Aşk, erişilmez olana aitti, o yüzden Aşk’tır zaten adı, erişilemeyeceğinden. Kimsenin O’na benzemediği, her şeye ilim ve kudret verdiği, her türlü eksiklikten uzak olana Aşık olunmalıydı… bunu anlatmanın kolay yolları vardır ama zor olan, aynı yöntem ile tekrar tekrar anlatmaktır Ruh’un bahşi gibi. Binlerce sene anlatsa da O’nun hakkında hiçbir şey anlatmamış sayılır. İşte bu yüzden kelimelerin ölümsüzlüğüne inanışı. Öyle derin bir inanışa yolculuğunun eserleri tüm yazdıkları. Bu yüzden karmaşa dolu, kainatın kusursuzluğunun üstünde bir kusursuzluğa sahipten öte kimdir mükemmeli? Tenzih etmek bile küstahlıktır böylesi Zaat’a… öyle merhametli bir Zaat ki, kullanılan ne kadar kelime varsa, kötü olanlarından yine o Zaat’a sığınıp af diliyor. İyi olanları için merhamet dileniyor… evet evet, bildiğiniz dilenmek… dilenilmesi gereken tek Zaat’a. Şükürlerin tek sahibi ve kalplerin kudret elinde olan Zaat’a… o yüzden,DELİRMEK DEĞİL BU YAPTIĞIM… DİRİLMEK.
Yeniden dirilmek bu yaptığı, ruhunu öylesine diri hissettiği anların tümü. Karşısında hiçbir hükmü olmadığından sözü karışık ve kargaşa içerir. Neyin gerçek, neyin yanlış olduğunu öğrendiği kainatın bir parça Dünyasına tamahsızlık tatminkârlığına ilelebet yürüşüyle.

****

Bendeniz Oğuzhan Deniz

Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Aşk bitmeyeceğinden, Aşk’a gönüllü yürüyen ölümlüyüm.
Karamsarlığımın narin dizeleri… dizlerinde yara bere…
Onca sahteden uzaktayım.
Kendi kasabamdayım.
Günahlarımdan geçebilir miyim sıratı?
Suratımı görebilseydim keşke o an… yüzüm dargın aynalarıma.
Sonsuza kadar görebilecekmişim gibi dünyayı, öncesizliğime aldırmadan.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Yazabileceğim en manidar şey oydu çünkü.
Ne gariptir, ben gibi binlerce Aşık silindiler yeryüzünden, sadece söyledikleri kaldı, ona rağmen Aşk’a dair söylenecekler bitmedi.
Bitmeyecekmiş gibi gördüğüm dünyadan, öncesizliğime aldırmadan Aşığım.
Bu tuhaflıktan irkilip, gözlerimi görünmezin merkezine iliştirebiliyorum.
Ve görüyorum karanlıkları, masumluğumu kaybettiğimden beri sırtımda günahlarım.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze Aşk’la başladım, mutsuzlukla bitirdim.
Oysa…
En sevdiğim iki bitki, çay ve tütün… Tuhaftır, ikisi de kanser eder, ciğerimse aldırmaz buna.
Ne tuhaftır, hiç bitmeyecekmiş gibi söyleyeceklerim.
Ne tuhaftır, içim dökülmek ister yerlere, dağılmak ister sağa sola.
Mutluluktan nefret eden ama mutluluk arayan adam gibi.
Ne gereği varsa her şeyin, o yüzden buradayım ve adım Oğuzhan Deniz.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım.
Saat 03:10 açım.
Sırtımda nefsim, ağırlığını hissedebiliyorum, doğrulardan vazgeçip dinleniyorum yanlışlarda.
Masumluğumu kaybettiğimden beri imkansızım…
Çocukluğumu geride bıraktığımdan beri aptalım.
Ne tuhaftır, çocukken bu halime özenirdim oysa.
Garip bir müziğin ahengine kaptırmış kendimi, karamsarlık ekiyorum sayfalara.
Ne gereği varsa mutluluğun, işte o yüzden mutsuzum.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözün sahibiyim ve kelimelere sığındım… kurşun bir kalemin tükenmesi gibi tükeniyorum.
Hiç anlaşılmayacak filmler gibi, anlamaya çalışıyorum hayatı.
Oysa ömrümün en kış günündeyim.
Hava soğuk, nefesim havaya kafa tutarcasına gökyüzüne uzanıp kayboluyor.
Şairliğimden utanıp, onca kelimeyi boca ettim sayfalara.
Ne tuhaftır, bazılarını bende anlamıyorum.
Ona rağmen yazıyorum ve buna rağmen anlayamıyorum.
Ne gereği varsa kalemin, kağıdın, o yüzden buradayım ve bendeniz Oğuzhan Deniz.

Hitabet-i Bediî