Kategori

Nevhâ

Bir Zehir Bayramı Günü Defnedilen OD’un geride bıraktıkları.

Ahlâl
Yasef
Kafsal
Heysar

N

Soytarı Kırlangıç

Ne tuhaf ama! Ne bunalım ama… burası hep karanlık… Olduğun yerin aksine. Aksi gibi kalbim de hiç benim değilmiş gibi burada. Orada, oralarda… kısaca seninle.

Hiç, söylemek istediğin ama doğru kelimeleri bulamadığın oldu...

Ruh Kanseri

Her şey eskiyor!
Her şey değişiyor.
Çakmağımın benzini bitiyor. Son zamanlarda eskisinden daha çok sigara içiyor ve kendimi zehirliyorum. Bunu çok net bilmeme rağmen… “Benim ruhum kanser.” demiştim bir...

Ben Bir İnsanım

Şimdi, kimsenin olmadığı bir deniz kenarındayım.
Issız bir kulübe ve tuttuğum balıkları pişirmek üzereyim.
Sadece ağaçların yapraklarının hışırtısı, ıslıkları,
kuş cıvıltıları, bir de yüzümü okşayan serin hava var.

Sorumluluklarım...

Geçmemiş Geçmiş

Ahlâl’im, işte yine buradayım. Saat sabahın 6’sı, çay ve sigara içiyorum!

Sana biraz bizden bahsedeyim istedim. Çünkü geçmiş, çoğu zaman geçmemiştir. Yokluğun acısı böyledir. Varlık geçip gitmiş, yokluğun acısı...

Münzevî

Ahlâl’im, dilsiz bekleyenim.

Yalnızlık kimsenin kaderine düşmez! Yalnızlık mecburiyet değil, tercihtir. Öyledir, zaten büyük uzaklıkların yakın gönülleri olur. Özür dilerim. Ben bir köşeye çekildim ve hayatın en derin anlamlarını...

Seninle yarınlar

06.06 – Martılar çığlık çığlığa… Bebeğimin kokusu burnumda. Hiç uyumadım. Evet bir gecenin daha yok oluşuna şahitlik ediyorum. Henüz ölmedi gece, birazdan… sen gözlerini açınca kaybedecek hayatını. Artık dün olacak ve bir daha...

Benim Adım Yokmuş

Ben şu aptal kafiyeleri yazan adamım.
Hani kimselerin anlamadığı satırları yazan, aşka atfedip, kendini paramparça bölüp, yarına umutsuz uyanan adam. Evet, evet, şu aptal satırlarla anlatıyorum sana kendimi.

Şiirlerden medet umuyorum...

Sana Oğuz’dan Bahsedeyim mi?

Biliyor musun Ahlâl… Bence her insanın zihni başka bir evren… Hani bahsettiğin şu paralel evrenler var ya… Bence o evrenler, insanların zihni…

Sanki bu yüzyıldan ve bu kâinattan değilmişler gibi davranıyorlar. Hiç anlayamıyorum. Kendimi de...

Günah Gibi Bir Şeydir Yalnızlık

Sen, her şeyi kendinden bilen sen.
Bildiğin kendin, bildiğin sensin.
Sen bilirsin…
evet, artık sen bilirsin.

Oğuz ölmeden önce birçok şiir bıraktı sen evreninde. Hepsi birbirinden saçma. Aynı saçmalıkları Yasef’in satırlarında...

Bu Güne Elveda

Bana hiç böyle hissettirmemiştin. Yanımdasın ama dünyanın öbür ucundasın. Ben Sen’sizlikten ölüyorum ve Sen ağlıyorsun. Ağlamak yakışıyor gözlerine ama ağlamanı sevmiyorum. Gözyaşları kirpiklerinde sanat eseri. Şu saçlarını savurup gidişin evimin...

Kahır Günümün Yıldönümü

Bir gündüz, bir geceydi.
Geçip, gitti.
Güneş benim döngümde, döndükçe döner.
Döner de döner ve okunmaz esamesi.
8 harikasını batırdın yeryüzümün yüzüne,
9’uncu batmak üzere şimdi yüzümde.
12 harfle doğdum ve 24...

