Kategori

Bir Şairi Asla Terk Etme

Onca satırı yazmış olmak için mi yazdığımı sanıyorsun? Ne? Niye mi bunca satır? Aptallığımdan, aşka inandığımdan.

B

Kalıntılarım

Kalıntılarım,
katlanırım sevda yükü sen isen.
Yüklenirim, omuzum aşınmaz.
Uğurun yolumdur hep.
Gözüm ilinde kalır, elin değsin.
Göze alırım her tehlikeyi,
kapatsa gözlerimi sensizlik ili.
Dilime düşer sensizlik,
Bende...

Eski

Sensizliğin farkındayım…
Eskiden, yanımda olduğun anlarda,
sensizliği düşünürdüm, ödüm kopardı.
Gitmenden çok korkuyordum,
her gün o korkuyla yaşıyorum artık.
Korkuyla karışık yazılar yazıyorum artık.
Pişmanlıkla dolu, bir...

Yine de Eşitiz

Yetimlik hak etmedim, erdimlik boşa.
Ermişlik olsa, olur mu gözüm öte?
Olmaz yâr, kâr değil bu…

Yine de eşitiz. Birbirimizi üzmekte.
Küsmekte olmaz sana, yer etmez gönüle.
İşlemez aşk’ından başka aşk, göğsüme...

Gülersem Ağlar Martılar

Martılar boğazımda-ki leşlikte.
İçime süzülen kirliliğin peşinde,
senin ayak izlerini izlemekteler.
Keşkelerde olsam da gık etmez dilim.

Gitmek istesem de gidemem bilirsin,
bilsen de aşk’ımı, sermezsin yoluma
halılar...

Bütün Çocukluğun

“Senin asla bulamayacağın bir elmasım.
Kimse inatçı değildir çünkü sen konusunda bu kadar.”

Ben Deniz’im, bütün dağınıklığını toplayan.
Bütün yağmur boncuklarını biriktiren koleksiyoncu.

Ben senin için taş...

Sende Teksin

Aslında sende teksin. Düşün,
senin benden başka düşünenin mi var?
Senin benden başka sığınabileceğin
başka kimin var?

Kim değer verir sana benden başka?
Düşün,
öyle bir düşün-ki yansın beyin hücrelerin.
Ah etsin için...

Halimi Soranlara

Olamaz mı?
Olabilir…

Ben aşkından bitâp kalıp,
halimi soranlara acı dolu cevaplar veriyorum.
Ben sensizlikten yanıp tükendim,
küllerimi savuruyor ahmak rüzgarlar.
Ben, senin benim olmanı istiyorum,
Dünyanın...

Aklım Sıra

Gönül bacaklarımın ayakları kırık,
ilerlemez yol ölümsüzlük olsa,
ebediyet olsa ilerim, gider miyim?
Aklım kalır sende, sen akıllımsın…
Aklı başıma devşirin, dolsun dimâğ
onsuzlukla, sonsuzluğa baş koymadım.

Yönüm her...

İzinsiz

İzin almıyor günler biterken,
giderken kimse izin istemez…
Eğer aklında gitme fikri varsa,
dur demekte boşunadır.
Şansımı denemek isterdim,
sen giderken gitme demek istedim,
ama yapamadım, fayda olmazdı,
canım daha çok...

Erken

Erken mi unutulmuştum?
Geç mi unutabileceğim?
Yoksa unutamayacak mıyım?
Bana cevap verebilecek kimse yok mu?

Kendimden başka kendimi anlayabilecek,
başka bir kimse yok biliyorum…

Biliyorum aslın da her şeyi...

Devir

Devir, bileklerim mum ışığında kavrulsun,
fitili bitik güneşimin, gazı yetmez
aydınlığa elveda edecek iki adım uzağında
kalsam lambanın…

Aklalıp ardımı aldım yürüdüm güneşe
sırtımı döndüm bekledim, yüzün
soğuktu...