Sözlerinin Cesediyken Ben

Boş ver Sen Heysar’ı. O delirmiş bir adamdan geri kalan artıktan başka bir şey değil. Şimdi hazır yalnız kalmışken, madem her ben saçılmışken ortaya, söylenecek sözler de zaten bitmiyorken, yazayım dedim.

Evet canım, canımın en küçük Aşk...

Semdâr

Şu Yasef budalasına bak, sen diye dolanıyor yine kainatın bir ucunda. Yıllardır saçmaladığını söylemek istemiştim, şimdi fırsatım varken ağız dolusu saçmaladığını ve sana verdiği değeri, hak etmediğini haykırıyorum.

Çünkü ben Yasef’in ve...

Oğuzhan Deniz

Oğuzhan Deniz Kimdir?

1989 Mayıs 19'da, İstanbul/Üsküdar da doğdum ve yaşıyorum. Aslen Samsun/Çarşamba'dan geliyorum. 12 Yaşından bu yana saçmalıyorum. Saçmalıklarımdan bazıları aşağıdaki gibi.

Eski Ahit:
Lehçe-i Tefrik-2002
En Karanlık Dönem-2002
Divân-ı Derûn-2002
Bân-ı Bed-2002
Kâtib-ûl Cefâ-2002
Ziyân-ı Bed-2002
Bed’in Sandığı-2002
Yağmur Ağacı-2003-2004
Aşk Gölgesi-2004-2005
Terk Edilme Mevsimi
Kalp Belası
Aşık İhtimali
Yağmur Kuşağı
Aşk Tüccarı
Canlı Anestezi

#OD:
Yangın-2015
Ölüm Çıkmazı-2015
Yaratıcıya Mektuplar 2015-2016

Hz Allah:
Allah’u Teala Hazretlerinin her bir ismine yazılmış 99 tenzih niteliğinde şiir. 2007-2016

Şiirsel Yatalak
2005-2016

Yeni Ahit:
Alev-2015
Camdan Kafes-2015
Hengâm-2015-2016
Kahve Etkisi-2016
Od-û Gazel-2016
Mütebâki-2016
Şûrîde-2016

Kitapları:
İkimiz 10 Mayıs’tan Sonra
Benim Hayatım
Dünya Yalnızı
Ölememek-1(Louylvel)
Ölememek-2(Yeşil Ay)
Sorgu
Yağmur ve Bulut
Kiracı
KurtAdam ve Kıvırcık Saçlı Kız
Tespit
Aslında Aşığım Kitap Versiyonu
Alev
7

Gelecek Ahit
[ - ]

Bunun dışında sandığınızın aksine;
Kelimelerin gücüne inananlardan… çünkü kainatın efendisi Hz Allah kelimelerle iletişim kuruyor. Bunun için kelimelerin bir değeri olmalı. Kelimeleri sese dönüştürebilen zihnimin ses tellerine olan hakimiyetindendi her şeyin aşikâr ortada oluşu. Ve böylesine güzel bir kainatın ihtimallerle gözlerini oyalayacak sebeplere ihtiyacı yoktur. O yüzden rakamları ve kelimeleri önemser. Aşk’ta kelimedir, kimine göre matematik, işte bu yüzden her hissin başında gelir. Ne güzel de gelir. Geldiği gibi kolay değildir gidişi… gitmesini istemeyiz zaten baş ucumuzdan… uykusunu Yaratan’ın verdiği, uyanırken Ruh’unu ne ilimle tekrar-tekrar bahşettiğini bildiğindendir Aşk’ı… ve Aşk, erişilmez olana aitti, o yüzden Aşk’tır zaten adı, erişilemeyeceğinden. Kimsenin O’na benzemediği, her şeye ilim ve kudret verdiği, her türlü eksiklikten uzak olana Aşık olunmalıydı… bunu anlatmanın kolay yolları vardır ama zor olan, aynı yöntem ile tekrar tekrar anlatmaktır Ruh’un bahşi gibi. Binlerce sene anlatsa da O’nun hakkında hiçbir şey anlatmamış sayılır. İşte bu yüzden kelimelerin ölümsüzlüğüne inanışı. Öyle derin bir inanışa yolculuğunun eserleri tüm yazdıkları. Bu yüzden karmaşa dolu, kainatın kusursuzluğunun üstünde bir kusursuzluğa sahipten öte kimdir mükemmeli? Tenzih etmek bile küstahlıktır böylesi Zaat’a… öyle merhametli bir Zaat ki, kullanılan ne kadar kelime varsa, kötü olanlarından yine o Zaat’a sığınıp af diliyor. İyi olanları için merhamet dileniyor… evet evet, bildiğiniz dilenmek… dilenilmesi gereken tek Zaat’a. Şükürlerin tek sahibi ve kalplerin kudret elinde olan Zaat’a… o yüzden,DELİRMEK DEĞİL BU YAPTIĞIM… DİRİLMEK.
Yeniden dirilmek bu yaptığı, ruhunu öylesine diri hissettiği anların tümü. Karşısında hiçbir hükmü olmadığından sözü karışık ve kargaşa içerir. Neyin gerçek, neyin yanlış olduğunu öğrendiği kainatın bir parça Dünyasına tamahsızlık tatminkârlığına ilelebet yürüşüyle.

****

Bendeniz Oğuzhan Deniz

Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Aşk bitmeyeceğinden, Aşk’a gönüllü yürüyen ölümlüyüm.
Karamsarlığımın narin dizeleri… dizlerinde yara bere…
Onca sahteden uzaktayım.
Kendi kasabamdayım.
Günahlarımdan geçebilir miyim sıratı?
Suratımı görebilseydim keşke o an… yüzüm dargın aynalarıma.
Sonsuza kadar görebilecekmişim gibi dünyayı, öncesizliğime aldırmadan.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze böyle başladım, Aşk’la bitirdim.
Yazabileceğim en manidar şey oydu çünkü.
Ne gariptir, ben gibi binlerce Aşık silindiler yeryüzünden, sadece söyledikleri kaldı, ona rağmen Aşk’a dair söylenecekler bitmedi.
Bitmeyecekmiş gibi gördüğüm dünyadan, öncesizliğime aldırmadan Aşığım.
Bu tuhaflıktan irkilip, gözlerimi görünmezin merkezine iliştirebiliyorum.
Ve görüyorum karanlıkları, masumluğumu kaybettiğimden beri sırtımda günahlarım.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok söze Aşk’la başladım, mutsuzlukla bitirdim.
Oysa…
En sevdiğim iki bitki, çay ve tütün… Tuhaftır, ikisi de kanser eder, ciğerimse aldırmaz buna.
Ne tuhaftır, hiç bitmeyecekmiş gibi söyleyeceklerim.
Ne tuhaftır, içim dökülmek ister yerlere, dağılmak ister sağa sola.
Mutluluktan nefret eden ama mutluluk arayan adam gibi.
Ne gereği varsa her şeyin, o yüzden buradayım ve adım Oğuzhan Deniz.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözü gecenin uçsuz bucaksız karanlığında yazdım.
Saat 03:10 açım.
Sırtımda nefsim, ağırlığını hissedebiliyorum, doğrulardan vazgeçip dinleniyorum yanlışlarda.
Masumluğumu kaybettiğimden beri imkansızım…
Çocukluğumu geride bıraktığımdan beri aptalım.
Ne tuhaftır, çocukken bu halime özenirdim oysa.
Garip bir müziğin ahengine kaptırmış kendimi, karamsarlık ekiyorum sayfalara.
Ne gereği varsa mutluluğun, işte o yüzden mutsuzum.

Bendeniz Oğuzhan Deniz
Birçok sözün sahibiyim ve kelimelere sığındım… kurşun bir kalemin tükenmesi gibi tükeniyorum.
Hiç anlaşılmayacak filmler gibi, anlamaya çalışıyorum hayatı.
Oysa ömrümün en kış günündeyim.
Hava soğuk, nefesim havaya kafa tutarcasına gökyüzüne uzanıp kayboluyor.
Şairliğimden utanıp, onca kelimeyi boca ettim sayfalara.
Ne tuhaftır, bazılarını bende anlamıyorum.
Ona rağmen yazıyorum ve buna rağmen anlayamıyorum.
Ne gereği varsa kalemin, kağıdın, o yüzden buradayım ve bendeniz Oğuzhan Deniz.

Hitabet-i Bediî