Terazi

Yükü biriktirdim, ağır,
bel ağrıtır, ağlar bebeğim
sallar kolum ahım değil hüznüm
olur gözyaşları, kalır evinden uzakta
bir çekirdek toprağa emanet edilse,
filizlenip boy vermesi de zaman alır.

40’a merdiven...

Emanet

Deniz, geri almak üzere emanet eder buluta Yağmur tanelerini.
Bulut, umursuzca yük eder, bilekleri yorulunca salar kendini.
Yağmur, dolaşır, tenlerde… yerlerde… birikip bir köşede
toplar kendini, akıntı çoğalır, mecra...

Esmek Sevabı

Sürükle uçurum rüzgar esmek sevabı,
çenem çakılsın yere, etmesin tek söz.
Gözü kalmasın kimsenin gamzemde,
olursa tebessüm elin tenimde demek.

Ahu var yığınla, ah-ı var onca güzelin
Oğuz’da ahtı var bahtı alıp, atar...

Hoşluk

Önceden dolu olan sağ kolumun altı hoşluk.
Şimdi boşluk olsa da, sen benim için destek değildin.
Devrilmem sağ yanımdan aldığım desteksiz.
Ayak yorar peşin-sıra yürümek,

Körün tüm isteği görmek,
görmek istediğim sensin, yoksan...

Tuzlu Damlalar

Ben kıymetini biliyordum,
öğreniyordum, ömür boyu bakmak istiyordum
yeşil gözlerine, şimdi;

Yarım kalır sende, diğer yarım kahır,
acıtır, canımda tuhaf bir sızı diş ısırığı dil acısı
kırar bildiğim tüm martılar...

Hasta

Çok hastaydım…

Öksürüyorum…
Kanser olduğumu sanmıştım ama
Ciğerlerimi üşütmüşüm…

Komik, ciğer üşütmek…
Tavuk kızartmak gibi 🙂
Bugün seni ne kadar özlediğimi yine fark ettim.
Seni evine...

Yolumuz Aynı

Hâk (Allah)
Biliyorsun içimi, Alemlerin arasında 1 Aleminde yaşıyorum.
Senden geldim, sana geleceğim elbette.
Bana verdiğin her özelliğim için şükürler olsun…

Etimde belli budum da…
Kolum yorar yürürken, kanadım...

Kararınca

OĞUZ.
Kararınca sevmeyi bilmeyip,
abartan adam.
Yağmur ADAM.

Neydi sevmenin amacı?
İnsan neden sever birini?
Öyle dertsizken neden dert alır başına?

Yeterince kötümser bakamadım sanırım hayata,
kabahatin çoğu yine...

Asla

Etrafımda bir yığın göz.
Üzerimde.
Elbiselerim gibi kiminin bakışları.
Yakamda.
Senin beni terk ettiğin gibi,
uzaklarda.

EyvAllah hepsine, her şeye, asla ah etmedim.
Etmem.

Bana bir kere şöyle demiştin...

Korku Filmi

Demek-ki, böyleymiş diyorum.
Şimdi buna şaşırarak, gözlerinin görmediği
varlığı yüreğinden silebiliyormuşsun.

Ne için?
Ben için…
4 harf. OĞUZ…

4 mevsim gibi değişik.
Sıcak, ılık, soğuk… Yaprakları...

Basit Değil

Ardına hiç bakmadın.
Ve bıraktıkların, artık işine yaramıyordu.
Ben de bir elbisemi eskidiği zaman, çıkarıp
bir kenara atabiliyorum.

Elbise kadar basit değilim.

Birisini ya seviyorsun ya da sevmiyorsundur.
Birisini ya...

Gülümsediğin

Yazılarımı okuduğunu varsayıyorum,
benimle birlikteyken hayallerimin gerçekleşeceğini varsaydığım gibi.

Gülümsediğin beliriyor hafızamda.
Belki bunca satır saçma gelecek, bunca söz sana göre gereksiz belki.
Ben-ki asla...

Oğuzhan Deniz

Oğuzhan Deniz Kimdir?

1989 Mayıs 19'da, İstanbul/Üsküdar da doğdum ve yaşıyorum. Aslen Samsun/Çarşamba'dan geliyorum. 12 Yaşından bu yana saçmalıyorum. Saçmalıklarımdan bazıları aşağıdaki gibi.

Eski Ahit:
Lehçe-i Tefrik-2002
En Karanlık Dönem-2002
Divân-ı Derûn-2002
Bân-ı Bed-2002
Kâtib-ûl Cefâ-2002
Ziyân-ı Bed-2002
Bed’in Sandığı-2002
Yağmur Ağacı-2003-2004
Aşk Gölgesi-2004-2005
Terk Edilme Mevsimi
Kalp Belası
Aşık İhtimali
Yağmur Kuşağı
Aşk Tüccarı
Canlı Anestezi

#OD:
Yangın-2015
Ölüm Çıkmazı-2015
Yaratıcıya Mektuplar 2015-2016

Hz Allah:
Allah’u Teala Hazretlerinin her bir ismine yazılmış 99 tenzih niteliğinde şiir. 2007-2016

Şiirsel Yatalak
2005-2016

Yeni Ahit:
Alev-2015
Camdan Kafes-2015
Hengâm-2015-2016
Kahve Etkisi-2016
Od-û Gazel-2016
Mütebâki-2016
Şûrîde-2016

Kitapları:
İkimiz 10 Mayıs’tan Sonra
Benim Hayatım
Dünya Yalnızı
Ölememek-1(Louylvel)
Ölememek-2(Yeşil Ay)
Sorgu
Yağmur ve Bulut
Kiracı
KurtAdam ve Kıvırcık Saçlı Kız
Tespit
Aslında Aşığım Kitap Versiyonu
Alev
7

Gelecek Ahit
[ - ]

Bunun dışında sandığınızın aksine;
Kelimelerin gücüne inananlardan… çünkü kainatın efendisi Hz Allah kelimelerle iletişim kuruyor. Bunun için kelimelerin bir değeri olmalı. Kelimeleri sese dönüştürebilen zihnimin ses tellerine olan hakimiyetindendi her şeyin aşikâr ortada oluşu. Ve böylesine güzel bir kainatın ihtimallerle gözlerini oyalayacak sebeplere ihtiyacı yoktur. O yüzden rakamları ve kelimeleri önemser. Aşk’ta kelimedir, kimine göre matematik, işte bu yüzden her hissin başında gelir. Ne güzel de gelir. Geldiği gibi kolay değildir gidişi… gitmesini istemeyiz zaten baş ucumuzdan… uykusunu Yaratan’ın verdiği, uyanırken Ruh’unu ne ilimle tekrar-tekrar bahşettiğini bildiğindendir Aşk’ı… ve Aşk, erişilmez olana aitti, o yüzden Aşk’tır zaten adı, erişilemeyeceğinden. Kimsenin O’na benzemediği, her şeye ilim ve kudret verdiği, her türlü eksiklikten uzak olana Aşık olunmalıydı… bunu anlatmanın kolay yolları vardır ama zor olan, aynı yöntem ile tekrar tekrar anlatmaktır Ruh’un bahşi gibi. Binlerce sene anlatsa da O’nun hakkında hiçbir şey anlatmamış sayılır. İşte bu yüzden kelimelerin ölümsüzlüğüne inanışı. Öyle derin bir inanışa yolculuğunun eserleri tüm yazdıkları. Bu yüzden karmaşa dolu, kainatın kusursuzluğunun üstünde bir kusursuzluğa sahipten öte kimdir mükemmeli? Tenzih etmek bile küstahlıktır böylesi Zaat’a… öyle merhametli bir Zaat ki, kullanılan ne kadar kelime varsa, kötü olanlarından yine o Zaat’a sığınıp af diliyor. İyi olanları için merhamet dileniyor… evet evet, bildiğiniz dilenmek… dilenilmesi gereken tek Zaat’a. Şükürlerin tek sahibi ve kalplerin kudret elinde olan Zaat’a… o yüzden,DELİRMEK DEĞİL BU YAPTIĞIM… DİRİLMEK.
Yeniden dirilmek bu yaptığı, ruhunu öylesine diri hissettiği anların tümü. Karşısında hiçbir hükmü olmadığından sözü karışık ve kargaşa içerir. Neyin gerçek, neyin yanlış olduğunu öğrendiği kainatın bir parça Dünyasına tamahsızlık tatminkârlığına ilelebet yürüşüyle.

****

Bendeniz Oğuzhan Deniz

Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Aşk bitmeyeceğinden, Aşk’a gönüllü yürüyen ölümlüyüm.
Karamsarlığımın narin dizeleri… dizlerinde yara bere…
Onca sahteden uzaktayım.
Kendi kasabamdayım.
Günahlarımdan geçebilir miyim sıratı?
Suratımı görebilseydim keşke o an… yüzüm dargın aynalarıma.
Sonsuza kadar görebilecekmişim gibi dünyayı, öncesizliğime aldırmadan.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Yazabileceğim en manidar şey oydu çünkü.
Ne gariptir, ben gibi binlerce Aşık silindiler yeryüzünden, sadece söyledikleri kaldı, ona rağmen Aşk’a dair söylenecekler bitmedi.
Bitmeyecekmiş gibi gördüğüm dünyadan, öncesizliğime aldırmadan Aşığım.
Bu tuhaflıktan irkilip, gözlerimi görünmezin merkezine iliştirebiliyorum.
Ve görüyorum karanlıkları, masumluğumu kaybettiğimden beri sırtımda günahlarım.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze Aşk’la başladım, mutsuzlukla bitirdim.
Oysa…
En sevdiğim iki bitki, çay ve tütün… Tuhaftır, ikisi de kanser eder, ciğerimse aldırmaz buna.
Ne tuhaftır, hiç bitmeyecekmiş gibi söyleyeceklerim.
Ne tuhaftır, içim dökülmek ister yerlere, dağılmak ister sağa sola.
Mutluluktan nefret eden ama mutluluk arayan adam gibi.
Ne gereği varsa her şeyin, o yüzden buradayım ve adım Oğuzhan Deniz.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım.
Saat 03:10 açım.
Sırtımda nefsim, ağırlığını hissedebiliyorum, doğrulardan vazgeçip dinleniyorum yanlışlarda.
Masumluğumu kaybettiğimden beri imkansızım…
Çocukluğumu geride bıraktığımdan beri aptalım.
Ne tuhaftır, çocukken bu halime özenirdim oysa.
Garip bir müziğin ahengine kaptırmış kendimi, karamsarlık ekiyorum sayfalara.
Ne gereği varsa mutluluğun, işte o yüzden mutsuzum.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözün sahibiyim ve kelimelere sığındım… kurşun bir kalemin tükenmesi gibi tükeniyorum.
Hiç anlaşılmayacak filmler gibi, anlamaya çalışıyorum hayatı.
Oysa ömrümün en kış günündeyim.
Hava soğuk, nefesim havaya kafa tutarcasına gökyüzüne uzanıp kayboluyor.
Şairliğimden utanıp, onca kelimeyi boca ettim sayfalara.
Ne tuhaftır, bazılarını bende anlamıyorum.
Ona rağmen yazıyorum ve buna rağmen anlayamıyorum.
Ne gereği varsa kalemin, kağıdın, o yüzden buradayım ve bendeniz Oğuzhan Deniz.

Hitabet-i Bediî